Bunlar da Türkiye'li. Bi okuyun bakalım.

Serbest Kürsü... Konuşma Hakkı Sizde!
Cevapla
MithrandiR
Yazar
Yazar
Mesajlar: 695
Kayıt: 22.01.2004 - 13:25
Konum: Mobil yaşam... Artık sabit bi yerim yok...

Bunlar da Türkiye'li. Bi okuyun bakalım.

Mesaj gönderen MithrandiR »

Anadolu'nun asi ruhlu ama şanssız bi delikanlısıdır aslında kendisi. Şimdi 22 yaşında. Ailesi ondan 14 yaşındayken haber almayı keser. 19 yaşında tekrar çıkar ortaya ama nerdeeee kader Keş'in üzerinde kara oyunlarına devam ediyordur! Polislerden nefret eder aslında. Hiç adam yerine koymazlar sakin adamı. "Karakolda bir gün yerine hapiste 10 gün yaşarım. Karakoldayken aşağılanmış hissediyor.

Çocukken mendil satar. İlk defa karakola iftira üzerine düşer. Kadının teki çantasını "kardeşine" çaldırır. Arkasından çocuğu suçlar. Karakollarla ilk tanışması bu şekilde olur. Taa o zaman polisin biri "Ağrılılar iyi b** temizler" der. 3 yıl sonra -çocukluktan çıkınca- adamın avize dükkanını basar. Bu olaydan 5 ay sonra ise adam kendi dükkanını soyar ve Üzerine atar bizim oğlanın.

Bu şekilde ortaokul bitene kadar küçük çaplı olaylara karışır. Genelde içerik yaralama çapı olaylardır. Taşıdığı satırdan dolayı pantolonnunun tüm pantolonlarının dizleri kesiktir :) . Silahlara ise hep zaafı olagelmiştir. Bu çocuk şimdiki siteye giren Keş lakaplı arkadaş. "Daha sonra daha iyi tanıyacağınız derken bunu kastediyordum.

15 yaşındayken, 16 yaşında, kasa soymayı bilen bi elemanla tanışır. Bu eleman bayağı paralı bişeydir ve karizmadır mahallenin diğer çocukları arasında. 4kişi daha katılır ve İzmir'e çalışma bahanesiyle giderler. Bi pavyona girerler ve 16 yaşınaki "kasacı" eleman burda bi "kıza" aşık olur. "O gece hayatımda görmediğim yemekler geldi". yıl 1996'dır ve hasap 700 milyondur. İzmirdense kasa soygunundan 15 milyar para kaldırmışlardır. 5 milyar ise sadece Keş'in cebinde olandır. Bu sırada 2 günde bir karakoldadır. kendi mantığına ters her türlü olayda kavgaya gözünü kırpmadan girmektedir. Ülser vardır artık dertten. Kendi uğraşır. Ama ezilmez (!). Aslında hep harcanmıştır.

Burdan Mersin'e geçerler. Mersinde bir ev kiralar ve vukuatsız 4 ay geçirirler. Tabi mahallenin gençlerini dövmeyi vukuattan sayumaazsak.

Kayseri'ye geri döndüklerinde bi arkadaşı için adam vurur. Ama şikayette bulunulmaz. Bowling salonu kurup temiz bi yaşam sürme planları kurmaya başlarlar ama plan bozulur. Daha sonra 6 adamı kadın pazarlıyor diye vurur. Ardından da 60000 mark , 7milyar ve 4000 dolarlık 3 vurgundan sonra mersine giderler.

16 yaşındaki eleman aşık olduğu kız için geri döner İzmir'e ama kız elemanın evlilik teklifini kabul etmez. "Bizi mahveden de kızın evlenmeyi kabul etmemesi oldu." Burda dağıtırlar. Trabzon'a gitmeye karar verirler. Benzincinin birinde Kürtlük-Türklük tartışmasından bi adamı 3 yerinden bıçaklar. İstasyonu savaş alanına çevirirler. 6 Arkadaşın birinin babası ile tartışıp bozuşurlar. Adamla bir yığın tartışmadan sonra adam bunları ispiyonlar. Bir hafta Keş, emniyet-Nezarethane arasında mekik dokur. Polisten de bi kova dayak yer.

