yok mudur bir bolum efkari dagitmak icin. acik alandir diye buraya dadanicam bu gece. benimsin bu gece acik alan, benim!
an oluyoki insanin hic hatirlamak istemeyecegi guzel hatiralar geliyor aklina.hatirlamak istemiyorum cunku yasanmis o guzel gunleri su an yasayamamak ve su andan o tadi alamamak garip bir uzuntu veriyor.ya da benimdir bir boyle guzel seyleri hatirlamak istemeyen..sahi! ozlemek dedigimiz sey bu mudur. ozlem insanin canini bu kadar acitir mi..acitmasin yaa...
niye mi efkarliyim..eski sevgilim geldi tabiki aklima.nedense az once telefon actim ona.'efendim'dedi. bende cit yok. 'konussana' diye ofkelendi bu sefer. bende yine cit yok. 'kufuru basicam ama simdi' dedi. 'bas anasinisatiim' dedim...uzun bir sure sessizlik oldu. adimi soyledi. evet benim dedim. 'niye bu vakitte ariyorsun,hayirdir' dedi. 'sesini duymak istedim' dedim. 'sabah ararsan daha net duyarsin' dedi. ve catank! telefonu suratima kapatti.
su an suratim hala yaniyor.telefonu suratima kapatinca kipkirmizi kesildim.bastim bir dolu kufuru kendi kendime.ama yok..kesmedi. bir yandan intikam atesiyle yanip tutusuyorum bir yandan da onu aradigim icin kendi kendime kiziyorum.ya kizim aptal misin!!!! ne diye ariyorsun! salak misin!!! ve hatta hatta sapik misin!!! gecenin bir vakti kalk adami ara.yuh ya yuh!! sana mi kaldi ozlemek. o kadar mi sesini duymaya ihtiyacin vardi! hani cikip gitmisti hayatindan! hani unutmustun! hani umursamiyordun!
oh olsun bana. guzel verdi agzimin payini.'sabah ara daha net duyarsin'...
ama buraya yaziyorum.eger bende o lafin altinda kalirsam namert olayim,sasi olayim,sisko olayim,tavlada hep yenileyim e mi!! HIH!
sesini duymak istemistim be canim
sadece sesini duymak istemistim be bitanem
ozledim seni diyecektim
iyi misin diye soracaktim
sonra da..sonrada....sonrasi pok oldu iste! offf ulan offff
efkar
-
cinnamon
basliga uygun bir sarki; vaktiyle ferdi ozbegen icimizi yaka yaka soylerdi bu sarkiyi. yeni nesil ogren bu sarkiyi!
gözümde canlanır koskoca mazi
sevgilim nerede ben neredeyim
suçumuz neydi ayrıldık böyle
kaybolmuş benliğim ben ne haldeyim
efkarım birikti sığmaz içime
bin sitem etsem de azdır kadere
gülmeyi unutan yaşlı gözlere
mutluluktan haber ver dilek taşı
bir hayal tufanı eser başımda
hangi yana baksam durur karşımda
artık tüm umutlar yabancı bana
onu aramaktan ben ne haldeyim
efkarım birikti sığmaz içime
bin sitem etsem de azdır kadere
gülmeyi unutan yaşlı gözlere
mutluluktan haber ver dilek taşı
gözümde canlanır koskoca mazi
sevgilim nerede ben neredeyim
suçumuz neydi ayrıldık böyle
kaybolmuş benliğim ben ne haldeyim
efkarım birikti sığmaz içime
bin sitem etsem de azdır kadere
gülmeyi unutan yaşlı gözlere
mutluluktan haber ver dilek taşı
bir hayal tufanı eser başımda
hangi yana baksam durur karşımda
artık tüm umutlar yabancı bana
onu aramaktan ben ne haldeyim
efkarım birikti sığmaz içime
bin sitem etsem de azdır kadere
gülmeyi unutan yaşlı gözlere
mutluluktan haber ver dilek taşı
Seni çoookkkk iyi anlıyorum, ayrılanın halinden ayrılan anlar...
Lakin benim farkım ben aramam. Zaten ona ait olan bütün ses dosyalarını sildim, sadece fotoğrafları kaldı, onları da ara sıra gözlerini ve vs. yerlerini oymak için kullanıyorum. sana değer vermeyene sen hiç değer verme cinnamon...inanırmısın 4 kez ayrıldım, 3 kez barıştım eski nişanlımla, sonunda yeter dedim. şimdi sen erkeklere verip veriştireceksin, bende bayanlara demek ki iki taraftanda şerefsiz ve ikiyüzlü insanlar çıkıyormuş sonuç itibarıyle. Sevgini içine göm...
