Babamın osuruk ve geğirik seslerinden bıktım. Ama yüzüne ne dersin?
Gönderilme zamanı: 04.03.2003 - 22:17
Merhaba, ben size belki de çok komik olabilecek,
sizlerle dalga geçtiğimi düşüneceğiniz bir sorunumu
aktaracağım. Kimbilir belki de dünyanın en komik sorunu.
Sorunum da şu: Babam yanımda sürekli gaz çıkartıyor. Hepsi bu!
Ayrıntıya gelince: Ben 22 yaşında üniversitede okuyan bir bayım.
Ailem 4 kişi. Üniversiteyi kazandığım zaman, ailemde benimle birlikte geldi. Hem de iki il
arasında 5 saat mesafe var. Üstelik ortaokula
giden bir kardeşimin olmasına rağmen.
Anlayacağınız ,ailem benim okumam için bana büyük bir fedakarlık yaptı.
Fakat babam (hak veriyorum) kendimi hiç hayatın zorluklarına
alıştırmadığımı, ileride hayata atılınca büyük zorluklarla
karşılaşacağımı söylemeye başladı bile. Gerçekten arkadaşlarım yurtlarda kalıyor.
Büyük ekonomik güçlükler içinde okuyor.
Ailem dar gelirli olmadığı için her istediğimi (lüks) olamasa da
isteklerimin çoğunu karşılıyor. Annem ve babam da gurbette okumuş
insanlar. Yani yurtlarda, köhne evlerde ,hem de sağ -sol çatışmalarının göbeğinde!
Üstelik ailem bana ev işi de yaptırmıyor. Kendileri
yorula yorula yapıyor. Derslerimi rahat çalışayım diye.
Gelelim asıl soruna. Babam yanımda sürekli, osuruk ve geğirik sesleri çıkartıyor. Yanına her konuşmaya gittiğimde bu sesleri dinliyorum. Ne kadar sinir bozucu!
Bunun hiç hoş birşey olmadığını kendisine dolaylı yollarla anlattım. Bunu o da biliyor. Ama işine gelmiyor.
Kendisi toplu yerlerde bunu yapamıyor, ama yabancı olmayan oğlu tarafından dinlenmek üzere, bütün
şiddetiyle patlatıyor.
Bunu kendisine nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. Ama yavaş düşünen bir insan olduğumu da önemle vurgularım. Yani kendisiyle direkt konuşmaya kalksam savunmamı zamanlı
yapamayacağımdan tam bir kavgaya dönüşmesinden korkuyorum. Zaten kendisi olmadık zamanlarda sinirlenen ve parlayan bir insan.
Yukarıda saydıklarım imkanların bana çok fazla geldiğini , benim şımarmaya başladığımı düşünmelerinden endişeleniyorum. Dolaylı yollarla antatınca anlıyor ama anlamak işine gelmiyor. Ne yapacağım bir fikri olan varsa bana söylesin.
En parlak fikrim olan, evde ben yokken 5 dakikada bir osuruk simulasyonu yapan bir elektronik
devre yaptım. Tam 8 saat çalıştı. Babam biraz söylendi. Ama hiçbir işe yaramadı!
Açık vew net konuş(ama)samda,"Doğalgazı fazla kaçıroyrsun, Etik sınırında hareket ediyorsun"
gibi laflar ettim. Anlıyor tabiki. Ama işine gelmiyor. Üstelik eğitimli ve kültürlü insan olmasına rağmen. Babama daha açık konuşamam ki. İleri gidersem kendisine hürmet etmeyediğimi,
sundukları imkanın fazla geldiğini düşünecek.
Son olarak , ailenin diğer fertleri. Diğer iki fert bayan olduğu için istatistik olarak daha az
yapıyor. Onlar da kafalarına takmıyorlar. Ama ben yemek yerken osurduğu bile oluyor!
Bu kadar dert arasından böyle bir derde sahip olmamı, imkanlarım çok iyi olduğundan kendime
başka dert bulamadığımı düşünmüştüm. Yok öyle değil. Birkaç yıl sonra bir ruh hastası olacağımı
düşünüyorum. Eğer bir gün ruh hastası olursam, ailem geldiğine de pişman olur. Hayatın güçlüklerini öğrenmediğimi düşünürler. Yani bu durumun faturasını , bana destek olmakla çıkarırlar.
Eğer böyle ilginç sorunla sizi gülmekten yerlere yatırabildiysem ne mutlu bana! Milletin ne dertleri var. Benim derdim ne? Ama hepsi gerçekten ibaret. Fikirlerinizi bekliyorum.
