2 Bin Yahudi çocuk Urfa'da doğdu!
Gönderilme zamanı: 09.09.2004 - 10:44
İŞTE BUGÜNKÜ YENİÇAĞ GAZETESİNDE YERALAN HABER!!! İSRAİL'in GAP topraklarını ele geçirmek için yürüttüğü sinsi planlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. BBP Genel Başkan Yardımcısı Şimşek, yaklaşık 2 bin İsrailli kadının Şanlıurfa'daki İtalyan Hastanesi'nde doğum yaptığını ve bu sayede, doğan çocukların Türk vatandaşlığı kazandığını söyledi. ŞİMŞEK, tehlikenin büyüklüğüne şu sözlerle dikkat çekti: Doğum yapmak üzere olan İsrailli kadınları Şanlıurfa'da İtalyan Hastanesi'ne getiriyorlar. Çocukların kimliklerinde doğum yeri olarak da Türkiye-Şanlıurfa yazıyor. Bu çocuklar büyüyünce buraya gelip arazilerine (!) dönecekler...
<http://www.haberturk.com/htimgs/0.gif>
YAHUDİ kadınları Urfa'da doğuruyor
İsrail'in GAP topraklarını ele geçirmek için yürüttüğü sinsi planlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. BBP Genel Başkan Yardımcısı Şimşek, yaklaşık 2 bin İsrail'li kadının Şanlıurfa'daki İtalyan Hastanesi'nde doğum yaptığını ve doğan çocukların Türk vatandaşlığına kaydedildiğini söyledi
BBP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Şimşek arazilerin mülkiyet haklarının satılmasının ülke açısından son derece sakıncalı bir durum yaratacağını söyledi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atilla Şimşek, arazilerin mülkiyet hakkının yabancılara devredilmesinin ülkenin geleceği açısından son derece sakıncalı bir durum ortaya çıkardığını söyledi. Şanlıurfa'da 135 bin dönüm arazinin satıldığı bilgisinin kendilerine geldiğini söyleyen Şimşek, "İsrailliler GAP bölgesinden toprak satın alarak bu bölgeye yatırım yapıyorlar. Bunu yakından takip ediyoruz. Bu toprak alımlarını aynı zamanda Büyük İsrail Projesi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Suriye, Irak ve bizim Güneydoğu Anadolu bölgemizi içine alan bir proje bu. Bu amaçlar doğrultusunda Kuzey Irak'taki Kürtlere yardım ediyorlar. İsrail'in amacı orada Kürtleri ayaklandırmak, oradaki Kürtleri kontrol altına almak istiyorlar. Bir yandan da toprak satın alarak Büyük İsrail Projesini hayata geçirmek istiyorlar. Bunun yanında Şanlıurfa'da İtalyan Hastanesi'nde 2 bin Yahudi çocuğun doğduğu iddia ediliyor. İsrail'de doğum yapmak üzere olan kadınlar Şanlıurfa'ya getiriliyorlar. Çocukların kimliklerinde doğum yeri olarak da Türkiye-Şanlıurfa yazıyor. Bu çocuklar 20 yaşına geldiklerinde tekrar bu bölgeye gelecekler, aynı zamanda bunların burada arazileri de olacak o zaman ortaya çıkacak tabloyu bir düşünün. O bölgeye İsrailliler yerleşmiş olacaklar. Sıkıntı burada" şeklinde konuştu.
Türkiye'de satılan arazilerin tamamıyla yabancıların inisiyatifine geçtiğini ifade eden Atilla Şimşek, "Türkiye'de toprakların mülkiyetinin yabancılara devredilmesi çok sakıncalı olur. Siz toprağın mülkiyet hakkını satıyorsunuz. Bu toprak üzerindeki bütün tasarrufunuzu yabancılara devrediyorsunuz anlamına gelecektir. Yarın o toprak üzerine bir şey yapmaya kalktığınızda bu konuda hiçbir tasarrufunuz bulunmayacak. Yabancılar istediklerini yaparken siz bir hak iddia edemeyeceksiniz. Ama bunun yanında kullanım hakkının verilmesinde bir sakınca görmüyorum.
AB'DE BİLE TOPRAKLAR SATILMIYOR
Öte yandan AB üyesi ülkelerin hiç birinde toprak satışı söz konusu değil. Hiçbir ülke toprak satmıyor. Sadece mülk edinme hakkı tanıyor. AB'de bizde olduğu gibi arazilerin mülkiyet hakkının ülke dışında birine devri söz konusu değil. Bu konuda da AB örneklerinin iyice düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
MÜLKİYET HAKKININ DEVRİ SÖZ KONUSU
Yabancılara arazi satılırken geçmişte yaşanan örneklerin göz ardı edinildiğine de değinen Atilla Şimşek şunları söyledi: "Çanakkale Şehitler Anıtı'nın dikileceği yer bir İngiliz'e ait olduğu için bu anıt oraya dikilemedi. Buna özellikle dikkat etmek gerekiyor.
