Marsta hayat varmi?
Marsta hayat varmi?
Sevgili bayanlar!
14 subat sevgililer gününü beyler sadece ticari acidan görüyorlar belkide hakli olabilirler fakat, iliskininizin veya evliligin ilk dönemlerini atlattiktan sonra, 14 subat veya özel günler haricinde ( dogum günü gibi) hangi gün sadece sizi sevindirmek icin eve cicek veya hediyeyle geliyorlar??
Hersey maddiyat degildir diyen beylerimiz bize özledigimiz duygulari ve degerleri verebiliyorlarmi?
14 subat sevgililer gününü beyler sadece ticari acidan görüyorlar belkide hakli olabilirler fakat, iliskininizin veya evliligin ilk dönemlerini atlattiktan sonra, 14 subat veya özel günler haricinde ( dogum günü gibi) hangi gün sadece sizi sevindirmek icin eve cicek veya hediyeyle geliyorlar??
Hersey maddiyat degildir diyen beylerimiz bize özledigimiz duygulari ve degerleri verebiliyorlarmi?
Esim bazen bana cicek alir bende acaba basina tasmi düstü seklinde dumur olurum
Aslinda bi yönden hakli gerekceleri var, mesela söyle dedi bana "Hayatim ben sana cicek alayim tamam ama 2-3 gün vazo da duruyo sonra cöpe gidiyo ne gerek var!!"
ama ben dururmuyum hemen sende baska bisey al illa cicek mi olmali ya,o kadar alisverise gidiyon tek basina arabani,bilgisayarini ve kizini düsünüyon da su karimin hosuna gider diye niye bisey alip gelmiyon eve dedim bana "HAZIR CEVAP SENDE NOLCEK" dedi
Aslinda bi yönden hakli gerekceleri var, mesela söyle dedi bana "Hayatim ben sana cicek alayim tamam ama 2-3 gün vazo da duruyo sonra cöpe gidiyo ne gerek var!!"
ama ben dururmuyum hemen sende baska bisey al illa cicek mi olmali ya,o kadar alisverise gidiyon tek basina arabani,bilgisayarini ve kizini düsünüyon da su karimin hosuna gider diye niye bisey alip gelmiyon eve dedim bana "HAZIR CEVAP SENDE NOLCEK" dedi
Ve bir kanit daha!
Marsilar diyorlarki:
Bence bir kadının en yakın arkadaşları vitrinlerdeki mankenlerdir. En sık onlarla görüşürler. Eğer bir kadınla
beraberseniz, işiniz hiçte kolay sayılmaz. Onlarla kadın giysileri satan mağazalara girmek
zorunda kalıp, belki de saatlerce ayakta durmak zorunda olabilirsiniz. Oralarda öyle
koşuşturmacalar yaşanır ki, adeta renkli kumaşlara bakmaktan dolayı kendilerinden geçerler.
Siz sığınacak bir köşe ararken, bir kadın: "Çekil ayağımın altından erkek" der gibi sizi
sağa sola savurabilir. Dışarıya çıkıp bir sigara yakma şansınız yoktur, çünkü; sevgiliniz
denediği şeyleri size göstermek ister. Bunu yaparken yüzünüze öyle bir bakar ki kıyafet
hakkında yalan söyleme ihtimaliniz ortadan kalkar. Yani "çok güzel olmuş, sana çok
yakıştı" gibi sözlerle onu kandırıp, biran evvel diğerlerini de denemeden tüyelim düşüncesi
sadece teoride kalır. Bazı işletme sahipleri erkeklerin bu acınası durumunu görmezden
gelmez, onlara oturacak yerler ayarlarlar. Tabii gideceğiniz yer bir ayakkabı mağazasıysa
endişelenmenize gerek yoktur, orada mutlaka popunuzu koyabileceğiniz bir yer bulursunuz.
Yalnız bu işlerin iyi yanları da vardır elbet. Mesela birbirinden güzel kadınları süzme
fırsatını yakalarsınız. Ve bence hayatta en küçücük fırsatı bile kaçırmamak gerekir.[/quote]
Bence bir kadının en yakın arkadaşları vitrinlerdeki mankenlerdir. En sık onlarla görüşürler. Eğer bir kadınla
beraberseniz, işiniz hiçte kolay sayılmaz. Onlarla kadın giysileri satan mağazalara girmek
zorunda kalıp, belki de saatlerce ayakta durmak zorunda olabilirsiniz. Oralarda öyle
koşuşturmacalar yaşanır ki, adeta renkli kumaşlara bakmaktan dolayı kendilerinden geçerler.
