Çaresizim ne yapmalıyım?
-
Duygusal
Çaresizim ne yapmalıyım?
merhaba arkadaslar bir derdim var
ne yapacagimi bilmiyorum ben kirsehirde dogmus liseyi bitirdikten calismaya baslamistim tam bu siralarda beni istemeye gelen biri oldu hollanda amsterdam ailem cok zengin olmadigi icin onunla evlenmemi uygun gorduler nekadar itiraz ettiysemde bu evlilige amcamdan tutunda butun aile onayladi annem haric o istemedi ama benle onun sozu gecmedi evlendim neyse aradan alti ay gecti hollandaya geldim tabi esimle nekadar gorucu usulu evlendiysemde onu sevdim 16 yasindaydim onu tanidigi9mda isindim ona sevdim beni etkilemisti gulumsemesi falan halada seviyorum ama biliyorumki o beni sevmiyor ve benden hep bosannacagini soyluyor korkuyorum saniyoum onsuz kalmak zor olacak tabi bu arada daha buyuk bir surunum daha var oda oturu karti ondan ayrilinca hollandada kalamiyorum evliligimde bitm,is oluyor ve turkiyeye gitmem gerekiyor turkiyeyi seviyorumda ama kalacagim yer anne banba evi olacak birde 20 yasinda dul kalacam cildirmak uzereyim ailemin yanina gitsem bana kotu gosle bakacaklar herkes yatmak isteyecek gibi geliyor dul bayana o gosle bakiliyor yeniden evlensem bunada cesaret edemem evlenip ayrilanlar beni anlar belki daha yasim cok genc gezmek tozmak eglenmek istiyorum birde hic sevgili tanimadigim icicn esimle sevgili gibi olmak istiyorum ama bu olmuyor deli oluyorum ya bu arada aramizdaki problemler yas farkindanmi ileri geliyor esim 34 yasinda bense 20
hem gurbette ylnizim hemde evlilikte mutsuz ama seviyorum ne yapmaliyim biliyorum baskasiyla yapamam ilk onun olum ona baglandim pls fikirlerini verin bana yardiminiza ihtiyacim var allahtan tek dilegim herkesin istedigi gonlunce olsun sevgiyle ve umutla kalin pls bana yazin
kadersiz Duygusal
ne yapacagimi bilmiyorum ben kirsehirde dogmus liseyi bitirdikten calismaya baslamistim tam bu siralarda beni istemeye gelen biri oldu hollanda amsterdam ailem cok zengin olmadigi icin onunla evlenmemi uygun gorduler nekadar itiraz ettiysemde bu evlilige amcamdan tutunda butun aile onayladi annem haric o istemedi ama benle onun sozu gecmedi evlendim neyse aradan alti ay gecti hollandaya geldim tabi esimle nekadar gorucu usulu evlendiysemde onu sevdim 16 yasindaydim onu tanidigi9mda isindim ona sevdim beni etkilemisti gulumsemesi falan halada seviyorum ama biliyorumki o beni sevmiyor ve benden hep bosannacagini soyluyor korkuyorum saniyoum onsuz kalmak zor olacak tabi bu arada daha buyuk bir surunum daha var oda oturu karti ondan ayrilinca hollandada kalamiyorum evliligimde bitm,is oluyor ve turkiyeye gitmem gerekiyor turkiyeyi seviyorumda ama kalacagim yer anne banba evi olacak birde 20 yasinda dul kalacam cildirmak uzereyim ailemin yanina gitsem bana kotu gosle bakacaklar herkes yatmak isteyecek gibi geliyor dul bayana o gosle bakiliyor yeniden evlensem bunada cesaret edemem evlenip ayrilanlar beni anlar belki daha yasim cok genc gezmek tozmak eglenmek istiyorum birde hic sevgili tanimadigim icicn esimle sevgili gibi olmak istiyorum ama bu olmuyor deli oluyorum ya bu arada aramizdaki problemler yas farkindanmi ileri geliyor esim 34 yasinda bense 20
hem gurbette ylnizim hemde evlilikte mutsuz ama seviyorum ne yapmaliyim biliyorum baskasiyla yapamam ilk onun olum ona baglandim pls fikirlerini verin bana yardiminiza ihtiyacim var allahtan tek dilegim herkesin istedigi gonlunce olsun sevgiyle ve umutla kalin pls bana yazin
kadersiz Duygusal
-
Mehmet
sevgili kardeşim hayat zorluklarla dolu. siz
bunu öğrenemeyecek yaşda evlenmişsin yada evlendirmişler. hiç tanımadıgın bir yerde ve
mekanda tanıdıgının olmadıgı yerde ne gibi zorluklarla karşılaşacagını tahmin ediyorum.
ben 26 yaşındayım eşim benden 1.5 yaş büyük bir erkek çocuğumuz var. çok mutluyuz
evli biri olarak sizin sıkıntılarınızı anlayabiliyorum. ve üzülüyorum. ama şunu hiç
unutmayın iki şeyin çaresi yoktur. ölüm ve ihtiyarlık. demekki sizin meseleniz çözümsüz
deyil ilk önce buna inanın
eşinizle aranızda yaş farkı var. ama bu sorun olmamalı kanaatimce. çünkü sizin gibi genç
birisiyle evli. zannedersem eşiniz geçmişinde çok şeyler yaşadıgı için birkişi mağdur olmuş
hayatı kararmış, yada beni çok seviyormuş gibi şeyler ona vız geliyor olabilir.
kendinizi acındıracak hale sokmayın. yalvarıp yakarmayın. ölçülü olun. oturun derleşin. sizi
eleştirmesine müsaade edin. hoşlanmadığı şeyleri yapmamaya çalışın.
eşinizin sevdiği şeylerin listesini yapın. sevdigi yemeklerin. şık giyinmekmi. gezmekmi
vesaire ve siz bunları uygulamaya koyun. mesela akşam işten döndüğünde sevdigi yemeği yesin.
siz kendinize çok dikkat edin giyiminize. güzelliğinize. evdeki kıyafetlerinize. eşiniz
hangi kıyafetinizden hoşlanıyor onu giyin. bunları mutlaka yapın çünkü akşama kadar nice
bayanlarla karşılaşıyor. siz onlardan üstün olmalısınız. zaten üstünsünüz.
sosyal hayata girin. dil öğrenin. meslek öğrenin. dikiş nakış olabilir. meslek kursları
olabilir. arkadaş çevrenizi genişletin. güvenebileceğiniz bir arkadaş ve dert ortağı
bununuz.
