1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Unutmaya calistiklarimiz asla unutamadiklarimizdir...

Gönderilme zamanı: 19.03.2003 - 1:38
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ

Gönderilme zamanı: 19.03.2003 - 11:32
gönderen HakanMirzabey
Sevgili "Aleyna";

Bizler için yazılacak pek birşey bırakmamışsın.. Senin de belirttiğin gibi unutmak hiç bir zaman mümkün değil.. Keşke kesin olarak "unutmak" diye bir kavram olsa diye geçiriyoruz aklımızdan kimi zaman.. Yaşananları unutmak, geçmişin derinliklerindeki anıları unutmak.. Ancak biliyoruz ki yalnız "ölüm" kesindir..

Unutmamamız ve hep hatırlamamız gereken tek şey hayal kurmak.. Hayal kurmayı unutmak bana kalırsa yaşamayı unutmak demek. Hepimizin hedefleri var ve ulaşmak için çabalıyoruz. Hedef belirlemek de hayallerle başlar. Hayallerimiz ne kadar büyük olursa hedeflerimiz de o kadar yüksekte olur. Ama burada unutulmaması gereken nokta hedeflere ulaşmak için etrafımıza at gözlüğü takıp bakmamak ve yeni hayaller kurmayı unutmamak. Hayal kurmak hayatın tadı, tuzu, biberi. İnsan bazen gerçekleşmeyeceği bildiği şeylerin de hayalini kurar, doğaüstü olayların da hayalini kurar. Hayal kurmanın sınırı olmaz ki… Hayalleri sınırlamak yaşamı sınırlamak gibi geliyor bana. İnsanlar farkında olmadan kendi kendilerine sınırlar koyuyor ve onlarla yaşamaya alışıyorlar. Hayallerimizi sınırların dışına taşıyalım ve kendimizi bu sınırlardan kurtaralım. Hayal kurmayı unutmuş olanlar çocukları izlerlerse bunun ne kadar kolay ve eğlenceli olduğunun farkına varabilirler. Çocukların hayal gücü öylesine kuvvetli, hayalleri öylesine sınır tanımaz ki! Çocukluktan yetişkinliğe geçen zaman içinde unuttuklarımızı tekrar çocuklarla çocukluğumuza dönerek öğrenebiliriz.

Hayal kurmadan yaşanan bir dünya düşünemiyorum. Hayal kurmak yaratmanın ve üretmenin de başlangıcı. Bugün kullandığımız her şey sınır tanımayan hayallerin ürünü değil mi?

Hayallerimizi geniş yüreğimizi ferah tutalım.

Gönderilme zamanı: 19.03.2003 - 13:47
gönderen ALICIA
Herşey unutulanlara mahsus ;fakat unutanlar hala sevgili :wink: O kadar güzel anlatılmış ki unutmanın hikayesini diyecek hiçbirşey bulamıyorum!Aynı durumdayım şuan ve kendimle yüzleşmek bir garip geldi :roll: Öyle zamanlar oluyor ki unutuyorsunuz gerçekten fakat en ufak bişey onu hatırlatıyor size..Aslında hiç unutmamışız sadece kendimizi kandırmışız!keşke bir çare bulunsa unutmaya yönelik...Güzel anılar dışında asıl unutulmayanlar hüzün,kırgınlık,onun yokluğu(yalnızlık),bazı şeyleri kabullenememe olsa gerek.............. :cry:

sevgiyle kal..

Harİkasİn...

Gönderilme zamanı: 07.07.2003 - 21:48
gönderen gokhan
COK GÜZEL OLMUUUŞŞ!:::
(MAVİ JEANS)

Re: Unutmaya calistiklarimiz asla unutamadiklarimizdir...

Gönderilme zamanı: 15.11.2003 - 19:26
gönderen unutgitsin
Selam,bu benim yazım değil,bir alıntıdır.Ama hoşuma gittiği için ve konu ile alakalı olduğu için ben de yazayım dedim.

