Türkiye bir süre önce idam cezasi kaldirildi.Zaten uygulanmiyordu aslinda.
Bence dünyadaki tüm ülkelerde idam cezasi uygulanmali.Kasten adam öldürmenin cezasi idam olmali.cünkü bir canin karsiligi ancak bir can olabilir.Özellikle türkiyede ceza kanunu okadar hafifki ,artik bir cogu tavuk keser gibi insan öldürüyorlar.BUda cezalarin caydiriciliktan uzak olmasindandir.Birde üüzereine bizim ülkemize mahsus af geliyor.
Herke kendi cezasini kendi adaletini kendi sagliyor.
Insanlik icin, adalet icin, idam cezasi her yerde uygulanmali.Sizeler bu konuda neler düsünüyorsunuz?
Saygilar
Idam Cezasi
idam olmali mi?
Aslında bizler ne kadar doğru düşünüyoruz kendimize göre mutlaka çok iyi ve mantıklı düşünüyoruz, oysa sadece bu yetiyor mu onu asla başkasının yerine geçip düşünme gereği duymuyoruz.
idam konusu çok tartışılabilinir ve sonuç olarak sanırım gene tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurtamı tavuktan çıkar gezegenine geleceğiz ve diyeceğiz ki, aslında dünya yuvarlakmış, oysa bunu az düşünme gereği duyarsak anlarız basit olarak dünyanın yuvarlak olduğunu.
Ben 6 ay hapis yattım, suçsuz yere, tabiki bir çok insan diyecek suçsuz yere kimseyi yatırmazlar, yatırırlar, yatırırlar, hemde öyle bşr yatırırlar ki istediğin kadar bağır ve ağla sesin duyulmaz ve insan hakları denilen olgular varlık taşıyamaz işlevsiz kalır. 6 ay sonra suçsuz bulundun gidebilirsin kusura bakma dediler bana ve 2 aydır dışardayım, hayat o kadar değişmiş ki belki dışarda olsam ilişkiler bu kadar basit gelmezdi bana ve zamanla uyabilirdim bu tür durumlara ama öyle görünüyorki bir iyilik bir kötülükle son bulmalı ilişkiler içinde dost yada arkadaşlık ilşkilerinden ticari ilişkilere kadar.
Bazen düşünüyorum bir insanı vurup öldürme cesaretini ve hırsını nerden bulabilir başka bir insan ve cevabı hazır bunu ancak vurulan insan hak ederek kazanır ve o cesareti karşısındaki insana verdirebilir. istisnalar mutlaka vardır, tabiki türkiye gerçekliğini katmıyorum bu yüzdeliklere ama genede haksız ve suçsuz yere vurulan insanlar için tartışmasız ağır cezalar olmalı ama bu gene durum üzerine tartışılabilinir ve cezai durum tartışılabilinir ve idam konusu çok derin tartışılabilinir ama bir gerçeklik daha var ki bana göre bir insanı idam etmek onu kurtarmaktır ömür boyu hapis vermek ise onu her gün idam etmektir.
Ama ben burada bir konuyu daha vurgulamak istiyorum, idam denilince bizlerin aklımıza hemen Abdullah Öcalan gelir ve hiç düşünmeden asılsın ve hatta parçalara bölünsün deyip atıveriyoruz ama ben haddimi aşarak bir söz söylemek istiyorum bana göre Abdullah Öcalan ismet inönüden sonra türkiyeyi yönetegelmiş bir çok politikacıdan daha çok o ülkeye gerçekliği savunan ve açık yüreklilik ile sorunlarını dile getiren bir insandır, belki Abdullah Öcalan başlıbaşına bir şey ifade etmez ama zaman içerisinde olaylar su yüzüne çıkacaktır ki bu günlerde tartışılan demirel,in öcalan,a hediye ettiği kravat gibi bir çok gerçeklik tartışılınca olayların daha yüzde 3,ünü bile politik anlamda değerlendirme kapasitesine sahip olmayan insanlarımız bilinçlenip anlayacaklardır ki bizler ne kadar basit şekilde kullanılmışız, bu (sözüm ona) hükümet ve tarafsız denilen medya tarafından.
Bunlar zamanımızı alacaktır, günü gelecek Batman ve mardin,de intihar eden 13 yada 15 yaşlarındaki bayanların durumları, Karakoçan,da karakola gidip yemeklerini yedikten sonra birazda yemek alıp giden Terorist dedığimiz gerillalar ve ardından ertesi gün köy halkını sıra dayağına çeken ve hiç bir şeyden haberi yokmuş ve kim yemek verdi diye 70 yaşındaki adamı yere yatırıp üzerine oturan karakol komutanını, tabiki her şeye rağmen 3 bin dolar maaş alan komutan. ve bu köy teroristlere yemek veriyor deyip köyü ateşe verip medyaya teröristler yaktı diyen komutanlar ve bunuda bile bile aynı şekilde yayınlayan tarafsız medya gurupları, keyfine kurşunlanan çobanlar, bir gerçekliği savundu diye medyanın öncülüklerinde emeği bir çırpıda silinip terörist diye lanse edilen halka mal olmuş bir sanatcıyı sürgün etmek ve halkında sessiz kalması ve ülkede çalıp çırpan ve sözüm ona ülkeyi sahiplenmeye kalkan o vatanseverlerin gerçekliklerini anladığımız zaman çooook geç kalmış olacağız, ama bir gün tarih kendimizi sorgulamaya fırsat verip hatta mecbur kılacaktır ama ne kadar haysiyet kalmış olacaktır bizlerde bunu kaldırabilecek yada kabullenebilecek onuda zaman gösterecektir.
