1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

mişli geçmiş deli geçmiş zaman

Gönderilme zamanı: 13.04.2005 - 13:34
gönderen panturk
bir ara mazhar osman üşenmemiş tek tek saymış 54 çeşit deli tesbit etmiş . bunlar içinde baş sırayı berber delisi diye tabir ettiği gurup çekiyomuş bunlar kahvehaane köşeleri berber dükkanlarında zabahdan akşama dek oturur esnaf tarafından sevilip sayılıp karınları doyurulur giydirilir ,etrafı neşelendiren stresi alan ,soytarı tipi zararsız delilermiş ardından yine zararsız takıntı delileri geliyomuş bunlar el yüz yıkasalar lavaboda 3 saat aynaya baka baka yüzünü sabunlaya sabunlaya yıkar ginede acaba yüzümde kir kaldımı vesvesesii taşıyan evden dışarı çıksa musluğu kapattımmı ,elektriği ocağı açıkmı unuttum diye defalarca kontrol edip üç beş mahalle uzaktan kapıyı kilitlemedimmiydi yahuu diye geri dönen hayatı kendine zindan eden şizofrenik hadiselerdir bide paranoyak deliler tespit etmiş toz biber ekerken çorbaya kesin bunun içinde kiremit tozu ile kepek karışımı vardır diyen bakkaldan sucuk alsa bunun içinden şimdi nal mıhı çıkıcak diye gerilen domates alsa manavdan hormonludur diye işkillenen sıvı yağ alsa kesin makine yağı katmışlardır bunun içine diye hayıflanan bu tipler ileri evrede bunların bana kastı var beni öldürmek istiyorlar iyisimi bunlar beni temizlemeden ben bunlardan kurtuluyum diye elinde baltayla sokağa fırlayanları günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız münferit vakalardır
aşağıdaki şahsiyeti ise hangi kategoriye sığdırmam gerektiğine sigmond freud un psikanalize girişi devirmiş a kadar psikoloji mantık felsefe okumuş ben bile bilemedim ... bilemedim efendiler
92 senesi ulus ta düşeş denilen kahvede oturuyom masama bi şahsiyet teşrif etti selam kelam hoş beş ahava su ne iş yaptığımı sordu inşaaatçıyım deyincesi - ben çok inşaatcılık yaptım ben inşaatda galıpçıydım ben keserin bu sapı var ya ona hani şu su tesisatcılarının kör tapası olur ya ondan takardım kalıp çakarken keserin erişemediği yere bu saptaki kör tapa ile çivi başına vurur öyle çakardım deyincesi bu adamın bir deha olduğunu o dakka anlamış tepeden tırnağa süzmüş ,uçları kesik ayakkabısı ( ki maket bıçağı yada başka bişeyle burun kısmını kontropiyerine doğru almış topuk üstü ve yanlardan terlemeye karşı geniş çaplı hava deliği açılmış terliksi görünümde) 18. yy dan kalma ispanyol paça geniş kesim bi kumaş pantul ince belli yakası kürklü kahverengi bi ceket ..egzantrik şahsiyet devam etti ben çatı yaparken yukarıya beşonu tahtayı sırtımda taşımaz bir 8 lik demiri büker çengel yapar urganla aşşağı sarkıtır ordan aşşaağdan tahtaları beşonları yukarı çekerdim .. ismimi sordu sigara istedi verdim talebi üzerine çay söyledim kendi ismini söyledi satılmış çorumun alacadanmış 28 yıl avusturalyada kalmış geçen yıl dönmüş güzel ingilizce biliyo 55 yaşında ... niye geldin çok mu var burda para dedim - amaaan boşver panturk efendi hiç sorma oraları hiç sorma dedi ... üstelemedim... çayı içti teşekkür etti kulağıma doğru eğilip -panturk efendi ben burda bir kadın arıyorum bulamazmıyım dedi ben herhalde bir tanıdığı kadını felan arıyoda onu soruyo sandım -nasıl bir kadın dedim ..