çocuğunuz yoksa çocuk yapınız. çünkü sevgiler onda birleşir. o evliliğinizin devamı için bir
bağdır.
mesajlarını bekliyorum. kendine iyi bak. türkiyeden yazıyorum
E-MAIL: [e-posta adresi gizlendi]
mutluluklar diliyorum
bunu öğrenemeyecek yaşda evlenmişsin yada evlendirmişler. hiç tanımadıgın bir yerde ve
mekanda tanıdıgının olmadıgı yerde ne gibi zorluklarla karşılaşacagını tahmin ediyorum.
ben 26 yaşındayım eşim benden 1.5 yaş büyük bir erkek çocuğumuz var. çok mutluyuz
evli biri olarak sizin sıkıntılarınızı anlayabiliyorum. ve üzülüyorum. ama şunu hiç
unutmayın iki şeyin çaresi yoktur. ölüm ve ihtiyarlık. demekki sizin meseleniz çözümsüz
deyil ilk önce buna inanın
eşinizle aranızda yaş farkı var. ama bu sorun olmamalı kanaatimce. çünkü sizin gibi genç
birisiyle evli. zannedersem eşiniz geçmişinde çok şeyler yaşadıgı için birkişi mağdur olmuş
hayatı kararmış, yada beni çok seviyormuş gibi şeyler ona vız geliyor olabilir.
kendinizi acındıracak hale sokmayın. yalvarıp yakarmayın. ölçülü olun. oturun derleşin. sizi
eleştirmesine müsaade edin. hoşlanmadığı şeyleri yapmamaya çalışın.
eşinizin sevdiği şeylerin listesini yapın. sevdigi yemeklerin. şık giyinmekmi. gezmekmi
vesaire ve siz bunları uygulamaya koyun. mesela akşam işten döndüğünde sevdigi yemeği yesin.
siz kendinize çok dikkat edin giyiminize. güzelliğinize. evdeki kıyafetlerinize. eşiniz
hangi kıyafetinizden hoşlanıyor onu giyin. bunları mutlaka yapın çünkü akşama kadar nice
bayanlarla karşılaşıyor. siz onlardan üstün olmalısınız. zaten üstünsünüz.
sosyal hayata girin. dil öğrenin. meslek öğrenin. dikiş nakış olabilir. meslek kursları
olabilir. arkadaş çevrenizi genişletin. güvenebileceğiniz bir arkadaş ve dert ortağı
bununuz.
çocuğunuz yoksa çocuk yapınız. çünkü sevgiler onda birleşir. o evliliğinizin devamı için bir
bağdır.
mesajlarını bekliyorum. kendine iyi bak. türkiyeden yazıyorum
E-MAIL: [e-posta adresi gizlendi]
mutluluklar diliyorum
-
Levent
Oturup konuşun
Simdilik kısa. aklıma geleni
yazıyorum, duygusal.
Eşinle oturup derdini açık açık konuştun mu? Eşinle aranda ki iletişim çok iyi gibi değil
geliyor bana. Açık. sogukkanlı. rasyonel düşünüp, tabi hislerinizi gözardı etmeden.
probleminizi konuşmaya başlayın.
Şimdilik bu kadar Duygusal, sonra tekrar yazarım. Allah´a dua et,
Selamlar, Levent
yazıyorum, duygusal.
Eşinle oturup derdini açık açık konuştun mu? Eşinle aranda ki iletişim çok iyi gibi değil
geliyor bana. Açık. sogukkanlı. rasyonel düşünüp, tabi hislerinizi gözardı etmeden.
probleminizi konuşmaya başlayın.
Şimdilik bu kadar Duygusal, sonra tekrar yazarım. Allah´a dua et,
Selamlar, Levent
-
Duygusal
Teşekkürler
Oncelikle yazima ilgi gosterdigin icin tesekur ederim levent simle konusmaya gelince okadar degisik birisiki anlatamam zati anlatmaya kalksam koca siteyi kaplar konusmama firsat vermiyor deli oluyorum seviyorum diyorum aldirmiyor bileisde oldugu zamanlarda onu ozluyorum cunku burada yalnizim kimsem olmadigi icin ona siginiyorum oda asiri ilgimden bikti galiba her kavga ettigimizde kiziyor bosanacam diyor bir kac gun sonra vazgeciyor bana acidigini sogluyor gecelkeri uyurken bana oyle sariliyorki bazen nefes alamiyorum iste o anda diyorum seviyor ama baska anlardada bakiyorum kiziyor dovuyor intiharmi ediyim kurtulusum olummu ondan ayrilmak zati olum ne dersiniz?
caresiz duygusal
caresiz duygusal
-
Bilmem
BİR “KOCA YEMEĞİ” NASIL PİŞİRİLİR
BİR “KOCA YEMEĞİ” NASIL PİŞİRİLİR
Evet dostum konu başlığı bu.
Umarım işine yarar...
