----------------------------------------------------------
Muhabirler haberi Amerikalı Yarbay'ın ağzından öğrendiler, diyordu ki Yarbay, "bizim askerlerimiz Samarra'dan geçiyordu. Konvoya saldırı hazırlığı yapıldığını tespit ettik ve 3 ayrı yerde 54 kişiyi öldürdük. "Peki ya ama gerçek olay böyle miydi? Üniversitede okurken tanıştığım Samarra'lı bir arkadaşım bana uydu telefonla ulaştı ve ağlayarak anlattı. Buz gibi oldum birden elim ayağım titremeye başladı. Bu ne tür insanlıktı! Bu nasıl bir vicdandı! Hayvanlardan aşağılık olmak demekti bu!
Önce ajanslar tarafından verilen bilgilerden özet olarak aktarayım. Şöyle geçiyordu haber: ABD askerlerinin, Irak'ın kuzeyindeki Samarra kentinde askeri konvoylara saldırmak isteyen 54 kişiyi öldürdüğü, 18 kişiyi de yaraladığı bildirildi.
İŞGAL GÜÇLERİNİN AÇIKLAMASI
4. Piyade Tümeni'nden Yarbay Bill MacDonald, bu akşam meydana gelen olaylarda 5 ABD askeri ile 1 sivilin de yaralandığını belirtti. Yaralıların hiçbirinin hayati tehlikesinin bulunmadığını belirten MacDonald, Samarra kentindeki 2 lojistik konvoyuna saldırmak isteyen şahıslara ABD askerlerinin karşılık verdiğini belirtti. Çıkan çatışmada 54 saldırganın öldürüldüğünü, 18 saldırganın yaralandığını belirten MacDonald, olayın ardından Samarra kentinde 8 kişinin de ele geçirildiğini kaydetti.
Konvoyların Samarra'ya giderken saldırıya uğradıklarını söyleyen Yarbay MacDonald, Saddam'ın fedailerinin kullandıkları üniformaları giyen saldırganların kullandıkları 3 binanın da tahrip edildiğini söyledi. MacDonald, "Konvoylarımıza saldırmak isteyenlerin bedellerini ödeyeceklerine dair açık bir mesaj gönderdik. Saldırganlar, çevre binaların çatılarından roket güdümlü bombalar ve otomatik silahlarla ateş açtı" dedi. Saldırılardan birinin kentin doğu kesiminde, diğerinin ise batı kesiminde meydana geldiğini belirten MacDonald, her iki bölgede de saldırganlara hafif silahlar, 120 mm tank mermileri ve 25 mm top mermileriyle cevap verildiğini söyledi. Olayların ardından 3. bir saldırının daha meydana geldiğini belirten Yarbay MacDonald, başka bir askeri konvoya araçla geçen 4 kişi tarafından hafif silahlarla ateş açıldığını kaydetti. MacDonald, ABD askerlerinin saldırganlara karşılık verdiklerini ve 4 kişiyi de yaralı olarak ele geçirdiklerini açıkladı.
ÇILDIRTAN GERÇEK
Sabah saat 8:30 sırasında işyerinde telefonum çaldı. Arapça kelimeler geliyordu, derken "Mithat sen misin?" diye bir ses! "Evet!" dedim. "Kardaş ben X(*)" dedi. Nasılsın diyecektim ki! "Zamanım yok sadece dinle" dedi. Ağlayarak anlatmaya başladı. Anlattıkça ürperdim, elim ayağım titremeye başladı. Kelimeler boğazımda düğümlendi. Ne diyebilirdim ki, ne yapabilirdim? Üniversite'de okurken tanıştığımız X benim gazeteci olduğumu biliyordu. "Kardaş, senden bugüne kadar bir şey istemedim. Hem bilirim sevmezsin biz Arapları. Ama bu isteğim senden dinimin payıdır, onun hakkıdır. Bu anlattıklarımı yaz! Bu anlattıklarımı duyurabildiğin herkese duyur" dedi. "Hakkını helal et" diyerek telefonu kapattı. Helal olsun bile diyemedim!..