- farketmez kadın olsunda dedi . o anda kan beynime sıçradı bunun gırtlağına sarıldım - sen bizi ne sanıyon laaan baaarıyom vuracam bu benden yaşcada büyük adam - abey elini ayağını öpeyim sen beni yanlış anladın ben Allahın emri peygamberin kavliyle evlenmek istiyorum belki bir bildiğin tanıdığın varsa diye danıştım abey ben bi senedir kimi tanıyım kime gideyim dedi yumuşadım - yok dedim - peki abey çay için sağol dedi kalktı gitti masama bunu tanıyan alaca civarından boyacılar fayanscılar geldi - naaptın sen dediler deli o dediler deliye uyulurmu ve kısaca hayat hikayesini anlattılar bu 29 sene önce avusturalyaya gitmeden öncesi inşaatcılık neyi yapıyomuş motor ustasıyım diye yazılmış gitmiş orda hiç bi şey bilmiyo gel zaman git zaman orda biraz bu işi öğreniyo bi kaç sene sonrada istek yaptırıyo karısınıda aldırıyo yanına tanıyanların anlattığına göre artık ne oldu bittiyse rivayet muhtelif Allaha aydınlık bize karanlık bir gün bu karısını öldürüyor parçalayıp poşetlere dolduruyor poşetleride bir çuval içine koyup deniz kenarına atmaya götürüyor atacakken polis bunu görüyor ne var o çuvalın içinde diye soruyorlar bu tavuk kestimidide o var diyor hele bi aç bakalım polisler şok oluyor götürüp bunu hapse tıkıyorlar çocuklarını orda yurda veriyorlar bu hapislerde yata yata hafif kafayı sıyırmış . yıllarca yatıp cezayı çekiyo sabıkalı iş vermiyorlar orda burda aç susuz işsiz iyice tozutuyo en son bu nasıl kapağı atdıysa t.c. ye geliyo keçiörende vaktiyle metresi 25 guruşa gaptığı 4 dönüm arsası ayvalıda 1 dönüm yeri bankada hapse girmeden öncesi muntazam gönderdiği 30 bin dolar parası varmış durumu iyiymişte aha gafa başında diilmiş bi yıldır da buralarda sürtüyomuş.....
işte satılmışla tanışmamız bu şekilde oldu aynı yıl kış bi ramazan vakti hacı bayramda yağmur altında kırım iti gibi titriyom ne cebimde çay içecek kuruş para ne bi dal sigara nede 15-20 gündür salladığım ev sahibine görünecek yüz var ayaz yedim yağmur yedim sabahtan beri bir iş yok gine bu satılmışı gördüm bir yerde çalışmış yevmiyeyi doğrultmuş bir iş daha çıkarsa diye bekliyecekmiş
-ey hikmetinden sual olunmaz rabbim bari şu fakire vermesende nasip tarlasından küçük bi rızkı şu tamah sevdası engin deniz ,okyanus ,şu ,uğursuz deli yüzü suyu hürmetine bir kısmet reva görmezmisin? diye içimden dua mı ediyom isyan mı belli değil... pat bi adam geldi
-yavrularım bana iki tane yamyam laağzım dedi
-biz varız hacıbaba dedik satılmışla ben tin tin adamın ardına düştük...sanaayide bi yere vardık iki dükkan arası 80 cm en 6 metre uzunlukta bi ara yıllarca birikmiş teneke üslübü araba tamponu teker ıvır zıvırla yer yer 3 metre yükselmiş
-yavrularım bu pisliği atacaksınız - atalım hacı baba nereye - aha şu ankara çayına atacaanızda önceden konuşalım şu bu olmasın kaça atacaanız? ... satılmışla kafa kafaya verdik satılmışın karnı tok sırtı pek 1 milyon isteyelim dedi ( o zaman bir işçi günlük 100bin e çalışıyo) -çok olur 600bin isteyelimdedim -çok olurmu eli mahkum buraya kadar gelmişiz durakta adam yok nerde bulacak adamı fıs fıs fı - ya bu gün yaptımaz yarın yaptırır vermez o parayı 600 iyi fıs fıs fısır fısır ..