Bu tabir garibinize gidebilir: “Koca Yemeği” de ne demek? Lezzetli yemekler pişiren bir hanım, kocasını da pişirip olgunlaştırmazsa, hayatın tadı kaçabilir. Bunun için mesut olmanın bir sanat, bir bilim dalı olduğu peşinen kabul edilmelidir.halbuki gençlere her türlü bilgi verilir, fakat mesut olmanın şartları anlatılmaz. Mesut olmanın şartlarını bilmeyen gençler evlenir, bir sürü problemle karşılaşır, tecrübelerle mesut olmanın yolunu bulur ama, bu daha çok pahalıya mal olabilir.
Evet “Koca Yemeği” nasıl pişirilir?
Evvela kocanızın gönlünü tenkitlerle kırmayınız, kırılırsa sevgi çiçekleri solar.
Her insan annesini sever, bunun manası da, her insan her yaşta az çok çocuk gibidir. Öyle ise çocuğunuza gösterdiğiniz şefkati kocanızdan esirgemeyiniz.(burada senin durumunu biliyorum beni yanlış anlamazsın umarım) kocanıza yaptığınız hizmet hiçbir zaman
“Hizmetçilik” manasına gelmez. Çünkü siz kocanıza hizmet ettiğiniz ölçüde, onu kendinize hizmetkâr etmiş olursunuz.
Her kadın kocasını tesir altına alabilir, yeter ki kadınlar bunun sırrını bilsin. Nitekim, yabancı ülkelerde pek çok aile mesut yaşarken bizde boşanmalar dahi görülüyor. Demek ki mesut olmanın sırları vardır, kim bunları yakalarsa mesut olur, bunları yakalayamayan da bedbahtır.
Şunu hiçbir zaman unutmamalı ki, çirkin kadın yoktur, huyu çirkin kadın vardır.
Denecek ki “Niçin hep kadınlar üzerinde duruyorsunuz, erkeklerden de söz ediniz”
Başta söylediğim gibi eşler mesut olmanın sırlarını öğrenmek zorundadır. Erkek kadına daha fazla muhtaçtır. Bunun için dul kalan erkekler hemen evlenme cihetine giderken dul kalan kadınlardan evlenmeyenler çoktur.
Erkek de, çocuklar da, kadına muhtaç olduğundan, kadın yuvayı yapan ana kuş gibidir. Bu yuvanın mühim faktörlerinden biride erkektir, öyleyse erkeği yuvaya bağlamak kadının elindedir. Şurası hiçbir zaman unutulmamalı ki, kahveye, meyhaneye dadanan erkeklerin ekserisi evinden kaçmaktadır.
Eğer erkekle hanımı arasında huzursuzluk çıkarsa bunun halli gayet kolaydır. Kadın:
- Kocacığım, huzursuzlukla, kavgayla hiçbir noktaya varamayız onun için, mesut olmamız için benden isteklerin nelerse, onları şu kağıda yaz, yapmaya çalışayım, mesut olalım, derse kavga sona erer.
Yanlış anlaşılmasın, bir ailede şu veya bu reis değildir. Evin reisi MESUT
OLMAKTIR. Eşler cennet gibi dünyayı başlarına cehennem etmemek için, mesut olmanın çarelerini aramalıdır, burada en büyük pay kadına düşmektedir.
Düşünün ki evin hanımı pek güzel yemekler hazırlamış, fakat asık bir suratla sofraya oturmuş. Erkek için yemeklerin tadı kaçmış demektir.
Her türlü erkeği, kadın, şefkatiyle, güler yüzü ve tatlı diliyle yola getirebilir.
Tartışmayla hiçbir erkek yola getirilemez. (burada bende bir söz ekleyeyim “taşa çivi işlemez ama yumuşak bir bitki taşı delip geçebilir”) erkek, kahveye, meyhaneye, yahut bar gibi yerlere gidebilir. Akıllı bir hanım, erkeğini bunların bütününden geri çekebilir.
Kavgayla, ısrarla değil, ona yardımcı olmakla, isteklerini insanlığa uygun şekilde yerine getirmekle...
Eğer evin hanımı kocasını güler yüzle karşılayabiliyorsa... onun elindeki paketleri alıp, yerine oturuncaya kadar yardımcı oluyorsa...Sonra yemeğini, çayını, kahvesin zamanında verebiliyorsa... hele sohbet edecek kadar halden de anlıyorsa, bu erkeğin gözü neden dışarıda olsun?
Eşiniz aç, uykusuz veya bir işi acele yapma noktasında iken, ondan herhangi bir istekte bulunmayınız, herhangi bir hususu tenkit etmeyiniz. Çünkü bu sıkışık anında size ters cevap verip, kırılmanıza sebep olabilir.
Her zaman halinizden memnun olmaya çalışınız. Özellikle eşinizi, başkalarıyla mukayese etmeyiniz. Bir erkek için en büyük bahtiyarlık, karısının kendisini beğenmesidir.
“Kocam da beni beğenmelidir” gibilerden sen-ben davasına girmeyiniz.
Unutmayınız, çocuğunuza nasıl bakıyorsanız, (burada yine özür diliyorum yazının orijinalliğini bozmak istemedim) eşinize de öyle bakınız, o zaman çocuğunuz sizi ne kadar severse eşinizde o kadar sevecektir.
Gençlik yıllarında eşler birbirini fizik durumlarıyla sevebilir. Bu geçicidir.bitmeyen sevgi, eşlerin ahlakının güzel olmasıdır. Bunun başında da SAYGI gelir.
Evet zaman zaman sevgi çiçeklerini, anlaşmazlık rüzgarları kırabilir, fakat saygı her zaman geçerlidir. Saygı ile pek çok felaketler atlatılır. Meselâ erkek kızgın asabi olduğu anda, hanımının cevap vermemesi, hatta iki damla gözyaşı ile onu yumuşatması, her zaman mümkündür.
