> >
> > > >>> Osmanlı donanmasıyla Venedik
donanması arasında savaş çıkmış.
> Venedik
> > > >>> donanmasının komutanı Andrea Doria
imiş. GözcüOsmanlı
> donanmasının
> > > >>> yaklaştığını fark edince hemen
Andrea Doria'ya haber vermiş:
> > > >>> -Osmanlı yaklaşıyoor.
> > > >>> Andrea Doria sormuş:
> > > >>> -Kaç gemi var?
> > > >>> Gözcü:-10-20 kadar.
> > > >>> Komutan hemen emir erini çağırmış:
> > > >>> Oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi
getir.
> > > >>> Emir eri şaşırmış:
> > > >>> - Niçin komutanım?
> > > >>> Andrea Doria:
> > > >>> - Savaşırken yaralanacağız. Kan
izi belli olmasın ve
> > > >>> de askerlerin cesareti kırılmasın
diye... Bu arada gözcüden yine
> > > >>> ses gelmiş:
> > > >>> -Efendim 50 kadar oldular.
> > > >>>
> > > >>> Andrea Doria heyecanlanmış ve emir
erine tekrar seslenmiş:
> > > >>> -Gömleği boş ver. Sen bana
kahverengi pantolonumu getir..
> > > >>>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>> ---
> > > >>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>
--------------------------------------------------------------
> > > >>> Güzel bir bahar gününün sabahynda
İETT şöförü garaja gider,
> otobüsünü
> > > >>> çalıştırır ve yola çıkar. Sorunsuz
bir şekilde bir duraktan
> diğerine
> > > >>> ilerler.
> > > >>> Yolcularını alır, indirir. Derken;
durağın birinde iri yarı,
> güçlü
> > > >> kuvvetli
> > > >>> ve oldukça tehlikeli görünüşe
sahip bir adam otobüse biner.
> Şöföre
> > >sert
> > > >> bir
> > > >>> bakış fırlatır ve, Karagümrüklü
bilet atmaz." diyerek
> > > >>> arkadaki bir koltuğa geçer ve
oturur. Ertesi gün, ondan sonraki
> gün
> ve
> > > >>> hergün aynı şey tekrar olur.
Karagümrüklü, aynı sözlerle ve aynı
> sert
> > > >>> bakışlarla bilet atmadan koltuğa
geçip oturur. Bu durum otobüs
> > >?öföründe
> > > >>> kompleks yaratmaya başlar.Hat
değiştirme dilekçesi de red
> edilince
> son
> > > >> çare
> > > >>> olarak bir jimnastik kursuna
yazılır. Her akşam devam ettiği
> kursta;
> > > >>> judo, karate, aikido ve
> > > >>> benzeri tüm dövüş teknikleri
konusunda ihtisas
> > > >>> yapar.
> > > >>> Yazın sonlarına doğru,kendine
güveni olan iyi bir dövüş ustası
> haline
> > > >>> gelmiştir. Kursları bitirdiğinin
ertesi günü tekrar otobüsüyle
> yola
> > > >> çıkar.
> > > >>> Uzaktan,
> > > >>> Karagümrüklü'nün durakta
beklediğini görür. Sinirini gizlemeye
> > > >> çalışırken,
> > > >>> dişlerini gıcırdatarak otobüsün
kapısını açar.Karagümrüklü
> otobüse
> > >biner,
> > > >>> şöföre sert bir bakış fırlatır ve,
> > > >>> Karagümrüklü bilet atmaz." diyerek
ilerleyecekken tam o sırada,
> sıkı
> > >bir
> > > >>> kavgaya hazır olan şöför birden
koluna yapışır:
> > > >>> - Neden atmıyormuşsun??
> > > >>> Şöföre şaşkınlıkla bakan adam
şöyle der:
> > > >>> - Karagümrüklü'nün mavi kartı var.
> > > >>>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>> ---
> > > >>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>
-----------------------------------------------------------------
> > > >>> Yolcular uçağın yanında otobüsten
inmişler..Bavullarını
> gösteriyorlar.
> > > >> Bir
> > > >>> bakmışlar uçak şirketinin minibüsü
yanlarında durmuş.
> > > >>> İcinden kaptan pilotla, yardımcı
pilot inmişler...Yolcular fena
> halde
> > > >>> şaşırmışlar.. Nasıl
> > > >>> şaşırmasınlar..Kaptan pilotun
elinde bir beyaz baston. Kolunda
> üç
> > >noktalı
> > > >>> bant.. Yardımcı pilotun elinde bir
köpek tasması.. Tasmanin
> ucunda
> bir
> > > >>> köpek..Sağa sola çarparak öyle
ilerliyorlar uçağa..
> > > >>> Günlerden 1 Nisan değil ama, "Şaka
herhalde" demiş
> > > >>> yolcular,doluşmuşlar uçağa.. Uçak
pistte hızla ilerlemeye
> başlamış.
> > > >>> Yolcuların gözleri camda. Uçak
hızlanmış..
> > > >>> Yolcular endişelenmeye
başlamışlar.. Ucak daha hızlanmış. Pistin
> sonu
> > > >> hızla
> > > >>> yaklaşmaya başlamış..
> > > >>> Uçak iyice hızlanmış.. Bazı
yolcular paniklemiş, dua etmeye
> > >başlamışlar.
> > > >>> Uçak son hıza ulaşmış.
> > > >>> Bu arada pistin sonuna da ulaşmış.
10 metre sonra betonun bitip
> > >çimlerin
> > > >>> başladığını gören yolcular
> > > >>>
> > > >>>
> > > >>> dehşet içinde çığlığı basmışlar..
