Cok seviyorum
-
First-lady
- Üye

- Mesajlar: 2
- Kayıt: 05.08.2003 - 18:44
- Konum: Almanya
Cok seviyorum
Merhaba degerli arkadaslar, tam konusacak birilerini ararken bu site ile karsilastim kimseye icimi dökemiyorum yada kimse beni anlamak istemiyor umarim sizler yazdiklarimi okuduktan sonra beni anliyacak ve bana yardimci olabileceksiniz.
Ben 22 yasindayim ve Almanyada annem ile yasiyorum. Babami 3 yasimdayken kaypettik yani o benim icin ölü.
Su anda yüksek okul okuyorum ve idealim basarili bir is kadini olmak.
Bu güne kadar hic bir hata yapmamaya özen gösterdim hayatimda, yasadigim flirtleri hata olarak görmüyorum. Sanirim babasiz büyümenin bir gerekcesi olsa gerek normal hayatim süre giderken bir erkek ile tanistim ve kisa zamanda delice asik oldugumu anladim ama ailem yani annem karsi cikiyor daha öncede tüm arkadaslik edindigim erkeklere karsiydi fakat bu sefer olaya benim acimdan bakmadigindan dolayi beni anlamiyor.
Sevgilim 49 yasinda ve cok basarili bir is adami, onu seviyorum oda beni seviyor biliyorum. Aramizdaki yas farki sorun degil benim icin onun icin problemdi. Uzun konusmalar sonucunda beraberlige karar verdik aramizdaki tek engel onun su anda hayatinda olan baska bir kadin. Bu bayanin su anki ölmek üzereinde olan bir annesi var ve birde terk edilme acisini yasatmak istemiyoruz. Yani bekliyorum...
Aramizda suana kadar cinsel iliski yasanmadi fakat ileride beraber yasamak istiyorum ve dogal olarak iliskimiz olacak. Annemle bu konuyu konustum dogal olarak evlilik sartini kosuyor sevgilim alman oldugundan türk örf ve adetlertini bilmiyor ama zaten ona benimle evlen diyememki daha 2 haftadir tanisiyoruz.
Ne yapacagimi sasirdim, onu seviyorum ve onunla beraber olmak istiyorum karsi taraftan ailem ve namusumuz...
Ayrica bu bey sayesinde meslegimde cok basarili olacagim, biz Almanyada temizlikci nesilleriz fakat benim temizlikci kadinim olacak. Hayatin bizim yasadigimiz standart olmadigini bana gösteren bu adam yasam vaad ediyor. Siz nasil karar veriridiniz?
Hayatimi yoksulluk, savas ve yorgunluklami? bir gün biriyle evlenip mutsuzluklami yoksa sevdigim bu adam ile yasanacak bir kac yili yasayip meslegimde, kariyerimde ve hayatimi basari ile süsleyerekmi?
Ben 22 yasindayim ve Almanyada annem ile yasiyorum. Babami 3 yasimdayken kaypettik yani o benim icin ölü.
Su anda yüksek okul okuyorum ve idealim basarili bir is kadini olmak.
Bu güne kadar hic bir hata yapmamaya özen gösterdim hayatimda, yasadigim flirtleri hata olarak görmüyorum. Sanirim babasiz büyümenin bir gerekcesi olsa gerek normal hayatim süre giderken bir erkek ile tanistim ve kisa zamanda delice asik oldugumu anladim ama ailem yani annem karsi cikiyor daha öncede tüm arkadaslik edindigim erkeklere karsiydi fakat bu sefer olaya benim acimdan bakmadigindan dolayi beni anlamiyor.
Sevgilim 49 yasinda ve cok basarili bir is adami, onu seviyorum oda beni seviyor biliyorum. Aramizdaki yas farki sorun degil benim icin onun icin problemdi. Uzun konusmalar sonucunda beraberlige karar verdik aramizdaki tek engel onun su anda hayatinda olan baska bir kadin. Bu bayanin su anki ölmek üzereinde olan bir annesi var ve birde terk edilme acisini yasatmak istemiyoruz. Yani bekliyorum...
