SİGARAYI BIRAKTIM

Sizi büyüleyici hikayeler...
Cevapla
lovemaker
Aktif Üye
Aktif Üye
Mesajlar: 88
Kayıt: 22.06.2003 - 20:53
Konum: ist

SİGARAYI BIRAKTIM

Mesaj gönderen lovemaker »

SİGARA GİBİ....

Hafif sisli bir havada ve güneşin apartmanların arasından yeni
yeni güne merhaba dediği bir saatte, vapura doğru ilerleyen genç adam;
jeton gişesinde, yaklaşık iki ay önce ayrıldığı kız arkadaşını görür ve titrek bir "merhaba" ile konuşmaya başlar. Bu konuşmalar vapurda da devam
eder. Adamın; "Hava o kadar da soğuk değil, dışarıda oturalım mı?"
sorusuna, kızın "Olur" cevabı vermesiyle birlikte vapurun en üst katına
doğru yol alırlar.
Birkaç dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam
kıza bir sigara uzatır ve kendisine de bir tane alır. Daha sonra, genç
adam birden lafa girer:
- Biliyorum, bu konuları daha önce hiç konuşmadık ya da konuşamadık
diyeyim. Merak etme ama, "Neden ayrıldık biz" sorusunu sormayacağım.
Sadece sana söylemek istediğim birkaç şey var, onları konuşmak istiyorum.
Genç kız; adama bakarak,
- "Evet seni dinliyorum, devam et" dedikten sonra adam, konuşmasına
kaldığı yerden devam eder:
- Biliyor musun? Ayrıldıktan sonra, seni sigaraya benzetmeye başladım.
Kız, hiç tahmin etmediği, alakasız bir konuyla lafa girmesinin verdiği şaşkınlıkla, "Ne? Nasıl yani?" der.
Adam, önce kıza uzattığı sigarayı ve sonra kendi sigarasını, çantasından
çıkardığı çakmak ile yaktıktan sonra:
- Mesela bir tane sigara yakıyorum ve kül tablasına koyup izlemeye
başlıyorum. Kül tablasına dökülen külleri gördükçe; anılarımız aklıma her biri kül olup acılarıma dönüşüyor sonra. Arada bir elime alıyorum sigarayı
ve içime çekiyorum seni. Kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok çekiyorum. Bazen de anıları silkiyorum kül tablasına.
"Sen zehiri" hoşuma gidiyor, içimi acıtıyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye
devam ediyorum. Ağzımdan çıkan her dumanda, ayrılırken bana bıraktığın;
son bakışının silueti beliriyor. Her sigaranın olduğu gibi, senin de sonun
yaklaşıyor. Ve ben yavaş hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi
götürsem kül tablasına, aptalca bir umutla "Ne olur yapma!! " diyeceğin
zamanı bekliyorum. Ama hiçbir zaman duyamıyorum sesini. "Ve işte bitirdim
seni" diyorum. Hayır hayır kendimi kandırıyorum galiba, "Seni böyle bitiremem" diyorum sonra. Ama bakıyorum
kül tablasına; evet! Sen oradasın, evet! Anılar orada. Ancak, elimde hala
kokun var. Yıkasam da, hiç çıkmayacak bir koku. Anlıyorum ki; bu sigarada,
senin çok az bir kısmını bitirmişim. Senden bağımsız bir sen, hep içimde
yaşıyormuş. Ve anlıyorum ki, sadece sönüyorsun. Seni ateşleyecek bir "Beni"
bekliyorsun sabırla. O "Ben", çok da bekletmiyor seni. Bir daha yanmaya
başlıyorsun. Anılar acılar derken yine bitiyorsun. Yeniden yanıyor ve bitiyorsun. Bu hep böyle devam ediyor; sonunda alışkanlık oluyorsun.