- yavrularım gacdan aşşa olmaz - hacı baba 600e yapalım dedim - siz şaşırtdınızmı vicdaanınız gurusun ben 200 verseydim belediyenin çöpçüleri atıverecekti - ne attırmadın dedi satılmış bi milyonluk işe 600 dedi piyasayıda düşürüyo (benden için diyo )çokmu para istedi dedi - vay babam vaaay nerdeymiş o yooordun bolluğu öyle atarsanız mübarek gün 250 ye atın --bari 400 bari verin dedim ( inanın deli meli satılmışın hakkı var insan kazma yok kürek yok el arabası yok 2 günde o işin içinden çıkamayızda gaç gündür sefillikten dökülüyom 400 verse hisseme 200 bi yarama merhem olur o gün için ) hacı baba olmaz dedi geris geri yola düştük .bi ara bunlar geride kaldı ..benim öne geçmem yanlız başıma da olsa gece boyu çalışıp sabaha üç guruş zebeblenebilmek için.. baktım satılmış arkası dönük beni duymuyo görmüyo sanıp hacıbabayı ayartıyo -sen hele 350 ver benim adamımda var hemen atarız .. hemen çöktüm bunun yakaya -demek adam satıyon haaa dedim - ne adam satacam abey dedi aha sen yap benim alacağım parayıda sen al ben pazarlık yapmaya çalışıyom ikimiz bitirebilimiyiz orayı ben bizim yiğenide alalım diye... - yaahu siz ne adamlarmışsınız tek naağlet olsun yahu 300 bin veriyim başkada guruş vermem gidin başımdan mübarek gün sizi bu yaşlı halimlen nasıl ayırıyımda döğüşüyorsunuz para için dedi hacı baba bi galem çıkardı cebinden bi parça kaat kaağda yazdı cızdı -2 sehatlik bi işiniz va ammada abarddınız dedi gelin bu adreseden alın bitirince dedi gitti satılmışla dükkanın yanına vardık işe koyulduk.. ankara çayı 100 metre ilerde temin ebatını verdiğim ele ne geçerse atılmış şişeli tahtalı tuhtalı daş tuğlalı bir kamyonu aşkın yığından sırtlanıp götürüyoz çaya döküyoz yırtık pırtıkda olsa bi çuval var 2. yok tekeri yuvarlayarak kapıyı sürükleyerek götürüyoz
-görüyonmu ne üç kaatçı adam kamyona para vermekten kaçıyo çaya attırıyo zabıta görse ne der
-öyle olmasa biz nası zebeblenecez satılmış efendi dedim bir yarım saat kadar çalıştık 6 metre aradan yarım metre ileri gidemedik yığın habire yukardan 3 metre yüksekten aşşağı iniyo gökten kova kova su iniyo nuh tufanı boran ... 100 metre git çaya geri dön... o soğukta bile leş gibi kokuyo içindeki çöpler yığının deli satılmış dediki - hadi gidek dedi - nereye dedim -nereye olacak gidip paramızı alacaz - ey hani iş biddimi dedim - bu iş bitermi aklın kesiyomu hec dedi -yahu biter bitmez ne yaparsak hele eccüg çaluşak dedim -sen çalışacaağsan çalış aha hava gararıyo birazdan göz gözü görmez hani 2 saatde biter diyodu üçkaatçı nooldu şu yaağmurda para verseler suyun içine atla deseler atlanmı göğdemiz su oldu dedi -yaa baağri 2 saat neyi çalışam da öyle gidem neyi didim emme ey okur yukarda Allah var ne yalan söööliim o yarım saatde bile zor çalıştım açlıktan bacaklarım titriyo leş koku midemi kaldırmadıysa içte bi şey yok ondan uydum buna adrese vardık hoca Allahuekber dedi nerdeyse adamdan önce varmışız oraya buna yalvar yakar bi 15 -20 dakka oyaladım bunu bağri adam bi iftarını neyi açsın adamdan önce eve girmeyelim dedim 20 dakka zor tuttum bunu sonra çıktık apartmanın katına bastı bu zile hacı baba çıktı