Bırak hayat onsuz devam etsin, eski günleri hatırladığında da güzeldi dersin. Sen elinden geleni yaptıysan, üzülmeyi en aza indirmeye bak, hayat bu acımasız oluyor bazen.Ben sadece 2 senedir alışkanlık olsa gerek, artık yastığa sarılıp yatıyorum o kadar...Yani tastık sayısını ikiye çıkardım. Allah'tan evde kalmıyorum, dükkanda kalıyorum da bizimkiler çakmıyor.Ahhh eski günler be şimdi bana da hatırlattın be cinnnamon...
Lakin benim farkım ben aramam. Zaten ona ait olan bütün ses dosyalarını sildim, sadece fotoğrafları kaldı, onları da ara sıra gözlerini ve vs. yerlerini oymak için kullanıyorum. sana değer vermeyene sen hiç değer verme cinnamon...inanırmısın 4 kez ayrıldım, 3 kez barıştım eski nişanlımla, sonunda yeter dedim. şimdi sen erkeklere verip veriştireceksin, bende bayanlara demek ki iki taraftanda şerefsiz ve ikiyüzlü insanlar çıkıyormuş sonuç itibarıyle. Sevgini içine göm...
Bırak hayat onsuz devam etsin, eski günleri hatırladığında da güzeldi dersin. Sen elinden geleni yaptıysan, üzülmeyi en aza indirmeye bak, hayat bu acımasız oluyor bazen.Ben sadece 2 senedir alışkanlık olsa gerek, artık yastığa sarılıp yatıyorum o kadar...Yani tastık sayısını ikiye çıkardım. Allah'tan evde kalmıyorum, dükkanda kalıyorum da bizimkiler çakmıyor.Ahhh eski günler be şimdi bana da hatırlattın be cinnnamon...
-
MithrandiR
- Yazar

- Mesajlar: 695
- Kayıt: 22.01.2004 - 13:25
- Konum: Mobil yaşam... Artık sabit bi yerim yok...
Efkar ya...
Yeni nesiliz ya... Efkarımız farklı, gözyaşımız farklı... Ne diyorum biliyo musunuz? Aşkımız bile farklı. Ve galiba ben biraz eski kafalıyım.
Karalarıma sıkıştırdım hasreti, özlemi. Bembeyaz sayfaları onlarla karaladım kuytu buhran, derme çatma yazımla. Herşeyi unuttum mu bile uyuyamadığım gecelerde hala çekiyorum. Her elime telefonu aldığımda her 0537.. çevirişimde hiç olmazsa alışkanlık elim o numaraya gidiyor. Yalnışlıkla... Yarısından dönüyorum yolun. Son anda siliyorum numarayı. Her seferinde tekrar kapatıyorum ya nafile. Ayrılık penceremden her vurduğunda arsız bir defter ya... açılıyor kendi kendine...
Son zamanlarda her yalnız takıldığımda aynı kafenin aynı karanlık kuytu köşesinde nargile-çay eşliğinde dumanlıyorum kafamı... Resimleri kaldırdım. Hala aramıyorum. Zaten geri dönüşü olmayan yola bizi ben soktum. Her zamanki gibi son karar benimki idi...
Neyse Cinnamon. Tekrar aramızda seni görmek güzel ya... Yine ateşledin...
yine yanlışlıkla 0537...
Silelim...
yanlışlık işte...
Karalarıma sıkıştırdım hasreti, özlemi. Bembeyaz sayfaları onlarla karaladım kuytu buhran, derme çatma yazımla. Herşeyi unuttum mu bile uyuyamadığım gecelerde hala çekiyorum. Her elime telefonu aldığımda her 0537.. çevirişimde hiç olmazsa alışkanlık elim o numaraya gidiyor. Yalnışlıkla... Yarısından dönüyorum yolun. Son anda siliyorum numarayı. Her seferinde tekrar kapatıyorum ya nafile. Ayrılık penceremden her vurduğunda arsız bir defter ya... açılıyor kendi kendine...
Son zamanlarda her yalnız takıldığımda aynı kafenin aynı karanlık kuytu köşesinde nargile-çay eşliğinde dumanlıyorum kafamı... Resimleri kaldırdım. Hala aramıyorum. Zaten geri dönüşü olmayan yola bizi ben soktum. Her zamanki gibi son karar benimki idi...
Neyse Cinnamon. Tekrar aramızda seni görmek güzel ya... Yine ateşledin...
yine yanlışlıkla 0537...
Silelim...
yanlışlık işte...
Yalnızlığa dayanırımda,
bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil öyle duvarlara baka, baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam, geçinip gideriz biz Mutlulukla.
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun''
diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı
ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa,zor değil, hiç zor değil,
demli çayı bardakta karıştırıp,
bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; '' Çaya kaç şeker alırsın ? ''
Diye bir ses sormalı ya ara sıra...
CAN YÜCEL
bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil öyle duvarlara baka, baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam, geçinip gideriz biz Mutlulukla.
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun''
diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı
ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa,zor değil, hiç zor değil,
demli çayı bardakta karıştırıp,
bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; '' Çaya kaç şeker alırsın ? ''
Diye bir ses sormalı ya ara sıra...
CAN YÜCEL