Ebeveynlerin aile hayatına müdahaleleri de çok görülmüştür. Şunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamalı ki, eşler, mesut olmak zorundadır. Onların mesut olmaması, yalnız aileyi değil, onların yakınlarını da, anaları-babaları da yakar. Öyleyse, ana-babanın hukuku kadar, eşin hukuku da korunmalıdır. Arzettiğimiz gibi mesut olmak, bir ilim ve sanat işidir.
Eşler birbirinin akrabalarına yakınlık göstermeli, onları da memnun etmeye çalışmalı, çünkü insan sosyal bir yaratıktır, herkesle beraber yaşamak zorundadır.
Eğer mesut bir aile varsa bunda en büyük pay kadına aittir. Yeter ki kadın yemeğe dikkat ettiği kadar kocasına da dikkat etsin. Meselâ baklava undan, yağdan ve şekerden yapılır.
Makarnanın üstüne şeker ekseniz baklavanın yerini tutmaz. Kaldı ki baklavalar da birbirinden farklıdır. Nasıl yemeklerin tuzuna, yağına ateşine, suyuna dikkat ediyorsa, kocaya karşıda böyle dikkatli olunmalıdır. Ateşi arttırırsanız yanar, eksiltirseniz pişmez, tuzu fazla kaçırırsanız yenmez, çok su korsanız sulu olur, bırakırsanız pelte gibi yerinde kalır.
Öyle ise güzel yemekler pişirmek kadar, güzel bir sofra hazırlamak...BU sofraya güler yüzle oturabilmek, hoş sohbetlerde bulunmak...Erkeği olgunlaştırmak, hanımların maharetleri arsındadır.
Yemek nasıl sizin eserinizse, erkeğiniz de öyle...Erkeğinden şikayetçi olanlar “Acaba hangi hususta hata yapıyorum” diye kendini kontrol etmeli ve noksanlığını erkeğine sorarak öğrenmeli. Erkeğin noksanlığını da, yemeğin tadını bozmadan düzeltmeli.
Hiç düşündünüz mü? Midemiz güzel yemekler istediği gibi, beyin midesi ,kalp midesi de birşeyler istemekte, acaba bunlar nedir?
Yine hiç düşündünüz mü Her evin bir kileri, mutfağı olduğu gibi, bir kütüphanesi, bir okuma salonu da olmalıdır?
Basın-yayın, hayat tecrübelerini aktaran organlardır. Bunlardan bir ömür boyu alacağımız dersler vardır.
Sizlere ağız tadıyla geçireceğiniz uzun yıllar diler, saygılarımızı sunarız(*)
(*) Bu yazının aslı Red House Kitabevinin yayınladığı Yemek Kitabında vardır.
Evet dostum kendine çok çok iyi bak umarım hak ettiğin mutluluklara kavuşursun
Sevgiyle kal...
Evet dostum konu başlığı bu.
Umarım işine yarar...
Bu tabir garibinize gidebilir: “Koca Yemeği” de ne demek? Lezzetli yemekler pişiren bir hanım, kocasını da pişirip olgunlaştırmazsa, hayatın tadı kaçabilir. Bunun için mesut olmanın bir sanat, bir bilim dalı olduğu peşinen kabul edilmelidir.halbuki gençlere her türlü bilgi verilir, fakat mesut olmanın şartları anlatılmaz. Mesut olmanın şartlarını bilmeyen gençler evlenir, bir sürü problemle karşılaşır, tecrübelerle mesut olmanın yolunu bulur ama, bu daha çok pahalıya mal olabilir.
Evet “Koca Yemeği” nasıl pişirilir?
Evvela kocanızın gönlünü tenkitlerle kırmayınız, kırılırsa sevgi çiçekleri solar.
Her insan annesini sever, bunun manası da, her insan her yaşta az çok çocuk gibidir. Öyle ise çocuğunuza gösterdiğiniz şefkati kocanızdan esirgemeyiniz.(burada senin durumunu biliyorum beni yanlış anlamazsın umarım) kocanıza yaptığınız hizmet hiçbir zaman
“Hizmetçilik” manasına gelmez. Çünkü siz kocanıza hizmet ettiğiniz ölçüde, onu kendinize hizmetkâr etmiş olursunuz.
Her kadın kocasını tesir altına alabilir, yeter ki kadınlar bunun sırrını bilsin. Nitekim, yabancı ülkelerde pek çok aile mesut yaşarken bizde boşanmalar dahi görülüyor. Demek ki mesut olmanın sırları vardır, kim bunları yakalarsa mesut olur, bunları yakalayamayan da bedbahtır.
Şunu hiçbir zaman unutmamalı ki, çirkin kadın yoktur, huyu çirkin kadın vardır.
Denecek ki “Niçin hep kadınlar üzerinde duruyorsunuz, erkeklerden de söz ediniz”
Başta söylediğim gibi eşler mesut olmanın sırlarını öğrenmek zorundadır. Erkek kadına daha fazla muhtaçtır. Bunun için dul kalan erkekler hemen evlenme cihetine giderken dul kalan kadınlardan evlenmeyenler çoktur.
Erkek de, çocuklar da, kadına muhtaç olduğundan, kadın yuvayı yapan ana kuş gibidir. Bu yuvanın mühim faktörlerinden biride erkektir, öyleyse erkeği yuvaya bağlamak kadının elindedir. Şurası hiçbir zaman unutulmamalı ki, kahveye, meyhaneye dadanan erkeklerin ekserisi evinden kaçmaktadır.
Eğer erkekle hanımı arasında huzursuzluk çıkarsa bunun halli gayet kolaydır. Kadın:
- Kocacığım, huzursuzlukla, kavgayla hiçbir noktaya varamayız onun için, mesut olmamız için benden isteklerin nelerse, onları şu kağıda yaz, yapmaya çalışayım, mesut olalım, derse kavga sona erer.
