patates yetiştimeye benzemez çocuk yetiştirme
patates yetiştimeye benzemez çocuk yetiştirme
şimdi yaa gerçektende cemile kız söyleyince hatırladım merhum pederden ilk dayak yeyişimi .. güccücük bebeyken benden az yaş ve bedence azman bi bebeden dayak yeyip beni aahmed dövdü buba diye şikaatçı olmuş bu üzerine merhum bana bi okkalı tokat akşedip la .. .. bebesi körmüydü gözün sende ona vuraydın diye ilk kendine güven duygusunu bana aşılayıp ertesi gün bende bu bebenin gafayı yarmış begmezini akıtmıştım için ... gerçektende çağımızın hastalığı aşırı hijyen ile ne kadar kendimizi dezenfekte edip migrop mügropdan nedenli uzag durmaya çalışırsak o denli hastalığa çabuk tutuluyoz az bi gapı açık kalsın grip nezle zaatüürre oluyoz .. halbüüüğsem bedeni ilk ağaç yaşkenki dönemlerde alıştırıb migrop bağımlısı yapsak vücuddaki savunma mekaniği bunlarla tanışıp ona göre dövüş yöntemi üretecek.. inanın yapı olarak yaağni kafa yapısı olarak ayakkabı giyilmesine bile karşıyım yaa bırak kendini çayır çimen asfalt yolda ayak az bi hava alsın gün yüzü görüp gabuk bağlasın nasırlaşıp kalınlaşsın ne para vericen ayak gabına ne çekicen her akşam ekşimiş peynir kokusunu terde pişmiş mantarı .. püfür püfür hür özgür hayatın dadını çıkar ne sokucan ayaağ hapise cendereye işte bu ve benzeri örneklerden anlaşıldığı gibi bağzı kökleşmiş inançlarımızda büyük ölçüde hataya düşüyoruz hep derim sabit fikirli insanlara madem akarsu pislik tutmaz git bizim anGara çayından şöyle bi gana gana su iç diye .. derim ona sen seni dizi dibine oturtanlarca sünger haline getirilip bol miktar sabit fikir emdirilmişsin zavallı arkadaşım benim sen sen şimdi hindisdanda olsan ineğede tapardın diye .. gerçektende tamam bu gün gonya ovasına git bi alaağddin tepesine çık kuşbakış şehri seyret az bi etliekmek yi küflüpeynir sıralı pazar tezgahlarını dolaş buda yenirmiymiş de içinden geçir ezen sesini duyup yakındaki caaminin şadırvanda önce bi soğuk su iç abdestini alıp namazını kıl ama bigünde yolun karaköye düşerse ordaki insanlarada ne iş hoca niye düştünüz buraya ne ayak?? dersen gafana takunyayı yersin unutma yaağni yer ve zamana göre değişir her bi şey geçen sene haziranın 19. günü yağmur yağdıysa bu haziranda aynı gün yağacak diye bi kural mevcud diil .. bu gibi çocuuğuda aşırı terbiyeli yetiştirirsek gabakulak olduğunda bile terbiye nezaketinden hastalığının ismini telaffuz edemeyecek denli iç bayıcı miiğde galdırıcı aşırı hijyen hayatı gaymış embesil mongoloit bi bebe bozuntusu çıkıyoki ortaya vallaahi vebali ebeveyne ait.. ilerde bunun günahını çok çekerler .. efendim çocug yetiştirme evde hanımı garşına alıp laf yetiştirmeye tarlada patates balkonda buldog bahçede salatalık yetiştirmeye benzemez çok ciddiiğ bi iştir .. bi insan yedisinde neyse yetmişindede odur ufak yaşlarda pısırık kendine güvensiz bi bebenin ilerki yıllarda değişeceğine inanmak safdillik darvinin evrim kuramına inanmak gibi bişiiy olu çıkar o için güven duygusu verecek tarzda yetiştimeli bebeyi taam ben şimdi bırakın yapsınlar bırakın etsinler her tarafı yıksın herşeyi kırıp döksün hayatı öyle öğrenecek demiyorum ama ben o gada aağnadabiliyom sen anna işte mümkün mertebe hareket serbestisi tanımalı diyorum bakın misal bugün ben o gadar serbes yetiştirildimki kendime olan güvenimle hani bi arsa almıştım dağbaşı bi yerde işimizde bitti boşa çıktım bugün piknik yapabileceğime ganaat getirip oraya gidecemde arkadaşımı bekliyom nooğlu nooğlmaz dağbaşı hırlısı var hırsızı var yılan mı sokar böcegmi ıssırı .. onu beklerken