İşte arazi satışının sonuçlarına dair çarpıcı bir örnek size. Çanakkale Şehitleri için hazırlanan Anıt istenilen yere dikilemedi, şu an ki yere dikildi. Eğer arazilerin mülkiyet haklarını devrettiğiniz zaman başınıza bunlar geliyor. Bunları asla unutmamak gerekir"
MADEN SAHALARINA DA DİKKAT
Çok masum görünmesine rağmen Türkiye'de maden araştırmak için izin alan şirketlerin köy arazilerinin tapularını aldıklarına da değinen Şimşek, "Maden araştırmak için izin alan şirketler köy arazilerinin tapularını da aldılar. Şu anda bütün kullanım hakları bu şirketlerin üzerinde. Bu şirketler satın aldıkları bu topraklar üzerinde hukuki olarak istediği tasarrufu uygulama hakkına sahip. Türkiye'de eğer toprak satışları olacaksa bu tür konuların enine boyuna düşünülmesi ve ele alınması gerekir. Bunların tam olarak düşünülmediği verdiğimiz örneklerden de açıkça ortada."dedi
Bölgeyi yeniden yapılandırıyorlar
Türkiye'nin komşusu Irak'ta bugün oluşturulmak istenen yapıya da dikkat çeken Atilla Şimşek, burada meydana getirilmek istenen yeni yapılanmanın bölgede İsrail hegemonyası oluşturacağını ve Büyük İsrail Projesi'nde de toprak alımlarının bir aşama olduğunu kaydederek şöyle konuştu: "İsrail Kuzey Irak'taki Kürtlerden faydalanmak isteyerek burada kendi hedeflerini gerçekleştirmek istiyor. Özellikle Necef'te Allavi bir Şii devleti kurmak istiyor. Kuzey Irak bölgesine Allavi'nin yolladığı 100 bin aile yerleşecek. Bunun dışında Kırgızistan'dan getirilen Kürtler Kuzey Irak'a yerleştiriliyor. Dolayısıyla Allavi Kuzey Irak bölgesinin zaten Barzani ve Talabani'ye terk etmiş durumda. Irak'ta ortaya çıkan tablo bu. Türkiye'nin toprak bütünlüğü açısından geleceği yönelik olarak bu oluşumlara da dikkat etmesi gerekir. Böylesi planların yapıldığı bir ortamda yabancılara hele de GAP bölgesi'nde bahsettiğimi çerçevede toprak satışı son derece tehlikeli ve İsrail'in projeleri dikkate alındığında da bölgenin yeniden yapılandırılmasında bir araç olarak karşımıza çıkmakta."
kaynak: http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk <http://www.haberturk.com/habermetni.hab ... 9&c_id=160>
<http://www.haberturk.com/htimgs/0.gif>
YAHUDİ kadınları Urfa'da doğuruyor
İsrail'in GAP topraklarını ele geçirmek için yürüttüğü sinsi planlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. BBP Genel Başkan Yardımcısı Şimşek, yaklaşık 2 bin İsrail'li kadının Şanlıurfa'daki İtalyan Hastanesi'nde doğum yaptığını ve doğan çocukların Türk vatandaşlığına kaydedildiğini söyledi
BBP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Şimşek arazilerin mülkiyet haklarının satılmasının ülke açısından son derece sakıncalı bir durum yaratacağını söyledi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atilla Şimşek, arazilerin mülkiyet hakkının yabancılara devredilmesinin ülkenin geleceği açısından son derece sakıncalı bir durum ortaya çıkardığını söyledi. Şanlıurfa'da 135 bin dönüm arazinin satıldığı bilgisinin kendilerine geldiğini söyleyen Şimşek, "İsrailliler GAP bölgesinden toprak satın alarak bu bölgeye yatırım yapıyorlar. Bunu yakından takip ediyoruz. Bu toprak alımlarını aynı zamanda Büyük İsrail Projesi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Suriye, Irak ve bizim Güneydoğu Anadolu bölgemizi içine alan bir proje bu. Bu amaçlar doğrultusunda Kuzey Irak'taki Kürtlere yardım ediyorlar. İsrail'in amacı orada Kürtleri ayaklandırmak, oradaki Kürtleri kontrol altına almak istiyorlar. Bir yandan da toprak satın alarak Büyük İsrail Projesini hayata geçirmek istiyorlar. Bunun yanında Şanlıurfa'da İtalyan Hastanesi'nde 2 bin Yahudi çocuğun doğduğu iddia ediliyor. İsrail'de doğum yapmak üzere olan kadınlar Şanlıurfa'ya getiriliyorlar. Çocukların kimliklerinde doğum yeri olarak da Türkiye-Şanlıurfa yazıyor. Bu çocuklar 20 yaşına geldiklerinde tekrar bu bölgeye gelecekler, aynı zamanda bunların burada arazileri de olacak o zaman ortaya çıkacak tabloyu bir düşünün. O bölgeye İsrailliler yerleşmiş olacaklar. Sıkıntı burada" şeklinde konuştu.