Aramizda suana kadar cinsel iliski yasanmadi fakat ileride beraber yasamak istiyorum ve dogal olarak iliskimiz olacak. Annemle bu konuyu konustum dogal olarak evlilik sartini kosuyor sevgilim alman oldugundan türk örf ve adetlertini bilmiyor ama zaten ona benimle evlen diyememki daha 2 haftadir tanisiyoruz.
Ne yapacagimi sasirdim, onu seviyorum ve onunla beraber olmak istiyorum karsi taraftan ailem ve namusumuz...
Ayrica bu bey sayesinde meslegimde cok basarili olacagim, biz Almanyada temizlikci nesilleriz fakat benim temizlikci kadinim olacak. Hayatin bizim yasadigimiz standart olmadigini bana gösteren bu adam yasam vaad ediyor. Siz nasil karar veriridiniz?
Hayatimi yoksulluk, savas ve yorgunluklami? bir gün biriyle evlenip mutsuzluklami yoksa sevdigim bu adam ile yasanacak bir kac yili yasayip meslegimde, kariyerimde ve hayatimi basari ile süsleyerekmi?
-
HakanMirzabey
- Teknik Uygulamalar Koordinatörü

- Mesajlar: 615
- Kayıt: 08.11.2002 - 19:38
- Konum: Ce-World
- İletişim:
Öncelikle aramıza hoşgeldin..
Sana söylemek istediğim tek şey belki de "Maneviyat"ın "Maddiyat"tan daha önemli olduğu.. Hiçbir şekilde maddiyat maneviyatın garantisi değildir.. Yoksul olabilirsin.. Yorgun olabilirsin.. Ama namusunla yaşarsın.. İnsanların gözünde "insan" olarak kalırsın.. Türk ve Müslüman olduğun için "Türk örf adetlerine" göre, müslüman olduğun için "Sünnete, farza" uymak zorundasın..! Evlilik dışı ilişki ne "Türk" örf ve adetlerinde var ne de "Müslümanlık" esaslarında.. Ahiret hayatını mahvetmek pahasına "Dünya" zevklerine dalmayı mı tercih edersin ? Belli bir yaş farkını kesinlikle dert etmem.. Yalnızca karşılıklı anlayışı, karşılıklı sevgiyi ve aradaki gönül bağını dikkate alırım.. Ancak bahsettiğin insan senden neredeyse 30 yaş daha büyük ve doğal olarak daha "olgun". Ne yapması gerektiğini, nerede nasıl davranması gerektiğini gözardı edemeyecek kadar büyük. İnsanlara karşı nasıl davranacağını da pekala biliyordur. 2 hafta içersinde bir bayanı kendisine aşık edebilecek yetenekteki bir insanın "2" gün içersinde kendisinden nefret ettirebilecek yapıya da sahip olabileceğini unutma! Sana birlikte olmak istediğin insan "kötü" demiyorum.. Yalnızca bu durumu da gözardı etmemen gerektiğini savunuyorum.. Ki bir bayansın.. Bu senin daha da dikkatli olman gerektiğini yeteri kadar vurguluyor..
demişsin. Demek ki evlilik olmasa bile sırf "kariyer" için böyle bir ilişkiye hazırsın ama böyle bir ilişki yaşadığın zaman kariyerinin tamamen yok olabileceğini gözardı etmişsin..
demişsin. Bu durumda yapabileceğin 2 seçenek çıkıyor karşına;
Birincisi; Onu sevdiğini sanıp (kariyer için birlikte olmak sevmek anlamına gelmez) kariyer uğruna namusundan vazgeçip, annenin bedduasını almak ve belki de geleceğini karartmak;
İkincisi; Anneni dinleyip hayatına belki (fakir demiyorum) normal şartlarda devam edip, geleceğini başka insanların üzerinden geçinerek (asalaklık yaparak) değil de kendi çabanla belirlemek.. Yüksek okulda da okuyorsun.. Daha önünde uzun bir yolculuk var.. Geleceğini heba etmemeni dilerim.. Tıpkı annen gibi..
