Kurtuluşum olacaksa..!
Gönderilme zamanı: 30.03.2003 - 0:47
Tılsımını yitirdi hayat, gözümdeki yerinin. Artık hiçbirşeyi eskisi gibi göremiyorum. Tek başınalık ve gerçekler, toz pembeliğini bozdu, umarsızca kurulan düşlerin. Maskesi düştü yaşanılan her şeyin. Ve yaşam artık bir fânus haline gelmeye başladı. Acımasızca ve sitemle sunuldu gözyaşı tepsisinde. Gülümsemeler yerine, tüm boşluğu sarabilecek akislere sahip vaveylalar doldurdu hayallerimi. Giden gemiler de dönmedi yolculuklarından, yağmur yağdıran bulutlar da kucaklamadı gökyüzünü. Hicranın her zerresi, zerremleydi ve zerremdeydi. Yok oluşlar, kırdı göğümde umutla uçuşan güvercinin kanadını ve güneş ısıtmıyordu artık. Yazamıyordum ama hissettiklerim de hiçlerden oluşmuş labirentler yığınıydı. Yağmalandıkça yağmalanıyordu yüreğimdeki Mekke. Fethinin her an çökmeye hazır köprüsünde gönlümün. Avuçlarımda naçarlaşıyordu bir bir İbrahim. Nemrut’un ateşinden arta kalan, nasırlaşmış şiirlerdi benliğimde. Rahmet ne zaman inecekti ki ? sabırlar seyahate çıkmadan yetişebilecek miydi beklenilen ? hem neyi bekliyorduk ki gelmiyordu o varsayım ? Beklenen; galiba özgürlüktü, kölelikte bulunan. Ama iyi bir köle de olamadım, büyüsündeyim sevginin. Ağaçlar bile sevgiyle merhaba derken yaşama, kelebekler bile sevgiyle uçarken, anlamını yitiriyorum artık sevgi sözcüklerinin. Buz denizinde kaybolmamak isterken, müsamaha deryasında boğuluyorum. Boğazıma kadar kanıyorum ve hissiz kalıyorum, öylece. Karmakargaşık, kargakarmaşık tezler kuruluyor, beynimin ücra köşelerinde.
Kurtulmak için sıratı bekliyorum, kurtuluşum olacaksa..
30 Ağustos 1999
Kurtulmak için sıratı bekliyorum, kurtuluşum olacaksa..
30 Ağustos 1999