- ooo yavrularım hoşgeldiniz dedi yalanım varsa taş oluyum ey okur adam zilin sesine kalmış sofra daha orta yerde aradan 12-13 yıl geçti haalaa o sofradaki yemekleri unutmadım -yavrularım ben doyurdum garnımı siz çökün hele gı zeliiihaa çorba getir yavrularıma .. tarhana geldi ekmek dilimlerini ikişer üçer yuvarlıyom ziykir gibi açım etli kuru fasulye geldi pilav geldi az benzime can geldi turşuda var... -ayran az geldi zeliiiha ayran getü zeliha getirdi kabak tatlısını yedik az bedenime kan geld sıcak soba üstümüz kurudu -şöyle oturun yakın.. çaylarınız aldık içiyoz - demek hepsini attınız yavrularım -attık hacı baba - aferin ellerinize sağlık ..(satılmış gülmemem için dirseğiyle vuruyor ) .. sonra bunlar hemşeri çıktı hacı baba buna çıkma kapı penceresi varmış lazımsa veririm dedi odunun neyi yoksa odun veriyim dedi 4. 5. bardak çaylar bunların koyu sohbeti iyice mayaştık yayıldık ...bi ara hacıbaba bana dönüp - pantürk evladım en dipte 3mü 4mü çuval mozaikle gum olacaağdı onları atmasaydınızda keşke köşede kalaydı orda dedi - atmadık hacıbaba lağzım olur diye ayırdık dedim aferüm eyi etmişsünüz dedi ondan soona bana geçmiş gün yüz gayma yüz gaymada satılmışa verdi satılmış - bu ne şimdi noooluyo bu dedi hacı amca - satılmış efendi doğrusunu isdersen ben orayı attığınıza pek inanamadım yarın kontrol edicem eğer gerçekten attınızsa yüz gaymanızıda götürüp hacıbayramda sizi aldığım yerde yoğsanızda gavenizde bulup verecem yapmadınızsada helali hoş olsun bu bi imtihandır kul için gün akşamlı dünya ölümlü dedi ( mozaikle gumla zarf atıyomuş..)
-sen ölüp kefenindemi götürecen kul hakkıynan gidecen diye satılmış dellendi bağrıyo çaağrıyo o gün ikna oldum bunun deli olduğuna zeliha teyze yürüdü bunun üstüne - sen benim evimde ekmeemi yiyip sen benim beyime nası bağrın alçaaak ... ayırmaya çalışıyom satılmış tekme atıyo zorundan golundan tutup sürükleye sürükleye bunu dışarı çıkardım apartman gapılarındandan insanlar zeliha teyze hacıbaba bağrıyo bu karşılık veriyo -haram zıggım olsun size hakkım üçkaaatçılar siziii sövüp sayıyo .. kapılardan insanlar gençler kadınlar çoluk çocuk evlerin yorgun argın şaşkın beyleri - kusura kalmayın aklı başında değil ne dediğin bilmiyo zavallı diye onun adına özür dileye dileye bunu merdiven aşşağ çeke çeke sürükleye aaşşağ indirdim bi iki sokak yürüdük dolmuşa bin ulusta indik ayrıldık
ondan soona gördükçe ben buna sorardım hacı babadan parayı alabildinmi diye gülerdi bırak şu sahtekar üçkaatçıyı derdi o gün cüzi kiramı verdim sermet ağbi benim gelirken göğsüm gabarık duruşumdan param olup olmadığını anlıyo neşesi yerine geliyo ağbi dedim ( hazır iyi tarafını yakalamışken ) mümkünse girişteki odaya geçebilirmiyim dedim - nereye istesen geç dedi kirayı alınca gerçektende o gün hemen eşyayı girişe taşıdım pamuk ben taşırken ortalığı satılmıştan çok yırttı ürdü havladı zaağten ondan kaçıyodum ben girişe... pamuk : beyaz tüylü terier cinsi bi it nerden bulmuşsa bizim esmer vatandaş sermetin bebe belik bi yerden gagalamışlar bunu vaktiyle sosyete hayatı