İnsanlar birbirleri ile tanışıp birlikte olmaya başlayınca ileride olabilecek kötü şeyleri düşünmek istemezler. Düşünülen tek şey yeni bir ilişki, yeni hayaller, yeni rüyalar, yeni umutlardır. Bu anın tadını yaşamak varken kim düşünür ayrılığı, acıyı ve gözyaşlarını... Sabahleyin yataktan kalkınca güne coşkuyla başlamak, büyük heyecanla ayna karşısında oyalanmak, sevdiğin kişiyi görüp onu kollarına almak veya onun kollarına atılmak, ona sarılarak bir ömür boyu birlikte olabileceğini düşünmek... Bu düşünce ile hayata daha da bağlanmak, yaşamla daha da kucaklaşmak, tüm insanlara dostça yaklaşabilmeyi yeniden keşfetmek.
Bu duygular insanı gökyüzüne uçuran duygular değil de nedir? Kim isterki gökyüzünde uçmak varken tepe üstü yere düşmeyi! Ama acı son er yada geç çalar kapıyı, bütün gerçekler dökülür üzerine hemde bütün ağırlığı ile... Tam “işte buldum” diyerek ona ve hayata sıkıca sarıldığın iplerin kopuverir biranda. Ne olup bittiğini anlayana kadar bir bakmışsınki herşey sona ermiş.
İşte o zaman “unutmak” kelimesi mırıldanılır. Hem de büyük bir hüsranla, hem de büyük bir yılgınlıkla, hem de gözyaşları içinde... Peki ya nasıl bir şeydir unutmak...Yani neye benzer... Nasıl hisseder insan kendini... Nasıl başarabilir bunu... Ya bir insanı gerçekten hiç yokmuş gibi varsaymak. Ya yaşanan tüm anların ve anıların üzerine bir çizgi çekmek ve hatta çizginin üzerini de hiç silinmemecesine karalamak... Nasıl bir duygudur? Bu güç varmıdır insanoğlunda?
Yatağa yatıldığı zaman düşünülen sevgilinin yerini, gözler dikilerek bakılan tavan ve duvarların alması, tekrar duvarlarla dost olmak, odanın duvarlarını süsleyen resimlerin birer birer duvardan inerek yerini koca bir boşluğa bırakması, dinledikçe ayrı bir dünyaya götüren o şarkıların anlamını yitirmesi, varlığındaki sıcaklığın yerini yokluğunda üşümeye bırakması... Bumudur unutmak...
Her şey belirli iken onu gerçekten tanımış adeta bir vücut, bir kafa ve tek ruh olmuş iken uzaklaşmak, kolsuz bacaksız kalmanın da ötesinde ruhunu benliğini hatta bedenini yitirmek. Bumudur unutmak...
Unutmak zorunda kalmak, onu yaşamından çıkartmak, buna kendini mecbur hissederek anılarını unutmak için beynine baskı yapmak, benliğine, bedenine, ruhuna hükmedebilmek...
İnsan bukadar sevmişken, ayrılmaya ve unutmaya nasıl dayanır? Çok zor ve katlanılmaz değilmi!
Peki ayrılık sevdanın, unutmak yaşamın bir parçasımı ?
Mutluluğun bedeli bukadarmı ağır!

Eğer mutluluğun bedeli bu ise, ben bu bedeli ödemeyerek mutluluğa borçlu olsamda anılarımdan alacaklı yaşayacağım!!!
Ya siz?

Gönderilme zamanı: 23.05.2004 - 17:33
gönderen Prince of Night
"Unutmaya calistiklarimiz asla unutamadiklarimizdir..."

Sıradan bir söz. su ağızdan içilir, ateş yakar gibi bir şey. Tabiki insan unutamadıklarını unutmaya çalışır, unuttuğunu unutmaya çalışmak komik oluyor biraz.

Ama haklısın insan unutmuyor, tekrar tekrar hatırlıyor. Ama değişen ne biliyormusunuz ? nasıl hatırlandığınız... işte bu önemli. bir zamanlar guzelliklerle hatırladığınız kişi gun gelir nefretle anılır olmuştur. Ben nasıl hatırlandığımı hep merak etmişimdir. Ben buna çok önem veririm, tabi sadece sevdiğim insanların beni nasıl hatırladıklarına. şerefsizlerin beni nasıl hatırladığının önemi yok.

Nasıl hatırlandığınıza dikkat edin. ve hiç bir şeyi unutmayın.