Hayatın acımasız olduğunu unutma.. Bir kitap okumuştum.. Adı "Simyacı". Ve kitapta ilgimi çeken o kadar düşüncenin arasından birisi hepsinin önüne geçip karşıma dikildi.. Ve saatlerce hatta günlerce sırf o düşünceye yoğunlaşmama neden oldu.. Kitapta diyordu ki;
"Eğer gerçekten, yüreğinle birşeyin gerçekleşmesini istersen, bütün evren onun gerçekleşmesi için işbirliği yapar!"
Evet, gerçekten de düşününce bunun ne kadar haklı bir düşünce olduğunu kavradım.. Gerçekten istediğin birşey için mücadele etmeye, savaşmaya başlarsın.. Onu elde etmeye çalışırsın.. Ona ulaşırken ne kadar çok engelle karşılaşırsan, elde etmek istediğin şey daha da ilgini çeker ve onu elde etmeyi o kadar çok istersin.. Ki hiçbir savaş mücadele etmeden kazanılmamıştır. "Gerçek zafer, emek harcanarak kazanılmış savaştadır!"
Önemli olan yaşadığın hayat standardı değildir, yaşam standardını oluştururken verdiğin mücadeledir. Ne kadar zor kazanırsan o kadar kıymet bilirsin.. Ne kadar kıymet bilirsen o kadar mutlu olursun!
"Güzellik, tanımlarla sınırlı bir aldanıştır. "
Tercih senin.. Ya hayatın boyunca pişmanlık duyacaksın, ya da bir ömür boyu kendinle gurur duyacaksın!
Sana söylemek istediğim tek şey belki de "Maneviyat"ın "Maddiyat"tan daha önemli olduğu.. Hiçbir şekilde maddiyat maneviyatın garantisi değildir.. Yoksul olabilirsin.. Yorgun olabilirsin.. Ama namusunla yaşarsın.. İnsanların gözünde "insan" olarak kalırsın.. Türk ve Müslüman olduğun için "Türk örf adetlerine" göre, müslüman olduğun için "Sünnete, farza" uymak zorundasın..! Evlilik dışı ilişki ne "Türk" örf ve adetlerinde var ne de "Müslümanlık" esaslarında.. Ahiret hayatını mahvetmek pahasına "Dünya" zevklerine dalmayı mı tercih edersin ? Belli bir yaş farkını kesinlikle dert etmem.. Yalnızca karşılıklı anlayışı, karşılıklı sevgiyi ve aradaki gönül bağını dikkate alırım.. Ancak bahsettiğin insan senden neredeyse 30 yaş daha büyük ve doğal olarak daha "olgun". Ne yapması gerektiğini, nerede nasıl davranması gerektiğini gözardı edemeyecek kadar büyük. İnsanlara karşı nasıl davranacağını da pekala biliyordur. 2 hafta içersinde bir bayanı kendisine aşık edebilecek yetenekteki bir insanın "2" gün içersinde kendisinden nefret ettirebilecek yapıya da sahip olabileceğini unutma! Sana birlikte olmak istediğin insan "kötü" demiyorum.. Yalnızca bu durumu da gözardı etmemen gerektiğini savunuyorum.. Ki bir bayansın.. Bu senin daha da dikkatli olman gerektiğini yeteri kadar vurguluyor..
Aramizda suana kadar cinsel iliski yasanmadi fakat ileride beraber yasamak istiyorum ve dogal olarak iliskimiz olacak.
demişsin. Demek ki evlilik olmasa bile sırf "kariyer" için böyle bir ilişkiye hazırsın ama böyle bir ilişki yaşadığın zaman kariyerinin tamamen yok olabileceğini gözardı etmişsin..
