1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Yitik Zaman..

Gönderilme zamanı: 08.03.2004 - 12:01
gönderen HakanMirzabey
Gecenin o çıplak saatinde,yalnızlığın uykusuzluğunda, hayalin geldi. O kadar aydınlıktın ki...
Görebileceğim kadar yakın, dokunamayacağım kadar uzaktın. Çıldırtma saatiydi gecenin. Yeni bir oyunuydu bu.

-Sessizliğimi paylaşmaya mı geldin?Konuşsana artık!

-Bitmeliydi,anla artık!

-Aradım seni. Her seferinde bir suskunluk kapattım yüzüme. Anlamam gerekeni öğrenmek için,her gece sabahı mı beklemeliydim?

Neydi uyutmayan insanı? İşlerin yolunda gitmesine engel neydi? Geceyi bu kadar aydınlatan sen miydin?Yoksa şizofrenik yalnızlıklar mıydı delirten insanı?

-İmkansızdık biz.İnsansız iki bedendik sadece.

-İnsansız iki beden?

-Sen hep soru sordun. Cevapsız bir yığın soruyla ağırlaştırdın beynimi...Cevaplayamadım.
Her soru beni derinlere itti. Uzaklaştırdı senden.

-Bir kısır döngü...Senleykenmiş aslında sensizlik...Sen hep aynı duraktaymışsın. Bense yalnış otobüsteymişim meğer.

Neydi yargılayan insanı? İşleri kim yönetiyordu.
Geceyi bu kadar gerçek yapan yalan sevdalar mıydı?

-Bitmeliydi, anla artık!

-Yani şimdiki gibiydin hep ha?Göreceğim kadar yakın,dokunamayacağım kadar uzak...

-Şimdiki gibiydim; hiçtim. Senin içinde koca bir hiç...

- Giderken öpmedin bile dudaklarımı. Bir kelebeleğin...ölü bir kelebeğin kanatları gibi kurumuştu o anda.

Neydi yıpratan insanı? Silahlar kimin elindeydi? Delik deşik eden geceyi, kimin gözyaşlarıydı? Biz mi yalnızdık? Yoksa yıldızların uzaklığı mıydı bu ayrılık?

-Bitmeliydi,anla artık!

Gecenin bitimi güneşin doğuşuydu. Güneş doldukça odama sen gidiyordun. Görüntün aralık pencereden ağır ağır süzüldü. Yitip gittin son defa.

Artık o kadar uzaktın ki...