Kanayan Yanlarımın Aşka Dair Sözleri
Gönderilme zamanı: 30.03.2003 - 0:44
I
Önceleri hiçbirşey hissetmiyordum. Duygularımın bir güvercin gibi havalanıp, aşkın o körkütük saatlerinde yarım kalmış sevdaların inadına kanatlanıp, uçacağından haberim dâhi yoktu, ne olur inan. Bana sorarsan birşeylerin değişeceği belliydi sanki. Belki yeniden başlıyordu hayat, şiirler, hikâyeler yeni baştan yazılıyordu. Şarkılara yeni baştan can veriliyordu. Mecnun, yeni baştan keşfediyordu Leylâ’yı. Ve ben, ah ben yeni baştan yaratılıyordum.
II
Seni haber verdiler. Öylece kalakaldım. Suskunluk hiç bu kadar yormamıştı bedenimi. Gözlerim hiç bu kadar kamaşmamıştı. Hiç bu kadar tükenmemişti yüreğim. Seni haber verdiler, hiç konuşmadan. Hiç bir şey söylemeden seni verdiler. Yalnızca sustum. Ah sen olmasaydın, bebekler anneliğin ne demek olduğunu asla keşfedemeyeceklerdi.
III
Akşamdır. Umutlar hiçbir zaman bir başka bahara kalmaz. Bakarsın, en uzak iklimlerden, en koyu ölümlerden ve yalnızlığın en acı taraflarından çıkıp gelirim bir sabah. Olduğun yerde, elinde bir buket çiçekle ve adını aşk koyduğun yalnızlığınla beklersin beni, kimbilir? Herşeyi yarınlarına saklayıp, bir yediveren gülü gibi açarsın gözlerimin önünde... Tarumâr oluruz beraber. Akşamdır. Kapat sevdanın müstehcen yerlerini. Kendi adına bir türkü seç ve bekle, belki bir gün, belki bir gün diye..
IV
Herşey bir yalandan özgedir. Bakışlarım.. Bakışların.. Bir mum gibi eriyişim karşında.. Bir yaprak gibi savruluşum, bazı geceler. Kulağına fısıldadığım -ama korktuğum- ve “eyy” diye başlayıp, sonuna bir türlü ulaşamadığım şiirler.. Sevmek meselâ. Yarım bırakılmak meselâ.. Ah bir bilsen, herşey bir yalandan özgedir.
V
Ne olur suçlama beni. Hiçbir şey söyleme. Aşk adına ne varsa yakıp kül edelim beraber. Pişmanlığı sokak çocuklarına, sevmeyi annelere bırakalım. Bırakalım, zamansız ıslanmasın gözbebeklerin. Avuçların zamansız terlemesin, bırakalım. Dıdakların, yetim bırakılmışlığın kahpe tebessümüne esir etmesin pembeliğini.
VI
Ne olur suçlama beni. Gecelerden ben sorumlu değilim..
Önceleri hiçbirşey hissetmiyordum. Duygularımın bir güvercin gibi havalanıp, aşkın o körkütük saatlerinde yarım kalmış sevdaların inadına kanatlanıp, uçacağından haberim dâhi yoktu, ne olur inan. Bana sorarsan birşeylerin değişeceği belliydi sanki. Belki yeniden başlıyordu hayat, şiirler, hikâyeler yeni baştan yazılıyordu. Şarkılara yeni baştan can veriliyordu. Mecnun, yeni baştan keşfediyordu Leylâ’yı. Ve ben, ah ben yeni baştan yaratılıyordum.
II
Seni haber verdiler. Öylece kalakaldım. Suskunluk hiç bu kadar yormamıştı bedenimi. Gözlerim hiç bu kadar kamaşmamıştı. Hiç bu kadar tükenmemişti yüreğim. Seni haber verdiler, hiç konuşmadan. Hiç bir şey söylemeden seni verdiler. Yalnızca sustum. Ah sen olmasaydın, bebekler anneliğin ne demek olduğunu asla keşfedemeyeceklerdi.
III
Akşamdır. Umutlar hiçbir zaman bir başka bahara kalmaz. Bakarsın, en uzak iklimlerden, en koyu ölümlerden ve yalnızlığın en acı taraflarından çıkıp gelirim bir sabah. Olduğun yerde, elinde bir buket çiçekle ve adını aşk koyduğun yalnızlığınla beklersin beni, kimbilir? Herşeyi yarınlarına saklayıp, bir yediveren gülü gibi açarsın gözlerimin önünde... Tarumâr oluruz beraber. Akşamdır. Kapat sevdanın müstehcen yerlerini. Kendi adına bir türkü seç ve bekle, belki bir gün, belki bir gün diye..
IV
Herşey bir yalandan özgedir. Bakışlarım.. Bakışların.. Bir mum gibi eriyişim karşında.. Bir yaprak gibi savruluşum, bazı geceler. Kulağına fısıldadığım -ama korktuğum- ve “eyy” diye başlayıp, sonuna bir türlü ulaşamadığım şiirler.. Sevmek meselâ. Yarım bırakılmak meselâ.. Ah bir bilsen, herşey bir yalandan özgedir.
V
Ne olur suçlama beni. Hiçbir şey söyleme. Aşk adına ne varsa yakıp kül edelim beraber. Pişmanlığı sokak çocuklarına, sevmeyi annelere bırakalım. Bırakalım, zamansız ıslanmasın gözbebeklerin. Avuçların zamansız terlemesin, bırakalım. Dıdakların, yetim bırakılmışlığın kahpe tebessümüne esir etmesin pembeliğini.
VI
Ne olur suçlama beni. Gecelerden ben sorumlu değilim..