1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Elimi tut

Gönderilme zamanı: 18.08.2004 - 14:26
gönderen Eaglen
Cocukken düstügünüzü ve caninizin yandigini animsiyor musunuz? Annenizin acinizi hafifletmek icin yaptiklarini animsiyor musunuz? Annem Grace Rose beni hemen kucaklar, yatagina götürüp oturtur ve "aciyan" yerimi öperdi. Sonra da yatakta yanima oturur, elimi ellerinin arasina alir ve "canin yaninca elimi sık, o zaman sana seni ne kadar cok sevdigimi söyleyecegim" derdi. Elini sıkardim ve her elini sıktığımda hic durmadan "Mary, seni seviyorum" derdi. Bazen de canim yanmis gibi numara yapar ve bu ayine dönüsen olayi bir daha yasamak isterdim. Büyüdükce, bu ayin de sekil değiştirdi ve annem her zaman yasadigim acilari hafifletip, beni neselendirmenin yolunu buldu...
Lisedeyken zor günlerimde eve döner dönmez bana en sevdigi bademli cikolatarindan verirdi. Yirmilerime geldigimde ise Wisconsin'in güzel bahar aylarinin tadini cikartmak icin beni Estabrook Park'ta pikniklere davet ederdi. Babamla beni her ziyarete gelip, evlerine dönüslerinden sonra, bana muhakkak tesekkürlerini bildiren güzel kartlar atardi. Bana hep onun icin cok özel bir insan oldugumu animsatirdi. Fakat yine de hic bir zaman unutamadigim, cocukken ellerimi tutup bana, "Canin yandigi zaman, ellerimi sık, ben de sana seni ne kadar sevdigimi söyleyeyim" demesidir. Otuzlarimin sonlarina yaklasirken, annemle babamin beni ziyaretlerinden bir gün sonra, babam beni isten aradi. Sesi her zaman sertti ve her söyledigini kesin ve net bir bicimde dile getirirdi, ama bu kez sesi titriyordu.
Mary, annenin bir sorunu var ve ne yapacagimi bilmiyorum. Lütfen acele gel. Annemle babamin evleri evimden arabayla yaklasik 10 dakika uzakliktaydi, ama yol bir türlü bitmek bilmedi. Eve vardigimda, annem yataginda yatiyor, babamsa mutfakta bir asagi, bir yukari dolaniyordu. Annemin gözleri kapaliydi, elleri ise karninin üzerindeydi. Mümkün oldugunca sakin olmaya calisarak anneme seslendim. "Anneciğim ben geldim." -Mary?-Evet, annecigim.-Mary, sen misin?-Evet, anne. Bir sonraki soruya hazirlikli degildim ve annem bu soruyu sordugunda dondum kaldim, ne yanit verecegimi bilmiyordum.-Mary, ben ölüyor muyum? Gözyaslarimi kontrol etmeye calistim ve caresizlik icinde anneme baktim. Anneme ne yanit verecegimi düsünürken, aklimdan söyle bir sorun gecti. Bu durumda annem ne derdi? Bana milyonlarca yil gibi gelen bir anlik duraklamadan sonra, agzimdan su sözler döküldü.-"Annecigim, ölecek misin bilmiyorum, ama bunu istiyorsan, önemli degil.Seni cok sevdigimi unutma."O sirada bir ciglik atti. "Mary, cok canim yaniyor." Yine ne söyleyecegimi bilemedim. Yatagin kenarina ilistim, elini tuttum ve bu kez agzimdan su sözler döküldü, "Annecigim, canin yandigi zaman elimi sIk, o zaman sana seni ne kadar cok sevdigimi söyleyeyim." Elimi sıkti.-Annecigim seni cok seviyorum..Annem yumurtalik kanserinden ölünceye kadar iki yil boyunca elimi cok sıktı ve ona her seferinde onu ne kadar cok sevdigimi söyledim. O hic istenmeyen gercegin, ne zaman kapimiza gelip dayanacagini bilemeyiz, ama her kiminle birlikte olursam olayim, annemin o güzelim ayinini yinelemeye hazirim."Canin yaninca, elimi sık. O zaman sana seni ne kadar cok sevdigimi söyleyecegim."