Üç kadına aşığım
-
gezgin_34
Merhaba,
bence hem karina hem de sevgilerine büyük saygisizlik yapiyorsun.
Merak ediyorum acaba karin ve sevgililerinden biri seni aldatmis olsa neler his edersin
acaba? Nasil tepki verirsin?
Bunu tabiki simdiden bilemesin.
Ama umarim seni de sevgilerinden biri aldatir ve sende nasil bir duygu oldugunu tanirsin.
Hic birinin senin cirkin oyunundan haberi olmasa da....
Ben kendi basima gelmesini istemedigin seyleri de baskalarina yapmamak gerektigine
inaniyorum. Yani bir insan bana nasil davranmasini istiyorsam bende o sekil karsiki
insanlara davraniyorum.
Ve umarim ki senin gibi erkekler cooook nadir dir!
saygilarimla,
Sunay
bence hem karina hem de sevgilerine büyük saygisizlik yapiyorsun.
Merak ediyorum acaba karin ve sevgililerinden biri seni aldatmis olsa neler his edersin
acaba? Nasil tepki verirsin?
Bunu tabiki simdiden bilemesin.
Ama umarim seni de sevgilerinden biri aldatir ve sende nasil bir duygu oldugunu tanirsin.
Hic birinin senin cirkin oyunundan haberi olmasa da....
Ben kendi basima gelmesini istemedigin seyleri de baskalarina yapmamak gerektigine
inaniyorum. Yani bir insan bana nasil davranmasini istiyorsam bende o sekil karsiki
insanlara davraniyorum.
Ve umarim ki senin gibi erkekler cooook nadir dir!
saygilarimla,
Sunay
-
phantom777
- Üye

- Mesajlar: 1
- Kayıt: 30.10.2002 - 13:44
YÜREĞİNİ GERÇEK
SAHİBİNE VER....
Sana bir hikaye anlatacağım dostum. İyi dinle.
Adam 45 yaşındaydı. Hoştu. Hayli yakışıklı, hatta çarpıcı idi. Gerçi biraz göbeklenmişti ama her sabah yaptığı jimnastikle yaşını gösteren yağlardan da kurtulacağından hiç kuşku duymuyordu. Yirmibeş yıl önce tanıştığı ve sevdiği kadınla ondokuz yıldır evliydi.
Gelgelelim içi içine sığmıyordu. Aynaya her bakışında yüzünde yeni ve derin bir çizgi görüyordu. Saçları sanki hergün biraz daha ağarıyordu. Çevresinde kendisine iltifat eden her kadına daha dikkatli bakmaya başlamıştı. Hele karısının iş yerinde çalışan genç bayan eleman, karısına “ Çok heybetli bir eşiniz var ” dediğinde yüreğinde yeniden kıpırdayan genç duyguları engellemesi imkansız hale gelmişti.
Yakışıklı buluyordu kendini. İyi bir işi ve gerek iş yerinde gerekse arkadaş çevresinde hayli saygın bir yeri vardı. Henüz yaşlılar sınıfına girmemişti. Ama birkaç yıl sonra kendini bugünkü gibi hissetmeyeceği kesindi. Avucundan hızla kayan gençliğin son demlerini yaşıyordu.
Çeyrek asırdır aynı kadın vardı hayatında. Ölünceye kadar da o mu olacaktı ? Bu düşünce yıllar öncesinden beri kemiriyordu beynini. Artık bitmeliydi. Artık yeni kokular, yeni bedenlerde yeni heyecanlar istiyordu. Son zamanlarda kendisine ilgi gösteren genç hanımlar arasında biri vardı ki... Her fırsatta kalemine sarılıp şiirler yazdırıyordu yüreğine.
Şarkıların anlamı değişmiş, şiirler çok daha etkiler olmuştu onu. İş yerinde ki masa takviminde onun yazdığı küçük notları bulmak umuduyla her sabah ayrı bir heyecan duyarak girer olmuştu odasına. Ruhunda çapkın yapıyı hiçbir zaman taşımamıştı. Karısını hiç aldatmamıştı gerçek anlamda. Ama şimdi başka kadınlar heyecan değil yalnızca, ihtiyaç haline gelmişti. Sadece o mu? Ömür boyu hiç kimseye hesap vermeden yaşamamın keyfine varamamak ihtimali en kötüsüydü.
Karısı hiçbir şey sormasa bile, eve her geç kalışında içinden ona karşı günah çıkartıyordu hep. Ona dokunuşlarında genç bedenleri hayal ettikçe daha çok, daha çok suçluluk duyuyordu.
Son zamanlarda her şeyden habersiz olan karısının karşısında hissettiği inanılmaz ezikliği, kendi kendine yaratmış da olsa, artık yaşamak istemiyordu.
Karısı daha hala genç görünen bir kadındı. Kendisine yeni bir dünya kurabilirdi. Çocuklarda zaten büyümüşlerdi Özgürlüğü delice istiyordu. Daha farklı kadınlar olmalıydı hayatında.
Bilmiyordu kayıplarını, anlamıyordu yaşama telaşının kaç kişinin hayatına mal olacağını.
