Eski bir aşktı işte
Gönderilme zamanı: 07.01.2003 - 20:24
Varligin ve yoklugun tanriçasi bile kutsadi gözlerini... Ama sevgilim nereden bilirdim ki Ay hep degisir...Büyür ve küçülür...Tipki senin gibi... Zamani küçücük bir koyda hapsettim senin için...Zamani deniz sularinda bogdum ve yosunlu kayalarda ezdim... Zaman bizi özgür birakti böylece...Ne öpüsmelerimizi gördü insanlar...Ne de dokunuslarimizi... Ne de ask ve tutku dolu bakislarimizi... Çünkü Ay büyüsüydü bu...Biz bildik biz yasadik biz gördük... Kimse bilmedi... Kimse görmedi...Ay tanriça tüm yabanci gözleri tül bir perdeyle örttü onlar için ben ve sen yoktuk... Sen geceleri uyurken tütsülerin sarhoslugunda ben avuç avuç yosun topladim denizlerden ve üzerine serptim ama bilmedin ki bunu sevgilim... Çünkü yosunlarin ömrü bir öpüs ani kadardir... Deniz atlari getirdim ve saçlarina dizdim... ama bilmedin iste... çünkü deniz atlarinin gülüsü bir dokunus ani kadardir...Sen uyurken ben deniz taslarindan kolyeler yaptim senin için... Her bir tas degerli bir mücevher gibi parildadi... Ama sen görmedin... Çünkü taslarin ömrü bir göz kirpisi kadardir... Seni çok sevdim... Ama bilmedin sevgilim çünkü askin ömrü bir soluk alis ani kadardir...Içinde tuttugun nefesi biraktiginda ask biter... Küçük ve oyuncu bir kus gibi uçup gider ask bambaska iklimlere...
Sen solugunu çok erken biraktin sevgilim ... Ben hala tutuyorum ...Ama sen bilmedin... Çünkü... bilinmezlik duvarinin arkasindayim artik... Sarkidaki gibi Eski bir aski anlatir güller.
Sen solugunu çok erken biraktin sevgilim ... Ben hala tutuyorum ...Ama sen bilmedin... Çünkü... bilinmezlik duvarinin arkasindayim artik... Sarkidaki gibi Eski bir aski anlatir güller.