1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Flört
Gönderilme zamanı: 13.12.2002 - 19:40
gönderen dede
Flört hakkındaki
düşünceleriniz nelerdir?
Gönderilme zamanı: 14.12.2002 - 7:49
gönderen ela
Mrh,
Flört etmeye karşıyım ben.Birini seveceksen o senin ilk ve son sevdiğin kişi olmalı. Yani
doğru kişiyi seçmeli ve hayatını onunla birleştirmelisin.
Gönderilme zamanı: 14.12.2002 - 13:09
gönderen IceMan
Flört etmek bence positiv olarak nitelendirmek gerekir bu benim düsüncem.
Iliskin var ve baska biriyle flört ediyorsan bile.......
Bundan ileri gitmek bence ahlaki ve moral acisindan negativdir.
Bu sadece benim düsüncem......
Ice Man
Gönderilme zamanı: 14.12.2002 - 20:42
gönderen HakanMirzabey
"ilk" ve "son" kez sevebilmek için de flört etmek gerekir.. Seveceğin insanı daha yakından tanımak için onunla vakit geçirmelisin. Onunla bir yerlere gidip sohbet etmeli, fikir ve düşüncelerini, karakter yapısını vs. öğrenmelisin. Bu da bir nevi flört..
Gönderilme zamanı: 14.12.2002 - 20:58
gönderen TOSYAGULU
bazi insanlar flortu hemen birisiyle hemen yataga gitmek saniyorlar bu cok yanlis birsey ama flortun anlamini bilmek ve ogrenmek gerek
Gönderilme zamanı: 15.12.2002 - 2:22
gönderen marian
cinsel ilişki yaşamadıkça bir sakıncası olduğunu zannetmiyorum. fakat cinsel ilişkiden bahsediyorsanız flörte karşıyım. insanın cinsel anlamda tek bir eşi olmalı
ve ne halt yiyecekse eşiyle birlikte yemeli..............
Gönderilme zamanı: 18.12.2002 - 0:37
gönderen PanTürk
Bence kültür emperyalistlerinin büyük bir basarisi.Varmi Türk kültüründe ananelerinde böyle birsey? kac yildan beri ülkemizde basladi ve yayginlasti. Türk kültürüne ve geleneklerine tamamen aykiri bir durum olan flörtü reddediyorum.
Ayrica yüzde kaci sadece birbirini tanimak maksadiyla flört ediyor.Günümüzde manevi degerler sifirlanmis durumdayken, flört masum bir tanisma devresi olarak nitelendirilebilirmi?..
Belkide benim bu görüslerim bir coguna göre geri kafali bir insanin görüsleri diye degerlendirilebilir.Ancak ilericiyim, cagdasim diyenlerin bir cogunun, samimi ve mantikli olanlar haric yasamlarindaki ahlak düzeyleri apacik ortada..
Saygilar
Gönderilme zamanı: 26.12.2002 - 20:31
gönderen MeÇHuL
Florte karsiyim, ve de PanTurk'un yazdiklarini destekliyorum.
Gönderilme zamanı: 31.12.2002 - 13:21
gönderen HakanMirzabey
nişanlı ya da evli olmadığınız bir bayanla çıkıp dışarıda yemek yemek, sinemaya gitmek yada lise aşklarınız flört sayılmaz mı ? Ki erkekler arasında flört yapmayan kişilerin sınırda olduklarını düşünüyorum..
Gönderilme zamanı: 15.01.2003 - 19:44
gönderen barbaros
vicudunun kimyasının değişmesini izlemek...
Gönderilme zamanı: 15.01.2003 - 20:34
gönderen Ceren
Arkadaslar flört bir duruma gerekli iki kisi birbirini iyi taniyabilsin gecimsiz birisiyle evlenip gecinmiz bir cift olacagina bence bir veya iki kere hoslandigin kisiyle bulusmus ol, ama fazla uzatmadan cünkü zamanla nefis araya giriyor, bu sözlü ve nisanli ciftlerde öyle, Flörte hayir demek bence haksizlik ama flört süresini uzatmadikca problem yok.
Gönderilme zamanı: 15.01.2003 - 21:56
gönderen unknown
ARKADAŞLAR. AFFINIZA SIĞINARAK ÖNCELİKLE BİR ARKADAŞIMIZIN FLÖRTÜN KELİME ANLAMINI VEYA FLÖRT DENİLDİĞİNDE ANLAŞILMASI GERKENİ AÇIKLAMASI UYGUN OLACAK SANIRIM.....
Flört
Gönderilme zamanı: 16.01.2003 - 9:51
gönderen HakanMirzabey
FLÖRT :Kadın-erkek arasındaki duygusal ilişki. Flört etmek, kadın ve erkeğin duygusal ilişki kurması. Batı toplumlarında flört, gençlerin duygusal açıdan olgunlaşmalarını, çeşitli komplekslerinden kurtulmalarını, cinsellik konusunda bilgilenmelerini, eşlerin evlilik öncesinde birbirlerini tanıyarak bilinçli bir beraberlik oluşturmalarını sağlayacak bir tecrübe ve eğitim biçimi olarak kabul edilmiş ve hoş görülmüştü. Fakat duygusal ilişkiler, kendisine ilişkin bütün düşünce ve varsayımların iflasını ilan edercesine büyük bir hızla fiziksel ilişkiye dönüşerek gündemden düştü. Batılı toplumlar günümüzde bir yandan bir süre önce son derece masumane ilişkiler olarak baktığı flört olayının önüne yığdığı toplumsal sorunlarla boğuşurken, bir yandan da artık duygusal ilişkinin yerini alan cinsel özgürlük gibi kavram ve olguları tartışmaya başladı.
Kadın-erkek arasında serbestçe kurulan ilişkilerin farklı bir sonuca varması mümkün değildir. Çağımızın önde gelen ruhbilimcilerinden Erich Fromm izlenerek söylenirse, karşıt cinsler arasındaki duvarın yıkılması durumunda duygusal ilişkilerin karşı konulmaz bir cinsel isteğe dönüşmesi kaçınılmazdır. Bu cinsel isteğin tek amacı da birleşmektir. Bu nedenle bu tür ilişkiler düşünüldüğünün tersine sürekli değildir ve utanç, umut kırıklığı, nefret ve düşmanlıkla noktalanır. Böylesine olumsuz bir biçimde sonuçlanan ilişkiler doğal olarak birçok bireysel ve toplumsal soruna neden olur. Ruhsal bunalımlar, aileden kopmalar, kötü yollara düşmeler, çocuk denilecek yaşta ortaya çıkan gebelikler, terkedilmiş gayr-i meşrû çocuklar, intiharlar bu tür ilişkilerin Batı toplumlarının önüne yığdığı sayısız sorundan yalnızca birkaçıdır.
İslâm, yalnızca ortaya çıkan sorunlara çözümler getiren bir inanç ve hukuk sistemi değil, aksine, getirdiği kurallarla öncelikle sorunların ortaya çıkmasını önleyen bir dindir. İslâm'ın bu özelliği kadın-erkek ilişkileri alanında da kendini göstermekte, İslâm toplumlarında, Batı örneği câhili toplumların karşı karşıya geldiği sorunların ortaya çıkmasına imkan tanımamaktadır.
İslâm, toplumun çürümesine neden olan başlıca amillerden birisi kadın-erkek arasındaki gayr-i meşrû cinsel ilişkiyi (zina, fuhuş) yasaklamış, caydırıcı bir etken olarak cezaî müeyyideler getirmiştir. Fakat asıl önemlisi bireyleri bu tür fiillere götürecek bütün yolları kapatması, oluşmasını önleyici tedbirler almasıdır. Bu tedbirlerin başında karşıt cinsteki yabancı kişilerin yalnız başlarına bir arada bulunmaması kuralı gelir. Hz. Peygamber, böyle bir durumun doğuracağı tehlikeli sonuçlara dikkat çekmek üzere, "Çünkü -bu takdirde- üçüncüleri şeytandır" (İbn Hanbel, Müsned, I, 227, III, 339) buyurur. Diğer bir önleyici kural da tesettür ve sürekli bakış gibi uyarıcı davranışlardan kaçınma (en-Nur, 24/30-31) kuralıdır. Dokunma, el sıkışma ve benzeri fiziki temas yasağı da başka bir önlemdir (el-. Mavsılî, el-İhtiyarî Ta'lili'l-Muhtar, IV, 156). İslâm'ın kadın-erkek ilişkileri hakkında getirdiği hüküm ve kurallar açısından bakıldığında flörtün bütünüyle İslâm sınırlan dışında kaldığı görülür: Çünkü, biçimi, şartlan ve sonuçlan bakımından İslâm'ın hüküm ve kurallarına ters düşen bir ilişki biçimi olarak ortaya çıkmaktadır.
İslâm insanın cinsel yönünü görmezden gelip bu alandaki ihtiyaçlarını yok saymaz. Tersine, bu yönünün meşrû' ve hem birey, hem de toplum için yararlı olabilecek biçimde tatminini öngörür. Evlilik kurumunun önemli varlık nedenlerinden birisi de insanın cinsel ihtiyaçlarının böyle bir yönde karşılanmasıdır. Bu nedenle İslâm'da evlilik teşvik edilmiş, olabildiğince kolaylaştırılmaya çalışılmıştır.