Tıpkı senin gibi.
Birşeylerden kaçıyor, birşeyleri kovalıyordu ama uçuk kaçık duygularının kendisini nereye götürdüğünün hiç bilincinde değildi. Artık tek hedefi neredeyse yirmi yıldır taşıdığı sorumluluklardan kurtulup “Bekar Adam” olabilmekti. İçki içti, daha çok, daha çok içti. Kadınlarla kaçamaklar yapmaya başladı. Bunu karısına belli etmek için özel çabalar sarfetti. Yılsın istedi. Boşanma teklifi ondan gelsin ki ayrılmak sorun olmasın istedi.
Sabırla, biraz da sinsice belki, nakış nakış hazırladı evliliğini bitirecek olan sonu. Evet, olabilecek en pürüzsüz boşanmayı gerçekleştirdi sonunda.
Şimdi yatağının başucunda, mutfak rafında, salon sehpasının üzerinde ve ceplerinde kalp ilaçları olan bir yalnız adam o. İlaçları her yerde bulundurmalı, çünkü kalbi sıkışırsa ona ilaç yetiştirecek kimsesi yok.
Bilmelisin.Bütün bunlar gerçekten yaşandı.
Karısı mı ? Kimi zaman evlenme, kimi zaman seks adına yapılan bir dolu teklif aldı. Şimdi senin teklif ettiğin gibi. Ve ilerde terk etmeyi düşündüğün karının başına gelebilecek olanlar gibi. Parasız kaldı, yalnız kaldı, savunmasız kaldı.. Kimi zaman cesur olmayı başardı ama çoğu zaman korkular içinde yaşadı. İlerde, yıllarca aynı yastığa baş koyduğun karının başına gelebilecek olanlar gibi.
Şimdi kalk yerinden. Arkana hiç bakmadan evine git dostum. Yuvana sahip çık. Seni en çok yanıltan şey yine kendi yüreğin. Onu gerçek sahibine iade et. Bırak yüzündeki çizgileri, sana bir ömrü verip sende bütünleşmiş olan gerçek sevgi okşasın. Hadi git şimdi. Hesap ödemekle zaman harcama sakın.Ben öderim.
SAHİBİNE VER....
Sana bir hikaye anlatacağım dostum. İyi dinle.
Adam 45 yaşındaydı. Hoştu. Hayli yakışıklı, hatta çarpıcı idi. Gerçi biraz göbeklenmişti ama her sabah yaptığı jimnastikle yaşını gösteren yağlardan da kurtulacağından hiç kuşku duymuyordu. Yirmibeş yıl önce tanıştığı ve sevdiği kadınla ondokuz yıldır evliydi.
Gelgelelim içi içine sığmıyordu. Aynaya her bakışında yüzünde yeni ve derin bir çizgi görüyordu. Saçları sanki hergün biraz daha ağarıyordu. Çevresinde kendisine iltifat eden her kadına daha dikkatli bakmaya başlamıştı. Hele karısının iş yerinde çalışan genç bayan eleman, karısına “ Çok heybetli bir eşiniz var ” dediğinde yüreğinde yeniden kıpırdayan genç duyguları engellemesi imkansız hale gelmişti.
Yakışıklı buluyordu kendini. İyi bir işi ve gerek iş yerinde gerekse arkadaş çevresinde hayli saygın bir yeri vardı. Henüz yaşlılar sınıfına girmemişti. Ama birkaç yıl sonra kendini bugünkü gibi hissetmeyeceği kesindi. Avucundan hızla kayan gençliğin son demlerini yaşıyordu.
Çeyrek asırdır aynı kadın vardı hayatında. Ölünceye kadar da o mu olacaktı ? Bu düşünce yıllar öncesinden beri kemiriyordu beynini. Artık bitmeliydi. Artık yeni kokular, yeni bedenlerde yeni heyecanlar istiyordu. Son zamanlarda kendisine ilgi gösteren genç hanımlar arasında biri vardı ki... Her fırsatta kalemine sarılıp şiirler yazdırıyordu yüreğine.
Şarkıların anlamı değişmiş, şiirler çok daha etkiler olmuştu onu. İş yerinde ki masa takviminde onun yazdığı küçük notları bulmak umuduyla her sabah ayrı bir heyecan duyarak girer olmuştu odasına. Ruhunda çapkın yapıyı hiçbir zaman taşımamıştı. Karısını hiç aldatmamıştı gerçek anlamda. Ama şimdi başka kadınlar heyecan değil yalnızca, ihtiyaç haline gelmişti. Sadece o mu? Ömür boyu hiç kimseye hesap vermeden yaşamamın keyfine varamamak ihtimali en kötüsüydü.
Karısı hiçbir şey sormasa bile, eve her geç kalışında içinden ona karşı günah çıkartıyordu hep. Ona dokunuşlarında genç bedenleri hayal ettikçe daha çok, daha çok suçluluk duyuyordu.
Son zamanlarda her şeyden habersiz olan karısının karşısında hissettiği inanılmaz ezikliği, kendi kendine yaratmış da olsa, artık yaşamak istemiyordu.
