bir kuşaktık biz hayata hep umutlu baktık müdaheleci olduk tepkisiz duyarsız kalmadık yılgınlığa düşmedik hiçbir zaman 1970 li yıllardı..insanların ilkeleri için yaşadığı yıllardısaflaşmalar vardı toplumun değişik kesimlerinde ama duyarlıydı toplum..insanlar umutluydu ,yarınları yaratmak için çabaladık gece gündüz ,okumak en büyük zevkimizdi .1972 de lisedeydim arkadaşlarla derslerin yanında romanlar,şiirler okurduk,sevgiyi,dostluğu,paylaşmayı o yıllarda öğrendik ekmeği bölüşmeyi üniversiteli gençlerin mitingleri ilginç gelirdi bizlere sempati duyardık onlara haykırıyorlardı "Bağımsız Türkiye" "Kahrolsun Emperyalizm"bazen dersleri asıp onlarla beraber haykırdığımız da olurdu ..sinemaya giderdik Yılmaz güney filmleri izlerdik
,kendimizi onun rollerinde bulurduk ...
..sonra siyasi yıllar Lise 3 te TİP'e(Türkiye İşçi Partisi )katılışım ,bir yandan dersler diğer yandan afişleme çalışmaları ,mahalle mahalle ,sokak sokak gece gündüz demeden çalışırdık ailemden gizli yapardım onlar bırakmazlardı bilseler ,ya arkadaşlar la ders çalışmak olurdu bahanemiz yada maç, oysa boyumuzdan büyüktü yaptığımız işler çünkü sevdamız yüreğimiz büyüktü.Akranlarımız kız-erkek büyük aşklar yaşarken bizim aşkımız halkımızaydı
,sevdamız ülkemizeydi
Derken ilk acıyı tattım 1974 te arkadaş acısını afişleme yaparken vurmuşlardı Böyle olacağını tahmin bile edemezdik afişlerin kime ne zararı vardı,ilk şoku atlattıktan sonra yardımına koştum oracıkta kaybettim onu, kollarımda can vermişti arkadaşım ekmeğimi,kitabımı
,fikirlerimi paylaştığım arkadaşım olyın etkisini üzerimden atmak kolay olmadı bu olaydan sonra fikirlerimde bir keskinleşme yaşadım Normalde yumuşak huylu herşeyle herkesle barışık bir insanım ama geldiğim noktada kendimi tanıyamadığım zamanlar oluyordu .kendimi toplamam biraz zor oldu
Üniversiteli yıllar mitinglerle ,boykotlarla geçti"Bağımsız Türkiye mitingleri"
"yankee go home"mitingleri "filistine özgürlük mitinleri" "1 mayıslar" hayatın heralanına müdahale ediyordu nerde bir haksızlık görsek ordaydık
yılmıyorduk,Gençlik ateşi iyice sarmıştı bedenimiziHararetli tartışmalar,doktrinler üzerine sabahlara kadar varan tartışmalar(SSCB nin sosyal emperyalizme kaydığı..örgütlenme tarzları vs. vs.)Fikir kuluplerinde her zaman yapılan bir şeydi
Bu yıllarda üzerimize gelen baskılarda artmıştı ülkede komando !!kampları kurulmuştu Faili meçhuller her kesimden bir çok insanın yazar,şair,gazeteci,vs..katledilmesi
ve baskı şiddeti doğurdu kendi arkadaşlarımdan bazılarını tanıyamıyordum artık,saldırılara karşılık verme isteği oluşmuştu yapılanın yanlışlığını anlatmaya çalışmak pasifizm olarak yorumlanıyordu onların tarafından Haliyle kendi aramızda da gruplaşmalar oldu bazılarının isteği olmuştu ülkede anarşiyi egemen kılmak ,kitleleri korkutmak, sindirmek ,pasivize etmek dikkatleri başka yöne çekmek için böyle bir ortama ihtiyaçları vardı kurt dumanlı havayı severdi..Arkasından geleceği belli olan 12 eylül ,işgence tezgahları Toplu gözaltılar,kayıplar Baskı yılları
ve toplumu depolitize etme yolunda demokratik kitle örgütlerinin kapatılması ,sendikaların yasaklanması ve 12 eylül yasası
Özal dönemi"Ben zenginleri severim" "benim memuru işini bilir ""ben gidersem anarşi gelir ""bir koyup üç alma (körfez savaşı)" dönemleri Türkiye hayali ihracatlarla
,rüşvetle ,yolsuzluklarla İMF ile tanıştı 80 li yıllarda arabesk,futbol kitleleri tepkisizleştirme, duyarsızlaştırma politikası başarılı olmuştu halk sinmişti ,sindirilmişti işte ama tarihsel bir süreç olan ezen -ezilen çelişkisi devam ediyordu 1980 sonrası özal politikaları sonucunda şimdi içine düştüğümüz urm oluşmuştu adına Kriz diyorlardı Biz
"Bağımsız Türkiye "derken bize saldıranlar cevabını İMF politikalarıyla alıyorlardı
Geldiğimiz noktada insanlara bakıyorum gelecekten umutları yok çünkü hayalleri yok 80 kuşağı bizden daha şanssızdı bizim elimizden özgürlüğümüz onların ise hem özgürlükleri hem de hayalleri(kuramadıkları hayalleri) çalınmıştı onlarsa bunun farkında bile değiller
Hayatın hiç bir devrinde umutsuzluğa kapılmadım ben en zor şartlarda bile hayallerim bana yaşama sevinci veriyordu 40 lı yaşları devirmiş bir insan olarak halen de umutluyum ezen ve ezilen olduğu sürece insanların üzerlerindeki ölü toprağını silkelyeceğini ve GAYRİ YETER diyeceğini biliyorum