KAÇIRILAN KIZLAR
Arkadaşım X'in anlattığına göre; Amerikalılar Ramazan ayından 2 hafta önce Samarra'ya musallat olmuşlar. Bir Pazar günü Çelebi'nin 8-10 adamıyla birlikte geliyorlar. Geliş de öyle az buz değil. an az 20 tane zırhlı araç, 7 kamyon ve yukarıda da helikopterler var. Helikopterler kentin üstünde tur atarlarken bazı evlere arama yapma bahanesiyle giriyorlar. Neymiş bu evlerde Saddam'ın adamları varmış. Erkekleri ayrıca alıp götürüyorlar, daha sonra 15-20 yaşlarındaki kızları toplamaya başlıyorlar. Artık 3 kamyon'a ne kadar sığarsa. 30'a yakın kızı götürüyorlar önce. Çünkü kamyonlarda askerlerde var. Çarşamba günü kızlar Iraklı kamyoncularla Samarra'ya geri geliyor. Halleri perişan, dilleri perişan üst-başları perişan, hepsi sanki 15-20 yaşlarında değilde 40-50 yaşlarındaymış gibi. O gece bu kızlardan 12 tanesi intihar ediyor ya da aileleri tarfından öldürülüyor. Namus ve gurur yüzünden.
TECAVÜZCÜ SÜBYANCI SAPIK GENERALLER, ALBAYLAR
Kaçırılan kızların yaşadıkları ise tam bir dram, tam bir fecaat. İnsanlığın görmediği bir işkence ve vahşet. Askerler tarafından üslerine götürülen kızlara önce parfüm ve kolonya veriyorlar üstlerine sürsünler diye. En küçük yaştaki kızı en üst rütbeli subaya gönderiyorlar. Diğerleri de başkalarını alıyor. Ama değişmez kural büyük rütbeliler küçük yaştakileri alıyor. Sonra rütbe sırasıyla bütün askerler. Çarşamba günü sabahına kadar sürüp gidiyor. Kızların tertemiz vücutlarını kirleten sapık katiller, kızları evlerine gönderirken de utanmazlıklarına arlanmazlıklarına bir yenisini ekliyorlar. Bütün kızların eline 10 dolar tutuşturuyor sapıklar!
ULEMANIN FETVASI
Ramazan ayının başlangıcında kızlardan birinin ailesi "durum böyle" diyerek şehirdeki şeyhlerden birine söylüyor olayı "Ne yapayım" diye aslında aileleri kızların başına gelenleri biliyor ama başkalarına anlatmıyorlar o zaman kadar. Şehirde intihar ve kızlarını öldürmeler bu yüzden. Bir çok aile 'aptalca' bir gurur, şeref ve kibir yüzünden kızlarını öldürüyor. Ulema toplanıp karar alıyor bu olayların duyulmasıyla birlikte: "KESİNLİKLE KIZLAR ÖLDÜRÜLMEYECEK"
Amerikalılar yine her pazar gelip erkekleri ayrı kızları ayrı topluyorlar önceden belirlenen evlerden. Bu arada şehirde yaşayanları da tehdit etmekten geri durmuyorlar, "Eğer bunları anlatırsanız yada kızlarınızı kaçırırsanız heğpinizi öldürürüz" Bu arada toplanan şehri uleması karar alıyor "Ramazan bayramı dolayısıyla bütün kızlar ve kadınlar köylere gidecek, bayram sonrası kadınlar dönecek kızlar dönmeyecek" Ulemanın hesabı ise Amerikalı sapıklar almaya geldikleri zaman kızları "bayram için köye gittiler hala dönmediler" denmesi. Sapıklardan ve Allah korkusu olmayanlardan merhamet bekliyorlar.
Dün olanlar ise Allahsızların ve hayvansal içgüdülerini gencecik kızların ırzına geçerek gidereceğini sanan aşağılıkların Samarra'lılara verdikleri ceza(!) kendi ifadelerince.
