Nasıl Hava Atılır ?
Gönderilme zamanı: 24.11.2002 - 12:25
Şimdilerde herkesin derdi bu... Hava atmak, caka
satmak. Eşer öyle olmasaydı aldıkları maaşla zor
geçinen insanlar milyarlarca liralık otomobilleri
satın alıp, büyük bir yük altına girerler miydi?
Etrafınıza bir bakın, tüketim çılgınlığı had safhaya
ulaşmış. Hepsi ihtiyaç mı? Elbette değil. Öncelikli
amaç fiyaka... Ne olursa olsun, ama mutlaka fiyakalı
olsun. Bayılıyoruz buna, gösteriş yapmaktan inanılmaz
haz alıyoruz. Ev hanımları birbirlerine yeni aldıkları
fritözleri, mutfak robotlarını gösteriyorlar. O da
yetmezse kızlarının çeyizlerini döküyorlar ortaya...
Erkekler de başka alem. Onların derdi ya araba, ya
kadın, ya da para. Bol bahşiş vermek, assolistin
ayakkabısından viski içmek, dansözün donuna para
sıkıştırmak da hep erkeklere mahsus özgün hava atma
biçimlerindendir. Her şey olduşundan daha zengin, daha
güçlü ve daha çekici gözükmek için...
Elbette hepsinin bir bedeli var. Hava atmanın bedelide
parayla ödeniyor. Ne kadar çok para harcarsanız o
kadar havalısınız. Peki ya paranız yoksa? Hava atma
zevkinden mahrum mu kalacaksınız? Elbette hayır, az
para harcayıpta havalı gözükmek mümkün, işte yepyeni
taktikler:
1- Çok pahalı bir otomobil satın almaktansa, eski bir
Amerikanı tercih edin. Ne de olsa artık LPG sayesinde
bu benzin canavarları ile başedebilmek mümkün. Arabaya
güzel bir pasta-cila çektirin. Döşemelerini elden
geçirtin ve nikelajlarını parlatın. En yeni ve hızlı
arabadan daha fazla ilgi çekeceğini garanti edebilirim.
2- Kendinize taklit bir Rolex saat alın. Kapalıçarşı
veya Tahtakale'de rahatlıkla bulabilirsiniz. Merak
etmeyin, mesleği saatçilik olmayan biri taklit
olduğunu aklına bile getirmez. Yani mesleği saatçilik
olan biriyle çıkmadığınız sürece sorun çıkmaz.
3- Kenar mahalle pazarlarının müdavimi olun. Dünyanın
en ünlü markalarının en başarılı taklitleri buralarda
satılır. Ama dikkat edin, üzerinde dev gibi marka
yazan tişörtlerden satın almayın. Ortalıkta tabela
gibi dolaşırsanız ve hava atma isteğiniz başkaları
tarafyndan anlaşılabilir. O sebeptendir ki, yazıları
küçük olan tişörtleri tercih edin.
4- Pahalı bir alışveriş merkezinde dolaşrıken, lüks
mağazalardan poşet isteyin. Sizi kırmayacak
vereceklerdir. Önceden satın aldıklarınızı bu poşete
koyun. Herkes en "baba" yerden alışveriş yaptığınızı
zanneder...
DEVAMI YAKINDA...
satmak. Eşer öyle olmasaydı aldıkları maaşla zor
geçinen insanlar milyarlarca liralık otomobilleri
satın alıp, büyük bir yük altına girerler miydi?
Etrafınıza bir bakın, tüketim çılgınlığı had safhaya
ulaşmış. Hepsi ihtiyaç mı? Elbette değil. Öncelikli
amaç fiyaka... Ne olursa olsun, ama mutlaka fiyakalı
olsun. Bayılıyoruz buna, gösteriş yapmaktan inanılmaz
haz alıyoruz. Ev hanımları birbirlerine yeni aldıkları
fritözleri, mutfak robotlarını gösteriyorlar. O da
yetmezse kızlarının çeyizlerini döküyorlar ortaya...
Erkekler de başka alem. Onların derdi ya araba, ya
kadın, ya da para. Bol bahşiş vermek, assolistin
ayakkabısından viski içmek, dansözün donuna para
sıkıştırmak da hep erkeklere mahsus özgün hava atma
biçimlerindendir. Her şey olduşundan daha zengin, daha
güçlü ve daha çekici gözükmek için...
Elbette hepsinin bir bedeli var. Hava atmanın bedelide
parayla ödeniyor. Ne kadar çok para harcarsanız o
kadar havalısınız. Peki ya paranız yoksa? Hava atma
zevkinden mahrum mu kalacaksınız? Elbette hayır, az
para harcayıpta havalı gözükmek mümkün, işte yepyeni
taktikler:
1- Çok pahalı bir otomobil satın almaktansa, eski bir
Amerikanı tercih edin. Ne de olsa artık LPG sayesinde
bu benzin canavarları ile başedebilmek mümkün. Arabaya
güzel bir pasta-cila çektirin. Döşemelerini elden
geçirtin ve nikelajlarını parlatın. En yeni ve hızlı
arabadan daha fazla ilgi çekeceğini garanti edebilirim.
2- Kendinize taklit bir Rolex saat alın. Kapalıçarşı
veya Tahtakale'de rahatlıkla bulabilirsiniz. Merak
etmeyin, mesleği saatçilik olmayan biri taklit
olduğunu aklına bile getirmez. Yani mesleği saatçilik
olan biriyle çıkmadığınız sürece sorun çıkmaz.
3- Kenar mahalle pazarlarının müdavimi olun. Dünyanın
en ünlü markalarının en başarılı taklitleri buralarda
satılır. Ama dikkat edin, üzerinde dev gibi marka
yazan tişörtlerden satın almayın. Ortalıkta tabela
gibi dolaşırsanız ve hava atma isteğiniz başkaları
tarafyndan anlaşılabilir. O sebeptendir ki, yazıları
küçük olan tişörtleri tercih edin.
4- Pahalı bir alışveriş merkezinde dolaşrıken, lüks
mağazalardan poşet isteyin. Sizi kırmayacak
vereceklerdir. Önceden satın aldıklarınızı bu poşete
koyun. Herkes en "baba" yerden alışveriş yaptığınızı
zanneder...
DEVAMI YAKINDA...