Ha bi de bikaç mesaj öncesine bakarak melissanın söylediğine cevap...
Akllı erkek + akıllı kadın = AŞK
Akıllı erkek + akılsız kadın = İLİŞKİ
Akılsız erkek + akıllı kadın = EVLİLİK
Akılsız erkek + akılsız kadın = HAMİLELİK
mine yazdı:aşk ani bir duygu yoğunluğudur,öyle zamanla gelişmez,o zamanla gelişen şeyin adı;sevgidir,dostluktur.(ve bence bu daha değerlidir)
kesinlikle katılmıyorum... dostluk ta, aşk ta zamanla olgunlaşan yoğun hisler bütünleridir... ilk karşılaşmada ancak etkilenir, bir elektrik alırsın... aşk içinde sadece sevgiyi değil ayrıca fedakarlığı, emeği, ve en önemlisi zamana karşı sağlam duruşu barındırır... yeni tanıştığın hoş birisiyle ilişkin zamanla ya arkadaşlık, ya da aşk ilişkisine dönüşür... hatta toplumumuzda çok yaygın olarak platonik aşkta kalıp arkadaşlık maskesiyle gizlenir... belli bir zaman sonra artık katlanılmaz boyutta acı çekmeye başlarsa kişi, işte o zaman yıllarca arkadaş kalmaya katlanmış, eski arkadaş, belki de en iyi arkadaş ünvanını almışsa da üstüne, duygularını açıklayıp rahatlamak ister... diğer yandan aşka dönüşecek kadar yoğun hissetmezsin o zaman daha uzun ömürlü ve sağlam olabilecek olan arkadaş ilişkisine dönüşür ki senin de dediğin gibi daha değerli olabilir... belki yılllar sonra zamana karşı olan sınavdan geçerek dostluğa da dönüşebilir...
ne kadar sığ bir bakış bu böyle... kaç volt olduğu aranızdaki potansiyel farkına bağlı... bir sabah kalktığında aşık olduğunu anlamıyorsun zaten mesele de bu... keşke senin bu düz mantığın gibi düz ve zahmetsiz olsa bu işler... arkadaş olduğun biriyle her zaman arkadaş kalırsın sen hislerini biliyorsan sende mesele olmaz ama zaten sana aşkını itiraf eden adam sana aniden aşık olduğunu söylemez, zaten uzun süredir aşıktır ve bunu ancak dile getirebilmiştir... naabalım bizim toplumda medeni cesaret bu kadar fazla bişi beklememek lazım... çevrede o kadar çok var ki böyle platonik hislerle donanmış ayaklı acı merkezleri... ilk aşkımı yaşadığımda saç diplerimden iliklerime kadar hislerle dolmuş, kalbimden yayılan ateş her tarafımı alevsiz ateşler içinde bırakmıştı... ama bu onu ilk gördüğümde olmadı çünkü aşka gelecek kadar yoğunlaşmamıştı hislerim... her gün her yeni bakış, her yeni göz teması, zaten alevlenmeye başlamış bir şömineye her gün kilo kilo odun dökmek gibi etki yaratıyordu... sonunda alev artık oduna ihtiyaç duymadan yanmaya, üstelik sadece şömineyi değil bütün bir evi yakmaya başlamıştı... ancak o zaman aşık olduğumu anladım ki bu biraz zaman aldı... tabi zamanla gitgide etkisini yitirdi ve sonunda kor halinde bile kalma gücünü bulamadan söndü... arkadaşlık ise zaten başta kor olsun diye senin yaktığın ateştir... sadece şömineyi yakarsın hemen kor olur ve alevden çok daha uzun süre ısıtır... çok nadir zamanlarda atılan odun koru canlı tutmaya yeter...