Ne yapacagimi sasirdim, onu seviyorum ve onunla beraber olmak istiyorum karsi taraftan ailem ve namusumuz...
demişsin. Bu durumda yapabileceğin 2 seçenek çıkıyor karşına;
Birincisi; Onu sevdiğini sanıp (kariyer için birlikte olmak sevmek anlamına gelmez) kariyer uğruna namusundan vazgeçip, annenin bedduasını almak ve belki de geleceğini karartmak;
İkincisi; Anneni dinleyip hayatına belki (fakir demiyorum) normal şartlarda devam edip, geleceğini başka insanların üzerinden geçinerek (asalaklık yaparak) değil de kendi çabanla belirlemek.. Yüksek okulda da okuyorsun.. Daha önünde uzun bir yolculuk var.. Geleceğini heba etmemeni dilerim.. Tıpkı annen gibi..
Hayatın acımasız olduğunu unutma.. Bir kitap okumuştum.. Adı "Simyacı". Ve kitapta ilgimi çeken o kadar düşüncenin arasından birisi hepsinin önüne geçip karşıma dikildi.. Ve saatlerce hatta günlerce sırf o düşünceye yoğunlaşmama neden oldu.. Kitapta diyordu ki;
"Eğer gerçekten, yüreğinle birşeyin gerçekleşmesini istersen, bütün evren onun gerçekleşmesi için işbirliği yapar!"
Evet, gerçekten de düşününce bunun ne kadar haklı bir düşünce olduğunu kavradım.. Gerçekten istediğin birşey için mücadele etmeye, savaşmaya başlarsın.. Onu elde etmeye çalışırsın.. Ona ulaşırken ne kadar çok engelle karşılaşırsan, elde etmek istediğin şey daha da ilgini çeker ve onu elde etmeyi o kadar çok istersin.. Ki hiçbir savaş mücadele etmeden kazanılmamıştır. "Gerçek zafer, emek harcanarak kazanılmış savaştadır!"
Önemli olan yaşadığın hayat standardı değildir, yaşam standardını oluştururken verdiğin mücadeledir. Ne kadar zor kazanırsan o kadar kıymet bilirsin.. Ne kadar kıymet bilirsen o kadar mutlu olursun!
diyerek başka biri ile mutlu olamayacağını kesinleştirmişsin. Ama asla böyle bir kesinlik yok. Unutma ki;Hayatimi yoksulluk, savas ve yorgunluklami? bir gün biriyle evlenip mutsuzluklami yoksa sevdigim bu adam ile yasanacak bir kac yili yasayip meslegimde, kariyerimde ve hayatimi basari ile süsleyerekmi?
"Güzellik, tanımlarla sınırlı bir aldanıştır. "
Tercih senin.. Ya hayatın boyunca pişmanlık duyacaksın, ya da bir ömür boyu kendinle gurur duyacaksın!
Merhaba First-lady
yazdiklarini dikkatlice okudum, kusura bakma ama tecrübesizsin bence. Ben de Hakan arkasima katiliyorum cok güzel aciklamis.
Yasin cok genc ve önünde piril piril bir hayat var, bu piril piril hayatini kendi ellerinle mahvetme.
Ayrica "biz Almanya'da temizlikci nesilleriniz fakat benim temizlikci kadinim olacak" diyorsun. Temizlici olarak calisan insanlari kücümsememelisin canim, önemli olan namusla ekmegini kazanmaktir bence.
Belki de seni o adama baglayan sey sadece paradir, sevgi degildir. Yazdiklarindan anlyorum ki sen paraya maneviyattan da daha cok deger veriyorsun.
Hayat senin, karar vermek de sana düser canim.