Mahkemeye 6 suştan çıkar. "en az 1600 suçtan aranabilirdim" aslında diyor. 3,5 ay sonra hapisten çıkar. Bunalımdadır. Uyum sorunu çekmektedir. Kendine gelmeye başladığı sıralarda ise 6 çocukla başı belaya girer. Vurur. Bu herşeyi koparan bir anlık öfkenin doğurduğu olaydır. Bu olaydan 10,5 yıl ,diğer olaylardan toplam 12 yıl yer.Cezaevi işkencesi başlar.

Ankara Keçiören ıslahevine gönderilir. Burdan da çıraklık okuluna... "sanayinin ilk gününde özgürce gidip gelirken ayaklarım titriyordu. İşi biraz öğrenmeye başladım ilk gün.." -derken yüzünde o zamana kadar görmediğim bi huzur ifadesi vardı.

Sanayideki sivil çocuklar her seferinde sorun çıkarmaktadır. Kavga eder. Yozgatlı bi çocuk vardır. Bu çocuk sivillerden bir tane sigara çalar. İçer. Sivil çocuklar Yozgat'lıyı dövmeye kalkınca Keş te çocuk tek kalmasın diye kavgaya girer ve bıçak çeken bi tanesini 3. kattan aşağı atar. Müdürün şikayeti üzerine Ulucanlar Cezaevi'ne sürgün olur.

Cezaevinde meydancıya çatallık yapar ve adamla papaz olur -yerleri yıkamaz. Koğuş sorumlusu çatallığını sever Keşin ve yıkamamasını söyler. Olay kapanır.

Buraya kadar tam bir özgeçmişti. Şimdiden sonra ise biraz daha anı ağırlıklı olacak.

Burda özellikle adamın tekinden bahsediyor keş....
Adamın teki (55-60 yaşlarında) komşusu, karısına iyigünler dedi diye akşama kadar balkonda pompalı tüfekle bekleyip çekip vurmuş komşusunu. 24 yıl yer. Bakırköyden rapor alamaz. Bi gün adamın teki bi şaka yapmaya çalışarak (!)... Adamın kafdasınasopayla vurur. Adam dellenir! O gece vuranın yatağına gidip adamın kafasından aşağı bi demlik kaynar su döker. Şans bu ya... Farklı bi adam yatmaktadır o yatakta o gece. sabahın 4'ü. Keş herkesten önce kalkar, Adamı soğuk suya sokar. Üzerine kaynar su dökülen çocuk şoktatır. hastahaneya ağır yanıklarla kaldırılır. Daha sonraları yakan adam kendini asar hücrede. İp kopar, işe yaramaz. Hücreyi yakar, boğulmak üzreyken gardiyanlar kurtarır.Bi daha bakırköye yollanır. Deli raporu alır. Beraat eder.Çıkarken Keş'in yanına gelir bir yığın dua eder Keş'e :) .

Siyasi mahkumların isyanı ise tam bir dramdır. 40-50 ölü olmasına rağmen basına 10 ölü var diye duyrulur. "o gün ortalık mahşer yeri gibiydi.vallaa aksiyon filmlerini bile aratmazdı hani. Mahkumlar yanımdaki yerine ben öleyim diye birbirlerinin önüne geçiyorlardı. Heryerde ceset vardı. Banyolardan bir yığın ceset topladılar. O koskoca ulucanlar cezaevi bir ay ceset kokusundan geçilmedi."

"Cezaevinde en çok korkulan mahkumlar siyasi mahkumlarla çocuk mahkumlardır. çocuk mahkumlar cahildir. Herşeyi yapabilirler."
Caesarius
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi
Mesajlar: 663
Kayıt: 24.01.2004 - 10:27
Konum: Kayseri

Mesaj gönderen Caesarius »

kardeş yine döktürmüşsün. bu adam şu geçenlerde bahsettiğin adam olmalı... ne kadar düşündürücü bir hikaye... gerçek olması ayrı bir durum... işte Türkiye deki alelade bir insanın ortalama hilayesi... bazı şeyleri acilen değiştirmeliyiz... ülkemizi her yönden daha yaşanabilir hale getirmeliyiz... umarım bi daha buna benzer bir hikaye duymam...
MithrandiR
Yazar
Yazar
Mesajlar: 695
Kayıt: 22.01.2004 - 13:25
Konum: Mobil yaşam... Artık sabit bi yerim yok...