Türkiye'de satılan arazilerin tamamıyla yabancıların inisiyatifine geçtiğini ifade eden Atilla Şimşek, "Türkiye'de toprakların mülkiyetinin yabancılara devredilmesi çok sakıncalı olur. Siz toprağın mülkiyet hakkını satıyorsunuz. Bu toprak üzerindeki bütün tasarrufunuzu yabancılara devrediyorsunuz anlamına gelecektir. Yarın o toprak üzerine bir şey yapmaya kalktığınızda bu konuda hiçbir tasarrufunuz bulunmayacak. Yabancılar istediklerini yaparken siz bir hak iddia edemeyeceksiniz. Ama bunun yanında kullanım hakkının verilmesinde bir sakınca görmüyorum.
AB'DE BİLE TOPRAKLAR SATILMIYOR
Öte yandan AB üyesi ülkelerin hiç birinde toprak satışı söz konusu değil. Hiçbir ülke toprak satmıyor. Sadece mülk edinme hakkı tanıyor. AB'de bizde olduğu gibi arazilerin mülkiyet hakkının ülke dışında birine devri söz konusu değil. Bu konuda da AB örneklerinin iyice düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
MÜLKİYET HAKKININ DEVRİ SÖZ KONUSU
Yabancılara arazi satılırken geçmişte yaşanan örneklerin göz ardı edinildiğine de değinen Atilla Şimşek şunları söyledi: "Çanakkale Şehitler Anıtı'nın dikileceği yer bir İngiliz'e ait olduğu için bu anıt oraya dikilemedi. Buna özellikle dikkat etmek gerekiyor.
İşte arazi satışının sonuçlarına dair çarpıcı bir örnek size. Çanakkale Şehitleri için hazırlanan Anıt istenilen yere dikilemedi, şu an ki yere dikildi. Eğer arazilerin mülkiyet haklarını devrettiğiniz zaman başınıza bunlar geliyor. Bunları asla unutmamak gerekir"
MADEN SAHALARINA DA DİKKAT
Çok masum görünmesine rağmen Türkiye'de maden araştırmak için izin alan şirketlerin köy arazilerinin tapularını aldıklarına da değinen Şimşek, "Maden araştırmak için izin alan şirketler köy arazilerinin tapularını da aldılar. Şu anda bütün kullanım hakları bu şirketlerin üzerinde. Bu şirketler satın aldıkları bu topraklar üzerinde hukuki olarak istediği tasarrufu uygulama hakkına sahip. Türkiye'de eğer toprak satışları olacaksa bu tür konuların enine boyuna düşünülmesi ve ele alınması gerekir. Bunların tam olarak düşünülmediği verdiğimiz örneklerden de açıkça ortada."dedi
Bölgeyi yeniden yapılandırıyorlar
Türkiye'nin komşusu Irak'ta bugün oluşturulmak istenen yapıya da dikkat çeken Atilla Şimşek, burada meydana getirilmek istenen yeni yapılanmanın bölgede İsrail hegemonyası oluşturacağını ve Büyük İsrail Projesi'nde de toprak alımlarının bir aşama olduğunu kaydederek şöyle konuştu: "İsrail Kuzey Irak'taki Kürtlerden faydalanmak isteyerek burada kendi hedeflerini gerçekleştirmek istiyor. Özellikle Necef'te Allavi bir Şii devleti kurmak istiyor. Kuzey Irak bölgesine Allavi'nin yolladığı 100 bin aile yerleşecek. Bunun dışında Kırgızistan'dan getirilen Kürtler Kuzey Irak'a yerleştiriliyor. Dolayısıyla Allavi Kuzey Irak bölgesinin zaten Barzani ve Talabani'ye terk etmiş durumda. Irak'ta ortaya çıkan tablo bu. Türkiye'nin toprak bütünlüğü açısından geleceği yönelik olarak bu oluşumlara da dikkat etmesi gerekir. Böylesi planların yapıldığı bir ortamda yabancılara hele de GAP bölgesi'nde bahsettiğimi çerçevede toprak satışı son derece tehlikeli ve İsrail'in projeleri dikkate alındığında da bölgenin yeniden yapılandırılmasında bir araç olarak karşımıza çıkmakta."
kaynak: http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk <http://www.haberturk.com/habermetni.hab ... 9&c_id=160>