Sevgiler
yazdiklarini dikkatlice okudum, kusura bakma ama tecrübesizsin bence. Ben de Hakan arkasima katiliyorum cok güzel aciklamis.
Yasin cok genc ve önünde piril piril bir hayat var, bu piril piril hayatini kendi ellerinle mahvetme.
Ayrica "biz Almanya'da temizlikci nesilleriniz fakat benim temizlikci kadinim olacak" diyorsun. Temizlici olarak calisan insanlari kücümsememelisin canim, önemli olan namusla ekmegini kazanmaktir bence.
Belki de seni o adama baglayan sey sadece paradir, sevgi degildir. Yazdiklarindan anlyorum ki sen paraya maneviyattan da daha cok deger veriyorsun.
Hayat senin, karar vermek de sana düser canim.
Sevgiler
-
First-lady
- Üye

- Mesajlar: 2
- Kayıt: 05.08.2003 - 18:44
- Konum: Almanya
Merhaba, yazdiklariniz icin sagolun.
Size bir soru sormak istiyorum bu adami seviyorsam ve bir gelecek planliyabiliyorsak bu namusuzlukmu? Yani benim degerim ve yasantim sadece bekaretten ibaretmi? Sadece bu bey benimle beraber yasamak istiyor diye ben "insan" kavramindan cikiyormuyum?
Bir Türk kizina duyulan "sagyi" kavrami sadece bekaretten ibaretse sayginiza ihtiyacim yok.
Size bir soru sormak istiyorum bu adami seviyorsam ve bir gelecek planliyabiliyorsak bu namusuzlukmu? Yani benim degerim ve yasantim sadece bekaretten ibaretmi? Sadece bu bey benimle beraber yasamak istiyor diye ben "insan" kavramindan cikiyormuyum?
Bir Türk kizina duyulan "sagyi" kavrami sadece bekaretten ibaretse sayginiza ihtiyacim yok.
-
HakanMirzabey
- Teknik Uygulamalar Koordinatörü

- Mesajlar: 615
- Kayıt: 08.11.2002 - 19:38
- Konum: Ce-World
- İletişim:
Kusura bakma(yın) ama "Sevgi" kesinlikle "Cinsel Birliktelik" değildir. Sevgi "Asalaklık yapmak" değildir. Sevgi, "Kariyer" değildir. Sevgi "Bekaret" değildir.Bu adami seviyorsam ve bir gelecek planliyabiliyorsak bu namusuzlukmu?
Sevgi, "Gönül Birliği" dir.
Sevgi, "Yürek Titremesidir.
Sevgi, "bir ihtiyaç anında bunalmışken, yanı başında bitiveren bir dost elinin sıcaklığıdır"
Sevgi, "Ana kucağının sıcaklığıdır"
Sevgi, "Kaynağı fedakârlık olan, susadıkça içilen, içildikçe kavrulmuş ruhu serinletenbir ırmaktır!"
Sevgi, "Bir yavrunun gül avuçlarında saklanan bir gülün yapraklarının açılışındaki güzelliktir!"
Sevgi, "Bütün yüreklerde arzulanan, yaşamayı anlamlı kılan; hayallerde kurulan, doğumdan ölüme onun için yaşanan, bulununca içinden çıkılmak istenmeyen duygudur!"
Sevgi, "Sıcak bir dost eliyle uzanan samimi bir gülümseyiştir sana sunulan.."
Sevgi, "Cesarettir.. Destek çıkan, savunan, yalnız bırakmayan! Tıpkı Anne gibi.."
Kimi buluyor, kimi bulamıyor, kimi bulduğunu sanıp aldanıyor bir ömür boyu..
Buyur kendin seç nerede olduğunu..
