kara delikler

Serbest Kürsü... Konuşma Hakkı Sizde!
Cevapla
panturk
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 186
Kayıt: 15.11.2004 - 14:01
Konum: anGara

kara delikler

Mesaj gönderen panturk »

karl marx das kapital adlı eseriyle kapitalist toplumlarda sermayenin yani kapitalin dolaşımını incelemiş üretici sınıfların yani işçi köylülerinde üretimde aldıkları role bakmış bunların maliyet giderleri sonrası kendi hissesine aldığı paydan da sonra arta kalan kar ile sermayenin sürekliliğinin sağlandığını nazarı dikkate almış ücret birim fiyat kar maliyet olayını irdelemiş sistemin temelinde iktisaadi dengenin öneminin yadsınamaz olduğu idrakine varmıştır
yaaa şimdi gerçektende altı yedi sene neyi oluyo heral bi çivici ömer naamıyla maaruf seri katil parkta oturan kişilere arkasından yanaşıp elindeki onluk çiviyi adamın kafaya dayayıp yaklaşık 3 kiloluk çekiçle adama çaktırmadan aanında doong diye kafayı delip ölümlerine sebebiyet veriyor yanlış hatırlamıyorsam 6 yedi kişiyi öte tarafa gönderiyor bu .. aradan bir kaç sene geçti biz bunu nerdeyse unutmaya yüz tuttuk yeni yeni seri katiller türedi onu rahmetle andırmaya başladı gıravat modası çıktı bi ara kaatil maktülün gırtlağı çizdikten sonra dilini bu çizikten aşşağı gıravat gibi çıkarıp ordan sarkıtıyo ... bi ressam çıktı testereyle kol bacak boyunu budadıktan sonra yüzlerini boyayla boyayıp desen çiziyo değişik yerlere atıyo parçaları.. kafa bölümleri enteresan palyanço gibi boyanmış neyse .. işte bu savaş ay adlı arkadaş sağlık bakanlığından izin alıyo bakırköyde müşaadele altındaki ömerle röportaj yapıyo porogramda bunun hayattan kesitler elektirik teknisyeniymiş bu bi gün bir tırafo tamiratı esnasında bilmem kaç volt ceryan yiyyo vücudun büyük bölümü yanıyo malül oluyo karısı bunu terkediyo .. pisikolocisi bozuluyo sonra .. sonrası maalum elinde bi çivi talih beni fena çizdi bende biraz çiziyim hesabı neyse .. cezaii ehliyeti olup olmadığının tespiti için adalet bakanlığının sağlık bakanlığına bakanlığında bakırköy ruh ve sinir hastalıklarına havale ettiği ömerin porogramı tüylerim diken diken gerili halde izliyom( mutlaka sizlerin içindede izleyenleriniz vardır ) görevliler kapıyı açtı savaş ay elde mikrofon girdi içeri bununla röportaj yapıyo havadan sudan derken .. üç dört sene oldu ama hafızama kazındı savaş ay bu çivici ömere ömer bey dedi sizce bizim memleketin içinde bulunduğu hal nedir gibi bir soru sordu ömer yanaştı mikrofona - bizim ülkemizin en büyük sorunu bütçe sorunudur iç ve dış ticaret açığının dengelenememesi efendim yıl sonu itibarı hazinede para kalmaması gelir gider dengesinin bozukluğu .. saydırıyo döküyo ( ben tüylerim diken diken izliyorum ve savaş ayda beni hayrete düşürdü gibi birşeyler söyledi) şöyle edilse şöyle olur böyle yapılmalı diyor ben izlerken içimden - ulan bizim delilerimiz böyle de kimbilir akıllılarımız ne cevherdir diyorum ..
gerçektende bizde atasözüdür ayağını yorganına göre uzat yılan toprağı vezneyle yer derler ama pratikte hep ezberden bildiğimiz sakla samanı damlar göl olu gibi sözleri uygulamada geri olmuş olduğumuz için hep havada kalır devlet olsun millet olsun bizim iki yaka bi araya gelmez bütçe açık veri ardından kıredi kartı çıkarır birazda borç harç öyle gideriz bide kendi kendimize - adam sende bizim devletin şu kadar dolar dış borcu var banamısın demiyo benimkinin lafımı olur diye telkin verip kıredi kartı borcumuzuda eş dostu çarpıp yeni borçlarla kapatmaya çalışır arada genişleyen deliğe düğünde akrabanın taktığı bilezikleri tepiştiririz kapanmaz sokaktan geçen eskiciye evdeki ufak tefeği veririz kapanmaz ne delikmiş bu beaa bende anlamadım kırk yıldır uğraşırım bende kapatamadım..
aslında gündelik hayatta birazcık tedbir alsak rahatca bütceyi dengeleyebiliriz bu içinde öyle ekonomi tahsili neyi yapmak gerekmez gerçektende hep izleriz şurda şu dilençi yakalandı şu kadar bankada hesabı çıktı diye hiç düşünmeyiz bu kadar parayı nası biriktidi diye aslında bizim milletce bakar kör olmamızdan bu yaa eğil bi bak adamın yırtık pırtık elbise ayakkabıya eski püskü kıyafete adam tasarruf yapıyo artıyo kıyıda köşede biz olsak yok modası geçti eskidi püsküdü diye giymez burun kıvırırız adam pekaala giyyo işte .. bu ve bunun gibi küçük küçük tasarruflar zamanla dağ tepe olu hergün çöpe attığımız onca gasteyi az biraz oturup düşünsek neler yapamayız neler söz temsil masa örtüsünden yelpazeye camsilden kışın kapı pencere etrafındaki aralıkları kapatmaya yarayıcı kalafat dolgu malzemesine değin okadar kullanım alanı olmasına rağmen bizim iktisat cehaletimiz onu çöpe atma konusunda bizi yönlendiri
eskiler.. rahmetli baba annem böyleydi yolda şişe bulsa alır eve götürür lazım olur derdi o pazarda gaz lambasına gaz alındığında nakil kabı olur şehirden bebelerinin getirdiği poşetleri atmaz o dağa oduna gidilse öğle vakti bi soluklanılsa yemek çıkını çıkarılsa peynirin yoordun sarılı olduğu ambalaj kabı olurdu poşet aman kesme çözüver yavrum elin yokmu dediği paket iplikleri yerine göre bizim bebelikte büyüdükce bedenine tam olur diye geniş beden bakkal abdulladan beti bereketi olur diye toptan aldıkları şeker çuvalından yapılma dona uçkur olurdu o ipler şehire bebebeliğe yoğurt gönderilse torbanın ağzını bağlardı o ipler aah aah o kadar uğraştı didindi babaannemde kapatamadı o deliği bakın ben bugün şu yaşageldim aileden o terbiyeyi aldım hiç çöpe ekmek atmamamla övünürüm yerine göre çok bayat olur tirit yapar etsuyuyla yer yerine göre ekmekbalığı diye tabir edilen bayat kuru ekmeklerin yumurtaya bulanıp tavada yağda kızartılması yapar yağ içimi baymasın diye bol sarmısak dövmeyi üstünde gezdiri aafiyetle yerim atmam çöpe .. dur yaa şurdan taksiye biniyim bir yana gerekmedikçe yakın mesafede dolmuşa bile binmem yürürüm ne hikmetse bende kapatamadım o deliği bilen varsa beri gelsin nedir bunun tekniği ilmi efendiler nedir bu bing beng teorisi bu karadelikler ...
Cevapla