posta kutun bak dışarda
göz yaşlarını akıtıp
ağla bütün dök dışarda
geri dönmüyor hiç giden
gör kaçamıyor bıçkıdan
ömür yeşil ağaç fidan
baş aşağı kök dışarda
söylediğim değil yalan
sor inanmazsan bir bilen
bulut kapatmış su ilen
bir masmavi gök dışarda
sürmeler sür gözlerine
süslen benze bir cerene
ay vururken pencerene
saçlarını dök dışarda
eline var kına yakta
bekle beni dur ayakta
şu an bulunduğum nokta
bana senden pek dışarda
akşamları sarar kasvet
kanar içte adı gurbet
deli keder deli hasret
başka bir şey yok dışarda...