otudum şu kompütür başa burdan sesleniyom ey halkım ey sevgili cemile gerçektende yazılarını kimse okuyamasın diye msdos porogramına gaydedmeni şifrelemek isterken de kaybetmeni bugün dolmuşda giderken gazete okumaktan nedenli hazzederse kulağı dibinde biten otlakçıdanda o denli nefret eden biri olarak hep çin alafbetasını öğrenip çince gazete okumak kimseye otlattımamak idealiyle yaşayıp mevcut yerli gasteyi ters çevirip yazıyı ters olarak okuyup otlakçıyı devredışı bırakmaktan gurur duyan ben seni çok iyi anlıyorum ve gaybettiğin emeğin için sanal ağlemde onca yazısını yok yere kiminide binbir emek yüklediği klasörden heklenip gaybetmiş biri olarak anlayıp üzüntünü paylaşıyom.. ancak yazdığın kısacık bi şiiğri başkasına okutmaktan kaçınman kadar doğal bir şeyde nası çelişkiye düşüpde bunu hataa zaaf gibi görmene akıl erdiremiyom.. bide şunu sööyleyim naacizane sana başkaları takdir etsin diye senin övsün diye başarma bi şeyi sırf sen kendin öyle istedin diye olmalı her şey başkalarının fikir ve görüşleriyle hareket eden insan uşagtır uşag kahrolsun amerikan emperyalizmi ve onun işbirlikçi uşşagları bu ara derede.. nazik teşeggürün içinse cira eredim bi bi şay degilimişigh ne yabdıgkine lafımolu derim esengal deyip eyi dileklerimi selamlarımı iletirim sevgili cemile ve o vesilesiyle tüm kutsal ötüken ormanı halkım efendiler.. galın saağlıcakla imza fakir
yaa gerçektende imlaağan çok bozug abede
Öncelikle ' kullansam ' yazacak yerde kullansan yazmışsın ve büyük bir anlam sapmasına yol açıp sankı ben imla hatası yapmışsım gibi bi anlam yüklemişsin sözcüğe ardındansa en büyük hatayı yapıp tamamen özel isim olan TÜRKÇE kelimesini sankı cins isimmiş kibine güccücüg harfinen yazıp üstüne üstlük Türkçe'yi şeklinde yi bağlaştırıcısını kesme ile ayırıp düzgün yazacak yerde birleşik yazmışsın bitmedi dil yapımıza yapılanmamıza verdiğin zararında farkında olmayarak Artık şu Türkçe'yi düzgün yazsam diyorum; gibi dil yapımıza uygun cümle oluşturmak yerine kullansam gibi kelime ortaya koymuşsun dil traktör kamyonet uçak değildir kullanılmaz dil konuşulur yazılır okunur kelimeler ortaya konur dökülür cümle ortaya çıkar artı aynı anlam veren tümceden sonra virgül değil noktalı virgül yazılır misal Artık şu Türkçe'yi düzgün, okunaklı, anlaşılır gibi anlamca eş pekiştirici sözcüklerden sonra virgül yazılır ancak sen cümeyi bitirmişsin diyorumla ardından aynım anlamda bir cümle daha ortaya koyuyorsun bu için ilk bitidiğin cümleye nokta yerine biz gısaca nogdalı virgül goyyozda ...! şeklinde gerekli gereksiz ünlem işareti goymana türk dilini sular seller gibi yimiş bitimiş şeyh galip divanından divanı lügatül türçeden lehçetül hakayıkdan ciltler bitimiş ana dilinden ziyade rus dili ingiliz dili alaman gavuru dili bilen benbile bi anlam viremedim doğrusun isdersen neyse çok çalışmalısın bu hususda ilaveten cahili cessur bi okuruma daha önce vermiş olmuş olduğum cevabıda şuraya iliştiriyimde yaşayan türk dili hakkındaki görüşsel açımıda bi şekil belirtiveriyo olmuş oluyum saygılar..
--------------------------------------------------------------------------------
pankuturk seninle uğraşmakmı uğraşmak mı... Tövbe! Sen başka delisin. Senin olduğun yerde, değil çomak... (Kürdanın gölgesi dahi olmaz). Bu karınca duası yazıları okumanın verdiği ayrı baygınlığı diz raflara, cevap vermek daha zor boyamaktan duvarları griye. İbranice, kökeni iç veya orta tuttur ama. Dil kayması var, sende. Şivene ardıç kuşları yuva yapmaz, kaygansın. Buz pisti olsa (Zeytinburnu da açılacak).
