Aşkın Fiziğini Keşfedin!

Aşkı ve Sevgiyi burada konuşun, burada paylaşın!
Cevapla
HakanMirzabey
Teknik Uygulamalar Koordinatörü
Teknik Uygulamalar Koordinatörü
Mesajlar: 615
Kayıt: 08.11.2002 - 19:38
Konum: Ce-World
İletişim:

Aşkın Fiziğini Keşfedin!

Mesaj gönderen HakanMirzabey »

Kadınlar, erkekler ve aşk...
Mutluluğun formülünü her yerde aradık durduk ama bir türlü bulamadık. Şimdi, hiç aklımıza
gelmeyen bir kaynak bize yardıma hazır; fizik kitapları. Çünkü aşkın dinamiklerini de o
meşhur fizik kanunları belirliyor.


Lisede ezberlediğimiz yüzlerce fizik formülü karşısında çoğumuzun nasıl da nefesi kesilirdi.
Oysa o formüllerin bir çoğunu zamanla unuttuk. Ta ki hayatımızın en önemli parçalarından
biri olan aşkın altında bu formüllerin yattığını öğrenene dek. Kadın erkek ilişkilerinin ve
tabii ki bu ilişkilerdeki problemlerin, yanılgıların ve çıkmazların temelinde doğanın en
eski güçleri var.

Bugüne kadar aşklarımızı arkadaşlarımızla ya da psikologlarla birlikte analiz ettik, oysa
aslında tek ihtiyacımız olan şey bir fizik kitabı. Pozitif ve negatif enerjinin etkileşimi,
birbirini iten ve çeken bedenler, titreşimler, erime... Lise yıllarına dönmeye hazırlanın,
çünkü ders başlıyor!

Onu gördüm ve çarpıldım. Adı üstünde yıldırım aşkı!

Temel formül: Aralarında maddesel
bağ olmayan iki cismin karşılıklı etkileşimine çekim gücü denir.

Bir anda çarpıldım. Onunla tanıştınız, iki kelime konuştunuz ya da konuşmadınız ve sizi bir
mıknatıs gibi çektiğini hissediyorsunuz. Utanmasanız 'Aşık oldum.' diyeceksiniz ve hatta
utanmıyorsunuz. Bilim adamlarına göre ilk görüşte aşk sanıldığı gibi gizemli ve mistik bir
olay değil. Çekim gücü hiçbirimizin engel olamayacağı bir doğa kanunu. Bu çekimin ne kadar
sürdüğünü ise kimse bilmiyor, iyi bir başlangıç, fakat yıldırım aşkının temeli sağlam
duygulara dönüşmesi kişiliklerinize ve birlikteyken kendinizi nasıl hissettiğinize bağlı:
Onunla mutlu musunuz? Birbirinizi nasıl etkiliyorsunuz? ikinizin de duyguları olumlu olmalı,
çünkü yalnızca ona verdiğiniz kadar pozitif enerjiyi ondan alırsanız bu aşkın bir şansı
olabilir.

Biz serbest ilişkiye inanıyoruz.

Temel formül: Kendi haline
bırakılan bir cisim eğer dıştan itici bir güç olmazsa ya dümdüz gider, ya da olduğu yerde
kalır.

Kelebek kadar özgür. Sevdiğiniz erkekle birliktesiniz ve birbirinizi sıkmamak için
ilişkinizi serbestlik temeline oturttunuz. Aşkın o en ateşli zamanları geçti ve yeryüzüne
geri döndünüz. Bu noktada ilişkinizin serbestliğini karşılıklı sorumluluk ve saygıyla
dengelemezseniz birinizden biri ya olduğu yerde kalacak, ya da yoluna yalnız devam
edecektir.

Her halükarda aranızdaki tutkunun azalması kaçınılmaz. Özgürlüğün belli sınırları olduğunu
unutmayın ve onunla bu konuyu tartışmaya çalışın, ilişkiden beklentilerinizi dile getirin,
fikir alışverişinde bulunun. Ne tür davranışlardan rahatsız olacağınızı birbirinize açık
açık söyleyin ve serbest ilişkinize belli kısıtlamalar getirin. Böylece hem aşkınıza enerji
katmış, hem de yola birlikte devam etmiş olursunuz.

