1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

sirtinda kilise tasiyan adam

Gönderilme zamanı: 05.02.2006 - 14:39
gönderen panturk
agir yukunun altinda ezilmis kambur bedenini topraga sapladigi hacina dayayan sivri disli uzun burunlu cirkin adam alninda birikmis ter tanelerini eli tersiyle silip kemerine bagladigi deri tulumun ipini cozup dudaklarini tulumun agzina goturdu.. kana kana icindeki sarabi ictikten sonra az once dinlenme maksatli yere koydugu kilisesine bakti .. her bir tuglasi kan ve kemikten yaptigi harcla orulup insaa ettigi su binanin icine merak edip girmemisti bile...
binanin efendisinin yuzunu gormek bir yana neyin nesi kimin fesi saglikli bir bilgiside yoktu.. yanlizca daha o dogmadan gunahkar ruhunun arinmasi icin o efendinin kendini atese attigina su sirtini dayayip soluklandigi tahta parcasina civilenip onun yerine iskence gordugune inaniyor; su biteviye tasidigi agir yuku kendisinden sonrakilere devredip yukardaki cayirliga cimenlige cekildigi gun efendisinin onu atesin azabindan koruyacagina inaniyordu..
cok korkardi atesten.. kendi gibi baskalarininda atesten nasil korktugunu bildiginden dusmanlarinin uzerine ates yagdirir sirf kendi kardesleri gunluk uc ogun olan yemek yeme aliskanliklarini dort ogune cikarsin diye karakitadaki ates yanigi cocuklarin ellerinden ekmegini sirtlarindan giyitlerini calar onlari karsi korlarsa ateste yakmakla tehdit eder zulmederdi....
efendisinin " biri sana tokat attiginda obur yanagini cevir" sozunde kafasi cakirkeyif oldugu zamanlar ince bir latife nukte sezinler birinin yanagina tokat attigi zaman hak gecmemesi dengelerin bozulmamasi icin diger yanaginda tokatlanmasi gerektigine inanirdi...
ne garipti su efendisi ... yuku sirtini cok acitmasin diye sirtina bagladigi semer icine doldurdugu kitap sahifelerinde genellikle onun hatiralari olur dunyanin sekiz kose oldugundan sisenin mantari acilmadan icine nasil uzum suyu doldurulabilecegi bu uzumun saraba kimin tarafindan donusturuleceginden tut efendisinin gencliginde calistigi sirklerde nasil hokkabazlik yaptigindan burnundan para cikartip korlerin gozunu actigina oluleri dirilttigine degin sayisiz eglenceli marifetleri vardi...
digerleri oylemiydi yaa... basini goge kaldirdi yanyana duran iki buluttan kara olani ona otekileri hatirlatdi.. beyaz bulutun ustundeki kendi efendisi olmali kara bulut ustundeki karakitadaki kara cocuklarin..
birden usuna onunda kendi efendisi gibi komik yonleri olabilecegi geldi .. yanibasindaki dikenli calinin kuru bir dalini koparip soluklandigi hacin golgesinde sabahki yagmurdan camurlasmis topraga kalin kara kasli kara gozlu kara baslik kara elbise kara potur bir desen cizdi...
eserine bakti .. eserinin eline kara sapli bir yalin kilic ile kara kapli kitap tutusturdu ... sabahki yagmur sonrasi dagilan bulut ardindan kizdiran gunes sicak sarapli basini iyice dondurdu gulmeye kisnemeye basladi ....
vaktiyle karakitadadaki kara cocuklarin bag bahcesinden hasat yaparken goturdugu misyoner ablalari misyoner pozisyonlarinda kara cocuklari projektor gibi aydinlatirken ellerine efendisinin anektodlarindan parcalar olan kagitlar tutusturup kara bir uykuya yatsinlar diye ninniler soylerken ufledikleri suyla yikanirlarsa gunahlarindan arinip temizleneceklerini vaat eder uyustururken kara kafa icindeki bos odaya kendilerinin bile inanmadiklari masallari doldururken kitanin kuzey taraflarindakilerin efendisi hakkinda arastirma yapma luzumu bile hissetmemisler genellikle onun efendilerin efendisi ile yeryuzundekiler arasinda arabuluculuk yapma iddiasinda olan bir tuhaf hezeyana sahip kabile reisi olarak bilmislerdi ...
hic evlenemeyeceklerini bilmelerine ragmen kendi nefsani arzularini dizginlemekte zorlanip gunah islediklerinde kotu olduklarina inanan bu ablalar erkek kardeslerine kabile reisinin kotulugunu belirtme nispetinde reisin bir cok kadinla birlikte oldugu cok arzulu bir reis oldugu yolunda beyanat verdigi icin erkek kardeslerinin sivri disli uzun burunlu adaminda tahayyulu ondan ote gitmezdi..
halbuki o efendi " komsusu acken tok yatan bizden degildir der" toplumlari felakete surukleyen faiz sisteminin iyi bir sey olmadigini saglikli bir nesil icin aile muessesine saygi duyulmasi gerektigini beyan eder ve besikten mezara degin ilim ogrenin der ilim cinde bile olsa gidin okuyun derdi...
halbuki o efendinin yolundan gitme iddiasinda bulunanlarin buyuk cogunlugu asirlarca kor karanlik bir kuyuda sen sensen bende ben dalasina dalip temelinin saglamligindan suphe duyduklari binanin yikilacagi endisesiyle tabu adli gorunmez bir put cikarmis konusmaktan tartismaktan kacinmis putperestlige goturur endisesiyle gorunur put bildikleri cizgiden desenden kacinmisken ; su sirti kambur cirkin adam kendi efendisinden habersiz bi haber adam kilisesiyle ilgisi agir bir yuk olarak onu sirtinda tasimaktan ibaret olan adam o az once islak topraga ciziktirdigi kara olarak tahayyul ettigi kitap icinde yazandan o efendinin sozunden habersiz bi haber adam ilm pesinde kosturup tahayyul yetenegi ile havada ucacak demiri araci olmaksizin ses dalgasini goruntuyu bir yerden diger yere nakletmeyi kafasinda tahayyul edip kagida ciziktirip becermis adam cok degil bes asir once insan bedeninde seytan arar en agir engizisyon cezasi verir dinden cikarir afaroz ederdi.. insan adi verilen mahlukati...
ve bes asir gecmis karakita ve onun uzantilarinda sapkasini cikarip bagdas kurup tefekkure dalma yerine tekerrur eden yegane tepki sirtinda kilise tasiyan adami afaroz edip hakkinda olum fermani vermekten ibaret...
ve bende bilemedim efendiler ey kutsal otuken ormani halkim... o devire erisebilseydim vefatima yakin bir portremi boyaciya yada bir bustumu heykel yontucuya yonttururmuydumki.....
yoksa benden sonra iclerindeki boslugu doldurmak icin ellerindeki ipe siki siki sarilip efendilerin efendisinin kelamini okumak anlamaktan vazgecip onun aydinligindan yararlanmaktan ayrilip o icteki boslugu doldurmaya yeni yeni putlara tapinma ihtiyaciyla resimlerime heykellerime tapinirlar endisesiyle yasakmi ettirirdimki bilemedim efendiler....
nitekim tarihin tozlu sayfalari onlarca putu kiran cekici put edinip tapan uslanmaz yorulmaz putperestle doludur ..
nitekim gunumuzde bile her camurdan yapili adem suretine tapinan bir yana cebindeki yesil renkli kagida koluna boynuna doladigi sari renkli madene sirtindaki kurke kulagindaki son model telefona hayran nice fetisist vardir ...
ve bana dusen sirtinda kilise tasiyan adama olan tum kizginligim uzlasmaz kinime ragmen it urumekle minare yikilmayacagini temel saglam olduktan sonra binanin kolay yikilmiyacigini bilmekte kaliyor...
ve bana dusen benim saygi duydugum mukaddes kabul ettigim degerlerin ayak altina alinmasinda kendimi bu duruma dusurmeden once sayginligimi yitirmeden once onun bana saygi duymasi icin ne girisimde bulundugumu gozden gecirip hangi efendinin yanibasimdaki komsunun ustune ates acilirken avlunun ortasinda yer acip kilise tasiyan adama hizmet edip komsumun isgaline goz yummam gerektigini soyledigini sorgulamaktan ibaret olsa gerek efendiler sevgilerle...