Topla arkadaşlarını, güvercin takla oynayalım. kaygan zeminde!
nida
to niiğdaayaa
in atına yağlı yirim dilim gaysada umrumda diil o gada yaağdan... ne zaman dalsam dibe bol bol sünger çıkarırım dibten o sünger alı götürü beni orta mektep gara taağta sildiğim hamamböcük önlük çocuklug günlerime ortamegdepdeyiz gecgaldım yaağmurlu gün girdim sınıfa ıpıslak hal otudum yerime şemsiye önümde onu dedi duvara as dedi halime gılıç hoca yaağni türkçecimiz şemşiyeyimi dedim şemşiyeyi diil şemsiyeyi dedi dilim sürttü hocam şemşiye diil şemsiye diyeceedim didim sürtdü diil sürçtü dedi hay dilim eşşek arısı soksun hocam sürçdü diyceedim dimeye galmadı bu beni eşşek diil eşşek herif eşek eşek diye eşşek sudan gelene değin dövdü ne geçti hocam eline ne geçti haa? söylermisin 80 senedir yırtındınız bu memlekette kime mehmet hüseyin dedirtebildiniz söylermisiniz kağıd diye kaata dagdıığnız adla bugüne değin kime dedirtebildiniz bırakın beni bizim yakamızı şekile şema galıba sokma yı biraz da siz kendi kafanızı mengene altına sokun yukarı pençireden bi bakın sokakdakı adam ne yer ne içer ne gonuşu yaşıyan türkçe ne der ne söyler gal saağlıcaK
fakir pan
--------------------------------------------------------------------------------
pankuturk seninle uğraşmakmı uğraşmak mı... Tövbe! Sen başka delisin. Senin olduğun yerde, değil çomak... (Kürdanın gölgesi dahi olmaz). Bu karınca duası yazıları okumanın verdiği ayrı baygınlığı diz raflara, cevap vermek daha zor boyamaktan duvarları griye. İbranice, kökeni iç veya orta tuttur ama. Dil kayması var, sende. Şivene ardıç kuşları yuva yapmaz, kaygansın. Buz pisti olsa (Zeytinburnu da açılacak).
Topla arkadaşlarını, güvercin takla oynayalım. kaygan zeminde!
nida
to niiğdaayaa
in atına yağlı yirim dilim gaysada umrumda diil o gada yaağdan... ne zaman dalsam dibe bol bol sünger çıkarırım dibten o sünger alı götürü beni orta mektep gara taağta sildiğim hamamböcük önlük çocuklug günlerime ortamegdepdeyiz gecgaldım yaağmurlu gün girdim sınıfa ıpıslak hal otudum yerime şemsiye önümde onu dedi duvara as dedi halime gılıç hoca yaağni türkçecimiz şemşiyeyimi dedim şemşiyeyi diil şemsiyeyi dedi dilim sürttü hocam şemşiye diil şemsiye diyeceedim didim sürtdü diil sürçtü dedi hay dilim eşşek arısı soksun hocam sürçdü diyceedim dimeye galmadı bu beni eşşek diil eşşek herif eşek eşek diye eşşek sudan gelene değin dövdü ne geçti hocam eline ne geçti haa? söylermisin 80 senedir yırtındınız bu memlekette kime mehmet hüseyin dedirtebildiniz söylermisiniz kağıd diye kaata dagdıığnız adla bugüne değin kime dedirtebildiniz bırakın beni bizim yakamızı şekile şema galıba sokma yı biraz da siz kendi kafanızı mengene altına sokun yukarı pençireden bi bakın sokakdakı adam ne yer ne içer ne gonuşu yaşıyan türkçe ne der ne söyler gal saağlıcaK
fakir pan
bi azeri arkadaşa şiir üstüne naağcizaane fikir beyanatım
to zahir şiir evrensel mejdunarodniy bolmali yesli şiir yahshidir dili dini ırkı rengi milleti bolmaz napirimer dayu sene u popa bila sabaka pop yeyo lubil ona ukraala kusok saala pop yeyo ubil gibi pushkinin hoş bir şiirini sırf rus olduğu içinmi göz ardı edecaz yada mayakovskinin şiirinde detiler to yest uşaklar ptichkaya shöyle seslenir -taam zamorznish tii gde nebut navetke a u nas budesh jit v zolotoy kletke
ptichkada onlara derki -
oooo ne boytes ( ooo korkmayınız)
v teeopliy kray ulechu zimooyu ( kışları sıcak yere uçuyom )
a v ne voole svetliy ray ( ama gönülsüz gittiğim cennet bahçesi)
budet menya turmooyu ( olacak bana zindan)
yada korza halinin unutulmaz şiiri deniz anada buyururki
bak dinle sattım herşeyimi küçük bir yelkenli alabilmek için eskiciye
yanlız çıkmadım yanıma aldım dedemden kalan pipomu ve armonikamı ölmüş arkadaşımın olan birde kedim miçomu
öylesine çıplağımki gecede sen beni hep bu halimle severdin korkma sakın üşürüm hasta olurum diye yıldızlı göğü çeksem üzerime korur beni geceden kedim miçomsa ısıtır uzun tüyleriyle
sana gelene dek kavuşana dek taa ortana açarım kollarımı her iki yana
ölüm türküleri çalarım yüreğimden kopup gelen
ölmüş arkadaşımın soluğundan kokan armonikamı diliyle .....