Yanlış anlaşılmasın, bir ailede şu veya bu reis değildir. Evin reisi MESUT
OLMAKTIR. Eşler cennet gibi dünyayı başlarına cehennem etmemek için, mesut olmanın çarelerini aramalıdır, burada en büyük pay kadına düşmektedir.
Düşünün ki evin hanımı pek güzel yemekler hazırlamış, fakat asık bir suratla sofraya oturmuş. Erkek için yemeklerin tadı kaçmış demektir.
Her türlü erkeği, kadın, şefkatiyle, güler yüzü ve tatlı diliyle yola getirebilir.
Tartışmayla hiçbir erkek yola getirilemez. (burada bende bir söz ekleyeyim “taşa çivi işlemez ama yumuşak bir bitki taşı delip geçebilir”) erkek, kahveye, meyhaneye, yahut bar gibi yerlere gidebilir. Akıllı bir hanım, erkeğini bunların bütününden geri çekebilir.
Kavgayla, ısrarla değil, ona yardımcı olmakla, isteklerini insanlığa uygun şekilde yerine getirmekle...
Eğer evin hanımı kocasını güler yüzle karşılayabiliyorsa... onun elindeki paketleri alıp, yerine oturuncaya kadar yardımcı oluyorsa...Sonra yemeğini, çayını, kahvesin zamanında verebiliyorsa... hele sohbet edecek kadar halden de anlıyorsa, bu erkeğin gözü neden dışarıda olsun?
Eşiniz aç, uykusuz veya bir işi acele yapma noktasında iken, ondan herhangi bir istekte bulunmayınız, herhangi bir hususu tenkit etmeyiniz. Çünkü bu sıkışık anında size ters cevap verip, kırılmanıza sebep olabilir.
Her zaman halinizden memnun olmaya çalışınız. Özellikle eşinizi, başkalarıyla mukayese etmeyiniz. Bir erkek için en büyük bahtiyarlık, karısının kendisini beğenmesidir.
“Kocam da beni beğenmelidir” gibilerden sen-ben davasına girmeyiniz.
Unutmayınız, çocuğunuza nasıl bakıyorsanız, (burada yine özür diliyorum yazının orijinalliğini bozmak istemedim) eşinize de öyle bakınız, o zaman çocuğunuz sizi ne kadar severse eşinizde o kadar sevecektir.
Gençlik yıllarında eşler birbirini fizik durumlarıyla sevebilir. Bu geçicidir.bitmeyen sevgi, eşlerin ahlakının güzel olmasıdır. Bunun başında da SAYGI gelir.
Evet zaman zaman sevgi çiçeklerini, anlaşmazlık rüzgarları kırabilir, fakat saygı her zaman geçerlidir. Saygı ile pek çok felaketler atlatılır. Meselâ erkek kızgın asabi olduğu anda, hanımının cevap vermemesi, hatta iki damla gözyaşı ile onu yumuşatması, her zaman mümkündür.
Ebeveynlerin aile hayatına müdahaleleri de çok görülmüştür. Şunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamalı ki, eşler, mesut olmak zorundadır. Onların mesut olmaması, yalnız aileyi değil, onların yakınlarını da, anaları-babaları da yakar. Öyleyse, ana-babanın hukuku kadar, eşin hukuku da korunmalıdır. Arzettiğimiz gibi mesut olmak, bir ilim ve sanat işidir.
Eşler birbirinin akrabalarına yakınlık göstermeli, onları da memnun etmeye çalışmalı, çünkü insan sosyal bir yaratıktır, herkesle beraber yaşamak zorundadır.
Eğer mesut bir aile varsa bunda en büyük pay kadına aittir. Yeter ki kadın yemeğe dikkat ettiği kadar kocasına da dikkat etsin. Meselâ baklava undan, yağdan ve şekerden yapılır.
Makarnanın üstüne şeker ekseniz baklavanın yerini tutmaz. Kaldı ki baklavalar da birbirinden farklıdır. Nasıl yemeklerin tuzuna, yağına ateşine, suyuna dikkat ediyorsa, kocaya karşıda böyle dikkatli olunmalıdır. Ateşi arttırırsanız yanar, eksiltirseniz pişmez, tuzu fazla kaçırırsanız yenmez, çok su korsanız sulu olur, bırakırsanız pelte gibi yerinde kalır.
Öyle ise güzel yemekler pişirmek kadar, güzel bir sofra hazırlamak...BU sofraya güler yüzle oturabilmek, hoş sohbetlerde bulunmak...Erkeği olgunlaştırmak, hanımların maharetleri arsındadır.
Yemek nasıl sizin eserinizse, erkeğiniz de öyle...Erkeğinden şikayetçi olanlar “Acaba hangi hususta hata yapıyorum” diye kendini kontrol etmeli ve noksanlığını erkeğine sorarak öğrenmeli. Erkeğin noksanlığını da, yemeğin tadını bozmadan düzeltmeli.
Hiç düşündünüz mü? Midemiz güzel yemekler istediği gibi, beyin midesi ,kalp midesi de birşeyler istemekte, acaba bunlar nedir?
Yine hiç düşündünüz mü Her evin bir kileri, mutfağı olduğu gibi, bir kütüphanesi, bir okuma salonu da olmalıdır?
Basın-yayın, hayat tecrübelerini aktaran organlardır. Bunlardan bir ömür boyu alacağımız dersler vardır.
Sizlere ağız tadıyla geçireceğiniz uzun yıllar diler, saygılarımızı sunarız(*)
(*) Bu yazının aslı Red House Kitabevinin yayınladığı Yemek Kitabında vardır.
