1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

feriştahızın gelse ne yazar dert için burdayım

Gönderilme zamanı: 24.08.2006 - 13:28
gönderen panturk
sevgili pan amca.. sizce ormanlarımızın sıklıkla yakımı.. evrime paralel gelişme sağlamış bireyin geçmişle ilgiyi kesmesi adına ana bağı koparması.. özün reddi.. kimlik dejenerasyonu ile açıklanabilinirmi....

rumuz: düdüklü tencere kapağı..

..............................................

sevgili düdüklü.. toplumsal bağlamda çarpık kentleşmenin dışa vurumu olarakta adlandırabileceğimiz bu içsel tepinin temelinde bilinç altına yerleşmiş tipik bir ana rahmine dönüş sendromu yatması ile birlikte... bilinenin tam tersine.. öze bağlılık anlayışı ve aslında kentleşme ile kopuk görünsede.. içte her daim varolan asıl ile birleşime duyulan özlemin farklı platformda yansıması var olup.. eğer ben bu familyayı yersiz yurtsuz bırakır.. şehre indirirsem..sosyal bağlamda bağlı olduğum kentte nostaljik bütünleşimin yeniden ortaya çıkımı ile evimin baş köşede oturacak kocaoğlan birlikte müreffeh yarınlara kanat çırparım güdüsü yatmaktadır.. o için akarsuyun mecrayı değiştirip konuyu farklı alanlara kaydırma kaşımı oynattırıp gözümü kaydırtıp .. tik getirtme..

.............................................

sevgülü pan abuca.. çevremde yaşadığım olaylar beni günden güne hayattan soğutup dünyadan el eteğimi çektirirken .. son zamanlarda zihnimde hiç bir şeyden zevk alınmaması gülünüp eğlenilmemesi.. her şeye muslukları sonuna dek açıp.. sulu zırtlak ağlanılması gerektiği gibi bir kanı oluştu.. sence bu doğrumu... abuca birde ben akılhastanesinemi tımarhaneyemi hangisine yatayım.. tavsiye eder aydınlatırsan sevinirim..

rumuz: pisikosomatik vaka

...........................................

sevgili pisikosomatik vaka.. mektubunda hangi inanca sahip olduğunu açıkca belirtmemişsin ..ancak bildiğim kadarı ile kudüs şehri yakınlarında bir ağlama duvarı var istersen tesisatı ana vanadan kapatmak yerine.. gider gönlünce bahçeyi sularsın... yanlız şu yaşa geldim ikisinide aynı şey sandığım binalar için beni kavram kargaşasına sokup tepeden sigortayı attırıp asabımı bozma.. akıl hastanesini bırak tımarhaneye yat bence..

gerçektende ... biz ölüme bile gülerek giden kahraman bir ırkın efradı...incili çavuşların nesreddin hocaların evladıyız...kararmış iç yağın kıyman ile içimizi karartma...

merkebii gülmelerden ha ha hi aaaiii aaaiii gibi aşırıya kaçmadıkca .. kişnevii gülmelerden ..hi hi hiihıhı hıı iiiii hı hı hıı yı seçmedikce kısaca sırıdım efektiyle zorakiye yönelmedikce...nefse işkence etmemeli .. herkesin kolayca yapabileceği yaptırabileceği.. yaş boşaltım yerine..soğan gibi bol bulunur nebaat yerine.. her bağ bahçede yetişmez kih kih marulu da vermeli arada bi bünyeye bence..

.............................................

sevgili pan emuca.. sence küpe takmak delikanlıyı bozarmı. rumuz: mikroorganizmatik moleküle sahip şüphe duyucu....

