1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Adil mi BU ?

Gönderilme zamanı: 02.03.2003 - 11:18
gönderen unknown
NEDEN HEP YAŞANAN BİR AŞKTA SORUMLULUKLARIN EN AĞIRLARINI ERKEKLER ÜSTLENMEK ZORUNDA !

Mecnun Leylası için , Kerem Aslısı için, Ferhat Şirini için neler çekmiş. Neden hep erkekler bu durumları yaşamak zorunda kalır. Adil mi bu ????

Gönderilme zamanı: 02.03.2003 - 13:22
gönderen HakanMirzabey
Abicim.. Bu konuda ben de aşırı derecede rahatsızlık duyuyorum ama elimden birşey de gelmiyor.. Bunu mantıklı bir sebebe bağlayamıyorum..

kadınlar ve erkekler

Gönderilme zamanı: 09.02.2004 - 1:55
gönderen otobenga
Merhaba,
Biz erkekler genelde kadınları her istediklerini daha onlar istemeden yapmaya alıştırmışızda ondan :!: :!: :!: Bence kabahat bizde.
Biraz kendimizi geri çekmeliyiz.Unutmayalım ki ! Kaçan kovalanır... :roll:

Gönderilme zamanı: 09.02.2004 - 15:59
gönderen Caesarius
"kadınlar çiçektir , onların ilgiye ihtiyacı vardır" diyen erkekler yaşadığı müddetçe sıkıntıyı hep erkekler çekecektir. ilişkilerde hep böyle ay dönümü, yıl dönümü gibi kavramlar kadınlarca organize edilir, baskıyı erkekler görür, aslında çoğu "dönümler"de hep kadınlar mutlu olur. erkeklerin hoşlandığı ve keyif aldığı şeyler (özellikle maçlar) hep eleştirilir ve ilişkinin devamı adına kadının lehine bu alışkanlıklar biter. ama kadınların en ufak bir alışkanlığı ya da sevgilisine ters gelen davranışları devam eder yani toz kondurulmaz.arasıra kadınlar da sevgililerinin doğum günlerini ya da benzeri önemli günlerini hatırlar ve sürpriz yaparlar. ama sanmayın ki bu erkeğini mutlu etmek için. bu aslında ikinci plandadır.birinci planda yine kendi düşünceleri vardır.(yani işine gelmezse erkeğin doğum günü de unutulur).
şimdi düşünün bakalım bu şartlarda bir erkek ilişkisini nasıl sürdürsün... kadın için yukardaki saydığım olaylar sürdükçe problem yok. problemler ve çözümleriyle hep erkek uğraşıyor...daha ne diyeyim... :cry: :cry: :cry:

Re: Adil mi BU ?

Gönderilme zamanı: 28.02.2004 - 23:12
gönderen cinnamon
unknown yazdı:NEDEN HEP YAŞANAN BİR AŞKTA SORUMLULUKLARIN EN AĞIRLARINI ERKEKLER ÜSTLENMEK ZORUNDA !
hadi kerem'in, mecnun'un hakki var bize sitem etmekte, adam o cagda dagi delmis, colu gecmis...
su yasadimiz cagda size zor gelen ne? bir ask smsi atmak mi? cicili bicili cumlelerle yazilan bir e_mail gondermek mi? dogumgununu hatirlamaksa tasaniz kurarsiniz cep telefonlarinizi o gun icin..ayakkabimizin topugu kirildigi zaman elbetteki bizi kucaginizda tasiyacaksiniz:) biraz kapris naz cekmenin size ne zarari olabilir ki? nasil olsa dinlemiyorsunuz.
ayrica asktaki sorumluluk demek ne demektir? herkes kendi ustune duseni vazife edinsin.erkek olmak kebab istir, zor zanaattir beyler, zor!