Siz sığınacak bir köşe ararken, bir kadın: "Çekil ayağımın altından erkek" der gibi sizi
sağa sola savurabilir. Dışarıya çıkıp bir sigara yakma şansınız yoktur, çünkü; sevgiliniz
denediği şeyleri size göstermek ister. Bunu yaparken yüzünüze öyle bir bakar ki kıyafet
hakkında yalan söyleme ihtimaliniz ortadan kalkar. Yani "çok güzel olmuş, sana çok
yakıştı" gibi sözlerle onu kandırıp, biran evvel diğerlerini de denemeden tüyelim düşüncesi
sadece teoride kalır. Bazı işletme sahipleri erkeklerin bu acınası durumunu görmezden
gelmez, onlara oturacak yerler ayarlarlar. Tabii gideceğiniz yer bir ayakkabı mağazasıysa
endişelenmenize gerek yoktur, orada mutlaka popunuzu koyabileceğiniz bir yer bulursunuz.
Yalnız bu işlerin iyi yanları da vardır elbet. Mesela birbirinden güzel kadınları süzme
fırsatını yakalarsınız. Ve bence hayatta en küçücük fırsatı bile kaçırmamak gerekir.[/quote]
Mars`ta hayat var mi bilmiyorum ama
Venus`te nufusu arttirmak istedim
...Merhabalar....
Marsa gelince ,her zaman venusun etkisinde kalmaya mahkumdurlar bence,istedikleri kadar vurdumduymaz olsunlar,gormezden gelsinler her zaman venusun fendi marsi yener
Erkekler nedense bizler gibi fazla derin dusunmuyorlar,duygusal takilmiyorlar,butun sorun burda galiba

Marsa gelince ,her zaman venusun etkisinde kalmaya mahkumdurlar bence,istedikleri kadar vurdumduymaz olsunlar,gormezden gelsinler her zaman venusun fendi marsi yener
Ya pardon ama ben baliklama atlamisim konuya galiba,tartismanin ortasina dusmusum,ilk cumlelerim sadece espri mahiyetinde idi,yanindaki ikonlar da bunu gosteriyor zaten.Yani kimseyi kuçumsedigim falan yok,yanlis anlasilmasin.Her cinsin arti ve eksileri vardir...Ne kadin erkek gibi olabilir,ne de bir erkek kadin gibi olabilir...Kim kimden ustundur tartismasi da yersiz bence,onemli olan insan olabilmek,olgun olabilmekte...Kadinlarin erkeklere gore daha duygusal oldugu tartisilmaz bir gerçek zaten...Istisnalar ise her zaman vardir,marsin gerçekten hayatta olmadigi ,venusun de marsi çildirttigi durumlar gibi....
OOO ALEYNA HANIM BAKIYORUMDA YERYÜZÜNDEKİ HAYAT SİZİ KESMEMİŞ MARSTAKİ İLE İLGİLENİYORSUNUZ..
DİYELİMKİ MARSTA HAYAT VAR N OLACAK
SİZCE ORADAN DAHADAMI YAKIŞIKLI ERKEKLER GELECEK VEYA YENİ İŞ İMKANKLARIMI DOĞACAK VEYA İHRACATMI YAPACAKSINIZ
YANİ NİYE BU KADAR ÖNEMLİDİRKİ BU MARSTAKİ HAYAT
TAMAM HADİ MARSTA HAYATI BULDUK..
VE ORADAN Bİ YARATIK GELDİ RÖPOTAJA
RESİMLER ÇEKİLDİ KAYITLAR YAPILDI NOLACAK İKİ AY SONRA TELEVOLECİLERDE GİTTİ HADİ ORAYA.KEMAL DERVİŞİDE BAKAN OLARAK YOLLADIK BİDE DOLMUŞ KALDIRIRIZ YARIMSAATTE BİR
OLUR BİTER AMA ŞUDUR OLAY!!!
ORAYIDA BİTİRİRİZ HEMDE EN KISA SÜREDE
ENFLASYONU PATLATIR VE FİTNEYİ SOKARIZ ADAMCAAZLARIN BURNUNDAN GETİRİRİZ ....BIRAKIN BIRAKIN ELEYNA HANIM VARSIN MARSTA HAYAT OLMASINVE VARSIN MARS BİZE ÇÖZÜLMEDİK BİR PROBLEM OLARAK YER ETSİN HAFİZALARIMIZA
DİYELİMKİ MARSTA HAYAT VAR N OLACAK
SİZCE ORADAN DAHADAMI YAKIŞIKLI ERKEKLER GELECEK VEYA YENİ İŞ İMKANKLARIMI DOĞACAK VEYA İHRACATMI YAPACAKSINIZ
YANİ NİYE BU KADAR ÖNEMLİDİRKİ BU MARSTAKİ HAYAT
TAMAM HADİ MARSTA HAYATI BULDUK..
