1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Gercek ama aci ! turkiye'nin sonu!

Gönderilme zamanı: 14.03.2004 - 17:41
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ

Gönderilme zamanı: 22.03.2004 - 11:28
gönderen MithrandiR
ürkütücü ve muhtemel. Kısmen bilinen şeyler. Bu yüzden devlet adamlarının bizden daha zeki, kıvrak zekalı, daha dallanmış şekilde düşünebilecek insanlar olması lazım... Niye mi "bizden daha...." ? Çünkü gerçekten kıbrısın elden gitmesini engelleyecek insanlar oktay sinanoğlu kadar zeki olmalı. Kim bunu iddia ediyor?.. Sessizlik! En sadık dostum. Güzeelll...

Gönderilme zamanı: 22.03.2004 - 21:12
gönderen Caesarius
avrupalıların bu planları bilinen ismiyle "şark meselesi" zaten 1000 yıldır var olmakta. bu dönemin hiçbir zaman aralığında bir an bile bundan vazgeçmediler. bununla ilgili yorumlar günlerce yapılabilir. size şark meselesinde olagelmiş görüşleri tarihi birikimlerim ışığında biraz anlatayım;
Türklerin Anadolu ya gelerek avrupalıların o sırada "büyük roma" dediği köhne bizans kuvvetini ve onun asyadaki otoritesini darmadağın ettiği 1071 tarihi avrupa için şark meselesinin başlangıç tarihidir. bu olaydan sonra papanın teşfiki ile korkunç sayıda bir haçlı ordusu toplandı. (yaklaşık 500.000 asker) o zamanki kanı "Türkler bu büyük orduyu asla yenemezler" idi. önemli bir nokta var çoğunun bilmediği O SIRADA AVRUPADA TÜM MÜSLÜMANLARIN HAKİMİ OLARAK TÜRKLER SANILIYORDU. tabi bu haçlı ordusunun 400.000 i Anadolu ya gömüldü Türkler tarafından. ancak 100.000 i kurtuldu ve onlar da Türklerin kontrolünde olmayan Kudüsü alabildiler. bundan sonraki hamle 14. yy a rastlar. yani Osmanlı devletinin bizansı sıkıştırarak kurulduğu döneme. bu sefer de haçlı orduları düzenlediler. ama bu seferki amaç saldırı değil savunma idi. yani İstanbul'u Türklerden savunma. tabi bu çabalar 1453 de sonuçsuz kaldı. bundan sonra da Osmanlı yayılmacılığını durdurmak için ilk defa askeri değil, siyasi oyunlara başvurdular. AVRUPA ARTIK TÜRKLERİN SİLAHLA YENİLEMEYECEĞİNİ ANLAMIŞTI... bunun en güzel örneği Cem Sultan olayıdır...
Şark meselesi 1699 dan sonra askeri olarak da saldırı olarak cereyan etmiştir. Yine atalarımızın gafletleri sonucu yenilgiler alan Türk gücü karşısında avrupa her geçen gün daha fazla küstahlaşmıştır. 1922 Büyük Taarruzumuz avrupaya Şark meselesinin Silahla halledilemeyeceğini kesin olarak ispatlamıştır. 1922-1945 arası Türklerin bir nefes aldığı, şark meselesinin malum II. Dünya Savaşı nedeniyle rafa kaldırıldığı bir dönemdir. bundan sonra o KAHROLASI ATATÜRK DÜŞMANI İnönü efendinin çok bilmiş siyasetleri ile Avrupa yeniden Şark meselesine yoğunlaşmıştır.
Bu aralar Şark meselesi yeni bir döneme girmiştir. herkes düşünüyor ki "eyvah bu sefer çok sinsice oynuyorlar, bu sefer başaracaklar mı...?" arkadaşlar bu da diğerleri gibi bir Avrupa oyunudur ve diğerleri gibi BU HAMLE DE BERTARAF OLACAKTIR... bunun aksini bir an olsun düşünmek bile canımdan çok sevdiğim milletime güvenmemek demektir. Kurtuluş savaşından önce malum tabiyatlı bir hanım şöle demiş; "Dünyanın muzaffer devletlerine üç beş tane baldırı çıplak eşkiya mı karşı koyacak" ben de şöle diyorum;
O MUZAFFER SANILAN DEVLETLERİN EMPERYALİST İMPARATORLUĞUNU YIKAN BU BALDIRI ÇIPLAKLAR OLDU, YARIM SAATTE BU BOĞAZI GEÇERİZ DİYEN KÜSTAH İNGİLİZLERİ VEV YANDAŞLARINI CANLARI PAHASINA YARIM SAATTE BOĞAZA GÖMEN BU BALDIRI ÇIPLAKLAR OLDU. TÜM DÜNYAYI DUMURA UĞRATARAK BİKAÇ YIL İÇİNDE YOKLUKTAN MALUM DEVLETLERİ KOKUTAN BİR GÜÇ OLAN DA BU BALDIRI ÇIPLAKLARDI. Hiç korkmayın arkadaşlarım,kardeşlerim. Siz kendinize güvenin ve Atamızın Şu sözünü unutmayın: "MUHTAÇ OLDUĞUNUZ KUDRET DAMARLARINIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR"...

Gönderilme zamanı: 05.04.2004 - 0:11
gönderen SirKadem
Gencler kusura bakmayin ama sormam gerek:

Siz tiner falan mi cekiyorsunuz. Böyle hikayelerle kendimizi avutmuyormuyuz ?

"Zaten dünya bizi takmiyor; basarili olsak neye yarar" düsüncesi bizim en büyük düsmanimiz olmali.

Sen kendine güvenmiyorsan baskasi neden güvensin ki ?

Gönderilme zamanı: 05.04.2004 - 9:22
gönderen Caesarius
ne demek istediğini tam anlayamadım sirkadem... anlatmak istediğini anlaşılır ifadelerle anlatırsan sevinirim... tiner çekmek ile anlatmak istediğin noktayı da kaçırdım galiba... ben kendime ve milletime güvendiğimi belirttim sen ise cevap niteliğinde bir ifade kullanmamışsın. hikaye den kastın ne oluyor... biraz konuyu açarsan sevinirim...

Gönderilme zamanı: 06.04.2004 - 11:32
gönderen MithrandiR
Kardeşim adam senin yazını okumamış galiba... Senin dediğinin tarih ve edebiyat bilgisinden yoksun hali bu elemanın dediği... E ne diyim arkadaşlar? Ahmet Turani tam anlamıyla bir veritabanı taşıyor ortadan ikiye ayrık saçlarıyla örtülü kafasının içinde... Bu adamın tarih bilgisinden her an yararlanabilme şansım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum.

:wink: :wink:
E mi kardeşim...