Evet dostum kendine çok çok iyi bak umarım hak ettiğin mutluluklara kavuşursun
Sevgiyle kal...
-
Duygusal
Merhaba
merhaba arkadaslar uzun zamandir buraya
bakmamistim yazinizi yeni okudum calisN VE EV HANIMI OLMASI GEREKEN BIR BAYANIM DEDIKLERINIZ
UYGULAYACAGIM UMARIM HER SEY DUZELIR TESEKURLER EDERIM SAYIN MEHMET BEYE VE BAY BILMEME BEYE
SEVGI VE MUTLU KALIN HOSCAKALIN YINEDE TAVSIYELERINIZ BEKLIYECEGIM BYE DUYGUSAL
bakmamistim yazinizi yeni okudum calisN VE EV HANIMI OLMASI GEREKEN BIR BAYANIM DEDIKLERINIZ
UYGULAYACAGIM UMARIM HER SEY DUZELIR TESEKURLER EDERIM SAYIN MEHMET BEYE VE BAY BILMEME BEYE
SEVGI VE MUTLU KALIN HOSCAKALIN YINEDE TAVSIYELERINIZ BEKLIYECEGIM BYE DUYGUSAL
-
Duygusuz
Kocanizi sevin
duygusal hanim
bana kalirsa kocanizi sevin yeter........
Sevgi kelimesinin anlamiyla yureginizi doldurun. Olaylara kocanizin gozuyle bakmayi
basardiginiz gun hic bir sorununuz kalmayacak.....
Sevgi de bu zaten........
Yas farkina gelince bunun bir engel teskil ettigine inandirmayin sakin kendinizi.....
Gerci ben henuz bekarim ve 25 yasindayim ama bana inanin.....
bana kalirsa kocanizi sevin yeter........
Sevgi kelimesinin anlamiyla yureginizi doldurun. Olaylara kocanizin gozuyle bakmayi
basardiginiz gun hic bir sorununuz kalmayacak.....
Sevgi de bu zaten........
Yas farkina gelince bunun bir engel teskil ettigine inandirmayin sakin kendinizi.....
Gerci ben henuz bekarim ve 25 yasindayim ama bana inanin.....
-
Enigma
Hayat
merhaba duygusal (ben bilmem) isim değiştirdim anlaman için not düştüm epeydir
bakmıyordum umarım bu hikaye birazcıkın iyi gelir sana
Öyle tesadüfler vardır ya:
Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken,
rastlaşırsınız aniden...
"Bu o..." diye içiniz titrer. Bir zamanlar
yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış
saçlarıyla
karsınızdadır... iki elinde iki çocuk...
Nasılsın?
iyiyim... Ya sen?...
- Kızın amma da büyümüş... Benim de var 10 yasında...
- Annen, baban?...
- Babamı kaybettik. Annem hasta...
- Mutlu musun?
Sessizlik...
- Telefonumu vereyim, ararsın belki...
İki yanakta iki masum buse; biri eski sevgiliye,
diğeri onunla birlikte yitip giden maziye...
"- Kimdi o amca anne?.."
Yüreğinizde belli belirsiz bir iç çekme ve
aklınızda hınzır bir soru işareti:
"Acaba?.."
* * *
Aliye ile Ramazan' ın aşk hikayesinde buna benzer
bir hüzün gizliydi.
Gerçi öyküleri, önce haklı olarak bir "tip rezaleti"
olarak yansıdı
Milliyet' in manşetine... Ancak Ayşegül
Aydoğan' ın dünkü haberi en az ilki kadar hazindi:
Polis memuru Ramazan Bey, öğretmen Aliye Hanım' a
1954'te Karabük'te evlenme teklif etmiş. Annesine
bakmak zorunda
olduğundan kabul edememiş Aliye...
Bir başkasıyla evlenmiş Ramazan... Üç çocuğu
olmuş, ancak Aliye' yi hep
aklında, göğsünde saklamış. Gün gelmiş, esi göğüs
kanserine yenik
düşmüş. Ailesi "3 çocukla bir başına baş edemezsin,
evlen" diye tutturmuş. O da
"Yıllar önce bir sevgilim vardı, evlenirsem onunla
evlenirim" demiş.
17 yıl sonra gençliğinin Karabük' üne dönmüş ve
Aliye' nin peşine düşmüş. Öğretmenlik yaptığı okulda
bulmuş onu... Müdürün
odasında beklemeye koyulmuş. Aliye odaya girip de eski
aşkını
karşısında görünce şaşkınlıktan dışarı kaçmış. 17 yıl
önceki teklifi
yinelemiş Ramazan:
"- Evet" demiş bu kez Aliye öğretmen...
* * *
28 yıl evli kalmışlar. İkinci baharı yasamışlar.
Malum, ikinci bahar, "son"bahardır. Orada aşk,
hayatla cilveleşmekten çok,
hayat denilen çileyi birlikte göğüslemektir.
71 yıllık yorgun kalbi teklemiş bir gün Aliye' nin...
Ramazan bir ambulansla hastaneye yetiştirmiş
eşini... Kabul etmemişler,
paraları yok diye... Sonra bir başkasına... yine
red...
Aliye Hanım ölümün eşiğinde duyuyormuş Ramazan Bey' in
çırpınışlarını;
"Allah' ım bunlar ne yapıyor" diye ürperiyormuş.
Ramazan Bey' se "ilk göz ağrım gidiyor" diye
sızlanıyormuş için için...
"Ona bir şey olursa ben ne yaparım?.."
Sonunda Ramazan Bey' in yeğenlerinin parasıyla bir özel
hastaneye
yatırabilmişler. Fotografi vardı dünkü Milliyet' te...
Aliye Hanim yatakta; Ramazan Bey başucunda...
sağ eli sımsıkı eşinin avucunda...