Hepinize teşekkürler.
sizlerle dalga geçtiğimi düşüneceğiniz bir sorunumu
aktaracağım. Kimbilir belki de dünyanın en komik sorunu.
Sorunum da şu: Babam yanımda sürekli gaz çıkartıyor. Hepsi bu!
Ayrıntıya gelince: Ben 22 yaşında üniversitede okuyan bir bayım.
Ailem 4 kişi. Üniversiteyi kazandığım zaman, ailemde benimle birlikte geldi. Hem de iki il
arasında 5 saat mesafe var. Üstelik ortaokula
giden bir kardeşimin olmasına rağmen.
Anlayacağınız ,ailem benim okumam için bana büyük bir fedakarlık yaptı.
Fakat babam (hak veriyorum) kendimi hiç hayatın zorluklarına
alıştırmadığımı, ileride hayata atılınca büyük zorluklarla
karşılaşacağımı söylemeye başladı bile. Gerçekten arkadaşlarım yurtlarda kalıyor.
Büyük ekonomik güçlükler içinde okuyor.
Ailem dar gelirli olmadığı için her istediğimi (lüks) olamasa da
isteklerimin çoğunu karşılıyor. Annem ve babam da gurbette okumuş
insanlar. Yani yurtlarda, köhne evlerde ,hem de sağ -sol çatışmalarının göbeğinde!
Üstelik ailem bana ev işi de yaptırmıyor. Kendileri
yorula yorula yapıyor. Derslerimi rahat çalışayım diye.
Gelelim asıl soruna. Babam yanımda sürekli, osuruk ve geğirik sesleri çıkartıyor. Yanına her konuşmaya gittiğimde bu sesleri dinliyorum. Ne kadar sinir bozucu!
Bunun hiç hoş birşey olmadığını kendisine dolaylı yollarla anlattım. Bunu o da biliyor. Ama işine gelmiyor.
Kendisi toplu yerlerde bunu yapamıyor, ama yabancı olmayan oğlu tarafından dinlenmek üzere, bütün
şiddetiyle patlatıyor.
Bunu kendisine nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. Ama yavaş düşünen bir insan olduğumu da önemle vurgularım. Yani kendisiyle direkt konuşmaya kalksam savunmamı zamanlı
yapamayacağımdan tam bir kavgaya dönüşmesinden korkuyorum. Zaten kendisi olmadık zamanlarda sinirlenen ve parlayan bir insan.
Yukarıda saydıklarım imkanların bana çok fazla geldiğini , benim şımarmaya başladığımı düşünmelerinden endişeleniyorum. Dolaylı yollarla antatınca anlıyor ama anlamak işine gelmiyor. Ne yapacağım bir fikri olan varsa bana söylesin.
En parlak fikrim olan, evde ben yokken 5 dakikada bir osuruk simulasyonu yapan bir elektronik
devre yaptım. Tam 8 saat çalıştı. Babam biraz söylendi. Ama hiçbir işe yaramadı!
Açık vew net konuş(ama)samda,"Doğalgazı fazla kaçıroyrsun, Etik sınırında hareket ediyorsun"
gibi laflar ettim. Anlıyor tabiki. Ama işine gelmiyor. Üstelik eğitimli ve kültürlü insan olmasına rağmen. Babama daha açık konuşamam ki. İleri gidersem kendisine hürmet etmeyediğimi,
sundukları imkanın fazla geldiğini düşünecek.
Son olarak , ailenin diğer fertleri. Diğer iki fert bayan olduğu için istatistik olarak daha az
yapıyor. Onlar da kafalarına takmıyorlar. Ama ben yemek yerken osurduğu bile oluyor!
Bu kadar dert arasından böyle bir derde sahip olmamı, imkanlarım çok iyi olduğundan kendime
başka dert bulamadığımı düşünmüştüm. Yok öyle değil. Birkaç yıl sonra bir ruh hastası olacağımı
düşünüyorum. Eğer bir gün ruh hastası olursam, ailem geldiğine de pişman olur. Hayatın güçlüklerini öğrenmediğimi düşünürler. Yani bu durumun faturasını , bana destek olmakla çıkarırlar.
Eğer böyle ilginç sorunla sizi gülmekten yerlere yatırabildiysem ne mutlu bana! Milletin ne dertleri var. Benim derdim ne? Ama hepsi gerçekten ibaret. Fikirlerinizi bekliyorum.
Hepinize teşekkürler.