sürdüğü varsıl günlerinden kalma sırtındaki elbiseden anlaşılıyo başlangıçda benim onla onun benle bi sorunu yoktu fakat bunun kendi sınıfından olmadığını anlamış ismetpaşa sokak köpekleri ile arasındaki sürtüşmeyi eve taşıyor gece geç saate dek uluyor ürüyor havlıyodu rahatsız ediyordu bu beni sermetabi gil o sıra oğulları muratı everme şeysinde oda evlere şenlik sermetin baldızının kızı evlenmiş eşinden ayrılmış muratın annesi yabancıya gitmesin benim oğlana alalım diye kızkardeşinin kızını alacak oldu başlangıcda iyilerdi hatta kızın annesi bi gün sermetin hanıma -agşam sermet geldi yanıma siz yatınca gı baldız bi nikahta sana yapıcam dedi bende yap enişte kumam yabancımı o da kardeşim dedim kahkahalar gülmeler .. iyilerdi sonra nooldu oldu bitti bunlar allahın günü kapı önünde kavga döğüş gelme benim evime sinkaf sermet oğlu murata baağrıyo _ la oğlum ener o sinkaf gızı alırsan bende seni ener oğlum diye kapıdan içeri kuyarsam bunlar senin sinkaf ağlayış sövüş sayış baartı karakol polis baltayla yürüme tipik ismet paşa münferit vakaları olağanda üstüne üstlük bu pamuk ta çekilmez oluyo gine bi gün uykumun en dadlı yirinde bu beni uyandırdı kalktım ikinci kattaki odamın penceresinden arkası dönük bunun bana sokağa sokak köpeklerine doğru huv huv huuuuv ediyo ya allah bismillah dedim bi tuğla parçasını deh eddim oda gitti bunun burnu köküne hörf etti bu acı acı ulumaya . hemen pencereyi kapattım yattım bişii olmamış gibi sermetin hanımı fadimenin sesi geliyo noolduyki bişiymi vurdularki köpeeğe elleri gırılasıcalar .. sabah oldu yan gözle baktım buna gözlerinden aşşağı iki ince çizgi halinde yaş inmiş ağlamış gibi hıyııık hıyııık etti bu ben geçerken ondan sonra da oraya her geliş gidişim işkence oldu bu kapalı odada bile inanın benim yataktan kalktığımı hissedip havlıyor sofradan kalksam su içmeye ayağa dikilsem yırtıyo ortalığı o için girişe geçiimde o beni ben onu görmesin diye avludan girince girişte bi küçük klube vardı oraya geçtim yanlız şunuda söyleyim o ginede bana hayatı zindan etti ordada en son bu köpekle anlaşamayıp ordan ayrılmak zorunda kaldım...
satılmışın başkaca deli halleride vardı en belirgini yolda yürürken otururken otobüs dolmuşta kahve sokak farketmez ritmik bir tempoyla tü tü tü diye mütemaadiyen yere tükürmesi ki bunu tik olarak yapıyordu galiba. 2. belirgin deliliği kaşlarını jiletle traş etmesi ki bunu permatikle filan değil direk açık jiletle yapar sorana kaşımda iz var küçükken iz kaldı da masaj yapıp yoketmeye çalışıyom derdi 3. belirgin deliliğimi akıllılığımı deyim kararsızım bu adam paraya tapıyordu onu harcamak için de değil sadece biriktirmek ona sahip olmak için kazanıyordu daha sonraki günler farkettim tanıyanlarlada konuştum dinledim hayatında bir kere olsun bir paket sigara almıyor çaya para vermiyor ekmeği yemeği ulucanlardaki aşevinden temin edip yazları hacıbayram civarında parkta yatıyor kışın soğuk günler garda bankamatikte bazende yeğenleri kızkardeşinde filan kalıyomuş 4. deli halide ilk tanışmamızda ortaya çıkan evlilik yapmak istediğini önüne çıkana anlatmasıydı..
