Sevgiyi ya da aşkı anlatmak zordur.. Zaten her ikisinde güzelliği, tarif edilememesidir. Ve anlamının anlatıldığında değil yaşandığında kavrandığı bilinmelidir. Yaşanan en büyük efsane bile anlatıldığında "böyle birşey olur mu? Palavranın ta kendisi" denebiliyorsa ufak ama büyük aşklar her zaman kayda değer sayılmadığını gösterir karşındaki insana.. Okursun/dinlersin karşındakini üzmemek için olumlu düşüncelerini ön plana itersin ama mutlaka içinden "sanırım saf buldu anlatıyor" diye birşey geçer.. Geçmez diyen ya anlamamıştır, ya da umursamıyordur.
Ama aşkı ve sevgiyi yaşayan her insan için yaşadığı bir efsanedir.. Ve efsaneler yalnız bir kere yaşanır...
tosyagulu yazdı:bence birisi birini seven o aski bilir ve o aski kalbinde hissedir yani ben oyle dusunuyorum ..
Zaten kalpte hissedilmeyen duygu ne aşktır ne de sevgidir. Hissedilmeyenin adı ya yalnızlıktır ya da hüznün koynunda uykuya dalmaktır. Ve aşkı yalnız yaşayanlar anlar..
bazen askin kotu yanlarida var ama biz askin hep iyi yanindan bakariz ama iki insan birbirine asiksa tamam ozaman hic ortada kotu yanlari cikmaz ama bir insan baskasina asik olursa ve o karsindaki insanda ona asik olmasssa ozaman kotu yanlari cikar ....