Mesaj gönderen MithrandiR »

Daha da duyacaksın kardeşim. Bil ki bir insanın başına bunlar gelebiliyorsa hala 2 hafta sonra Keş'in Elmadağ'a çocuk mahkum olarak sürgünü olayını bi yazayım da sonra konuş.
dupduru
Üye
Üye
Mesajlar: 20
Kayıt: 27.02.2004 - 8:45
Konum: Hollanda

Mesaj gönderen dupduru »

Bahsettiğiniz keş panoda "emniyet teşkilatından nefret ediyorum" başlıklı yazıyı yazan keş mi :?: :?: :?:
Caesarius
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi
Mesajlar: 663
Kayıt: 24.01.2004 - 10:27
Konum: Kayseri

Mesaj gönderen Caesarius »

hayır bu o keş değil... bizim mithro'nun bir tanıdığı var. ondan bahsetmiş. çok acınası ama bir o kadar da ders içeren bir olay değil mi... :cry:
dupduru
Üye
Üye
Mesajlar: 20
Kayıt: 27.02.2004 - 8:45
Konum: Hollanda

Mesaj gönderen dupduru »

iki keşin de aynı problemi yaşaması ilginç..neyse allah kimsenin başına vermesin ama insan kaderini kendi tayin eder hayatta hiç bir şeyin tesadüf olmadığına inananlardanım
MithrandiR
Yazar
Yazar
Mesajlar: 695
Kayıt: 22.01.2004 - 13:25
Konum: Mobil yaşam... Artık sabit bi yerim yok...

Mesaj gönderen MithrandiR »

Komik! Emniyet teşkilatoına bi bakcam.
dupduru
Üye
Üye
Mesajlar: 20
Kayıt: 27.02.2004 - 8:45
Konum: Hollanda

Mesaj gönderen dupduru »

Bir dakika yahu.. benim şimdi kafam karıştı...arkadaş yazısının içinde bu çocuk şu anda siteye giren Keş lakaplı arkadaş demiş...demişmi demiş..sonra Keş lakaplı biri başka bir başlıkla bu konuya çok benzeyen bir yazı yazmış..ben de sormuşum bu iki keş aynı mı diye..cevap gelmiş değildir diye..peki aynı anda keş lakabıyla siteye iki farklı kişinin girmesi mümkün mü..yani keş lakabını iki farklı kişi alabilirmi..alamaz en azından ben öyle biliyorum..açıklarsanız sevinirim.. :?:
Caesarius
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi
Mesajlar: 663
Kayıt: 24.01.2004 - 10:27
Konum: Kayseri

Mesaj gönderen Caesarius »

mithro bana anlattığı o hikayedeki keşin bu siteye bağlanabileceğini söylemedi. aslında durumu itibari ile internete girmesi de biraz zor. ama adamın bekçisi değilim. bir şekilde internete girip bu sitede yazı yazmış olabilir. ama daha önce de söledim. bu çok zayıf bir ihtimal. aynı kişi olsalar bile konuya farklı bir anlam katmaz bu durum. burada esas anlatılmak istenen buradaki hayat hikayesi. kim olduğu çok önemli değil. bunun ülkemizde yaşanmış olması tartışılması gereken. benim vurgulamak istediğim bu. yoksa aynı kişi ya da değil bunun şu noktada ehemmiyeti yok bence...
MithrandiR
Yazar
Yazar
Mesajlar: 695
Kayıt: 22.01.2004 - 13:25
Konum: Mobil yaşam... Artık sabit bi yerim yok...

Mesaj gönderen MithrandiR »

Evet kardeşim Ahmet bu keş o keş! ben de keşe bu sitede gezmeyi gösterdim. Bu arada bu hafta yazamayacağım yazının devamını. Keş beni ekti... :(
Cevapla