KATLİAMIN GERÇEK SEBEBİ
Dün öğleden sonra yine gelmişler Samarra'ya sözde direnişçi aramaya. Niyetleri başka, istekleri başka. Aramaya başladıkları evlerde kızlarda, Kızları o masumları bulamayınca daha beter kızmışlar, daha çok arama yapmışlar ama nafile aradıkları evlerde bir tane bile kız çıkmamış. Arama yaptıkları yerlerden rastgele seçilen 70' yakın evdeki erkekleri öldürmüşler, sonrada ulemayı toplamışlar. O şeyhlere, şehir halkını gözünde evliya gibi olan o insanlara dipçiklerle girişmişler, kıyasıya dövmüşler. Giderlerken Albay rütbesinde bir işgalci sapık "Eğer haftaya 50 tane bakire kızı hazır etmezseniz şehrinizi başınıza yıkarım"
Öldürdükleri sivillerin cesetlerini kamyonlara adeta patates çuvalı gibi yükleyip Saddam döneminde Baas Partisi binalarından olan ve savaş sırasında zaten harabeye dönen binalara atmışlar ve binaları helikopterden açılan roket ateşiyle tamamen yıkmışlar. Bu olayların ardından bir kaç Samarralı genç; işgal gücü sözcüsünün aktardığı gibi başka bir konvoya değil doğrudan bu sapıklara, şehir çıkışına doğru bir araçla ters istikametten gelerek zırhlı araçların arasında bulunan kamyonlardan birini otomatik silahlarla ateşe tutmuşlar. Yaralanan Amerikan askerleri işte bu araçta bulunanlar.
BEN ARAPLARI SEVMEM AMA!
Beni tanıyan herkes bilir ki, ben Arapları sevmem hemde günahım kadar sevmem. Sebeb diye soranlara ise "Peygamberin torunları olan Ehli-beyt'i topluca Kerbelada katletmeleri, Osmanlı'ya ihanet ederek Kafir mescidi haramı almasın diye taa Yemen'den bu tarafa hep onları ve dinlerini savunan Anadolu'mun yiğit Mehmetlerini arkadan vurmalarını, Osmanlı göçünce Türkmen obalarını nasıl kırdıklarını, daha düne kadar PKK denilen illeti koruyup bu vatan mert ve gözüpek evlatlarını nasıl katlettirdikleri" gibi onlarca sebeb sayarım. Ama bütün bu saydıklarım duyduklarımı ve size aktarmaya çalıştıklarımı değiştirmez. Sinirden ve öfkeden her tarafımın titrediği gerçeğini değiştirmez. Araplara acımak mı? Elbetteki acıyorum elbetteki bu duyduklarım karşısında kahroluyorum. Çünkü ben bir TÜRK'üm. Benim imanımda, benim kitabımda, benim töremde bu yoktur. Ben böyle bir aşağılanmanın, böyle bir hayvanlığın kendi ırkıma, kendi milletime yapılabileceğini düşüyorum da, daha da öfkeleniyorum, daha da kızıyorum.
Aşağıda yazılanlar ise bu olayları duyduktan sonra Irak'ta buna benze ne olmuş diye internette yaptığım kısa bir aramanın sonuçları, yorumu size bırakıyorum:
IRAKTA KADINLAR GÜVENDE DEĞİL
Saddam Hüseyin rejiminin çökmesinden bu yana büyük bir otorite boşluğunun yaşandığı Irak’ta kadınlara yönelik ahlak dışı saldırıların giderek arttığı bildirildi. Merkezi Amerika'da bulunan İnsan Hakları Gözlem Merkezi (Human Rights Watch=HRW), Amerikan işgal güçlerinin bir türlü istikrar ortamı sağlayamaması sebebiyle kadınlara yönelik cinsel şiddetin arttığını bu nedenle de mecbur kalmadıkça sokağa çıkmadıklarını bildirdi. HRW raporuna göre, Bağdat'ın ortasında kadın ya da kızların rahatlıkla kaçırılabildiği ve kendilerinden günlerce haber alınamadığı sıklıkla rastlanıyor. Son haftalarda 15 yaşından büyük çok sayıda kız çocuğunun da kaçırıldığını bildiren HRW temsilcisi, durumun giderek içinden çıkılmaz bir hal almasından kaygı duyulduğunu belirtti
Irak'ta Tecavüz Dehşeti
İşgal ve yağmanın yanında binlerce Iraklı kadın ABD askerlerinin tecavüzüne uğradı. Sadece kayıtlı 4 bin tecavüz vakası var. 9 yaşındaki kız çocukları bilinmeyen yerlere götürülüyor. Irak'ın maddi ve manevi zenginliklerini yağmalayan Amerikan askerleri, adına "şok ve dehşet" dedikleri saldırılarını bu kez Iraklı kadınlara yöneltti. Operasyon ve güvenlik araması adı altında tutuklanan Iraklı kadınların birçoğu Amerikan askerlerinin cinsel taciz ve şiddetine maruz kalıyor. Amerikalı bir Müslüman, Arabia televizyonuna gönderdiği resimlerle bu gerçeği tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdi.