Namussuzluk kavramı senin kolayca söylediğin gibi öyle "sevgi" ve "gelecek planlamak" olsaydı herkes namussuz olurdu.. Senin sevgin cinsel beraberlikse bunu sevmedende yapabilirsin..
demişsin.. Her toplumun kendine has örf ve adetleri vardır.. Bunlara uymak, toplumun devamını getirmektir. Eğer Türksen sen de bu örflere ananelere uymak zorundasın.. Evet.. bu bir tercih değil.. Zorunluluktur!. Saygı duyulmak istemiyorsan saygı duyulmaz.. İnsanın kendinden nefret ettirmesi kadar kolay birşey yoktur.. Önemli olan insanların sevgisini kazanmaktır.. Bu cinsel birleşme ile olmaz.!Bir Türk kizina duyulan "sagyi" kavrami sadece bekaretten ibaretse sayginiza ihtiyacim yok.
demişsin.. Bende hiçbirşey demiyorum! Hayat senin hayatın, tercih senin tercihin...! Ben yalnızca yol göstermeye çalıştım.. Kapıyı ben gösteririm.. O kapıdan girecek olan sensin.. O kapının ardındaki acıyı, sıkıntıyı, pişmanlığı da, mutluluğu, "SEVGI"yi de "cinselliği" de yaşayacak sensin!."Yani benim degerim ve yasantim sadece bekaretten ibaretmi? Sadece bu bey benimle beraber yasamak istiyor diye ben "insan" kavramindan cikiyormuyum? "
Hayatında mutluluk dilemekten başka yapabileceğim birşey yok.. Saygı duymuyorum.. Nasılsa saygıma ihtiyacın yok..
Merhaba First lady, elbetteki insana duyulan deger bekaretten ibaret degil. zaten günümüzde böyle düsünen cok az kisi kaldi HakanMirzaBey arkadasimiza hak vermiyor degilim fakat tam katildigimida söyliyemem...
Avrupada yasayan biz bu nesil yani senin benim neslim halen Türk örf ve adetlerine göre yasiyoruz ama etrafa bakarsan bizden sonraki neslin görüsleri daha degisik daha serbest.
Dogru veya yanlis oldugu tartisilir ama böyle olacagi belliydi zaten nede olsa azinlik ister istemez cogunluga uyuyor.
Gelelim senin yazdiklarina, aranizdaki yas farki cok ama sevgi her negativ olayi positif gösteriyor. Iliskinizin daha baslamis veya baslamamis oldugu kesin degil, yani anladigim kadariyla henüz var olan problemler dolayisyla zamana ihtiyaciniz var. Derimki ikinizinde isteklerine yer verin cünkü sonucta yasayacak olan siz ikinizsiniz. Bu iliski nereye kadar gider bu bilinmez yani planlayarak hareket edemezsin. Yerinde olsam su anki duygularimla bir hata yapmaktan kacinirim. Ilsikinide tehlikeye sokacak durumlardan sakin.
Almanlar ile aramizdaki tek fark evlilik konusu! Onlar önce uyuma, anlasmaya ve beraber yasamaya göre karar veririler az yada cok uzun süren bir zaman kavrami icinde evlililige adim atarlar cünkü dinine bagli katoliklere göre bosanma yoktur. Ama sanirimki o bey konumu yüzünden evlilik zorunluluk olabilir oda belki senin evlilikten kacinacagini düsünebilir en önemli tavsiyem konusup tartisin onunda seninde kompromiss yapmaniz zorumluluk.
Son olarak zamana birakip, iyice konsup, karar verin bu iliskin hata ile baslayip hata ile bitecegine hic baslamasin daha iyi...
Sevip sevilmek insana bir kereye mahsus dur gülüm. Ama sunuda düsünki insan kimi zaman sevdigine tahammül edemiyor eger duygularinda kararsiz isen zamana birakin. Gercek ask geri gelir unutma... Eger sende sevdigine karar verirsen dönmekten cekinme.
Mutlu ol...
Avrupada yasayan biz bu nesil yani senin benim neslim halen Türk örf ve adetlerine göre yasiyoruz ama etrafa bakarsan bizden sonraki neslin görüsleri daha degisik daha serbest.
