TERS YÜZ DÜŞÜNCELER

Hayatınız Kararırsa, Yüreğinizdeki Parıltıyı Arayın! Üzülmeyin, Kötü Günlerin Ardından Güzel Günler Gelir...
Cevapla
Eski Üye #2982
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 138
Kayıt: 31.03.2006 - 20:38

TERS YÜZ DÜŞÜNCELER

Mesaj gönderen Eski Üye #2982 »

Hep manzaraya odaklandın. Bir yeri güzel eden manzaradır dedin; öyle bildin, öyle umdun. Manzara, adı üzerinde, nazar edilen yer değil midir?

Nazar edeni yoksa, yani ki bakanı yoksa, manzaradan söz edebilir misin? Bakanların bakışı güzel değilse, bakılan yer güzel olabilir mi? Ozanın “Güzelliğin beş par’etmez, bu bendeki aşk olmasa” demesi yerinde değil mi? Bir yerin manzarası kadar nazar edenlerini de önemsemelisin. Sahillere bir bak; deniz mavi ve sonsuz ve yazık ki bakışlar kör ve umarsız… Deniz manzaralı bir yer arama boşuna. Deniz nazarlı bir adam ara…

* * *

“Hastane önünde incir ağacı…” diye başlıyor o hüzünlü türkü. Kim görür hastane önündeki incir ağacını? Sağlıklı olanlar farkında mıdır bir ağacın gölgesinde ağırlandıklarının? İnce hastalığa yakalanmış bir gencin gözlerinde ne kadar büyük bir umuttur incir ağacı? Penceresinin önüne eğilip her yaprağında hayatı fısıldayan ve yapraklarının her kıpırtısında kalbine heyecan veren incir ağacı ne çok şey söyler ona? Onun meyve verme demine yetişememe kaygısı ne garip bir hâldir? Gündelik hayatın hayhuyunda koşturan sen ne çok şey kaçırıyorsun? Hayattan yana nasibi çok olanlar hayattan nasiplerini azaltmıyorlar mı böylece? Bir gün hastane önünde incir ağacı görürsen, dur orada, selâm ver, selâmını al. Telaşlar bizi bizden uzaklara götürüyor. Ruhumuzu hep geride bırakıyoruz. Hep başkalarının plağı çalıyor içimizde sanki… Hastane önündeki incir ağacı durup durup bakıyor sana. Sen ise işe koşturuyorsun. “İş”siz kalasın e mi?

* * *

“Kara bağlar, kara bağlar/Yâr zülfünü yana bağlar/Gül açmaz, bülbül ötmez/Yıkılsın bu bağlar.” Bir başka türkü de böyle başlıyor. Türkünün bundan sonraki kısmı da sanki bunun tekrarıymış gibi gelir: “Kara bağlar, kara bağlar/Yâr zülfünü yana bağlar/Gül açmış, bülbül ötmez/Yıkılsın bu bağlar.” Yârinden karşılık göremeyen bir âşığın bir hecelik farka sığdırdığı destanı bilmem fark edebildin mi? Gülün açmadığı, bülbülün de (haliyle) ötmediği bir bağ yıkılıp gitsin gerçekten… Ne viran bir yerdir gülün de bülbülün de olmadığı bir bağ! Bundan daha kötüsü ne olabilir? Hiç olmazsa, bir eksiğini tamam eylesek bağın, meselâ güllerini açtırsak, daha az mı viran olası görünür? Öyle demiyor türkü! Açmış güller varken bülbüllerin ötmediği bir bağ, güllerin de bülbüllerin de eksik olduğu bir bağdan daha eksiktir. Bazen fazlalıklar eksikliği daha çok besler. Peki, sen orada mısın? Yanımda mısın? Yoksun da o yüzden mi yoksun? Yoksa, varsın da yine mi yoksun? Yokluğun varlıktan daha az sabır gerektirdiği haller varmış meğer! Bilmem anlatabildim mi?

“Ten Meryem gibidir. Sancı çekmedikçe İsâ’yı doğuramaz.” Böyle diyor bilge. İnadına söylüyor. Konforu aradığımız bu çağda, pürüzsüzlüğe düşkünleştiğimiz bu zamanda bize ne kadar uzak düşüyor sancı çekmeye razı olmak. Sancılı adamları/kadınları hemen tedavi ediyoruz. Ağrı kesici veriyoruz, dertlerini ellerinden alıyoruz. Seviniyoruz, sevindiriyoruz. Ya Meryem de sancıya razı olmasaydı, İsâ gelmeseydi ve geçmeseydi şu dünyadan? Ne çok şeyi kaybederdik? Ne çok sızılarımız olurdu? Ve sızılarımızın olması gerektiğini bilerek sızılardan yoksun olurduk. Rahat olurduk; sadece rahat olurduk. Memnun olurduk kendimizden. Mutmain sanırdık kendimizi. Çare peşinde koşmazdık. Oturup kalırdık oturduğumuz yerde. İsâ uğramazdı yanımıza. Uğramayan bir İsâ’yı da hiç aramazdık. Ne büyük kayıptır kaybedileni bilmemek, kaybettiğinin eksikliğini çekmemek. Kaybeden arar; eksiklik çeken rahatsız olur. Kaybettiğini kaybettiğinin farkında değilsen onu arayamazsın; onu asla bulamazsın, bulsan da eline almazsın. Eksikliğini çekmediğin şeyi bulamazsın; o yanın asla tamam olmaz, tamam olsa da anlayamazsın. Dert sana lazım dostum; sancı çekmen lazım. Yoksa deva bulamazsın, çünkü aramazsın…

* * *

Farkında mısın, sen en güzel duanı dilin yokken yaptın. Öyle ki duaya dönmeyen dilinin suskunluğunu dua kabul edip sana dua edebilen bir dil verdi Rabb’in. Şimdi, ben susuyorum, sen de sus ki, iyiliğini yine O söylesin. Sus ki, söz bakışı bulandırır.
rambo
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 116
Kayıt: 22.03.2006 - 0:34
Konum: cehennnemin dibinden

Mesaj gönderen rambo »

KÖTÜLÜKLERİN ANASI SİGARADIR
HER GÜZELLİGİN BAŞLANGICI İSE AŞIK OLMAKTIR SEVMEKTİR...

rambo fazıl kısakürek...

sevgiler ve saygılar.
Eski Üye #2982
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 138
Kayıt: 31.03.2006 - 20:38

Mesaj gönderen Eski Üye #2982 »

eminim babasıda sensindir rambo kısa bıyık pardon kısakürek
rambo
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 116
Kayıt: 22.03.2006 - 0:34
Konum: cehennnemin dibinden

Mesaj gönderen rambo »

bah güzelim seninle tartışıp senin seviyene inmiyecem lütfen sende indigin seviyede kal benimle ugraşma tamammı...
Eski Üye #2982
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 138
Kayıt: 31.03.2006 - 20:38

Mesaj gönderen Eski Üye #2982 »

hatasız kul olmaz
hatamla sev beni
rambocum sözlerini okurken okadar çok duygulandımki ne mendil yetiyo göz yaşlarımı kurulamaya nede havlular.dayanamıyorum valla.bukadar anlam dolu bukadar etkileyici sözleri okadar güzel ifade ediyosunki.insanın aşık olası falan geliyo.ah bu gençlik ah.....

((bah güzelim pardon bak güzelim bu seviyeler irtifası az adranalini yüksek seviyelerdir.alışkın olmayanda mide bulantısı baş dönmesi gibi yan etkiler meydana getirir.lütfen yanına refakatçi almadan inme. :lol: :lol:
Cevapla