....................................

sevgili rumuzunu dallayıpbudaklaştırtdırmakyerinedahaaklıbaşındaoluyorolmuşolanıseçmesi...

dallayıpbudaklaştırtdırmamasıdahimümkünoluyorolmuşolan....

eğer insan bünyesini turşu küpüne benzetir.. her elimize geçen öteberiyi içine atar isek..kendimiz alışık olsak bile ikram ettiğimiz insanların mideyi bozabiliriz.. gerçektende insan vücudu hamal değildir.. günlük hayatta zaruri olarak taşıdığımız günlük giysi ayakkabı ayakkabı çekeceği mendil çorap anahtar kalem. ayna tarak..tesbih cüzdan.. kemer toka boyunbağı.. yanısıra .. teknolojik gelişmeye paralel.. cep telefonu İpod laptop lolipop kolsaati gözlük yüzük gibi tonajıda sineye çekme zorunda kalan omirilik.. dik dursa bozulmasa bile.. özde erkek adam etek giyse dahi bozulmasada.. piersing yapıp göbeği küpe takacam diye kulağı deldirirsen enfeksiyon mikrop kapıp metabolizma kimyasını bozabilirsin...

.....................................

sayın pantürk..üç haftadır kaynanam bende misafir ve daha bir üç hafta gitmeye niyeti yok gibi.. şu gündemdeki et yiyen örümceklerden nerde bulabilirim....

rumuz: bir çay kaşığı...

.............................

sevgili kAŞIK...nerede bulunup yattığını kimlerle gezdiğini niçin örümceğe sormayıp bana soruyorsun...

...........................

sevgili pan emmi sizce havalar bir süre daha sıcak gidermi...

rumuz: ayarlı pense...

.......................

sevgili pense.... bu tür gereksiz soru sorup küresel ısınmaya sayemde katkı sağlamayıp. kafam kızdırmasanda.. önümüz kış soğuyabilirsede.. sen en iyisi ginede derin dondurucuya yer yatağı ser ve hiç çıkma bence....

şemsiyeenii aç aç aç

Gönderilme zamanı: 25.08.2006 - 13:33
gönderen panturk
Sevgili Pan,

"What the bleep do we know !?" CD'sini izledim.Su molekülleri ,olumlu sözlerden etkileniyormuş.Kristalleşip,anlamlı bir şekil alıyorlarmış.

Tam tersi ,olumsuz sözler karşısında anlamsız ,karışık bir şekle dönüşüyorlarmış.Vücudumuzun üçte ikinin su olduğu düşünülürse,olumlu düşüncenin vücudumuzdaki etkisinin ,bu su molekülleri yüzünden olduğunu söylemek mümkün sanırım.

Bir de deniz kenarında bulunan kişilere ,bu konuda öğütleriniz olcaktır,diye düşünüyorum.

Bu konuya getireceğiniz yorumu merak etmekteyim.

Şimdiden teşekkür ..

rumuz: laçin

...............

sevgili laçin diğerleri hacimce geniş olması sebeb itibarı ile tarafımca iki avcumla buruşturulup sıkıştırılıp düşük formata getirilsede.. özü yakalamış seninkini olduğu gibi aldım..

gerçektende su moleküllerinin yapısı bilinenden daha karmaşık olup.. yapıtaşını teşkil eden hidro ve oksi jenini soluduğumuz havadan alırlar...genellikle açık havada nispeten seyrek bulunurlarsada.. özellikle bilhassa evde işsiz güçsüz kapalı halde üste üstlük.. odanın salonun penceresinin açılmaması içerinin iyi havalandırılmaması neticesi.. gayet nemli ortamda çoğalan zerrecikler.. bıçak çıkarılsa bile.. yerinin kapanmaması.. yanında olması gereken birilerinin olmaması.. gidenin geri gelmemesi.. dolayısı ile ilişkilerin soğukluğu.. serin esen rüzgarların onları buz kristali haline getirmesiylede.. zaaten iyice yoğun halde bulunurken...o atmosfer içinde illaki kırıcı aşağılayıcı zedeleyici ses tonuna sahip bir şimşeğin çakmasını beklemez.. bazen bir tezenenin dokunuşu.. bir çocuk ağlayışı.. cananın hıçkırışı.. baazen gıramofondan yayılan gülden karaböcüğün..

dertliyiiiim inleeeyeeeen bir kemaaan giibiiii

mutluluuuk gönlüüümeee hep düşmaaaan giibii

hayaaatııım aaağlaataaan bir romaaan giiibii

EĞEEER AAAAĞLIYOOORSAAAM YAŞIYORUUUM BEEEN...