VE ORADAN Bİ YARATIK GELDİ RÖPOTAJA
RESİMLER ÇEKİLDİ KAYITLAR YAPILDI NOLACAK İKİ AY SONRA TELEVOLECİLERDE GİTTİ HADİ ORAYA.KEMAL DERVİŞİDE BAKAN OLARAK YOLLADIK BİDE DOLMUŞ KALDIRIRIZ YARIMSAATTE BİR
OLUR BİTER AMA ŞUDUR OLAY!!!
ORAYIDA BİTİRİRİZ HEMDE EN KISA SÜREDE
ENFLASYONU PATLATIR VE FİTNEYİ SOKARIZ ADAMCAAZLARIN BURNUNDAN GETİRİRİZ ....BIRAKIN BIRAKIN ELEYNA HANIM VARSIN MARSTA HAYAT OLMASINVE VARSIN MARS BİZE ÇÖZÜLMEDİK BİR PROBLEM OLARAK YER ETSİN HAFİZALARIMIZA
merhaba
Gerçi polemik yapmayı pek de istemiyorum ama mars-venüs derken
işin içine hızla çekilmek durumunda olduğumu hissettim(mars gezegenine dahil olduğumuzdan dolayı olsa gerek)
aslında bu mars-venüs meselesi bir kitapla başladı "Erkekler marstan Kadınlar venüsten" ilk bakıştata da anlaşılacağı üzere temayı zaten vurguluyor yani Kadın-Erkek fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olduğundan yada farklılıklar taşıdığından dolayı olsa gerek ki acaab bunlar farklı gezegendenmi diye bir fikir çağrıştırmış olmalı! ne yalan söyleyeyim ebn de bazen böyle düşünmüyor değilim
sosoylojiyle az çok haşır neşir olanlar toplumun fertklerinin psikolojik olarak gelişmelerinde Ailenin yanında Toplumunda çok önemli bir rol üstlendiğini bilirler insanlık Anaerkil-Ataerkil aile modellerini yüzyıllardır denemişler modern çağ da ise ne anaerkil ne de ataerkil bir modeli değil eşitlikçi karar sürecine katılımcı aile modeli yavaş yavaş oturmaya başlamıştır tabi ki bu süreçte kadının çalışma hayatına geçişi de rol oynamıştır ev işleri kısmen de olsa ebeveynler arasında paylaşılmaya başlanmıştır
Türk aile sistemide geleneksel ataerkil aile modeliyle şekillenmiştir çocuğun büyüme everlerinde kız çocuklarına oyuncak olarak "bebek" erkek çocuklarına "silah"alınması yine "erkekler ağlamaz"diyerk zoraki bir davranış şekli oturtulmaya çalışılması -oysa ki erkeklerde ağlar insan bazen hayatın zorlukları ve kaderin cilveleri karşısında ağlamaktan başka çare bulamıyor...tıpkı bir savaş sonrasının manzaraları karşısında savaşta ailesini yitirmiş ve geleceği çalınmış bir çocuğun gözlerindeki kaygı-üzüntü
adına ne derseniz deyin duygu yansıması karşısında insan olduğunu hatırlayıp ta ağlamak gibi bir şey olası ırak savaşını "film" gibi izleyip Amerikanın objektifinden bize gösterilenin dışında orada yaşaayn sivil halkın "ölümü beklemisini "ambargo da 500.000 (beşyüzbin)çocuğun öldüğünüde belirtirsek SAVAŞIN kamera arkasını da anlamış oluruz.Nerden nereye geldik savaş manzaraları bilinçaltıma fazlasıyla işlemiş herhalde...tekrar konumuza dönersek ;
Kadın-Erkek ilişkisinde Dürüstlük -Saflık -Saygı-Sevgi ne kadar önemliyse bu ilişkiyi yürüten insanların birbirlerini anlamaya çalışmaları birbirlerinin penceresinden bakmaya çalışmaları da o kaadr önemlidir en azınadn ilşkinin sağlıklı olaark yürütülmesi için
toplumda yapay olarak oturtulan veya oturtulmaya çalışılan sevgililer günü benzeri yapay tortular -aslında güzel bir şey ama sanırım çiçekçiler için hazırlanmış gibi
sevgi bir günde hatırlanıp kanıtlanacak bir olgu değildir ki süreçle anlaşılacak bir şeydir günlük hayatın uğraşıları arasında insanların birbirelirine karşı gösterdikleri duygularıyla değerlendirilmesi gereken bir konudur yoksa bir günle sembolize edilebilecek veya anlaşılacak bir şey değildir hem zaten yurdumun erkek üyeleride sevgisini ve duygularını belli etmekte pek o kadar başarılı değildir nedenlerini yetiştirilme tarzında aramak gerekir diye düşünüyorum ben...
Hani yunus diyor ya:
İşidin ey yarenler,
Aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül,
Misali taşa benzer.