"Ilk bahar"da çogunlukla imkansizliktir aski
filizleyen, besleyen; "son bahar"daysa fedakarlik...
Bütün Dünya dergisinde vardi; çocuklara "Ask nedir"
diye sormuslar.
Söyle demis afacanlardan biri:
Annanem sirtindan hasta olmustu. Egilemedigi için
ayaklarina oje
süremiyordu. Dedem devamli elleri titremesine ragmen
annanemin ayaklarina
oje sürüyordu. Bence ask budur".
bakmıyordum umarım bu hikaye birazcıkın iyi gelir sana
Öyle tesadüfler vardır ya:
Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken,
rastlaşırsınız aniden...
"Bu o..." diye içiniz titrer. Bir zamanlar
yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış
saçlarıyla
karsınızdadır... iki elinde iki çocuk...
Nasılsın?
iyiyim... Ya sen?...
- Kızın amma da büyümüş... Benim de var 10 yasında...
- Annen, baban?...
- Babamı kaybettik. Annem hasta...
- Mutlu musun?
Sessizlik...
- Telefonumu vereyim, ararsın belki...
İki yanakta iki masum buse; biri eski sevgiliye,
diğeri onunla birlikte yitip giden maziye...
"- Kimdi o amca anne?.."
Yüreğinizde belli belirsiz bir iç çekme ve
aklınızda hınzır bir soru işareti:
"Acaba?.."
* * *
Aliye ile Ramazan' ın aşk hikayesinde buna benzer
bir hüzün gizliydi.
Gerçi öyküleri, önce haklı olarak bir "tip rezaleti"
olarak yansıdı
Milliyet' in manşetine... Ancak Ayşegül
Aydoğan' ın dünkü haberi en az ilki kadar hazindi:
Polis memuru Ramazan Bey, öğretmen Aliye Hanım' a
1954'te Karabük'te evlenme teklif etmiş. Annesine
bakmak zorunda
olduğundan kabul edememiş Aliye...
Bir başkasıyla evlenmiş Ramazan... Üç çocuğu
olmuş, ancak Aliye' yi hep
aklında, göğsünde saklamış. Gün gelmiş, esi göğüs
kanserine yenik
düşmüş. Ailesi "3 çocukla bir başına baş edemezsin,
evlen" diye tutturmuş. O da
"Yıllar önce bir sevgilim vardı, evlenirsem onunla
evlenirim" demiş.
17 yıl sonra gençliğinin Karabük' üne dönmüş ve
Aliye' nin peşine düşmüş. Öğretmenlik yaptığı okulda
bulmuş onu... Müdürün
odasında beklemeye koyulmuş. Aliye odaya girip de eski
aşkını
karşısında görünce şaşkınlıktan dışarı kaçmış. 17 yıl
önceki teklifi
yinelemiş Ramazan:
"- Evet" demiş bu kez Aliye öğretmen...
* * *
28 yıl evli kalmışlar. İkinci baharı yasamışlar.
Malum, ikinci bahar, "son"bahardır. Orada aşk,
hayatla cilveleşmekten çok,
hayat denilen çileyi birlikte göğüslemektir.
71 yıllık yorgun kalbi teklemiş bir gün Aliye' nin...
Ramazan bir ambulansla hastaneye yetiştirmiş
eşini... Kabul etmemişler,
paraları yok diye... Sonra bir başkasına... yine
red...
Aliye Hanım ölümün eşiğinde duyuyormuş Ramazan Bey' in
çırpınışlarını;
"Allah' ım bunlar ne yapıyor" diye ürperiyormuş.
Ramazan Bey' se "ilk göz ağrım gidiyor" diye
sızlanıyormuş için için...
"Ona bir şey olursa ben ne yaparım?.."
Sonunda Ramazan Bey' in yeğenlerinin parasıyla bir özel
hastaneye
yatırabilmişler. Fotografi vardı dünkü Milliyet' te...
Aliye Hanim yatakta; Ramazan Bey başucunda...
sağ eli sımsıkı eşinin avucunda...
"Ilk bahar"da çogunlukla imkansizliktir aski
filizleyen, besleyen; "son bahar"daysa fedakarlik...
Bütün Dünya dergisinde vardi; çocuklara "Ask nedir"
diye sormuslar.
Söyle demis afacanlardan biri:
Annanem sirtindan hasta olmustu. Egilemedigi için
ayaklarina oje
süremiyordu. Dedem devamli elleri titremesine ragmen
annanemin ayaklarina
oje sürüyordu. Bence ask budur".
-
Mustafa
Korkma
Sevgili arkadasim, durumunu
cok iyi anliyorum. ben de esimden 2 yil once ayrildim ...
kendimi suclu bulur, onu hep hakli gorurdum ve en onemlisi YALNIZ KALMAKTAN COK KORKARDIM...
Ama biliyormusun simdi cok mutluyum. Butun korkularimi attim uzerimden...
esim her istedigini bende bulan kisi idi maddi manevi hicbir problemi yoktu ama annesi ve arkadas cevresinin sozlerine baglanip ayrilmak istedi ve ayrildik... Benim onceki
korkularimi o su anda yasiyor biliyor musun....
ben sana demiyorum ki esinden ayril ama Daha gencsin belki bu sekilde bir on-yirmi sene daha cekersin ama ondan sonra is isten gecmis, ruhen cokmus bir insan olursun....
Yardim istediginden emin oldugun zaman benimle kontakt kurabilirsin......
Allah yardimcin olsun...
cok iyi anliyorum. ben de esimden 2 yil once ayrildim ...
kendimi suclu bulur, onu hep hakli gorurdum ve en onemlisi YALNIZ KALMAKTAN COK KORKARDIM...