EH EY OKUR ..git otur galata köprüsüne orda senelerdir bozuk para jeton kapkacağı 1 milyon papele sattığı küçük bir şişe içindeki sıvıylan bir pamuk yardımıyla kalaylayan adam etrafındaki kalabalığı gör 1 saat sonra uçup rengi giden paradan arta kalan para olmaktan çıkmış bırak kalayı eski rengide giden madeni parayı kalaylama sevdasına düşmüş kalay delisi yığını geç az ilerde 5 kaağda tombala çektiren çıkınca kameralı telefon vericek tombalacı önündeki yığına bak içlerindeki erketesini arpacısını cazgırını değnekçisi kendi adamını ayıkla ondan sonra dümdüz yoldan geçenden kaçının dönüpte telefon çıksa bile 2 adım sektirmeyeceklerini bile bile sokulan tombala çeken şahıstan ortalama keriz sayısını bul çıkan sayıya geçimini bunlardan temin eden sinek sayısı ile çarpıp ve ne kadar inek varsa o kadar da sinek vardır denklem formülünü elde et
bu sinekki haylide tombul oda yakından sungurludan hemşerisi aynı zamanda kendisiyle tanışma şerefinede erdim oda şöyle oldu dışkapıda çiçek kahvesinde oturuyom bu kez gine satılmış girdi içeri hayırdır dedim sen buralarda gezermiydin dedim sigarasını verdim çayını söyledim - sorma be yaav sorma derdim çok büyük dedi bi kaç dakka zaman geçti içeri bi adam girdi kısa kol bi gömlek giymiş gömlek kollarından kol pazuları taşıyo her biri gövdem kalınlığında adama vursa yarısı boşa gider satılmışın karşısına dikildi - la sinkaf sen benim ailemi sen benim evimi nası rahatsız eden la..sinkaf sinkaf.. veriyo veriştiriyo satılmışa deli deliyi görünce çomaanı saklarmış hacı babanın yanında aslan kesilip kükreyen satılmış tırsmış bu adamdan süt dökmüş kedi gibi gayın baba gayın baba diyo başka bi şey demiyo adam sandalye çekti karşıma oturdu bana döndü
- la gardaş gusuruma bakma dedi satılmışı gösterdi ben dedi bu .refsizi adam sandım evime koydum misafir ettim bana derdini söyledi hanımım vefat etti dedi bi yuva kurmak istiyom dedi haline baktım acıdım bi gızım var ellerinden öper 13 yaşında ben bunun .anı bozug olduğunu bilmiyodum insan öz kızını böyle adi adama verirmi vallahi bilmiyodum bunun ne olduğunu dedim madem ciddisin bi yakının akraban yokmu gelsin istesinler yanlız durumum şu sıra iyi değil dedim bu da durumunu ben karşılarım deyince 20bin dolar para aldım inkarmı ediyom ben bu parayı alıp yemedim içmedim bi daire vardı orda oturur kalkarsınız diye gine bunun için bu kız kardeşi gil geldi yiğenleri neyi kız kardeşi kendi söyledi kardeşimin aklı zayıdır 55 yaşında bi adama yazık değilmi 13 yaşında körpe yavruna acımıyonmu dedi bu geldi yanıma kayın baba ben vazgeçtim dedi bende iyi vaz geçtinse vazgeçtin dedim şeker çikolata neyi getirmişler onlarıda almadım ellerine verdim öyle olmadımı refsiiiiz. barıyo satılmış tünemiş öyle oldu kayınbaba diyor bu bana dönüyo ben diyo aldım o parayı daire vardı daire aldım ben borcumu inkar etmiyomki ben şurda kızım hasta ilaç alacak param yok .. geçmiş gün ey okur adam öyle şeyler anlattıki vallaa cebimde para olsa bende verecektim satılmışsa ağlamaklı ya benim param noolacak kayın baba diyodu adam buna görüşme için gün verdi ben kalktım işime gücüme bi taa adamı görmedim satılmışla daha sonra bi taa işe gittim kabala aldık bi kamyon kumu meb emekteki binanın çatıya çekicez 1 milyon kaada çekicez sırtda ..gözümüzü açtık personele para yalakalık yaptık bunların servis asansörüyle bunlara biraz pirinci fasulye sebze meyveyi beleşe haybeden taşıyıp karşılığında bunlar göz yumdu asansörle çuvalladığımız kumları çatıya çıkardık bi 30 40 çuval kumuda bu ordaki moloz çuvallarının içine karıştırdı yapma etme dedimsede dinlemedi bende o kadar sütten çıkmış ak kaşık değilim haliyle gittik taşeronun gülverendeki yazıhanesine satılmış öldük bittik baktık olmuyo 5 tane daha adam getirdik duraktan onun hakkı birmilyon diil 200 taa ver cazgırlık hakkımızı yiyyon rezillik yapmasıyla adam buna 5o kaat ta verdi beni alçakgönüllü görüp şimdide parke taşınacak hiç bunu alma yanına git başka adam al 750 ye de ona anlaştım ertesi gün ve ertesi yanlız başıma onu çektim bitmeye yakın taşeron geldi o sıra molozları atıyorlar kamyonetle kum çuvallarını ayırdılar taşeron gördü yerin dibe geçtim o da bana kaldı onlarıda çektim
satılmış bu arada gidiyomuş arada bi sungurlulunun yanına öğrendiğim kadarıyla bu kapıyı açıyomuş satılmışı içeri alıyomuş güzelce dövüp ağzını burnunu kırdıktan sonra lavaboya götürüp elini yüzünü yıkıyor koltuğa oturtup çaymı içen kahvemi diye soruyomuş gine duyduğuma göre bu bunu nası tav ettiyse keçi örendeki arsayı üstüne geçirtiyo dışkapıda köprü altında bul karayı alparayıcı cinganlarla anlaşıyo bu cinganlardan biri satılmışa geliyo bu benim kız kardeşim eğer evlenmek istiyorsan diye kendi karısını tanıtıyo başlık adı altında on bin dolarıda o iç ediyosada nası punduna getirdiyse bu sungurlulu onlardan da bu parayı alıyor bir bolulu kalıpcı ali usta vardı bu bundan yüksek fiyatlarla 2. el telefonları veresiye alıyor bi hayli telefonu 2 el ucuza alıp pahalıya satan ali ustayı bir 2. şubeden emekli polis dahil sayısız insanı dolandıran bu sungurluluyu en sonunda bul karayı al parayıcı esmer vatandaşlar evinde kıstırıyo kolunu filan kırıyorlar bu sungurlulu terk ediyo ankarayı satılmış şikayetçi oldu savcıya dilekçe verdi bir kere görmüşüm adamı bana sen de şahit ol şahit yazdıracam dedi başımdan savmak için şu kadar para verirsen ederim yalançı şahitlik dedim - ne yalançı şahitlik edecen hemşerim sen orda doğruları - yaa satılmış dayı git başımdan terslerdim
3. defa bu satılmışla bir işe gittik saat 11 de bir kamyonete moloz filan atıcaz şu fiyata anlaştık gittik ..kamyoneti doldurur başka işe karışmam dedi götüren şahıs dayı bak saat 11 de geldin ben sana tam yevmiye veriyom daha niye bana böyle eziyet ediyon - gac para veriyonda car car car satılmış laga luga edince adam dayanamadı yapmıyosan .... git dedi satılmış gidelim nalet olsun bunların vereceği paraya dedi bende her zamanki gibi buna uydum elbiselerimizi giydik bu geride giyinmemiş - şuraya kadar gelmişiz ağız eğiyor tükürük yalıyor gene işe başladı vardım dedimki sen ne kadar karekterlisin satılmış efendi dedim - la gonuşma bana mı çalışıveriyon dudduğun işi banamı yapıveriyon dedi bir şey söylemedim gittim çalıştıbu kalıp orda ertesi gün ben bunu gördüm- neye çalışmadın la diye bana soru yöneltdi ben buna - senin gibi dansöz değilim tartışma ilerledi ben bunla bir kavgaya tutuştum karakolluk olduk anafartalarda zaten bunu tanıyorlar deli diye sungurlulunun davasını bile ciddiye almıyorlar bana ayıp değilmi baban yaşında adamla kavga ediyon dediler satılmışa şikayetciysen git numuneden rapor al gel ama 2 saate kadar getirmezsen ben bu adamı salıveririm dediler daha bu çıkar çıkmaz beni salıverdiler rapor neyi getirmiyeceğini onlarda biliyo hayatta paraya kıyıp alamaz bir şeyi de nasıl kaptırıyorsa o paraları arsaları kaptırıyo ondan sonra ben yıllardır bunla konuşmuyom bağzen görürüm bunu elinde kalem ne yazarsa mahkeme karakol savcı bunu başından sepetleyecem diye uğraşıyomuş bu elinde dosya işi gücü de bırakmış artık çalışmıyor diyorlar 67 68 yaşına girdi şimdi yazıyo ne yazıyosa olayların gelişimini arsayı nasıl tufaya getirip elinden aldıklarını devamlı ne zaman bunu görsem ya yazmakta bi dilekçe hakime savcıya ya elinde dosya beleşe avukat aramakta savcı aramakta rastladığına öyküsünü anlatmakta karakol polis de bunu tanıyo eğleniyorlar bunla ben niye yazıyom bu adamı bende onu bilmiyom doğrusu bu adam deliyse nası bi deli yok o deli değil ben akıllıysam nası bi akıllıyım onuda anlamış diilim gafanızıda bu adamla ağrıttığım için özür dilerim ey halkım saygılar