> > > >>> Tam o anda da kaptan pilot levyeyi
sonuna kadar
> > > >>> çekmiş.. Uçak tam pist biterken
tekerleklerini
> > > >>>
> > > >>>
> > > >>> yerden kesmiş, havalanmış.
> > > >>> Kaptan pilot arkasına yaslanmış;
derin bir nefes
> > > >>> almış ve yardımcı pilota dönmüş:
> > > >>>
> > > >>>
> > > >>> - Biliyor musun? Bir gün çığlık
atmakta gecikecekler ve hep
> birlikte
> > > >>> öleceğiz!..."
> > > >>>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>> ---
> > > >>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>
-----------------------------------------------------------------
> > > >>> Zenginin biri ölümüne yakın, biri
doktor, biri papaz, diğeri
> avukat
> > > >>> olan üç yakın arkadaşını yanına
çağırarak bir ricada bulunmuş.
> > > >>> - 300 bin dolar kadar bir
tasarrufum var, bunu
> > > >>> yanımda öteki dünyaya götürmek
istiyorum. Ama kimseye de
> > >güvenemiyorum.
> > > >>> Şimdi size 100'er bin dolar
vereceğim. Bu paraları ne olur ben
> > >gömülürken
> > > >>> kefenimin iç cebine koyuverin...
> > > >>> Adam ölmüş ve üç arkadaşı
verdikleri sözü yerine getirmişler.
> Bir
> > > >>> süre sonra doktor vicdan azabına
yakalanmış. Diğer iki
> arkadaşını
> > > >>> çağırarak onlara itirafta bulunmuş
> > > >>> - Hastanenin çok acil ihtiyacı
vardı onun için 100 bin doların
> 20
> bin
> > > >>> dolarını hastaneye sarfettim,
kefene 80 bin koydum.
> > > >>> Papaz utana sıkıla mırıldanmış.
> > > >>> - Maalesef ben de aynı günahı
işledim paranın yarısını kilisenin
> > > >>> inşaatına ayırdım. Kefenin cebine
50 bin dolar koydum.
> > > >>> Avukat gülümsemiş.
> > > >>> - Ben sözümü aynen yerine
getirdim, kefenin cebine
> > > >>> 100 bin dolarlık çek koydum.
> > > >>>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>> ---
> > > >> -----
> > > >>> Anaokulunun son günü küçük
öğrenciler öğretmenlerine
> > > >>> hediye verdikleri bir parti
duzenler. Çiçekcinin oğlu öğretmene
> bir
> > > >> hediye
> > > >>> paketi uzatır. Öğretmen paketi
yavaşça sallar eliyle tartar ve
> > > >>> - Sanırım bu bir buket çiçek..?
> > > >>> - Doğru.. Nerden bildiniz
öğretmenim ??
> > > >>> - Şey, tahmin ettim..
> > > >>> Sıradaki öğrenci şekercinin
kızıdır. O da öğretmene
> > > >>> bir hediye verir. Öğretmen
gülümseyerek paketi alır, eliyle
> tartar
> ve
> > > >>> hafifçe sallar:
> > > >>> - Sanırım bu bir kutu çikolata..
> > > >>> - Aaa, nerden bildiniz öğretmenim
??
> > > >>> - Şey, bir tahmin sadece. Nasılsa
tuttu işte..
> > > >>> Bir sonraki hediye TEKEL bayisinin
oğlundan gelir.
> > > >>> Öğretmen paketi alır ama alttan
küçük bir sızıntı vardır. Paketi
> > >tutarken
> > > >>> parmağı ıslanan öğretmen yavaşça
parmağını diline sürer:
> > > >>> - Bu şarap olabilir mi ?
> > > >>> - Hayır öğretmenim !! .diye
bağırır çocuk heyecanla.
> > > >>> Öğretmen tekrar sızan yerden bir
damlayı parmağıyla
> > > >>> alıp tadına bakar:
> > > >>> - Şampanya öyleyse...?
> > > >>> Daha da heyecanlanan çocuk ..
> > > >>> - HAYIR öğretmenim !!
> > > >>> Öğretmen sızıntının bir daha
tadına bakar:
> > > >>> - Tamam.. Pes ediyorum,
bilemeyeceğim. Nedir bu ??
> > > >>> Çocuk neşeyle haykırır:
> > > >>> - Bir köpek yavrusu !..?
> > > >>>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>> ---
> > > >>
> >
>
>-----------------------------------------------------------------------
> ----
> -
> > > >>
---------------------------------------------------------
> > > >>> Biyoloji dersinden yapılacak sınav
için sınıftaki
> > > >>> herkes acayip çalışmış, notlar
fotokopiler havada
> > > >>> uçuşmuş.
> > > >>> Daha sonra sınavın yapılacağı gün
gitmişler bir de
> > > >>> bakmışlar, ortada kağıt kalem yok
sadece sıra sıra
> > > >>> mikroskoplar. Hocada başlarında
bekliyorken demiş ki,
> > > >>> "Bu mikroskaplarda lam'da bir
böceğin bacağı var,
> > > >>> sınavınız bacağından böceği
tanımak"
> > > >>> Tabi hemen itirazlar ama fayda
etmemiş, hoca dediği
> > > >>> dedik. Öğrenciler mikroskopların
başına geçmiş. Ama
> > > >>> bir şey yapamıyorlar. En sonunda
biri dayanamamış, kapıyı
> > > >>> çarpıp çıkmış.
> > > >>> Hoca arkasından seslenmiş, "Kimsin
ulan sen, kapıyı
> > > >>> çarpıp çıkıyorsun?"
> > > >>> Kapı hafifçe aralanmış ve bir
bacak uzanmış
Fikralar_____
-
BLACK MAGIC
- Popüler Üye

- Mesajlar: 194
- Kayıt: 18.06.2003 - 22:07
- Konum: istanbul