Taş gönülde ne biter,
Dilinden zehir tüter,
Nice yumuşak söylese,
Sözü savaşa benzer
özümüz ve mayamız aşktır.Allah bizleri aşktan yarattı başkalarının kusurunu görmek yerine kendi kusurumuzu görsek daha doğru olur. İnsan insanın aynasıdır kişi kendini karşısındakinde görür. Kişi kendi eksikliği ile karşısındakine bakar ve onu arar, gördüğü eksik aslında kendi eksiğidir. Eksik yoktur aslında, sevgi ile bütün eksikler giderilir. Özü bağışlayıcı olmaktır
KARŞISINDAKİNİN PENCERESİNDEN BAKMAKTIR...
Aşk-ı muhabbetle
Sevgilerimle...
MARS AHALİSİNDEN BİRİ
Gerçi polemik yapmayı pek de istemiyorum ama mars-venüs derken
işin içine hızla çekilmek durumunda olduğumu hissettim(mars gezegenine dahil olduğumuzdan dolayı olsa gerek)
aslında bu mars-venüs meselesi bir kitapla başladı "Erkekler marstan Kadınlar venüsten" ilk bakıştata da anlaşılacağı üzere temayı zaten vurguluyor yani Kadın-Erkek fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olduğundan yada farklılıklar taşıdığından dolayı olsa gerek ki acaab bunlar farklı gezegendenmi diye bir fikir çağrıştırmış olmalı! ne yalan söyleyeyim ebn de bazen böyle düşünmüyor değilim
sosoylojiyle az çok haşır neşir olanlar toplumun fertklerinin psikolojik olarak gelişmelerinde Ailenin yanında Toplumunda çok önemli bir rol üstlendiğini bilirler insanlık Anaerkil-Ataerkil aile modellerini yüzyıllardır denemişler modern çağ da ise ne anaerkil ne de ataerkil bir modeli değil eşitlikçi karar sürecine katılımcı aile modeli yavaş yavaş oturmaya başlamıştır tabi ki bu süreçte kadının çalışma hayatına geçişi de rol oynamıştır ev işleri kısmen de olsa ebeveynler arasında paylaşılmaya başlanmıştır
Türk aile sistemide geleneksel ataerkil aile modeliyle şekillenmiştir çocuğun büyüme everlerinde kız çocuklarına oyuncak olarak "bebek" erkek çocuklarına "silah"alınması yine "erkekler ağlamaz"diyerk zoraki bir davranış şekli oturtulmaya çalışılması -oysa ki erkeklerde ağlar insan bazen hayatın zorlukları ve kaderin cilveleri karşısında ağlamaktan başka çare bulamıyor...tıpkı bir savaş sonrasının manzaraları karşısında savaşta ailesini yitirmiş ve geleceği çalınmış bir çocuğun gözlerindeki kaygı-üzüntü
adına ne derseniz deyin duygu yansıması karşısında insan olduğunu hatırlayıp ta ağlamak gibi bir şey olası ırak savaşını "film" gibi izleyip Amerikanın objektifinden bize gösterilenin dışında orada yaşaayn sivil halkın "ölümü beklemisini "ambargo da 500.000 (beşyüzbin)çocuğun öldüğünüde belirtirsek SAVAŞIN kamera arkasını da anlamış oluruz.Nerden nereye geldik savaş manzaraları bilinçaltıma fazlasıyla işlemiş herhalde...tekrar konumuza dönersek ;
Kadın-Erkek ilişkisinde Dürüstlük -Saflık -Saygı-Sevgi ne kadar önemliyse bu ilişkiyi yürüten insanların birbirlerini anlamaya çalışmaları birbirlerinin penceresinden bakmaya çalışmaları da o kaadr önemlidir en azınadn ilşkinin sağlıklı olaark yürütülmesi için
toplumda yapay olarak oturtulan veya oturtulmaya çalışılan sevgililer günü benzeri yapay tortular -aslında güzel bir şey ama sanırım çiçekçiler için hazırlanmış gibi
Hani yunus diyor ya:
İşidin ey yarenler,
Aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül,
Misali taşa benzer.
Taş gönülde ne biter,
Dilinden zehir tüter,
Nice yumuşak söylese,
Sözü savaşa benzer
özümüz ve mayamız aşktır.Allah bizleri aşktan yarattı başkalarının kusurunu görmek yerine kendi kusurumuzu görsek daha doğru olur. İnsan insanın aynasıdır kişi kendini karşısındakinde görür. Kişi kendi eksikliği ile karşısındakine bakar ve onu arar, gördüğü eksik aslında kendi eksiğidir. Eksik yoktur aslında, sevgi ile bütün eksikler giderilir. Özü bağışlayıcı olmaktır
KARŞISINDAKİNİN PENCERESİNDEN BAKMAKTIR...
Aşk-ı muhabbetle
Sevgilerimle...
MARS AHALİSİNDEN BİRİ