.......
aşkın mucizesi götürür beni sana yüzerim kolarında aşkın mucizesiyle bir balık gibi aşkın mucizesi yeniden yaratır bedenimi bir nehir gibi
yada ne biliim muhammed ikbal kendi ürettiği kumaşı giyemeyen millete yazık kendi ektiği buğdayı yiyemeyen milete kendi sıktığı şarabı içemeyen milete yazık derken sadece kendi milletinemi seslenir yada bizim baba naağzım yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşce derken yalnız türkleremi sesleni sizin şehriyar fuzuli satre paulo verlain baudler (zaağti türkçeyi zor yazıyom yanlış yazım için af ) bunlar bez rodinasız mejdu narodniy neferlerdir saygıyla bu arada niiğdacığım sen beni daha çok uğraşırsın çözmeye ben gaayet engin kuyuyum dibimi bulana aşkolsun daha ne cevherler varda işte iş güçden elimiz deeğmiyo esengalın
ptichkada onlara derki -
oooo ne boytes ( ooo korkmayınız)
v teeopliy kray ulechu zimooyu ( kışları sıcak yere uçuyom )
a v ne voole svetliy ray ( ama gönülsüz gittiğim cennet bahçesi)
budet menya turmooyu ( olacak bana zindan)
yada korza halinin unutulmaz şiiri deniz anada buyururki
bak dinle sattım herşeyimi küçük bir yelkenli alabilmek için eskiciye
yanlız çıkmadım yanıma aldım dedemden kalan pipomu ve armonikamı ölmüş arkadaşımın olan birde kedim miçomu
öylesine çıplağımki gecede sen beni hep bu halimle severdin korkma sakın üşürüm hasta olurum diye yıldızlı göğü çeksem üzerime korur beni geceden kedim miçomsa ısıtır uzun tüyleriyle
sana gelene dek kavuşana dek taa ortana açarım kollarımı her iki yana
ölüm türküleri çalarım yüreğimden kopup gelen
ölmüş arkadaşımın soluğundan kokan armonikamı diliyle .....
.......
aşkın mucizesi götürür beni sana yüzerim kolarında aşkın mucizesiyle bir balık gibi aşkın mucizesi yeniden yaratır bedenimi bir nehir gibi
yada ne biliim muhammed ikbal kendi ürettiği kumaşı giyemeyen millete yazık kendi ektiği buğdayı yiyemeyen milete kendi sıktığı şarabı içemeyen milete yazık derken sadece kendi milletinemi seslenir yada bizim baba naağzım yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşce derken yalnız türkleremi sesleni sizin şehriyar fuzuli satre paulo verlain baudler (zaağti türkçeyi zor yazıyom yanlış yazım için af ) bunlar bez rodinasız mejdu narodniy neferlerdir saygıyla bu arada niiğdacığım sen beni daha çok uğraşırsın çözmeye ben gaayet engin kuyuyum dibimi bulana aşkolsun daha ne cevherler varda işte iş güçden elimiz deeğmiyo esengalın
-
baba_sultan
- Yazar Adayı

- Mesajlar: 382
- Kayıt: 02.08.2004 - 19:33
- Konum: Çankaya,ANKARA
eyvallah pantürk
güzel ve uzun metrajlı yazılarını özlemiştim.ama ne kadar dikkatli okusamda bazı yerlerde takılmam yazının tamamını unutmama sebep oluyor.nolur konuştuğun gibi yazma emi
sevgiyle kal.
sevgiyle kal.