Karısı daha hala genç görünen bir kadındı. Kendisine yeni bir dünya kurabilirdi. Çocuklarda zaten büyümüşlerdi Özgürlüğü delice istiyordu. Daha farklı kadınlar olmalıydı hayatında.
Bilmiyordu kayıplarını, anlamıyordu yaşama telaşının kaç kişinin hayatına mal olacağını.
Tıpkı senin gibi.
Birşeylerden kaçıyor, birşeyleri kovalıyordu ama uçuk kaçık duygularının kendisini nereye götürdüğünün hiç bilincinde değildi. Artık tek hedefi neredeyse yirmi yıldır taşıdığı sorumluluklardan kurtulup “Bekar Adam” olabilmekti. İçki içti, daha çok, daha çok içti. Kadınlarla kaçamaklar yapmaya başladı. Bunu karısına belli etmek için özel çabalar sarfetti. Yılsın istedi. Boşanma teklifi ondan gelsin ki ayrılmak sorun olmasın istedi.
Sabırla, biraz da sinsice belki, nakış nakış hazırladı evliliğini bitirecek olan sonu. Evet, olabilecek en pürüzsüz boşanmayı gerçekleştirdi sonunda.
Şimdi yatağının başucunda, mutfak rafında, salon sehpasının üzerinde ve ceplerinde kalp ilaçları olan bir yalnız adam o. İlaçları her yerde bulundurmalı, çünkü kalbi sıkışırsa ona ilaç yetiştirecek kimsesi yok.
Bilmelisin.Bütün bunlar gerçekten yaşandı.
Karısı mı ? Kimi zaman evlenme, kimi zaman seks adına yapılan bir dolu teklif aldı. Şimdi senin teklif ettiğin gibi. Ve ilerde terk etmeyi düşündüğün karının başına gelebilecek olanlar gibi. Parasız kaldı, yalnız kaldı, savunmasız kaldı.. Kimi zaman cesur olmayı başardı ama çoğu zaman korkular içinde yaşadı. İlerde, yıllarca aynı yastığa baş koyduğun karının başına gelebilecek olanlar gibi.
Şimdi kalk yerinden. Arkana hiç bakmadan evine git dostum. Yuvana sahip çık. Seni en çok yanıltan şey yine kendi yüreğin. Onu gerçek sahibine iade et. Bırak yüzündeki çizgileri, sana bir ömrü verip sende bütünleşmiş olan gerçek sevgi okşasın. Hadi git şimdi. Hesap ödemekle zaman harcama sakın.Ben öderim.
selam baris bey ben üzülüyorum böyle seyler duyunca bir gönülde 3 kisi yatamaz bu olacak sey deyil cok özür dileyerek söylüyorum ama sizin derinliklerden gelen bir sorununuz var bunun belki bilincinde deyilsiniz insan olan insan böyle seyler yapamaz insan vicdanlidir cünkü biri evde diger ikisi disarda cok yazik inanin buna hangi vicdan el verir ben anlayamiyorum dogrusu ne vefa borcu sizin yerinizde olsam her seyi ölcer tartar ve iclerinden birini secer onunla mutlu olurdum hic akliniza gelmioyrmu sonucta ücünüde aldatiyorsunuz oysaki insanlari aldatarak mutlu olunabilecegini sanmiyorum hani sevgi hani ask bunun neresinde karsinizdaki insanin gözlerini baktiginizda iciniz ürpermezmi.yazik dogrusu siz sevmiyorsunuz karsinizdaki insanlari kullaniyorsunuz eger sizinle böyle bir sey yapilsaydi acaba ne yapardiniz neler düsünürdünüz bunu hic düsündünüzmü.ama siz ben bunu yapiyorum bundanda hosnutluk duyuyorum diyorsaniz buyurun devam edin hayat sizindir ama inanin bana benim beynimdeki insanlik anlayisinda sizin gibilerin yeri yok.insani aldatanlar insanlara ne derece ne verebilirki.saygilar
ben sana ne dıyeyim ya yuh yani yuh inanamıyorum çok üzücü bu sen kıme güveneceksin bu dünyada ya yapılanlara bak keşke evlenmeseydin yani o kadına yazık ya çocuğun var mı umarım yoktur!kızın olsa ona da acırım ben ya böyle bir baba ........bi de utanmadan maddi ve manevi yönden yardım ettiğini söylüyorsun bence harbiden bi doktora görünmelisin hemde çok acil bi şekilde yani....

Bence bir insan sadece birisine asik olur daha cok kisiye asik olamaz yani ben oyle olmam ama bence seninkisi ask degil hoslanmak gibi nitelendirebiliriz ve ustelik evlisin ben birseye inanirim bir insan evlendiginde baskalarina bakmamali o yuzden ben simdi gencligimi iyi yasamak istiyorum ve ileride senin dustugun hataya dusmek istemiyorum
-
Fire_DraGoN
- Üye

- Mesajlar: 33
- Kayıt: 23.02.2003 - 21:24