.. ilede iniş takımını açıp yanak hattı boyunca süzülüp aşağı dökülürler...

şüphesiz en fazla etkilendikleri atmosferlerden biride haksızlık görmesi olan bu zerrecikler... otoposun ön tarafında bangır bangır .. Erken Gelen Oturur yazan başkentin EGO otoposuna .. İlk Evvel Tapulayanın Taşıtıdır yazan İETT otoposlarına evinin konumu koşullanışı itibarı ile.. bir kaç durak aşşağıdan ve ayakta binmek zorunda kalan birey..yıllardır yaşadığı haksızlığı kimseye söyleyememenin anlatamamanın ezikliği ile.. yoksulluğunu fakirliğini sineye çekip.. bir saatlik yolu yalı kazığı gibi ayakta alırken.. ve yankesicilerce.. gözlerini ufka dikmiş iyice dalgın olduğu an kollanan.. ve çarşı pazardan dönüşlerinde ellerinde poşetleri yükleri.. yanlarında çocukları.. bitkin zayıf yaşlı hasta hamile.. ve sağından solundan her tür taacize maaruz kalan.. ayaklarına basılan.. burun buruna onun bunun ağız kokusunu çeken.. ve biletçinin -BACIM ÇOCUĞU KUCAĞINA ALSANA.. hanım teyze biraz daha ilerlesenesi arasına sıkışmış.. ve her durakta duruşlarda inenin vurduğu binenin vurduğu itilen kakılan horlanan... bu bitik.. bu.. bu.. zavallı yolcular.. bizim yolcularımız.. içlerine akıta akıta giderlerken.. içlerinin boş yatağımız yok yerimiz kalmadı yazılı pankart açmasına katlanan.. göz pınarlarının -şengen vizesiz yabancı istemiyoruz ''damla rausch'' muamelesine tabii.. :cry: bu.. bu.. vatansız yersiz yurtsuz.. su moleküllerimiz.. deniz kenarının daha rutubetli olması muhtemel meteorolojik koşulları hesaba katmadan şalşabalak iki parça ile güneşlenirken.. su moleküllerin işiteceği ses moleküllerini nispeten yumuşatacak absorbe edecek.. ortamdan.. kılıktan.. kıyafetten.. uzaksalar oldu olacak.. yıldırım şahapdanda uzak dursalardı.. idealimdeki robenson modeli.. bi sahapsız adamsız ıssız adada güneşlenselerdi daha şık olurdu bence.. de konumuz o olmamakla birlikte.. onlarda molekülü harekete geçiriyor bence..

birde madalyonun öteki yüzü varki yüz metre durağa yürümeye üşenip zaaten tıklım tıklım olan..durakta oturup çene çalan arkadaşları ile laklak eden şoförün ne kadar geç giderim o denli çok yolcu.. o kadar çok para tihniyetiyle.. daha kalkmadan durakta doldurduğu minübüsün yüz metre sonra önünü kesip.. ta başına dikilip.. önündeki koltuğun içi boş demirine eli dayayıp.. elleriyle.. üzerine dikil gözleriyle.. sana bir şey demediği halde yüzüne çarpan sürtünen mantosu çantası ceketiyle .. ağzı açılmadığı hiç bir şey söylemediği halde..adeta - beyfendi kalksan iyi olmazmıydı diyenler varki onlarda ayrı yazı konusu bence.. duyaaarsaaan aaağlamaaaaa caaanıım sevdiiğiiim ben hergüüün ööölüüüüp ... :cry: