jandarmanın hası komandonun süsü topcunun sesi piyadenin
Gönderilme zamanı: 19.04.2005 - 16:33
piyadenin pisi meşhurdur bir asker atasözü
p askerlik şubesine ellerim kelepçeli girmiş şartlı tahliye yasasından yararlanmıştır dosyasına ekli tahliyesinde askerlik şubesine teslimi tebliğli evrakı alan memur beni iyice bi süzdükten sonra - şimdi bu adam cezasını çektimi sorusuna refakatimdeki candarmalardan aldığı evet ama . ağır cezadaki mahkemesi yargıtayda devam ediyor yanıtıyla - yengeme de küçük bi estetik müdahelede bulumsak bayağı enişteme benzetebiliriz haticeye değil neticeye bakalım çözün kelepçelerini deyip onlara yol verdikten sonra devletim gibi dimdik tozlu raflardan bencileyin boynu bükük kalın kara kaplı defterlerden biri arasından maharetle çektiği sülüsü elime verip -geçmiş olsun birliğine bir an önce katıl yurduna milletine yararlı bi insan olmaya çalış deyip benide başından savdı.
sülüste adı geçen yeri ne görmüş nede duymuştum yanlız bir yol harcırahı almış bu parayla trenle gidersem birliğime, yetecek denli cüzii bir meblaağydı bende öyle yaptım gara gittim memureye silvana gitmek istediğimi söyledim diyarbakıra tren olduğunu ordan hotoposla silvana gidebileceğimi söyledi bende yerin çoğrafi konumunun doğuya dek geldiğini kavramış oldum ertesi gün saat beş gibi gününden de önce (3) teslim oldum nizamiyedeki astsubayla iki dakkada sıkı fıkı olduk bana en kral bölük dediği 5. bölüğü yazdı baba orhan çok güzel bi insandır dedi 5. bölükteki koğuşçu yatacaam yataağ kenefi neyi gösterip - hadi deeğ kaağ işin iş yemin töreninden soona geldin bizim torunlar gelmeden size elbise vermezler karnın acıkınca yemeğni yi iç aha şooorda da gazino va ordada çayını içer oturursun göğnünce gez toz hayatın tadını çıkar diyince ne yalan söyleyim benle gafa buluyo sandım
akşam yemeeğni yiyip gazinoya gittim burda 91 infaz yasasından yararlanmış ağırlığıda 5. bölükteki mukaatlarla tanıştım bunların içinde 35-40 yaş bi iki tağnesi dışında yaklaşık ben akran yıllanmış kaşarlanmış eski mapusanecilerle kaynaşıp kendime saygın bir konum edindim
hemen hemen hepsininde kendi özgeçmişlerine yaklaşımı ' suç bozuk düzene karşı doğal bir tepkime olup , biz dürüst insanlar içerde cefa çektik gerçek suçlular dışarda sefa sürmekte yönündeydi ... ben onların bu tezine - pekiii bir sapkın bir ... çocuk.. karşı.. deyincesi hep bir ağızdan
-yoooo hoca o kadarda uzun boylu değil deyip kendi koğuşlarında böyle birini nasıl cezalandırdıklarını anlatıp fazilet dersi veriyor o tür istisnalar dışında insanın özde ' saf ve iyi ' olduğunu her insanın kirlenmediği temiz kaldığı geçmişinde bir dönem olduğunu hatırlatıp bir çizgide giderken bir engelle karşılaşıldığında birden sağa yada sola kendini atıp çizgiden çıkma olarak nitelendirdikleri kendi tanımlarınca reaksiyonun haklı nedenlere dayandığını savunup insan içindeki benin kendilerinde dürüst olduğunu dışarıda kalmışlarda iki yüzlü olduğunu vurgulayıp şunu ekliyorlardı - düşünki şu alayda 5 bin kişi geçti karşına uygun adım marş giderken senin karşına geldilkerinde dönüp suratına tükürüyorlar sen değil senin içindeki sen yaağni toplumun sana verdiği rolü oynayan sen kabul edebilirmi bunu deyip cinayetden girmişler toplumu bir pislikten temizledim diye öğünürken bende bunlara aferim iyi etmişsin eline sağlık diye ara gazı verip sıradaki hırsız bu işi yapmadan önce ne kadar mücadele verdiğini patronunun hak ettiği ücreti vermeyip maaşından çaldığını anlatınca ben
- vay alçak namussuz hırsız herif niye az para veriyomuş sana sende onun parasını çalsaydın bağri deyincesi -bende öyle yaptım zağten deyip patronunun kasayı nasıl boşalttığını anlatıyordu burada şuna dikkatinizi çekmek isterim ey halkım bu tür insanları iyi tanırım eğer bunlara seni camidenmi getirdiler derseniz yada sendemi kırkızlıktan gardaş diye sorarsanız yanıtlıyan eğer camiden 80 çift ayakkabıyı çuvala doldurup pazarda 79 unu satıp birini kendine ayırdığını ertesi gün bu ayakkabı çaldıranlardan bi baş komserin ayaandaki ayakkabıdan kendini enseleyip kodese attığını anlatıyosa onun farklı bir hikayesi saygın bir konumu vardır hırsızlık yaptım sözü ile kadere olan isyanını sitemini bu cezayı hak etmediğini dile getirmektedirler onlar esasen hırsızlık felan yapmamıştır ama kendi hikayelerini de anlatmak istemezler 1. guruba göre saygın olmayan hırsızlık dolandırıcılık yüzkızartıcı suçlardan mahkum olanlar ise içlerinde taşıdıkları aşağılık kompleksini yenebilmek için uydurdukları haklı nedene dayalı o benim babamı vurmuştu bende onu öldürdüm benimki namus cinayetiydi senaryolarıyla bu kompleksi yenip özlemini duydukları saygın konuma erişmek için yalan söylerler o için sizde aferim eline sağlık deyin olmamış cinayet ölmemiş adam için gazino kapanacağa yakın koğuşlara yatmaya gittik gün boyu eğitim almış spor yapmış garipler gece dersinden gelip kıvrılmış yatmış koğuşçu ali dede isimli mukaata -ali dedemisin ali devemisin bak sabah nevresimini toplamadan gitmişsin - sen kime deve diyon laaaayn girdi bunlar birbirine o sıra hakverdi balta isimli usta er ( haymanalıydı bana topraam derdi oda pisikopatdı karnı göğsü boynu cilet çizikleriyle doluydu getüde ben çiziyim niye ince çekiyon cileti deyincesi topraam galın oluncası iyileşmiyo burda yara topraağndanmı suyundanmı nedense derdi ) tekme tokat ikisine girdi ayırdı bunları ali dede sövüp sayıyo ben onüç senemi içerde yedim bana sövecek adamın baardı çaardı koğuş ayağ kalktı nöbetçi amiri neyi getirdiler sakinleştirdiler bunu yattık sabah oldu millet mıntıka temizliğine gidiyo biz çay içmeye kahvaltıya yemek haneye gittik oh aslanlar gibi millet mıntıkadan geldi biz gazinoya gittik oh aslanlar gibi canımız sıkıldı gezmeye çıktık havuzun yanına vardık havuz esasen istambulda bi paşanın evinin önündeymiş bi çocukmu ne boğulmuş bunun içinde o için buraya sürgün göndermişler bi tavus kuşu vardı orda bilenler bilir ankarada bi generalin makam arabasına mı ne pislemiş buraya sürgüne sepetlemişler bunu... dağıtım olacak acemi çaylaklar giderken hatıra götürürüz diye bunun kuyruktaki rengarenk tüyleri yolmuş bi kaç tüy kalmış onuda biz yolduk cascavlak kaldı
askermiyiz soytarımı belli değil hepsi mukaat bi garip adem ordusu sürgüne gelmişiz buraya sürgüne geldiğimiz 10.jnd er eğt alayı da sürgün zağten sancağını çaldırmışlar alayın o için izmirden sürgüne gelmiş bu alay mukaatlar alay kantinini reviri sinemayı neyi gösterdiler hep aynı film oynuyomuş öğlen yemeğinden sonra gine kırlara açıldık bi rütbeliynen karşılaşıncası sivil kıyafet saç sakal tuhaf örünümümüzle ötekiler selam veriyo diye bende verdim -sol elle selam verilmez diye beni uyaran subayın rütbesinin yarbay olduğunu mukaatlardan öğrendim omuzdaki nefte apolet o zamana değin ben için bi anlam ifade etmezdi pek
sulak ve ağaçlık çimenlik yerlerde bi kartona çizdiğimiz cız dokuzdaş dam oynuyo sivilden hayattan geçmişten muhabbet ediyorduk 35lik tokatlı şeminin anlattıkları ipe sapa gelmez türdendi 2. şubede bardak bulamamış bu ayakkabı içinde çay içmiş bi ara tuvalete gitmiş bu bi yaşlı teyzede yanlışlıkla girmiş oraya teyze gel bayanlar w c sini gösteriyim diye bunu siper alıp dışarı kaçıyo orda bi ekip arabasına biniyo anahtarda üzerindeymiş çalıştırıp kaçıyo arkasından ateş ediyorlar bu kurşunlardan hızlı gittiği için merminin etkisi kalmıyomuş hapis günlerini anlatırdı bi tesisatçı düşmüş bunun koğuşa bunlan koyu samimiyet kuruyo bi gün bu tesisatçı tahliye oluyo ama vefalı çıkıyo şeminin hatırına yan taraftaki şarap fabrikasının muslukları cezaevine bağlıyo bunlar gece bidon bidon dolduruyo falan fıstık biz yutmazdık tabiğkide yalanını yüzüne vurmak da olmaz heee heee der geçerdik gariban iyide insandı da zamanla manimelankolik depresyona girmişti ali dededede anti sosyal kişilik bozukluğu vardı yeşil reçete roş moş diyazem neyi alırdı bu ( bir ara ben usta birliğinde disiplin cezası aldım alayda yatıyom onun dağıtım olduğu başkalede bölük komutanını vurduğunu askeri mahkemede yargılandığını van alaydaki mahkumlardan öğrendim ) zülküf erdem konusunda ötekiler beni uyardı bu hollandada kalmış dejenere olmuş kişiliksiz yalakanın tekiydi çavuşlara yalakalık yapıyor komutanım çekiyor ilerde elbise giyincesi için yatırım yapıyordu zağten bi kac gün sonra bizim dışlamamızla bizden koptu bu gitmiş -komutanım ilerisi için hazırlık olur benide derslere eğitime sporlara alın diye yalaklık edip nerden edindiyse bide kamuflaj elbise edinmiş eğitimlere girdi bu akılsız köpeği yayla yolu kocatır atasözünün iki ayaklı örneğiydi
kırıkkalali nuri kürtağmetmiymiş neymiş bi mafyavari adam varmış o kimin iti oluyomuş benim gapımda o gibi elli tene itim var dememe güler topraam eyer onuda bilmiyosan sen nası angaralısın derdi bu onun şöförüymüş onu da çok söğüşledik çaylarımızı dadlılarımızı neyi o alır malboramızı ağzımızdan egsik etmezdi eeeğ ağanın eli tutulmaz ...
bursalı mesut isminde birisi daha vardı raporunda labil yazıyordu aklidenge akıl muvazenesiyle ilgili bi terimde ne anlama geliyo bende atam bilmiyom cinlerle evliymiş buda ayrılmak istediğini cinlerin onu bırakmadığını anlatırdı daha sonra bunu hastaneyemi ne gönderdiler bu kayboldu ortadan konyalı muammer akıllı gibiydi içlerinde ama sizde taktir edersiniz en akıllılarıda bendim içlerinde ertesi gün iki deka daha katıldı aramıza biri kırıkkaleden bayram gerçek deliydi öteki keskinin kırtıllar köyünden tekin müzisyenim derdi davul çalarmış ilk başlarda bu yeni gelenler dahil sürü halinde geziyorduk 8 kişi daha sonra zülküf çıktı geldi ayakları neyi şişmiş koşmaktan sırnaştı bize o dahil 9 a çıkıncası mevcudiyetimiz iki kişi noksan oldu takım kurup ilçe jandarmayla maç yapmaya hayır kalabalık olduğumuz birşey değil göze batıcaz toplu hedef teşkil edmeyelim diye 4 bi beş bi iki guruba bölündük ... aha yiyip içip yatıyoz surda ırahatlıkmı batıyo dedik böyle 15- 20 gün sivil gezdik kimsin nesin diye soran olmadı sonra dağıtım çıktı 71 e 1leri şutladılar ertesi sabah bölük komutanımız orhan güler bizi topladı -eee ağlar yediğiniz ekmeğin hakkını verin vatan sizden hizmet bekliyor herkes gücü yettiğince bi şey yapsın dedi bu davulcu tekin komutanım ben ağır işlerde çalışmadım beni ayrı tutamazmısınız ben ayrıca düz tabanım dedi orhan güler sen ne iş yapıyodun deyince davul çalıyordum yanıtıyla öyleyse bunlar çalışırken sen de davul çal dedi buna sonra şimdi ağlar herkes gücü yettiğince bi şey yapacak bahçivanlıktan anlıyan varmı deyince ben hemen zıpladım bana tamam sen bekle dedi kimini depoyu neyi düzeltmeye kimi zeka özürlüleride eğitim alanı taş temizlemeye otunu yolmaya neyi postaladı bahçeye yalnız bakma diye konyalıyı da yanıma kattı vardık bahçeye 71 e 1ler buna tere marul maydonuz soğan samırsak işte az bi yeşillik göğerti neyi ekmişler bu gösterdi bana -eğer bahçeyi kurutursan bende seni kuruturum hemşerim ona göre dedi gitti yanda güvercin gübresi vardı bol bol saçtım kürek kürek saçtım muammer yahu biraz sonrayada kalsın dedi - şunların hasadına ne kalmış sonra naapacaklar gübreyi dedim çuval çuval saçtım verdim suyu verdim suyu .... soona yattık gölgede uyuduk ertesi gün bi geldik anaaaa.. marullar biberler sararmış soğan tere samırsak bilumum nebatat solmuş ..aha susuz kaldılar dedim verdim gine suyu EY OKUR sonradan öğrendim güvercin gübresi çok saçılırsa yakarmış bitkiyi muammer ben demedimmi ben demedimmi - sus dedim ses etme dedim kök kıyılarından diplerinden gübreyi ayıklamaya suyn yol açtığı diplerdeki çamur elvermiyo kendi kendime - bırak dağınık kalsın dedim ..
öğlen yemekhaneci ricağ etti dağıtıma gidenler çöpe atmış çatal kaşığı n çok eksiği var zimmetde... bulaşık yıkarken gereğini yapın dedi kendi yok allahı var çayı sürahiyle önümüze kor ötekiler gider biz bize kalırız dekaağlar derdi
bulaşıkta herkes gönlünden ne koparsa birer ikişer diğer bölüklerden gagalamaya çalışıyo .. muvaffak olamadık göz açtırmadıkları gibi bizden çalmak isteyen bi uyanığı yakaladık muammerin hemşosu çıktı bu - benim topraam öyle şey yapmaz dedi - la gözümüzemi inanacaz sanamı inanacaz bunla bir tartışma bahçeyi kuruttuğumu ifşaa etti şimdide gelmiş ona buna çamur atıyon dedi sanki siz çatal kaşık çalmaya gelmediniz buraya deyincesi bunlan bu vatan hainiylen bir kavgaya girdik tabak sürahi havada uçuşuyo bi subay geldi ayırdı bizi aldı götürdü nasihat etti barışın dedi yanaşmadık o zaman bir daha böyle şey vukuu bulmasın dedi .. kavgamız orhan gülerin kulağına varmış ben size nasıl silah veriyim dedi bahçenin hatırını sordu - eyidir gomutanım dedim - eh inşallah dedi dudağını büzdü .. -yalnız yetmezsen yanına kafana göre birini al güzel çapala dedi -emredersiniz dedim o gün o günden sonra kimseyi katmadım yanıma oralarda yattım kalktım bi başıma bu ara o marulların ortada az bi yeşillik kaldıydı soğanların cicikler neyi kuruyup döküldüydü o döküntülerden az bi göğerti çıktı umutlandım gelişme yoksada başlangıç haline gelir gibi oldular sonra bire ikiler geldi bu ara ben kantinden ilk başlarda fazla sermayem de yoktu uçurumun ağzındaydım maddi yönden 4 paket maltepem vardı 1100 den aldığım bunları 1200 den veriyodum yol iz bilmez 71 e ikilere 6-7 sefer kantine koş gel bunlara sat sermayeyi öyle öyle 6 maltepeye çıkar onları sat 4-5 sefer daha yap bi kartona çıkar ertesi gün 3 kartona çıkardım bunlar o ara yeni gelmiş askerliğin cilalı yüzü açaç maçaça neyi gidiyorlar ondan sonra zaten bizi topladılar elbiseyi giydirdiler askerliği giydirdiler bahçeye iki sakatca verdiler ucuz yırttım elbiseden hariç kafaca yerinde olanlara g3 verdiler eğitime başladık ..bizi koşturdular sonra bir yerde spor hareketleri neyi yaptırıyorlar bi ara amanin alay gomutanı geçiyo yaygarası koptu bizi selim diye bi çavuşun şeysine vermişlerdi bu selim herkes sırtüstü yatsın dedi yattık bu hareket gösterecem göz dolduracam diye bi tarafdan başlamış milletin garnına basa basa zıplıya zıplıya geliyomuş bende sırtüstü gökyüzünü seyrediyom garnıma bastığını önce sesinden sonra acısından anladım -AAAAAAĞK diye çadırı üstünden alınmış cingan gibi bi yaygaranın ardından - la naapıyon sen dedim diğer çavuşlardan neyi susun musun komutan geçiyo fısıltısıynan sol elle selem verilmiyeceğini öğreten yarbay merhaba asker dedi SAĞOL diye hançere yırt bağrıldı yarbay çekti gitti selim cvş az ordan bana diş bilemiş akşamda çorap neyi yıkadım geçmi geldim ne nerdesin merdesin derken bunlada bi kavgaya tutuştuk az bi kasaturayla felan böğrü ne çarpmış geç saate kadar nöbetçi amirlikte kaldım nöb amirin o sıra rütbesini neyide bilmiyom sigara içmemem neyi izin veriyo bu - bura asker ocağı bir sorunun olursa gider ilgili merciiyi bulur iletirsin orman kanunu olmaz burda felan nasihat ediyor bizim bölük çavuşu ramazan vardı onu çağırtdı götür koğuşuna yatsın dedi gittik bu hakverdi balta ismini unuttum şimdi koyu türk milliyetçisi bir çavuş vardı bunlar sahiplendi beni diğerlerine karşı tamam olmuş bitmiş dediler bana selim de kötü arkadaş değil dediler bizden dediler gerçektende selim çavuşla sonradan çok iyi dost olduk ve hayatım da karşılaştığım en iyi en güzel insanlardan birisidir diyebilirim
sabah oldu selimle kavgamız da kulağına gitmiş
-hemşerim dedi (kulakları çınlasın böyle hitap ederdi çok iyiliğini gördüm baba adamdı ) kırdığın ceviz kırkı aşmaya başladı dedi haklısınız komutanım oldu bir kere dedim -bahçeninde ırzına geçmişsin sen oraya bakmadan daha iyiydi orası dedi - yok komutanım yanlışınız var ben onlara tek tek özenle baktım büyüttüm dedim -hadi len dedi elmadağlı çavuş vardı onunda ismini unuttum çaağrdı onu bu sende kalsın dedi beni onun time verdi o gün yan yana eğitim yapıyoz selim laf çarpıyo bana - eğilecez de eğilemiyozki arkadaş sağolsun diye sargıbezlerini filan değiştiriyor elmadağlı bana dik dik bakıyo yanlış hatırlamıyorsam öğleden sonra felan tüfek bakımı neyi yaptık kontrol edilecek kız gibi temizlemişim tüfeği yağlamışım devlet malını bu elmadağlı eline mendil aldı şimdi yedim seni çiy çiy ifadesiyle geldi namluya soktu bastıra bastıra çıkardı bu ne bu dedi - sen şimdi sildin onu tekrar sok o kadar uğraş gine öyle çıkar o dedim çıkardı çıkmazdı bunla bir tartışma kavgaya dönüştü tüfek kasatura elimde eğitim alanını terkettim bölük yazıhanesine orhan gülerin yanına çıktım - komutanım ben gine kavga ettim ne ceza verecekseniz verin dedim - senin cezanı zaten allah vermiş sen bu kafayla daha çook çekersin dedi şimdi git biraz dolaş hava al sakinleş akşam konuşuruz dedi tüfeği techizatı astım ranzaya gittim gezdim tozdum acıktım yemekhaneye gittim yemeği yedim arkadaşların bazıları iyi yaptın dedi bazıları senin askerlik bitmez dedi onunda ismi unuttum bir afyonlu çavuş vardı -biz vazgeçirdik şikayetten dedi selim değ kaağ de kağ dedi senin yaşta gelmiş geçiyo olmaz dedi hadi yat da erken er kalk daha günümüz çok bak biz uyku diye ölüyoz dedi bunlar derse gitti ben yatakhanenin oralarda az sürttüm soona bi ara dolaptan permatik aldım kenefe giderken orhan güleri gördüm nereye dedi komutanım traş olacaktımda dedim -iyi dedi .. (akşam konuşuruz demişti bir şey söylemedi ) traş olucam aynada permatiğin plastik korungaçını kırmaya çalışıyom bu girmiş içeri - naapıyon hemşerim dedi - şurasını kırmaya çalışıyorum - orayı kırmadan ol yapan niye yapmış orayı kırarsan yüzünü kesersin dedi - pekala dedim hayatta ilk kez plastik korungacıyla oldum demekki oluyormuş diye ( ozamandan beride kırmam plastikle metal arasına sıkışmış sakal kırıntılarını baş parmaağmla ittirerek musluk altında tazyikli suyla temizler tekrar çalarım cileti surata ) gine niye kavga ettin sormadı akşam konuşuruz dediydi o konudada bi şey konuşmadı gittim zıbardım yattım sabah oldu selim çavuş allah razı olsun hadi dekağ gidiyoz dedi mıntıkaya götürdü birşey olmamış aramızda bişey geçmemiş gibi acemilikte bi konyalı muammerle bide elmadağlıyla küs kaldım onundışındakileri hep saygıyla anarım gerçekten 3 yıl geç gittim jandarma bizi ararken jandarma olup çıkmış askerliğe adım atmış askerliği çok sevmiştim aha şimdi yemin ediyom şu yaşta beni gine alsınlar askere aynı birliğime gidiyim koşa koşa gitmezsem insan değilim her bir günümüz macera her bir günümüz eğlenceydi komutanlarımız mesleğe başlamadan kan tahlilinden geçmiş çok değerli subaylardı usta birliğinde özalp taburunda ibrahim kılıç binbaşımız gerçek bir türk milliyetçisiydi foçada o kadar komando yetiştirmiş aynı eğitimi bize verir o kondusyonla dakkada bayrak tepeye çıkar performansımız vardı bizim tendürek dağlarında adımız vardı o taşın kayanın dili olsa anlatsa adnan sezer üsteğmenimiz mehmet bayram ihsan şahin mustafa kelleci ( astsubay taklacı derdik) eşi menendi bulunmaz insanlardı ah acemiliği bi bitirebilsem usta birliğinide anlatacam ama acemi birliğinden çıkamadımki deli bayramın oktay onbaşının kasaturayı tuvalet deliğine atıp biz gece onikiye kadar onu arayıp bulamayınca gine kendisinin kolunu sokup çıkardığınımı bu davulcu tekinin ben düztabanım koşamıyom yürüyemiyom diye yürüyüşünü değiştirip normal yürümesini unuttuğu bi gün çarşı izninde hatırlayıp bacakları arkasına değe değe koşarken görülüp marizlenişinimi tığ teber gidip orhan gülerden bulduğu yüzle kantinden 10 karton sigarayı paçadan dizkapağa koynuna ceplere bilekten dirseğe omza doldurup astronot gibi yürüye yürüye millete satışımı mı anlatıyım bende bilemedimki ....
p askerlik şubesine ellerim kelepçeli girmiş şartlı tahliye yasasından yararlanmıştır dosyasına ekli tahliyesinde askerlik şubesine teslimi tebliğli evrakı alan memur beni iyice bi süzdükten sonra - şimdi bu adam cezasını çektimi sorusuna refakatimdeki candarmalardan aldığı evet ama . ağır cezadaki mahkemesi yargıtayda devam ediyor yanıtıyla - yengeme de küçük bi estetik müdahelede bulumsak bayağı enişteme benzetebiliriz haticeye değil neticeye bakalım çözün kelepçelerini deyip onlara yol verdikten sonra devletim gibi dimdik tozlu raflardan bencileyin boynu bükük kalın kara kaplı defterlerden biri arasından maharetle çektiği sülüsü elime verip -geçmiş olsun birliğine bir an önce katıl yurduna milletine yararlı bi insan olmaya çalış deyip benide başından savdı.
sülüste adı geçen yeri ne görmüş nede duymuştum yanlız bir yol harcırahı almış bu parayla trenle gidersem birliğime, yetecek denli cüzii bir meblaağydı bende öyle yaptım gara gittim memureye silvana gitmek istediğimi söyledim diyarbakıra tren olduğunu ordan hotoposla silvana gidebileceğimi söyledi bende yerin çoğrafi konumunun doğuya dek geldiğini kavramış oldum ertesi gün saat beş gibi gününden de önce (3) teslim oldum nizamiyedeki astsubayla iki dakkada sıkı fıkı olduk bana en kral bölük dediği 5. bölüğü yazdı baba orhan çok güzel bi insandır dedi 5. bölükteki koğuşçu yatacaam yataağ kenefi neyi gösterip - hadi deeğ kaağ işin iş yemin töreninden soona geldin bizim torunlar gelmeden size elbise vermezler karnın acıkınca yemeğni yi iç aha şooorda da gazino va ordada çayını içer oturursun göğnünce gez toz hayatın tadını çıkar diyince ne yalan söyleyim benle gafa buluyo sandım
akşam yemeeğni yiyip gazinoya gittim burda 91 infaz yasasından yararlanmış ağırlığıda 5. bölükteki mukaatlarla tanıştım bunların içinde 35-40 yaş bi iki tağnesi dışında yaklaşık ben akran yıllanmış kaşarlanmış eski mapusanecilerle kaynaşıp kendime saygın bir konum edindim
hemen hemen hepsininde kendi özgeçmişlerine yaklaşımı ' suç bozuk düzene karşı doğal bir tepkime olup , biz dürüst insanlar içerde cefa çektik gerçek suçlular dışarda sefa sürmekte yönündeydi ... ben onların bu tezine - pekiii bir sapkın bir ... çocuk.. karşı.. deyincesi hep bir ağızdan
-yoooo hoca o kadarda uzun boylu değil deyip kendi koğuşlarında böyle birini nasıl cezalandırdıklarını anlatıp fazilet dersi veriyor o tür istisnalar dışında insanın özde ' saf ve iyi ' olduğunu her insanın kirlenmediği temiz kaldığı geçmişinde bir dönem olduğunu hatırlatıp bir çizgide giderken bir engelle karşılaşıldığında birden sağa yada sola kendini atıp çizgiden çıkma olarak nitelendirdikleri kendi tanımlarınca reaksiyonun haklı nedenlere dayandığını savunup insan içindeki benin kendilerinde dürüst olduğunu dışarıda kalmışlarda iki yüzlü olduğunu vurgulayıp şunu ekliyorlardı - düşünki şu alayda 5 bin kişi geçti karşına uygun adım marş giderken senin karşına geldilkerinde dönüp suratına tükürüyorlar sen değil senin içindeki sen yaağni toplumun sana verdiği rolü oynayan sen kabul edebilirmi bunu deyip cinayetden girmişler toplumu bir pislikten temizledim diye öğünürken bende bunlara aferim iyi etmişsin eline sağlık diye ara gazı verip sıradaki hırsız bu işi yapmadan önce ne kadar mücadele verdiğini patronunun hak ettiği ücreti vermeyip maaşından çaldığını anlatınca ben
- vay alçak namussuz hırsız herif niye az para veriyomuş sana sende onun parasını çalsaydın bağri deyincesi -bende öyle yaptım zağten deyip patronunun kasayı nasıl boşalttığını anlatıyordu burada şuna dikkatinizi çekmek isterim ey halkım bu tür insanları iyi tanırım eğer bunlara seni camidenmi getirdiler derseniz yada sendemi kırkızlıktan gardaş diye sorarsanız yanıtlıyan eğer camiden 80 çift ayakkabıyı çuvala doldurup pazarda 79 unu satıp birini kendine ayırdığını ertesi gün bu ayakkabı çaldıranlardan bi baş komserin ayaandaki ayakkabıdan kendini enseleyip kodese attığını anlatıyosa onun farklı bir hikayesi saygın bir konumu vardır hırsızlık yaptım sözü ile kadere olan isyanını sitemini bu cezayı hak etmediğini dile getirmektedirler onlar esasen hırsızlık felan yapmamıştır ama kendi hikayelerini de anlatmak istemezler 1. guruba göre saygın olmayan hırsızlık dolandırıcılık yüzkızartıcı suçlardan mahkum olanlar ise içlerinde taşıdıkları aşağılık kompleksini yenebilmek için uydurdukları haklı nedene dayalı o benim babamı vurmuştu bende onu öldürdüm benimki namus cinayetiydi senaryolarıyla bu kompleksi yenip özlemini duydukları saygın konuma erişmek için yalan söylerler o için sizde aferim eline sağlık deyin olmamış cinayet ölmemiş adam için gazino kapanacağa yakın koğuşlara yatmaya gittik gün boyu eğitim almış spor yapmış garipler gece dersinden gelip kıvrılmış yatmış koğuşçu ali dede isimli mukaata -ali dedemisin ali devemisin bak sabah nevresimini toplamadan gitmişsin - sen kime deve diyon laaaayn girdi bunlar birbirine o sıra hakverdi balta isimli usta er ( haymanalıydı bana topraam derdi oda pisikopatdı karnı göğsü boynu cilet çizikleriyle doluydu getüde ben çiziyim niye ince çekiyon cileti deyincesi topraam galın oluncası iyileşmiyo burda yara topraağndanmı suyundanmı nedense derdi ) tekme tokat ikisine girdi ayırdı bunları ali dede sövüp sayıyo ben onüç senemi içerde yedim bana sövecek adamın baardı çaardı koğuş ayağ kalktı nöbetçi amiri neyi getirdiler sakinleştirdiler bunu yattık sabah oldu millet mıntıka temizliğine gidiyo biz çay içmeye kahvaltıya yemek haneye gittik oh aslanlar gibi millet mıntıkadan geldi biz gazinoya gittik oh aslanlar gibi canımız sıkıldı gezmeye çıktık havuzun yanına vardık havuz esasen istambulda bi paşanın evinin önündeymiş bi çocukmu ne boğulmuş bunun içinde o için buraya sürgün göndermişler bi tavus kuşu vardı orda bilenler bilir ankarada bi generalin makam arabasına mı ne pislemiş buraya sürgüne sepetlemişler bunu... dağıtım olacak acemi çaylaklar giderken hatıra götürürüz diye bunun kuyruktaki rengarenk tüyleri yolmuş bi kaç tüy kalmış onuda biz yolduk cascavlak kaldı
askermiyiz soytarımı belli değil hepsi mukaat bi garip adem ordusu sürgüne gelmişiz buraya sürgüne geldiğimiz 10.jnd er eğt alayı da sürgün zağten sancağını çaldırmışlar alayın o için izmirden sürgüne gelmiş bu alay mukaatlar alay kantinini reviri sinemayı neyi gösterdiler hep aynı film oynuyomuş öğlen yemeğinden sonra gine kırlara açıldık bi rütbeliynen karşılaşıncası sivil kıyafet saç sakal tuhaf örünümümüzle ötekiler selam veriyo diye bende verdim -sol elle selam verilmez diye beni uyaran subayın rütbesinin yarbay olduğunu mukaatlardan öğrendim omuzdaki nefte apolet o zamana değin ben için bi anlam ifade etmezdi pek
sulak ve ağaçlık çimenlik yerlerde bi kartona çizdiğimiz cız dokuzdaş dam oynuyo sivilden hayattan geçmişten muhabbet ediyorduk 35lik tokatlı şeminin anlattıkları ipe sapa gelmez türdendi 2. şubede bardak bulamamış bu ayakkabı içinde çay içmiş bi ara tuvalete gitmiş bu bi yaşlı teyzede yanlışlıkla girmiş oraya teyze gel bayanlar w c sini gösteriyim diye bunu siper alıp dışarı kaçıyo orda bi ekip arabasına biniyo anahtarda üzerindeymiş çalıştırıp kaçıyo arkasından ateş ediyorlar bu kurşunlardan hızlı gittiği için merminin etkisi kalmıyomuş hapis günlerini anlatırdı bi tesisatçı düşmüş bunun koğuşa bunlan koyu samimiyet kuruyo bi gün bu tesisatçı tahliye oluyo ama vefalı çıkıyo şeminin hatırına yan taraftaki şarap fabrikasının muslukları cezaevine bağlıyo bunlar gece bidon bidon dolduruyo falan fıstık biz yutmazdık tabiğkide yalanını yüzüne vurmak da olmaz heee heee der geçerdik gariban iyide insandı da zamanla manimelankolik depresyona girmişti ali dededede anti sosyal kişilik bozukluğu vardı yeşil reçete roş moş diyazem neyi alırdı bu ( bir ara ben usta birliğinde disiplin cezası aldım alayda yatıyom onun dağıtım olduğu başkalede bölük komutanını vurduğunu askeri mahkemede yargılandığını van alaydaki mahkumlardan öğrendim ) zülküf erdem konusunda ötekiler beni uyardı bu hollandada kalmış dejenere olmuş kişiliksiz yalakanın tekiydi çavuşlara yalakalık yapıyor komutanım çekiyor ilerde elbise giyincesi için yatırım yapıyordu zağten bi kac gün sonra bizim dışlamamızla bizden koptu bu gitmiş -komutanım ilerisi için hazırlık olur benide derslere eğitime sporlara alın diye yalaklık edip nerden edindiyse bide kamuflaj elbise edinmiş eğitimlere girdi bu akılsız köpeği yayla yolu kocatır atasözünün iki ayaklı örneğiydi
kırıkkalali nuri kürtağmetmiymiş neymiş bi mafyavari adam varmış o kimin iti oluyomuş benim gapımda o gibi elli tene itim var dememe güler topraam eyer onuda bilmiyosan sen nası angaralısın derdi bu onun şöförüymüş onu da çok söğüşledik çaylarımızı dadlılarımızı neyi o alır malboramızı ağzımızdan egsik etmezdi eeeğ ağanın eli tutulmaz ...
bursalı mesut isminde birisi daha vardı raporunda labil yazıyordu aklidenge akıl muvazenesiyle ilgili bi terimde ne anlama geliyo bende atam bilmiyom cinlerle evliymiş buda ayrılmak istediğini cinlerin onu bırakmadığını anlatırdı daha sonra bunu hastaneyemi ne gönderdiler bu kayboldu ortadan konyalı muammer akıllı gibiydi içlerinde ama sizde taktir edersiniz en akıllılarıda bendim içlerinde ertesi gün iki deka daha katıldı aramıza biri kırıkkaleden bayram gerçek deliydi öteki keskinin kırtıllar köyünden tekin müzisyenim derdi davul çalarmış ilk başlarda bu yeni gelenler dahil sürü halinde geziyorduk 8 kişi daha sonra zülküf çıktı geldi ayakları neyi şişmiş koşmaktan sırnaştı bize o dahil 9 a çıkıncası mevcudiyetimiz iki kişi noksan oldu takım kurup ilçe jandarmayla maç yapmaya hayır kalabalık olduğumuz birşey değil göze batıcaz toplu hedef teşkil edmeyelim diye 4 bi beş bi iki guruba bölündük ... aha yiyip içip yatıyoz surda ırahatlıkmı batıyo dedik böyle 15- 20 gün sivil gezdik kimsin nesin diye soran olmadı sonra dağıtım çıktı 71 e 1leri şutladılar ertesi sabah bölük komutanımız orhan güler bizi topladı -eee ağlar yediğiniz ekmeğin hakkını verin vatan sizden hizmet bekliyor herkes gücü yettiğince bi şey yapsın dedi bu davulcu tekin komutanım ben ağır işlerde çalışmadım beni ayrı tutamazmısınız ben ayrıca düz tabanım dedi orhan güler sen ne iş yapıyodun deyince davul çalıyordum yanıtıyla öyleyse bunlar çalışırken sen de davul çal dedi buna sonra şimdi ağlar herkes gücü yettiğince bi şey yapacak bahçivanlıktan anlıyan varmı deyince ben hemen zıpladım bana tamam sen bekle dedi kimini depoyu neyi düzeltmeye kimi zeka özürlüleride eğitim alanı taş temizlemeye otunu yolmaya neyi postaladı bahçeye yalnız bakma diye konyalıyı da yanıma kattı vardık bahçeye 71 e 1ler buna tere marul maydonuz soğan samırsak işte az bi yeşillik göğerti neyi ekmişler bu gösterdi bana -eğer bahçeyi kurutursan bende seni kuruturum hemşerim ona göre dedi gitti yanda güvercin gübresi vardı bol bol saçtım kürek kürek saçtım muammer yahu biraz sonrayada kalsın dedi - şunların hasadına ne kalmış sonra naapacaklar gübreyi dedim çuval çuval saçtım verdim suyu verdim suyu .... soona yattık gölgede uyuduk ertesi gün bi geldik anaaaa.. marullar biberler sararmış soğan tere samırsak bilumum nebatat solmuş ..aha susuz kaldılar dedim verdim gine suyu EY OKUR sonradan öğrendim güvercin gübresi çok saçılırsa yakarmış bitkiyi muammer ben demedimmi ben demedimmi - sus dedim ses etme dedim kök kıyılarından diplerinden gübreyi ayıklamaya suyn yol açtığı diplerdeki çamur elvermiyo kendi kendime - bırak dağınık kalsın dedim ..
öğlen yemekhaneci ricağ etti dağıtıma gidenler çöpe atmış çatal kaşığı n çok eksiği var zimmetde... bulaşık yıkarken gereğini yapın dedi kendi yok allahı var çayı sürahiyle önümüze kor ötekiler gider biz bize kalırız dekaağlar derdi
bulaşıkta herkes gönlünden ne koparsa birer ikişer diğer bölüklerden gagalamaya çalışıyo .. muvaffak olamadık göz açtırmadıkları gibi bizden çalmak isteyen bi uyanığı yakaladık muammerin hemşosu çıktı bu - benim topraam öyle şey yapmaz dedi - la gözümüzemi inanacaz sanamı inanacaz bunla bir tartışma bahçeyi kuruttuğumu ifşaa etti şimdide gelmiş ona buna çamur atıyon dedi sanki siz çatal kaşık çalmaya gelmediniz buraya deyincesi bunlan bu vatan hainiylen bir kavgaya girdik tabak sürahi havada uçuşuyo bi subay geldi ayırdı bizi aldı götürdü nasihat etti barışın dedi yanaşmadık o zaman bir daha böyle şey vukuu bulmasın dedi .. kavgamız orhan gülerin kulağına varmış ben size nasıl silah veriyim dedi bahçenin hatırını sordu - eyidir gomutanım dedim - eh inşallah dedi dudağını büzdü .. -yalnız yetmezsen yanına kafana göre birini al güzel çapala dedi -emredersiniz dedim o gün o günden sonra kimseyi katmadım yanıma oralarda yattım kalktım bi başıma bu ara o marulların ortada az bi yeşillik kaldıydı soğanların cicikler neyi kuruyup döküldüydü o döküntülerden az bi göğerti çıktı umutlandım gelişme yoksada başlangıç haline gelir gibi oldular sonra bire ikiler geldi bu ara ben kantinden ilk başlarda fazla sermayem de yoktu uçurumun ağzındaydım maddi yönden 4 paket maltepem vardı 1100 den aldığım bunları 1200 den veriyodum yol iz bilmez 71 e ikilere 6-7 sefer kantine koş gel bunlara sat sermayeyi öyle öyle 6 maltepeye çıkar onları sat 4-5 sefer daha yap bi kartona çıkar ertesi gün 3 kartona çıkardım bunlar o ara yeni gelmiş askerliğin cilalı yüzü açaç maçaça neyi gidiyorlar ondan sonra zaten bizi topladılar elbiseyi giydirdiler askerliği giydirdiler bahçeye iki sakatca verdiler ucuz yırttım elbiseden hariç kafaca yerinde olanlara g3 verdiler eğitime başladık ..bizi koşturdular sonra bir yerde spor hareketleri neyi yaptırıyorlar bi ara amanin alay gomutanı geçiyo yaygarası koptu bizi selim diye bi çavuşun şeysine vermişlerdi bu selim herkes sırtüstü yatsın dedi yattık bu hareket gösterecem göz dolduracam diye bi tarafdan başlamış milletin garnına basa basa zıplıya zıplıya geliyomuş bende sırtüstü gökyüzünü seyrediyom garnıma bastığını önce sesinden sonra acısından anladım -AAAAAAĞK diye çadırı üstünden alınmış cingan gibi bi yaygaranın ardından - la naapıyon sen dedim diğer çavuşlardan neyi susun musun komutan geçiyo fısıltısıynan sol elle selem verilmiyeceğini öğreten yarbay merhaba asker dedi SAĞOL diye hançere yırt bağrıldı yarbay çekti gitti selim cvş az ordan bana diş bilemiş akşamda çorap neyi yıkadım geçmi geldim ne nerdesin merdesin derken bunlada bi kavgaya tutuştuk az bi kasaturayla felan böğrü ne çarpmış geç saate kadar nöbetçi amirlikte kaldım nöb amirin o sıra rütbesini neyide bilmiyom sigara içmemem neyi izin veriyo bu - bura asker ocağı bir sorunun olursa gider ilgili merciiyi bulur iletirsin orman kanunu olmaz burda felan nasihat ediyor bizim bölük çavuşu ramazan vardı onu çağırtdı götür koğuşuna yatsın dedi gittik bu hakverdi balta ismini unuttum şimdi koyu türk milliyetçisi bir çavuş vardı bunlar sahiplendi beni diğerlerine karşı tamam olmuş bitmiş dediler bana selim de kötü arkadaş değil dediler bizden dediler gerçektende selim çavuşla sonradan çok iyi dost olduk ve hayatım da karşılaştığım en iyi en güzel insanlardan birisidir diyebilirim
sabah oldu selimle kavgamız da kulağına gitmiş
-hemşerim dedi (kulakları çınlasın böyle hitap ederdi çok iyiliğini gördüm baba adamdı ) kırdığın ceviz kırkı aşmaya başladı dedi haklısınız komutanım oldu bir kere dedim -bahçeninde ırzına geçmişsin sen oraya bakmadan daha iyiydi orası dedi - yok komutanım yanlışınız var ben onlara tek tek özenle baktım büyüttüm dedim -hadi len dedi elmadağlı çavuş vardı onunda ismini unuttum çaağrdı onu bu sende kalsın dedi beni onun time verdi o gün yan yana eğitim yapıyoz selim laf çarpıyo bana - eğilecez de eğilemiyozki arkadaş sağolsun diye sargıbezlerini filan değiştiriyor elmadağlı bana dik dik bakıyo yanlış hatırlamıyorsam öğleden sonra felan tüfek bakımı neyi yaptık kontrol edilecek kız gibi temizlemişim tüfeği yağlamışım devlet malını bu elmadağlı eline mendil aldı şimdi yedim seni çiy çiy ifadesiyle geldi namluya soktu bastıra bastıra çıkardı bu ne bu dedi - sen şimdi sildin onu tekrar sok o kadar uğraş gine öyle çıkar o dedim çıkardı çıkmazdı bunla bir tartışma kavgaya dönüştü tüfek kasatura elimde eğitim alanını terkettim bölük yazıhanesine orhan gülerin yanına çıktım - komutanım ben gine kavga ettim ne ceza verecekseniz verin dedim - senin cezanı zaten allah vermiş sen bu kafayla daha çook çekersin dedi şimdi git biraz dolaş hava al sakinleş akşam konuşuruz dedi tüfeği techizatı astım ranzaya gittim gezdim tozdum acıktım yemekhaneye gittim yemeği yedim arkadaşların bazıları iyi yaptın dedi bazıları senin askerlik bitmez dedi onunda ismi unuttum bir afyonlu çavuş vardı -biz vazgeçirdik şikayetten dedi selim değ kaağ de kağ dedi senin yaşta gelmiş geçiyo olmaz dedi hadi yat da erken er kalk daha günümüz çok bak biz uyku diye ölüyoz dedi bunlar derse gitti ben yatakhanenin oralarda az sürttüm soona bi ara dolaptan permatik aldım kenefe giderken orhan güleri gördüm nereye dedi komutanım traş olacaktımda dedim -iyi dedi .. (akşam konuşuruz demişti bir şey söylemedi ) traş olucam aynada permatiğin plastik korungaçını kırmaya çalışıyom bu girmiş içeri - naapıyon hemşerim dedi - şurasını kırmaya çalışıyorum - orayı kırmadan ol yapan niye yapmış orayı kırarsan yüzünü kesersin dedi - pekala dedim hayatta ilk kez plastik korungacıyla oldum demekki oluyormuş diye ( ozamandan beride kırmam plastikle metal arasına sıkışmış sakal kırıntılarını baş parmaağmla ittirerek musluk altında tazyikli suyla temizler tekrar çalarım cileti surata ) gine niye kavga ettin sormadı akşam konuşuruz dediydi o konudada bi şey konuşmadı gittim zıbardım yattım sabah oldu selim çavuş allah razı olsun hadi dekağ gidiyoz dedi mıntıkaya götürdü birşey olmamış aramızda bişey geçmemiş gibi acemilikte bi konyalı muammerle bide elmadağlıyla küs kaldım onundışındakileri hep saygıyla anarım gerçekten 3 yıl geç gittim jandarma bizi ararken jandarma olup çıkmış askerliğe adım atmış askerliği çok sevmiştim aha şimdi yemin ediyom şu yaşta beni gine alsınlar askere aynı birliğime gidiyim koşa koşa gitmezsem insan değilim her bir günümüz macera her bir günümüz eğlenceydi komutanlarımız mesleğe başlamadan kan tahlilinden geçmiş çok değerli subaylardı usta birliğinde özalp taburunda ibrahim kılıç binbaşımız gerçek bir türk milliyetçisiydi foçada o kadar komando yetiştirmiş aynı eğitimi bize verir o kondusyonla dakkada bayrak tepeye çıkar performansımız vardı bizim tendürek dağlarında adımız vardı o taşın kayanın dili olsa anlatsa adnan sezer üsteğmenimiz mehmet bayram ihsan şahin mustafa kelleci ( astsubay taklacı derdik) eşi menendi bulunmaz insanlardı ah acemiliği bi bitirebilsem usta birliğinide anlatacam ama acemi birliğinden çıkamadımki deli bayramın oktay onbaşının kasaturayı tuvalet deliğine atıp biz gece onikiye kadar onu arayıp bulamayınca gine kendisinin kolunu sokup çıkardığınımı bu davulcu tekinin ben düztabanım koşamıyom yürüyemiyom diye yürüyüşünü değiştirip normal yürümesini unuttuğu bi gün çarşı izninde hatırlayıp bacakları arkasına değe değe koşarken görülüp marizlenişinimi tığ teber gidip orhan gülerden bulduğu yüzle kantinden 10 karton sigarayı paçadan dizkapağa koynuna ceplere bilekten dirseğe omza doldurup astronot gibi yürüye yürüye millete satışımı mı anlatıyım bende bilemedimki ....