Ama biliyormusun simdi cok mutluyum. Butun korkularimi attim uzerimden...
esim her istedigini bende bulan kisi idi maddi manevi hicbir problemi yoktu ama annesi ve arkadas cevresinin sozlerine baglanip ayrilmak istedi ve ayrildik... Benim onceki
korkularimi o su anda yasiyor biliyor musun....
ben sana demiyorum ki esinden ayril ama Daha gencsin belki bu sekilde bir on-yirmi sene daha cekersin ama ondan sonra is isten gecmis, ruhen cokmus bir insan olursun....
Yardim istediginden emin oldugun zaman benimle kontakt kurabilirsin......
Allah yardimcin olsun...
-
mavilim2002
- Üye

- Mesajlar: 1
- Kayıt: 30.10.2002 - 15:01
- Konum: antalya
mad: : ARKADAŞLAR,BENİKİ YILLIK EVLİYİM,EŞİMDE BANA YAPTI,AYNISINI AMA BEN ARKADAŞIMIZ GİBİ YAPMADIM.ÇÜNKÜ BENİM ARKAMDA AİLE DİYE BİRŞEY YOK.İNANIN BUDA ERKEKLERİN İŞİNE GELİYOR.AMA BEN NE YAPTIM,BİR KAVGA GÜRÜLTÜ HEMDE EN ŞİDDETİNDEN;''SENİ BEN BOŞUYORUM,GİT BU EVDEN DEDİM;ADAM ŞAŞIRDI.BENSE:GENÇ VE GÜZEL KADINIM,ÇALIŞABİLİYORUMDA,ÇOLUK YOK ÇOCUK YOK;SEN TRİLYONERMİSİNKİ SENİN GİBİSİ YOK DİYEYİM,EŞYALARINI TOPLA GİT '' DEDİM.ŞAŞIRDI.ÇEKTİ GİTTİ,KAYINVALİDEM GELDİ,TABİİ BEN YOK DİYORUM,BAŞKA HİÇ BİRŞEY DEMİYORUM,BOŞANSAM ÇALIŞACAĞIM,ANNEN ÖLDÜ,BABAMINDA BOŞANMAM İŞİNE GELMEZ,RAHAT HAYATI VAR KADIN KIZ FALAN.YANİ HAYATIM ZOR GEÇECEK;AMA HERGÜN ÖLMEKTENSE BİRKERE ÖLÜRÜM.DÖRT SAAT SONRA TIPIŞ TIPIŞ GELDİ.NEYSE ÖZÜR DİLEDİ,BARIŞTIK.SONRAKİ GÜNLERDE İŞE GİRDİM,BEN SÜREKLİ KUAFÖRLERDE.ADAM ÇILDIRIYOR.YAVAŞ YAVAŞ EVLİLİĞİM OTURDU.ONU BUNU BİLMEM.NE YAPACAĞIM DİYE SİNERSEN,EZİLİRSİN.
selam duygusal arkadas
allah sana sabir versin arkadas evet ne yazikki hep öyle oluyor avrupa sevdasinin yüzünden kizlarimizi ve oglanlari yakiyorlar seni istemiyorsa o zaman yapacahin tek sey var o da bosanmak öbür boyu bu cileyi cekemen arkadas allah sana sabir versin
-
ela
mrh duygusal
çok zor durumda olduğunu anlıyorum.Bir bayan olarak tekrar alilenin evine dönmek......
Eşinle konuş neden seni sevmediğini bunun için gerekçelerini sor .Başka birini mi seviyor yoksa senden beklediklerinimi bulamıyor. Sakin bir akafayla bunları eşinle konuşun .Bir sonuca varacağınıza inanıyorum. Sonuç boşanmak dahi olsa bence onurunu bir kenara atma boşan.Gururun kırılacağına boşanırsın. Yinede Allah senin yardımcın olsun söylemesi kolay ama uygulaması zor biz ne dersek boş.
çok zor durumda olduğunu anlıyorum.Bir bayan olarak tekrar alilenin evine dönmek......
Eşinle konuş neden seni sevmediğini bunun için gerekçelerini sor .Başka birini mi seviyor yoksa senden beklediklerinimi bulamıyor. Sakin bir akafayla bunları eşinle konuşun .Bir sonuca varacağınıza inanıyorum. Sonuç boşanmak dahi olsa bence onurunu bir kenara atma boşan.Gururun kırılacağına boşanırsın. Yinede Allah senin yardımcın olsun söylemesi kolay ama uygulaması zor biz ne dersek boş.
-
XXXMETANXXX
- Üye

- Mesajlar: 10
- Kayıt: 10.11.2002 - 3:35
- Konum: almanya
slm dertli arkadasim
bende senin yasadiklarini yasadim bende suan 21 yasimdayim ve esimden ayrildim oda beni istememisti.
bak fazla onun yaninda cekmekdensen ayrilda babnin yaninda cek.bende hep düsündüm bana kötü gözle bakarlae diye ama namuslu olursan sana kimse bisey yapamaz.bende aynisi yasadim cektim ve sonun ayrilik oldu. yol yakinken yap. bende onu cok seviyordum hemde ölesiye sevdim. amam zamanla herseyi unutuyorsun. istersen bana e-mail yaz. benden bu kadar diye billirm. dogru olani yap.
bende senin yasadiklarini yasadim bende suan 21 yasimdayim ve esimden ayrildim oda beni istememisti.
bak fazla onun yaninda cekmekdensen ayrilda babnin yaninda cek.bende hep düsündüm bana kötü gözle bakarlae diye ama namuslu olursan sana kimse bisey yapamaz.bende aynisi yasadim cektim ve sonun ayrilik oldu. yol yakinken yap. bende onu cok seviyordum hemde ölesiye sevdim. amam zamanla herseyi unutuyorsun. istersen bana e-mail yaz. benden bu kadar diye billirm. dogru olani yap.
