siteyi benmi çökerttimde yıldızımı söktüler..
Gönderilme zamanı: 16.08.2006 - 8:35
zor zahmet güç bela iki yıldız aldıydım .. birini sökmüşler..ben bundan sonra nasıl ikiyüze tamamlarım iki senedir yüze tamalayamadığım yazım.. bundan sonra versenizde istemiyorum yıldız.. sen bana ver oradan yüreğim soğutmaya irisinden kesmece karpuz.. güvenim sarsıldı... gururum incindi..o yıldızımı da alın lütfen tam olsun...
imza: rütbesi sıfır.. halk katında gerçek makamı yüksek kıdemli mareşal fakir...
ıspanak ektim düze
yetişir belki güze
sana ayran özedim
yoğurdun eze eze
derede yüzen kazlar
neden hiç yıkanmazlar
bitirdim tükenmezler
mektubun yaza yaza
patates gömdüm köze
akşam gel bize bize
otur benle diz dize
gözlerin süze süze
çarşıdan aldım baza
inşallah olmaz kaza
sanma çıkarım yaza
kendime kıza kıza
eviniz önü direk
nasıl dayanır yürek
gezerim kazma kürek
mezarım kaza kaza
ah baban bakkal rıza
vermedi seni bize
gerek yok fazla söze
yazarım dize dize
akşam vakti gel gizlice
bakışalım yüz yüze
hem biraz hava alırız
dolaşırız geze geze...
yumurta kırılır tuzu serpilir
ayrılır sarısı akı çırpılır
makas aldım beleş saçın kırpılır
bulamazsın benim gibi berberi
kıyarım canıma asar kendimi
alamazsam senin gibi dilberi
süt içerken gülüm dilinmi yandı
döküldü üstüne elinmi yandı
bu acıya kalbin nasıl dayandı
gel canımın içi söyle gel beri
yemen için masaya koydum öteberi
erik çaldım bahçeden yok kimsenin haberi
gel gör aşk ne hale koydu beni
ağlarım ben halime vah halime
.... gerçi biraz acıklı gibi oldu ama şiir zaten komik olmaz ki şiir duygu işi yürek işidir şiir kişinin ağlaması yürekler dağlaması gözüne mendil bağlamasıdır bence sanırsam kanımca..
peki böyle acıklıda mizah bölümünde ne işi var diyenlerde haklılar tabii kendi çapında o için biraz daha acılkı ama sanki azda komik gibi duran diğer şiirimi veriyim..
aman evlerinde kurarlar turşu
kilosuna saydım domatesin
yetmiş kuruşu
seher vakti horoz ötüşü
kaldır beni sabaha karşı
aman evlerinin önü çarşı
sabun aldım ordan
kepeğe karşı
zinciri koparmasın gezdirir sana arşı
dikkat et bağladığım köpeğe karşı
çamaşır makinelerinde yastık yüzü kılleti
küçük yaşta kaptım ben bu illeti
al kendine bir kondisyon bisikleti
allerjim var göbeğe karşı
açıklama: bir hayli acıklı hayat süren arkadaşımız yetmiş kuruşa muhtac iken çalıştığı işyerine hergün erken saatte gitmekte acıklı bir hayat sürmektedir... gerçektende bir şampuan alacak durumu olmayan bu vatandaş sabunla açık kapatmakta... hali vakti yerinde sevgilisine kendi pejmurde hayat tarzını yansıtmadan sanki o da sosyete imiş gibi tutum içine giren elemanımız.. kendi zavallı evinde olmayan çamaşır makinesine gıpta ile bakmakta ancak kapitalist sisteme karşı kaptığı ince dertten dolayıda bir miktar onun iyi dengeli beslenmesine antipati duymaktadır... gerçektende şu acıklı şiire bile kalkıp gülecek yüreği soğumuş biri çıkar diye açıklama yapma zorunda kaldım.. iyi ettim umut ederim... saygılar
_________________
imza: rütbesi sıfır.. halk katında gerçek makamı yüksek kıdemli mareşal fakir...
ıspanak ektim düze
yetişir belki güze
sana ayran özedim
yoğurdun eze eze
derede yüzen kazlar
neden hiç yıkanmazlar
bitirdim tükenmezler
mektubun yaza yaza
patates gömdüm köze
akşam gel bize bize
otur benle diz dize
gözlerin süze süze
çarşıdan aldım baza
inşallah olmaz kaza
sanma çıkarım yaza
kendime kıza kıza
eviniz önü direk
nasıl dayanır yürek
gezerim kazma kürek
mezarım kaza kaza
ah baban bakkal rıza
vermedi seni bize
gerek yok fazla söze
yazarım dize dize
akşam vakti gel gizlice
bakışalım yüz yüze
hem biraz hava alırız
dolaşırız geze geze...
yumurta kırılır tuzu serpilir
ayrılır sarısı akı çırpılır
makas aldım beleş saçın kırpılır
bulamazsın benim gibi berberi
kıyarım canıma asar kendimi
alamazsam senin gibi dilberi
süt içerken gülüm dilinmi yandı
döküldü üstüne elinmi yandı
bu acıya kalbin nasıl dayandı
gel canımın içi söyle gel beri
yemen için masaya koydum öteberi
erik çaldım bahçeden yok kimsenin haberi
gel gör aşk ne hale koydu beni
ağlarım ben halime vah halime
.... gerçi biraz acıklı gibi oldu ama şiir zaten komik olmaz ki şiir duygu işi yürek işidir şiir kişinin ağlaması yürekler dağlaması gözüne mendil bağlamasıdır bence sanırsam kanımca..
peki böyle acıklıda mizah bölümünde ne işi var diyenlerde haklılar tabii kendi çapında o için biraz daha acılkı ama sanki azda komik gibi duran diğer şiirimi veriyim..
aman evlerinde kurarlar turşu
kilosuna saydım domatesin
yetmiş kuruşu
seher vakti horoz ötüşü
kaldır beni sabaha karşı
aman evlerinin önü çarşı
sabun aldım ordan
kepeğe karşı
zinciri koparmasın gezdirir sana arşı
dikkat et bağladığım köpeğe karşı
çamaşır makinelerinde yastık yüzü kılleti
küçük yaşta kaptım ben bu illeti
al kendine bir kondisyon bisikleti
allerjim var göbeğe karşı
açıklama: bir hayli acıklı hayat süren arkadaşımız yetmiş kuruşa muhtac iken çalıştığı işyerine hergün erken saatte gitmekte acıklı bir hayat sürmektedir... gerçektende bir şampuan alacak durumu olmayan bu vatandaş sabunla açık kapatmakta... hali vakti yerinde sevgilisine kendi pejmurde hayat tarzını yansıtmadan sanki o da sosyete imiş gibi tutum içine giren elemanımız.. kendi zavallı evinde olmayan çamaşır makinesine gıpta ile bakmakta ancak kapitalist sisteme karşı kaptığı ince dertten dolayıda bir miktar onun iyi dengeli beslenmesine antipati duymaktadır... gerçektende şu acıklı şiire bile kalkıp gülecek yüreği soğumuş biri çıkar diye açıklama yapma zorunda kaldım.. iyi ettim umut ederim... saygılar
_________________