müşteri her daim haklıdır
Gönderilme zamanı: 07.04.2007 - 14:01
bende bu sürgünler oldu tarumar
şimdi viran bağdır haraba döndü
kapında ben kulun bir medet umar
sığındım tam siper berber efendi
usta kimse erden doldurdu cebi
zaten ben gelirim yıl senede bi
yeter ki olmasın geçen ki gibi
aramam gayrı yer berber efendi
dağ bayır ardında uzun bir kışın
cilt derisi oldu kösele meşin
her şeyi önceden konuşak peşin
sonra çıkmasın şer berber efendi
sirkeden büyükçe olurmuş bitler
bana dokunmasın yaşasın hitler
burnumdan getirme emdiğim sütler
gelmem başka sefer berber efendi
severim tas tarak pılı pırtını
alem burde görsün dünya mertini
kap getir şu senin yırtık örtünü
dola boynuma sar berber efendi
hasat ister tekrar başımın üstü
leylek sahiplendi kovunca küstü
aylar var ne rüzgar ne yel esti
kuytudur çok süper berber efendi
kafamı belli ki bildi barınak
yahutta uzaktan sandı tapınak
tepesine konmak isteyen sinek
pas geçti sekiz tur berber efendi
sanki galibidir uzun yarışın
en kısa tel gelir bir el karışın
hedef derde şurdan atarsan kurşun
seker geri teper berber efendi
serdim ayna önü yatak yorganı
çıksın diye saplı duran dirgeni
temizlemek için kimi urganı
çilemi bana sor berber efendi
bıyığı sap sanır ederler harman
ya ölmez otu der ararlar derman
sakalım oldular hayli gür orman
ellerinden öper berber efendi
kazırken uçurma dudağı lebi
henüz ben bulmadım şişenin dibi
suratı usulca okşuyor gibi
çal usturanı vur berber efendi
hasta olmak için almayım bilet
gönül maaruzatını diyor ki ilet
şayet korsan eski kirli bir cilet
ense mikrop kapar berber efendi
tıraş sonu baş soğuk suyu neylesin
ko ocağa bir tas çabuk kaynasın
yalnız makas tutan elin oynasın
dök gerdanını kır berber efendi
böyle başa böyle tıraş denmesin
güzelce yıkadım hakkım yenmesin
üstten kakül gibi alta inmesin
ister elle kopar berber efendi
söylediğin gibi gelmedi geri
yanaktan öbür yıl yüzdüğün deri
doldurma kan ile kestiğin yeri
tez kantaşını sür berber efendi
tamam susuyorum kızmışsın madem
istemem kafamda oluşsun ödem
zaten iş erbabı bir usta adam
bildiğini yapar berber efendi
yanlız hatırlatmakta gördüm yararı
gerçi yoksada çok onun zararı
pek çoştu verince sükut kararı
benden boşalan ter berber efendi
epey telaşlıdır bende ki gövde
başımın üstünde bir yaman sevda
cüzdan unutmuşum gelirken evde
hızla apar topar berber efendi
hakkı mutlak sahip olduğun ünün
yarısı senindir kırktığın yünün
yinede olmazsa elbette bunun
bir orta yolu var berber efendi
anlaşırsak yanmaz ne kebab ne şiş
inmezsen aşağı fiyatın fahiş
birde zulüm olur isterse bahşiş
çırak denen şopar berber efendi
son söz lütuf sanma sakın sustuğum
yeter kuyruğuma senin bastığın
delirtme adamı dipten kestiğin
sağ kulağımı veeeer berbeeeer efendi
şimdi viran bağdır haraba döndü
kapında ben kulun bir medet umar
sığındım tam siper berber efendi
usta kimse erden doldurdu cebi
zaten ben gelirim yıl senede bi
yeter ki olmasın geçen ki gibi
aramam gayrı yer berber efendi
dağ bayır ardında uzun bir kışın
cilt derisi oldu kösele meşin
her şeyi önceden konuşak peşin
sonra çıkmasın şer berber efendi
sirkeden büyükçe olurmuş bitler
bana dokunmasın yaşasın hitler
burnumdan getirme emdiğim sütler
gelmem başka sefer berber efendi
severim tas tarak pılı pırtını
alem burde görsün dünya mertini
kap getir şu senin yırtık örtünü
dola boynuma sar berber efendi
hasat ister tekrar başımın üstü
leylek sahiplendi kovunca küstü
aylar var ne rüzgar ne yel esti
kuytudur çok süper berber efendi
kafamı belli ki bildi barınak
yahutta uzaktan sandı tapınak
tepesine konmak isteyen sinek
pas geçti sekiz tur berber efendi
sanki galibidir uzun yarışın
en kısa tel gelir bir el karışın
hedef derde şurdan atarsan kurşun
seker geri teper berber efendi
serdim ayna önü yatak yorganı
çıksın diye saplı duran dirgeni
temizlemek için kimi urganı
çilemi bana sor berber efendi
bıyığı sap sanır ederler harman
ya ölmez otu der ararlar derman
sakalım oldular hayli gür orman
ellerinden öper berber efendi
kazırken uçurma dudağı lebi
henüz ben bulmadım şişenin dibi
suratı usulca okşuyor gibi
çal usturanı vur berber efendi
hasta olmak için almayım bilet
gönül maaruzatını diyor ki ilet
şayet korsan eski kirli bir cilet
ense mikrop kapar berber efendi
tıraş sonu baş soğuk suyu neylesin
ko ocağa bir tas çabuk kaynasın
yalnız makas tutan elin oynasın
dök gerdanını kır berber efendi
böyle başa böyle tıraş denmesin
güzelce yıkadım hakkım yenmesin
üstten kakül gibi alta inmesin
ister elle kopar berber efendi
söylediğin gibi gelmedi geri
yanaktan öbür yıl yüzdüğün deri
doldurma kan ile kestiğin yeri
tez kantaşını sür berber efendi
tamam susuyorum kızmışsın madem
istemem kafamda oluşsun ödem
zaten iş erbabı bir usta adam
bildiğini yapar berber efendi
yanlız hatırlatmakta gördüm yararı
gerçi yoksada çok onun zararı
pek çoştu verince sükut kararı
benden boşalan ter berber efendi
epey telaşlıdır bende ki gövde
başımın üstünde bir yaman sevda
cüzdan unutmuşum gelirken evde
hızla apar topar berber efendi
hakkı mutlak sahip olduğun ünün
yarısı senindir kırktığın yünün
yinede olmazsa elbette bunun
bir orta yolu var berber efendi
anlaşırsak yanmaz ne kebab ne şiş
inmezsen aşağı fiyatın fahiş
birde zulüm olur isterse bahşiş
çırak denen şopar berber efendi
son söz lütuf sanma sakın sustuğum
yeter kuyruğuma senin bastığın
delirtme adamı dipten kestiğin
sağ kulağımı veeeer berbeeeer efendi