Genç kız anlatılanları dinlerken; tarif edilmeyecek bir duygu
yoğunluğu içindeydi. Bir yandan, birisinin bu kadar acı çekmesine üzüntü
duyarken; diğer yandan da, kendisinin hala unutulmamış olmasından, haz
alıyordu. Aslında kendisi de unutamamıştı genç adamı. Kendi isteğiyle
ayrılmıştı ama; sevmediği ya da artık bir şeyler hissetmediği için değil,
en yakın kız arkadaşının da, o insana karşı bir takım duygular beslediği için gerçekleşmişti bu ayrılık. Bunu; ne erkek arkadaşı, ne de en yakın
arkadaşı biliyordu. Erkek arkadaşına, "Bu ilişkide bir şeyler eksik, ben daha fazla sürdüremeyeceğim, ayrılmalıyız." diye bir mesaj atarken; kız
arkadaşına, "İlgisiz bir sevgili olmaya başlamıştı günler geçtikçe; çok bunalmıştım. Ve bir gün onu, başka biriyle sarmaş dolaş gördüm. Bu yüzden
ayrıldım." demişti. Böylece, hem erkek arkadaşından, kendine göre, makul
bir sebeple ayrılmış; hem de arkadaşına, erkek arkadaşını kötüleyerek,
ondan soğumasını sağlamıştı. Kendisinin çok acı çekeceğini bile bile,
arkadaşını kaybetmemek için, böyle bir yalanlar zincirine başvurmuştu.
Artık hayatını, bu yalanlara göre düzenlemeliydi. Bu yüzden;
bu karşılaşmalarında duygularını bir tarafa bırakıp, mantığı ile karar
vermek zorundaydı. Geri dönüşü yoktu
ve kız da bunun farkındaydı. Bütün ayrıntıları, olası bir karşılaşma için düşünmüştü daha önceden. Adamın anlattıklarını dikkatlice dinliyor ve sözünü bitirmesini bekliyordu. Ve adamla göz göze gelip, "Bitti, bu kadardı!" dermişçesine bakmasından sonra, kız konuşmaya başladı:
- Açıkçası bu söylediklerin, hiç beklemediğim şeylerdi. Benim,
bu açıklamalarına bir yorum yapmamı bekleme. Çünkü bunlar; senin kendi
düşüncelerin. Her biten ilişkiden sonra, yaşanabilecek duygulardan bu anlattıkların.
Şunu söyleyebilirim ama; yaşadığımız ilişkide, elimden gelen fedakarlığı
gösterdiğime inanıyorum. Seni hiçbir zaman suçlu görmedim, her şey benden kaynaklıyordu. Sonuç olarak, bir şekilde bu ilişki yürümedi ve bitti.
Bu kadar basit.
- Bu kadar mı yani?
- Evet...
Genç adam şok olmuştu. Belki, daha ılımlı bir yaklaşım bekliyordu
kızdan. Ancak, kesin ve kararlı konuşmuştu
kız. Hiçbir umudun kalmadığına, kendini inandırmaya çalışıyordu. Vapur
yanaşmıştı iskeleye. Tek bir kelime
bile konuşmadan vapurdan indiler. İskelenin sonunda; genç kız, adama
sarılarak "Hosçakal" dedi. Ancak adam,
ayrılırken ne sarılmıştı kıza, ne de bir kelime çıkmıştı ağzından. Bir heykel gibi duruyordu kızın karşısında. Kız da, bir tepki gelmeyince; hızla
oradan uzaklaşmayı tercih etti. Arkalarına bile bakmadan ayrıldılar. Kız,
işyerine ulaştı. Yerine oturduktan hemen sonra, cep telefonuna bir mesaj
geldi. Mesaj, eski sevgilisindendi ve şöyle yazıyordu: -

- "Hep bu karşılaşmayı ve sana sigara hikayesini anlatacağım günü
beklemiştim. Ve o gün, gözlerimin içine bakıp;
söyleyeceklerine göre, hayatıma bir yön çizeceğime..."

Genç kız, bu mesajdan hiçbir anlam çıkaramamıştı. Bu mesajı
düşünürken; bir mesaj daha geldi:

- "... kendi kendime söz vermiştim. Bugün duyduklarım; beni hayal
kırıklığına uğrattı ve ben kararımı verdim:"

"SİGARAYI BIRAKTIM..."
Cevapla