Dogru veya yanlis oldugu tartisilir ama böyle olacagi belliydi zaten nede olsa azinlik ister istemez cogunluga uyuyor.
Gelelim senin yazdiklarina, aranizdaki yas farki cok ama sevgi her negativ olayi positif gösteriyor. Iliskinizin daha baslamis veya baslamamis oldugu kesin degil, yani anladigim kadariyla henüz var olan problemler dolayisyla zamana ihtiyaciniz var. Derimki ikinizinde isteklerine yer verin cünkü sonucta yasayacak olan siz ikinizsiniz. Bu iliski nereye kadar gider bu bilinmez yani planlayarak hareket edemezsin. Yerinde olsam su anki duygularimla bir hata yapmaktan kacinirim. Ilsikinide tehlikeye sokacak durumlardan sakin.
Almanlar ile aramizdaki tek fark evlilik konusu! Onlar önce uyuma, anlasmaya ve beraber yasamaya göre karar veririler az yada cok uzun süren bir zaman kavrami icinde evlililige adim atarlar cünkü dinine bagli katoliklere göre bosanma yoktur. Ama sanirimki o bey konumu yüzünden evlilik zorunluluk olabilir oda belki senin evlilikten kacinacagini düsünebilir en önemli tavsiyem konusup tartisin onunda seninde kompromiss yapmaniz zorumluluk.
Son olarak zamana birakip, iyice konsup, karar verin bu iliskin hata ile baslayip hata ile bitecegine hic baslamasin daha iyi...
Sevip sevilmek insana bir kereye mahsus dur gülüm. Ama sunuda düsünki insan kimi zaman sevdigine tahammül edemiyor eger duygularinda kararsiz isen zamana birakin. Gercek ask geri gelir unutma... Eger sende sevdigine karar verirsen dönmekten cekinme.
Mutlu ol...
Sayın First Lady
Haddim olmadan ben de bir iki kelime sarf etmek istedim.
Sayın First Lady. Aslına bakarsan Aleyna nın yazdıklarının ötesinde bir husus yok . Yani Sayın Aleyna olabileceği kadar açıklamış konuyu. Bu aşamada aklına takılan bir nokta kalmış olması olanaksız.
Bende bazı konulara değineliyim. Çıkar konusunda. Belki tam olarak çıkar amacın yok. Daha iyi bir yaşam şartı aradığın apaçık ortada. Fakat , bu tür bir düşünce ile yola çıkıldığında maalesef sonuçları genellikle hüsrandır. Şöyleki; bir insanın yaşam kalitesi ve seviyesi ile duygusal bazı hislere kapılıp arkasından , yani duygularının arkasından bu şekilde yola çıkanlar kaybeder. Mantıklı olarak düşünecek olursan bu konuda bize hak vereceğine eminim. Yaşam kalitesi o kişinin kişiliğini asla sergilemez. Aşk ve sevgi kavramları benim nazarımda kutsaldır ve Aleyna ' nın da belirttiği gibi kesinlikle karşılık beklemez. Beklemesi zaten hata olur. Bir kaç gün bilemedin birkaç ay veya senenin ardından çatlaklar ve uyuşmazlıklar baş gösterir. Evet olmayabilirde . Çok huzurlu da olunabilir belki. Ama bu olasılık zayıftır. Ve zayıf olduğu kadar da riske atılmaya değmeyecek bir ihtimaller hesabıdır. Sonuçta uğrama olasılığın olan YIKIMA katlanabilirim dersen tercih senin. x
Dilerim mantığın ve duygularınla en kısa zamanda doğru kararı verme gücünü bulursun....
Saygılarımla...
Sayın First Lady. Aslına bakarsan Aleyna nın yazdıklarının ötesinde bir husus yok . Yani Sayın Aleyna olabileceği kadar açıklamış konuyu. Bu aşamada aklına takılan bir nokta kalmış olması olanaksız.