Irak'ta her gün onlarca kadın tutuklanarak götürülüyor..Bunların bir çoğunun akibeti belirsiz. Özellikle direnişçilerin yakın akrabalarına cinsel taciz ve tecavüzde bulunuyor.Bağdat'da Tıbbi Rehabilitasyon merkezlerinde 300 kadın tecavüz sonucu ağır depresyondan tedavi görüyor.
Dr. Susan Blocks, Irak'ın işgal edildiği günlerde yayımladığı makalesinde, Irak'ın tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal olarak yağmalanıp saldırıya uğramasından sonra şimdi de Iraklı kadınların namuslarının ayaklar altında çiğnendiğini dile getirdi. 4000 Iraklı kadının daha işgalin ilk günlerinde tecavüze uğradığını dile getiren Blocks, 40 ile 50 yaşlarındaki köylü kadınların nasıl Amerikalı askerlerin cinsel fantazilerinin malzemesi olarak kullanıldığını bütün dehşetiyle dile getirdi. Yazıda, sapıkça partilerin düzenlendiğini söyleyen Blocks, kadınların evlerinden sürüklenerek çıkarıldığını ve işgalci askerlerin postallarının dibine birer külçe halinde bırakıldığını belirtiyor.
9 yaşındaki kızın trajedisi
Dr. Susan Blocks, makalesinde özetle şu önemli açıklamalarda bulundu: Irak'taki As Sabah gazetesi, Bağdat'ın 180 kilometre güneyindeki Suwaria'da 14 ve 15 yaşlarında iki genç kızın Amerikan askerlerinin defalarca tecavüzüne uğradığını yazdı. 9 Haziran'da meydana gelen bu olayı örtbas eden Amerikalı yetkilier, bütün suçlamaları geri çevirdi. Bir başka insanlık dışı olay ise Sanarai'de yaşandı. İki ay önce tecavüze uğramış ve psikolojik tedavi gören 9 yaşındaki bir kız, 18 Temmuz 2003 tarihinde, Amerikan askerleri tarafından bir kez daha ailesinin gözleri önünde zorla alıkonuldu ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Tecavüz ve cinsel şiddetin kol gezdiği Irak'ta, cinsel sömürüye maruz kalan kadınların tıbbi müşahede altında tutulduğu belirtiliyor. Depresyona giren kadınlara yakınları da yardım edemiyor. Bunun en büyük nedeni ise bundan utanç duymaları. Akrabaları bu yüzden onları kendi yıkım ve psikolojileriyle başbaşa bırakmak zorunda kalıyorlar.
Sadece kaydedilen 4 bin tecavüz olayı var
Irak'ta kız kaçırma ve tecavüz olayları bir salgın hastalık gibi giderek yayılıyor. 17 yaşındaki Beyda Cafer Sadık adlı Iraklı bir kız, okula gitmek üzere çıktığı evine bir daha dönmedi. Her gün böyle onlarca olayla karşılaştıklarını söyleyen aileler, çaresiz bir bekleyiş içinde. Saddam yanlıları veya mücahidler olarak tutuklanan Iraklı erkeklerin tüm kadın akrabalarının da işgalci askerler tarafından alıkonulduğu biliniyor. Şu ana kadar kaydedilen resmi cinsel şiddet uygulamaları, ABD askerlerinin yaş sınırı tanımadığını ortaya koyuyor. Kayıtlardaki cinsel sömürüye maruz kalan en genç mağdure 9, en yaşlısı ise 64 yaşında. Kaydedilen 4 bin tecavüz vakası bulunuyor.
