1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
BİR İNTİHAR DAHA !
Gönderilme zamanı: 09.01.2004 - 11:10
gönderen unknown
KOMİSER YARDIMCISININ SIR DOLU İNTİHARI!...
Hakkari Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiser yardımcısı girdiği bunalım sonucu intihar etti.
08 Ocak 2004 Perşembe 17:39
HAKKARİ - Hakkari Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiser yardımcısı girdiği bunalım sonucu intihar etti.
Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz'den alınan bilgilere göre olay, bugün saat 16.30 sıralarında Şehit Mehmet Ceyhan Caddesi üzerinde bulunan Polisevi'nde meydana geldi. Kırşehir'in Çiçekdağ İlçesi nüfusuna kayıtlı Hacı Çelik (28) isimli komiser yardımcısı, girdiği bunalım sonucu kendi silahıyla kafasına bir el ateş etmek suretiyle intihar etti. Çelik'in cenazesinin bu akşam saatlerinde karayoluyla Van'a getirileceği, yarın uçakla Ankara'ya gönderileceği belirtildi.
Re: BİR İNTİHAR DAHA !
Gönderilme zamanı: 10.01.2004 - 0:20
gönderen otobenga
Hayatta bazen bizim olmasını istemediğimiz şeyler oluyor...
kız veya erkek arkadaştan,nişanlıdan,eşten işten ayrılmalar,
akrabaların(en çok da anna babanın) ölümü...
Sebeb ne olursa olsun insan kendi canına kıymamalı...
Bence iki sebebi var.Birincisi bu can bizde emanat sahibi günü gelince zaten alacak.İkincisi intiharın ahirette cezası ebedi cehemnemliktir...

Gönderilme zamanı: 12.01.2004 - 16:22
gönderen unknown
Sayın Otobenga,
Öncelikle katılımınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Evet kesinlikle haklısınız. Dinimiz ve inancımıza göre intiharın karşılığı ebedi cehennem azabıdır. Ama bazen bulunduğumuz ortam, yaşadığımız olaylar, nefsimize engel olamayışımızdan kaynaklanan kötü alışkanlıklar ve bizlere yol gösterip yardımcı olacak kimsemizin olmayışından yola çıkarak bu tür hatalara maalesef düşüyoruz.
Burada asıl vurgulanmak istenen son zamanlarda Emniyet Teşkilatı içerisindeki verilen firelerdir. Bu konuda da fikir ve düşüncelerinizi alabilmek bizi son derece memnun edecektir.
Sonsuz saygılarımla....
Gönderilme zamanı: 23.01.2004 - 0:43
gönderen otobenga
Merhaba
Neden Emniyet teşkilatında diger mesleklere göre fazla intihar olayı gerçekleşiyor

Bence bu grubtaki insanlar bir mesayi boyunca diger insanların en zor dertleriyle ugraştıkları için

Çünkü Bize onların lazım oldukları zamanlar bizim için en kötü olan durumlardır. Bunları yazmaya gerek yok herhalde.Psikoloğa gitmenin delilikle bagdaşlaştırıldıgı bir toplumda yaşıyoruz.Durum böyle olunca onların Bence pisikolojik destek almaları gerekiyor.Yanlış hatırlamıyorsam abd'de polisler emeklilik zamanları diger mesleklere göre daha az.Bizde de gözden geçirilmeleri gerekiyor. Allah herkese sabır versin...
Sayın Otobenga
Gönderilme zamanı: 24.01.2004 - 12:26
gönderen unknown
Yakın ilginizden dolayı tekrar teşekkür etmek isterim...
Evet . Kesinlikle haklı noktaları vurguladınız. Bizim zor zamanlarımızı veya hatalarımızı yaşadığımız dönemde gelirler aklımıza. Böyle olunca da hep olaylar, cinayetler intiharlar, kazalar, .hırsızlıklar, kavgalar ve toplumsal olayların içerisinden çıkmaları mümkün değil.
Bakın bir Polis memuru 24 saatini bana şu şekilde anlatıyor. Sabah saat 08:00 da görev almış. Göreve başlar başlamaz gece meydana gelmiş bir hırsızlık olayının ihbarını alırlar. Esnaf iş yerini açmak için iş adresine gider ve kilidinin zorlanark açılmış olduğunu görür. Bu arkadaşımızın da bulunduğu bir ekip hemen olay yerine gider. Olay yeri incelenir, deliller toplanmaya çalışılır. Saat 11 00 olmuştur. Karakola döner ve ifadeleri almaya başlarlar. ( aslında Asayiş ekipleri yapar bu işlemleri ama görev yeri olan ilçe küçüktür ve henüz asayiş birimi kurulmamıştır) İfadesi alınacak kişilerin ifadeleri alınır. Saat 13 30 olur bu arada. Ardından olası şüpheliler araştırılmaya başlanır. Çevre sakinleri veya diğer esnaflardan bilgi toplanmaya çalışılır. Yemek için vakit olmadığından ayak üstü birşeyler atıştırılır. Ne derece sağlıklı olduğu bizlerce malum. Bu esnada bir cinayet olayı olur. Kadro tam yeterli olmadığından yine ekip halinde olay yerine gidilir ve deliller ifadeler olası şüpheliler araştırılır. Maktülün yakınlarının ifadeleri alınır , şüphelilerin ifadeleri alınır , her iki olayın adli evrakları düzenlenip adliyeye sevk edilir. Measi bitmiştir ama bi işlerin bitmesi gerekiyor. Nöbetçi savcı bulunup tanzum edilen evrekler ile duruşma beklenir. Bu arada her olayın tarafları arasında atışmalar sürtüşmeler . Yeni bir olaya engel olma gayretleri.....
Saat 21:00 da işlemler biter. Şüpheli Cezaevine sevkedilir. Karakola dönüp o evraklar bitirilir. Doktor raporu alınır şahıs cezaevine götürülüp teslim edilir. Evrekler tekrar karakola bırakılır ve istirahate çekilir arkadaşım. Burada bir nokta daha var. Bu her iki davanın evraklarında imzası olduğu için birkaç sene boyyunca bu davalara tanık veya bilirkişi olarak çağrılır.....
TÜM BUNLARIN DIŞINDA . BUNALIMA GİREN VEYA RAHATSIZ OLDUĞUNU HİSSEDEN HERHANGİ BİR EMNİYET PERSONELİ, TEDAVİ İÇİN RESMİ YOLLARLA SAĞLIK KURUMLARINA MÜRACAAT EDER VE BU EMNİYETÇE DUYULUR İSE GERİ HİZMETE ÇEKİLİR O PERSONEL... BU KONUDA BEN YORUM YAPMAK İSTEMİYORUM.....
Saygılarımla......
Bizi Koruyanları kim koruyacak !
Gönderilme zamanı: 25.01.2004 - 1:07
gönderen otobenga
Merhaba unknown,
Senin yazdıklarında doğru. Biz 1,500,000tl agır para cezasının oldugu bir ülkede yaşıyoruz, onun için bu eski kanunların degiştirilmesi gerekiyor.
Yeteri kadar maaş verilmesi gerekiyor.Neden yurtdışında rüşvet az, çünkü rüşvet almaya gerek duymuyorlar.Yeni düzenlemeler gerekiyor inşallah bu hükümet yapar.

Ayrıca benim abim de Polis onun için onların dertlerini iyi bilirim.