Mutlaka birilerimizde çıkıp bana dün Erdoğan,a hediye edilip manalı bir şekilde öyle bir imza at ki yüreklerimizi dindir deyip Türk bayrağını çocuğa öptürüp hediye ettiren ve sonrasındada bizler farklı halklardan oluşan aynı bayrak altında yaşayan bir topluluğuz ve hepimiz kardeşiz diyecek arkadaşlarımızda olacaktır ama önce bazı şeyleri yaşayıp kendini sorgulamasını bilen şahısların yazmasını ve yazarkende okuyan kişilere bir şeyler verebilecek değerde yazılar yazmanızı rica ediyorum.
Saygılarımla Murat
idam konusu çok tartışılabilinir ve sonuç olarak sanırım gene tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurtamı tavuktan çıkar gezegenine geleceğiz ve diyeceğiz ki, aslında dünya yuvarlakmış, oysa bunu az düşünme gereği duyarsak anlarız basit olarak dünyanın yuvarlak olduğunu.
Ben 6 ay hapis yattım, suçsuz yere, tabiki bir çok insan diyecek suçsuz yere kimseyi yatırmazlar, yatırırlar, yatırırlar, hemde öyle bşr yatırırlar ki istediğin kadar bağır ve ağla sesin duyulmaz ve insan hakları denilen olgular varlık taşıyamaz işlevsiz kalır. 6 ay sonra suçsuz bulundun gidebilirsin kusura bakma dediler bana ve 2 aydır dışardayım, hayat o kadar değişmiş ki belki dışarda olsam ilişkiler bu kadar basit gelmezdi bana ve zamanla uyabilirdim bu tür durumlara ama öyle görünüyorki bir iyilik bir kötülükle son bulmalı ilişkiler içinde dost yada arkadaşlık ilşkilerinden ticari ilişkilere kadar.
Bazen düşünüyorum bir insanı vurup öldürme cesaretini ve hırsını nerden bulabilir başka bir insan ve cevabı hazır bunu ancak vurulan insan hak ederek kazanır ve o cesareti karşısındaki insana verdirebilir. istisnalar mutlaka vardır, tabiki türkiye gerçekliğini katmıyorum bu yüzdeliklere ama genede haksız ve suçsuz yere vurulan insanlar için tartışmasız ağır cezalar olmalı ama bu gene durum üzerine tartışılabilinir ve cezai durum tartışılabilinir ve idam konusu çok derin tartışılabilinir ama bir gerçeklik daha var ki bana göre bir insanı idam etmek onu kurtarmaktır ömür boyu hapis vermek ise onu her gün idam etmektir.
Ama ben burada bir konuyu daha vurgulamak istiyorum, idam denilince bizlerin aklımıza hemen Abdullah Öcalan gelir ve hiç düşünmeden asılsın ve hatta parçalara bölünsün deyip atıveriyoruz ama ben haddimi aşarak bir söz söylemek istiyorum bana göre Abdullah Öcalan ismet inönüden sonra türkiyeyi yönetegelmiş bir çok politikacıdan daha çok o ülkeye gerçekliği savunan ve açık yüreklilik ile sorunlarını dile getiren bir insandır, belki Abdullah Öcalan başlıbaşına bir şey ifade etmez ama zaman içerisinde olaylar su yüzüne çıkacaktır ki bu günlerde tartışılan demirel,in öcalan,a hediye ettiği kravat gibi bir çok gerçeklik tartışılınca olayların daha yüzde 3,ünü bile politik anlamda değerlendirme kapasitesine sahip olmayan insanlarımız bilinçlenip anlayacaklardır ki bizler ne kadar basit şekilde kullanılmışız, bu (sözüm ona) hükümet ve tarafsız denilen medya tarafından.
Bunlar zamanımızı alacaktır, günü gelecek Batman ve mardin,de intihar eden 13 yada 15 yaşlarındaki bayanların durumları, Karakoçan,da karakola gidip yemeklerini yedikten sonra birazda yemek alıp giden Terorist dedığimiz gerillalar ve ardından ertesi gün köy halkını sıra dayağına çeken ve hiç bir şeyden haberi yokmuş ve kim yemek verdi diye 70 yaşındaki adamı yere yatırıp üzerine oturan karakol komutanını, tabiki her şeye rağmen 3 bin dolar maaş alan komutan. ve bu köy teroristlere yemek veriyor deyip köyü ateşe verip medyaya teröristler yaktı diyen komutanlar ve bunuda bile bile aynı şekilde yayınlayan tarafsız medya gurupları, keyfine kurşunlanan çobanlar, bir gerçekliği savundu diye medyanın öncülüklerinde emeği bir çırpıda silinip terörist diye lanse edilen halka mal olmuş bir sanatcıyı sürgün etmek ve halkında sessiz kalması ve ülkede çalıp çırpan ve sözüm ona ülkeyi sahiplenmeye kalkan o vatanseverlerin gerçekliklerini anladığımız zaman çooook geç kalmış olacağız, ama bir gün tarih kendimizi sorgulamaya fırsat verip hatta mecbur kılacaktır ama ne kadar haysiyet kalmış olacaktır bizlerde bunu kaldırabilecek yada kabullenebilecek onuda zaman gösterecektir.
Mutlaka birilerimizde çıkıp bana dün Erdoğan,a hediye edilip manalı bir şekilde öyle bir imza at ki yüreklerimizi dindir deyip Türk bayrağını çocuğa öptürüp hediye ettiren ve sonrasındada bizler farklı halklardan oluşan aynı bayrak altında yaşayan bir topluluğuz ve hepimiz kardeşiz diyecek arkadaşlarımızda olacaktır ama önce bazı şeyleri yaşayıp kendini sorgulamasını bilen şahısların yazmasını ve yazarkende okuyan kişilere bir şeyler verebilecek değerde yazılar yazmanızı rica ediyorum.
Saygılarımla Murat