Mithat Abakan
http://www.milliyetci.org
(*) Arkadaşımın ismini yazmıyorum çünkü öldürülmesini istemiyorum.
Iraktan telefon var...
-
ALEMBOY_24
- Üye

- Mesajlar: 20
- Kayıt: 17.11.2004 - 23:38
- Konum: HOLLANDA
Merhaba irakta olanlar kuskusuz herkesi derin bir uzuntuye boguyor hic bir ulke amerikaya karsi gikini cikaramiyor kaldi ki ben bir fert olarak lanetlemekten baska ne yapabilirim..
bunun yaninda islamin besigi olan suudi arabistan gibi bir ulke amerika nin kopekligini yaparsa ve muslumanlar birlesme yerine birbirini yerse kim el uzatabilir ki irak,a temennim en kisa surede irak,in normal hayata kavusmasi..
yalniz anlamadigim bir sey var iraklilar neden amerikaya karsi savasmadi nasil olurda bir millet baska bir ulkenin somurusu altinda yasamayi bu denli isteyebilir.
bunun yaninda islamin besigi olan suudi arabistan gibi bir ulke amerika nin kopekligini yaparsa ve muslumanlar birlesme yerine birbirini yerse kim el uzatabilir ki irak,a temennim en kisa surede irak,in normal hayata kavusmasi..
yalniz anlamadigim bir sey var iraklilar neden amerikaya karsi savasmadi nasil olurda bir millet baska bir ulkenin somurusu altinda yasamayi bu denli isteyebilir.
Aslında yazacak okadar çok şey varki....İslamı islama uygun yaşayan tek millet müslüman Türk milletidir,bunu ben değil islam yazarları söylüyor...Irakta gerçek anlamda bir müslümanlık yaşansaydı Türklerin Kurtuluş savaşında nasıl top yekün savaştıklarını örnek alırlardı...ama tarihte neden Osmanlıyı arkadan vurduysalar bugünde o sebeple böyle davrandılar..."Güçlüden yana ol rahat yaşa" kavramı...İşte arapların en büyük zaafı..Karıncayı sakınırken Deve geçiyor elekten haberleri yok...anlayana...Allah masum ve mazlum müslümanlara yardımcı olsun..amin.
-
baba_sultan
- Yazar Adayı

- Mesajlar: 382
- Kayıt: 02.08.2004 - 19:33
- Konum: Çankaya,ANKARA
evet abd
hiç bir millet türk milleti kadar cesur ve hürriyetine düşkün olamaz.o insanlar her zaman güçlünün arkasında yeralırlar.emin olun Saddam bile olsa bu kadar rahat ilerleyemezlerdi.tarık azizi denen adam hristiyan çıkıyor.adama bakıyon ikinci adam.ama bunu çakamamışlar.hazreti Ömer in güzel bir sözü var ya:
İnandığınız gibi yaşamazsanız,Yaşadığınız gibi inanırsınız...
ne kadar güzel söylemiş mübarek.aslında tarihte onlara çok yardım ettik.ama onlar ne yaptı her halükarda bizi sırtımızdan vurdular.
sonuçta Peygamber Efendimizin soyundan olmaları hasebiyle biz yine de dua edelim.Rabbim mazlumun ahını zalimde komasın.amerika da elbet yıkılacak.buna inancım tam...
Yüreğimle...
İnandığınız gibi yaşamazsanız,Yaşadığınız gibi inanırsınız...
ne kadar güzel söylemiş mübarek.aslında tarihte onlara çok yardım ettik.ama onlar ne yaptı her halükarda bizi sırtımızdan vurdular.
sonuçta Peygamber Efendimizin soyundan olmaları hasebiyle biz yine de dua edelim.Rabbim mazlumun ahını zalimde komasın.amerika da elbet yıkılacak.buna inancım tam...
Yüreğimle...