Onunla tamamen uyuşuyoruz. Bu bir rüya olmalı!

Temel formül: Sürekli aynı
frekansta giden iki dalga bir zaman sonra birbirini yok eder.

Her şey harika. Birazcık bile kavga yok, her konuda aynı fikirdesiniz, her yere birlik te
gidiyor, bütün boş zamanınızı birlikte geçiriyorsunuz. Fakat bu arada yavaş yavaş
birbirinizin gölgesi haline geldiğinizi, kız arkadaşlarınızın sizi uzun zamandır
aramadıklarını ve ilişkinizin başlangıcında aranızda var olup aşkınıza renk katan ufak tefek
fikir ayrılıklarının tamamen kaybolduğunu görmüyorsunuz. Aşırı uyumsuzluk gibi aşırı uyum da
büyük bir sorun...

Yok olan benlikler, kaybolup giden alışkanlıklar, huzur verici ve yararlı yalnızlıklar,
kişisel meraklar ve bağımsızlık olmadıktan sonra ilişkinin ne anlamı kalır? O sizin
hayatınızın çok önemli bir parçası, ama tamamı değil. Zaman zaman tabii ki aynı frekansta
buluşacak, uyum içinde ilerleyeceksiniz fakat bazen de kendiniz için yaşamalı, şahsi
zevklerinize vakit ayırmalısınız. Kendi kişilik dalganızı yakalayın ve onu sürekli hareket
halinde tütün. Gerçekten uyumlu bir çiftseniz sizin dalganız gereken yerde onunkiyle zaten
çakışacaktır.

Devamlı kavga ediyoruz. Hepsi onun suçu!

Temel formül: İki cisim arasındaki
itme hiçbir zaman tek taraflı olmaz, ikisinin de etkisiyle gerçekleşir.

Tartışma, kavga, gürültü... Mutsuzsunuz ve size kötü davrandığını düşünüyorsunuz. Peki hiç
somut bir adım attınız mı, bu konuyu sakin bir biçimde onunla konuştunuz mu? Hayır! O zaman
siz de suçlusunuz. Olaylar karşısında pasif kalmanız sorumluluğu üzerinizden atmanızı
sağlamıyor ne yazık ki. Sevdiğiniz erkek sizden uzaklaştığında ya da size saldırdığında bunu
ne kadar güçlü yapıyorsa siz de o kadar güç ortaya koymalısınız, bu bir fizik kuralı...

Mantıklı düşünün; yanlış seçimler mi yaptınız, yanlış yolu mu seçtiniz, sizi sömürmesine
izin mi verdiniz? İlişkinizin kötü ve yıpratıcı hale gelmesinin sebebi kafanızın içindeki
örümcek ağı mı? Bunların hepsi düzelebilir. Tek ihtiyacınız olan kuvvetli bir istek, irade,
bilinç ve bol bol iletişim. Böylece ilişkiniz-eki dengeleri eşitleyebilir ve aranızdaki itme
gücünü çekime dönüştürebilirsiniz.

Duygularım sürekli değişiyor.

Temel formül: Doğadaki hiçbir
süreç tersine çevrilemez, her süreç belli bir yönde ilerler.

Aşkta denge olmalıdır. Aşklar ve ilişkiler zaman içinde sürekli değişir, tıpkı rüzgarın
birdenbire yön değiştirmesi gibi... Ne yazık ki bu da duygusal yaşamın bir parçası. Ancak
sağlam ilişkilerde temel prensipler aynı kalır. Böylece ilişkideki değişiklikler, yenilikler
eski temellere oturtulur ve aralarında yeni bir denge kurulur.

Kalbinizin ve aklınızın pillerini devreye sokun. İlişkinizin güven, birbirine destek olma,
dürüstlük, şefkat ve diyalog kurma gibi değişmez unsurlarına sahip çıkın ve içten ya da
dıştan gelen yenilikleri bu unsurlar ışığında değerlendirin. Haa, bu arada lise yıllarınızda
nefret ettiğiniz fizik kitabım fırlatıp attığınız köşeden çıkarıp başucunuza koymayı da
unutmayın.
Cevapla