Bende bazı konulara değineliyim. Çıkar konusunda. Belki tam olarak çıkar amacın yok. Daha iyi bir yaşam şartı aradığın apaçık ortada. Fakat , bu tür bir düşünce ile yola çıkıldığında maalesef sonuçları genellikle hüsrandır. Şöyleki; bir insanın yaşam kalitesi ve seviyesi ile duygusal bazı hislere kapılıp arkasından , yani duygularının arkasından bu şekilde yola çıkanlar kaybeder. Mantıklı olarak düşünecek olursan bu konuda bize hak vereceğine eminim. Yaşam kalitesi o kişinin kişiliğini asla sergilemez. Aşk ve sevgi kavramları benim nazarımda kutsaldır ve Aleyna ' nın da belirttiği gibi kesinlikle karşılık beklemez. Beklemesi zaten hata olur. Bir kaç gün bilemedin birkaç ay veya senenin ardından çatlaklar ve uyuşmazlıklar baş gösterir. Evet olmayabilirde . Çok huzurlu da olunabilir belki. Ama bu olasılık zayıftır. Ve zayıf olduğu kadar da riske atılmaya değmeyecek bir ihtimaller hesabıdır. Sonuçta uğrama olasılığın olan YIKIMA katlanabilirim dersen tercih senin. x
Dilerim mantığın ve duygularınla en kısa zamanda doğru kararı verme gücünü bulursun....
Saygılarımla...
Selam guzel arkadas;
sana tek kelime ile sunu soyleyeyim 1 kac yillik sevdalar icin bir omrunu rezil etmektense birak en fazla 1 yilin rezil olsun geri hayatin mutlulk gecsin bir alman erkegi seni turk erkegi gibi benimsemez isi bitince atar gider ama bir turk erkegi yine orfune ve adedine uyar ve seni yari yolda birakmaz iyi dusun ve mutlu olacagin bir karar ver eger bir olaydan suphe ediyorsan bilki onu sende tamamen istemiyorsun Unutma ......
sana tek kelime ile sunu soyleyeyim 1 kac yillik sevdalar icin bir omrunu rezil etmektense birak en fazla 1 yilin rezil olsun geri hayatin mutlulk gecsin bir alman erkegi seni turk erkegi gibi benimsemez isi bitince atar gider ama bir turk erkegi yine orfune ve adedine uyar ve seni yari yolda birakmaz iyi dusun ve mutlu olacagin bir karar ver eger bir olaydan suphe ediyorsan bilki onu sende tamamen istemiyorsun Unutma ......
Re: Cok seviyorum
Bak arkadasim bende avrupada yasayan bir insanim ve buranin hayat sartlarinida cok iyi biliyorum,burda ister temizlikci ol, ister doktor yasadigin hayat ayni hayat ayni yerlerden alisveris yapabiliyoruz ayni seyleri yiyiyoruz avrupada insan siniflandirmasi diye bir sey yok her yerde her kese ayni muamele ediliyor,gelecekte iyi bir yasam icin icin o adama ihtiyacin yok ki,ona karsi duydugun sey asla ask degil inan bana sen onun bulundugu noktaya yasadigi hayata büyülenmissin ben sana ne diyimki aslinda söylenicek cok sey var ama arkadaslar gerekli olan her seyi söylemisler.Bu arada sunuda unutma adam 49 yasinda sen22 on bilemedin 15 sene sonra adam 60-65 yasinda sen ise 30-35 yaslarinda olacaksiniz yazinda bahsettigin cinsel iliskide o adamla en fazla 10 sene sürer peki sonra ne yapmayi düsünüyorsun 35 yasinda cinsel hayatina son vermeyimi bence bu acidanda düsün ve o adamdan kac tabi birakirsa bende 49 yasinda 22 yasinda bir genc bulsam kolay kolay birakmam.
[/scroll]