öncelikle yasanan olaylarin sadece düstügü yeri yaktigi bir gercektir.
arkadaslar unutmayin ki, kurtulus savasinda, canakkaklede ve diger zaferlerde, türk milletinin, sarsilmaz bir imani vardi !
simdi herkez, dönüp hayatina bi baksin, gercekten ne kadar müslüman ! ?
eger türkiye, basina amerikandan bir bomba düsecek olursa, ufak bir rüzgarda dagilan polenler gibi, hic bir drenis göstermeden , sersefil olacak bir ic yapiya sahiptir.
neden?
cünkü , show tv ve benzerlerinde gelin kaynana ve benzeri programlara verilen primler, bizim ic yapimizi gösterir. ve yemin ederim, bu programlarin temeli müslümanlarin elleriyle atilmiyor, zira, hic bir iman sahibi, bu kadar basit, bu kadar baya, bu kadar seviyesiz, hic bir degeri olmayan program hazirlayamaz .... öyle ise biz siyonistlerin oyununa gelmiyormuyuz ?!!! Ve tabi ,bu siyonistlerin bir amaci var !
kafalari bosaltmak.
biliyorlar ki , bos kafa seytanin calisma odasidir ! böylece, kalplerde bulunan, inanc sadece dillerde yasamaya basladi.
coktan planlanmis olan savaslar hazirlanan bu ortamada , kolayca oynanacak
ve eger biz bu halde böyle bir savasa girecek olursak , iste o zaman ben düsünüyorum ki, malesef vaktinde kazandigimiz zaferlerden bir tanesini dahi kazanamayiz. !
verilenler
ve istenenler belli.
arkadaslar unutmayin ki, kurtulus savasinda, canakkaklede ve diger zaferlerde, türk milletinin, sarsilmaz bir imani vardi !
simdi herkez, dönüp hayatina bi baksin, gercekten ne kadar müslüman ! ?
eger türkiye, basina amerikandan bir bomba düsecek olursa, ufak bir rüzgarda dagilan polenler gibi, hic bir drenis göstermeden , sersefil olacak bir ic yapiya sahiptir.
neden?
cünkü , show tv ve benzerlerinde gelin kaynana ve benzeri programlara verilen primler, bizim ic yapimizi gösterir. ve yemin ederim, bu programlarin temeli müslümanlarin elleriyle atilmiyor, zira, hic bir iman sahibi, bu kadar basit, bu kadar baya, bu kadar seviyesiz, hic bir degeri olmayan program hazirlayamaz .... öyle ise biz siyonistlerin oyununa gelmiyormuyuz ?!!! Ve tabi ,bu siyonistlerin bir amaci var !
kafalari bosaltmak.
biliyorlar ki , bos kafa seytanin calisma odasidir ! böylece, kalplerde bulunan, inanc sadece dillerde yasamaya basladi.
coktan planlanmis olan savaslar hazirlanan bu ortamada , kolayca oynanacak
ve eger biz bu halde böyle bir savasa girecek olursak , iste o zaman ben düsünüyorum ki, malesef vaktinde kazandigimiz zaferlerden bir tanesini dahi kazanamayiz. !
verilenler
ve istenenler belli.
ne kadar doğru bilmem ama geçenlerde bir filistinli diplomat kendilerini ziyaret eden Türk heyetine "biz atalarımızın size yaptığı korkunç ihanetin korkunç bedelini ödüyoruz" demiş... biliyorsunuz abd nin ırak'ta yaptığının bir benzerini İsrail filistinde yapıyor... ben de içimden bu filistinli diplomatın kafasının çalıştığını düşündüm... bizim atasözümüz ne güzel söylemiş "KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ" elbette orada yaşananlara tümüyle sırtımızı çeviremeyiz... elbette ki oradaki vahşet bir müslüman olarak benim de içimi yakıyor... ama unutmayın ki eğer ulu önderimizin başlattığı ve kahraman milletimizin yerine getirdiği kurtuluş mücadelesine onlar da katlısa bunlar ASLA olmayacaktı... ecnebi "manda"sını sözüm ona daha "sağlam"buldular... bu tarihsel analizi kesinlikle unutmayın...