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 14:22
gönderen Caesarius
bunu da yazdın ya cinnamon helal olsun sana. iş msj çekmeyle bitse bu meseleler hiç olmazdı. ama öle kolay değil. meşhur doğum günlerini karnavala çevirmek isteyen erkekler mi kızlar mı? elini vicdanına at söyle. biraz kaprisin ne zararı olur diyorsun. biz kız arkadaşlarımıza "ya bi maçtan ne çıkar bırak ta izleyeyim" dersek kıyamet kopuyor, haberin yok. Bu bölümünde "Kadın Manifestosu"başlığı var onu bi oku istersen. bak ta erkeğin hangi konularda canı yanıyo bir gör. son olarak ta "erkek olmak kebap iş" demişsin. bizde de yaygın bir deyiş vardır; "Bende şans olsaydı anamdan kız doğardım" diye. ne diyeyim Allah erkeklere sabır ihsan eyleye... :(

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 15:06
gönderen cinnamon
tamam macinizi seyredin siz, karnaval falan da istemiyoruz,kapriste yapmayacagiz,kiyamet koparmayi da biraktik. hayatinizin tuzuysak eger, tadi da biziz tamam mi! hiiih!
(cinnamon saclarini savurarak hizlica odayi terk eder:)

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 15:19
gönderen Caesarius
mükemmelsin sen cinnamon :lol: ... türkiyenin yıladızları ya da buna benzer bir yarışmaya katılsana sen. bu yeteneği boşa harcama. bunun üstüne hiçbirşey söylemiycem çünkü gülmekten zar zor yazıyorum. :lol: :lol: :lol: alemsin valla. bu neşeni hiç kaybetme e mi ? (e diye cevap verme şimdi karnım ağrıyor)... :lol: :lol: :lol:

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 16:56
gönderen MithrandiR
Bence ne derseni deyin her iki tarafın da yükü eşittir. Bak Ahmet turani kardeşim bu konuda yorum istemiyorum. Ben bu tip kapristen felam hoşlanırım. Bence hayatın tadı başka trlü çıkmaz. Hen ben biliyorum ki erkekler daha fazla işle uğraşsalar da bu erkeklerin bu konudaki kapasitesini gösterir. Malum büyük başın derdi büyük olur ;) (Allah için cinnamonun buna verceği cevaptan korkuyorum.

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 18:19
gönderen cinnamon
ahaha son cumleni okuyana kadar aklimdan gecen senin hakli oldugundu,helal olsun bak ne guzel demis cocuk diye dusunurken parentez ici yazini gorup dagildim:)

Gönderilme zamanı: 29.02.2004 - 18:57
gönderen MithrandiR
Ne diyim? Ben kesinlikle ütüsünü ablalarına bırakmayan yemeği asla ve asla eşine yaptırmayan vb vb.. adamlar tanıyorum. Sebep ise sadece yetersiz bulmaları. Ben ise yükün bi tarafa yıkıldığı bi yemektense eşimle beraber yaptığım bi yemeği yeğlerim. O işin de kendine göre bi zevki var kardeşim! Ama tutup da beraber pembe dizi seyretmem. Hele hele televizyona karşı bu kadar antipati beslerken... :wink: (bkz cinnamonun önceki mesajları :) )

Gönderilme zamanı: 10.02.2005 - 0:42
gönderen leyli
peeeh , mecnun leylasi icin aglarken , leylasi mecnun icin verem olmus bee, ferhat sirin icin daglari delerken , sirin keyif cayimi icmis, hadi ordan :) yok öyle birsey. oda cekmis oda cekmiiiss, sevmeyi bilen cekmeyide bilirkine :wink:

Gönderilme zamanı: 10.02.2005 - 16:47
gönderen Caesarius
walla destanlar konusuna hiç girmeyelim istersen çünkü aşk destanlarını hep erkek yazmıştır... erkeği için diyar diyar dolaşıp dengesini bozan, ya da erkeğine kavuşmak için dağları delen bir kadın var mı destanlarda... bu tip "uçuk" fiilleri erkekler yapıyor... bi aslıyı gördüm kerem aşkından yanınca külü dağılmasın diye saçıyla süpüren... ama yanan erkek bi kere kadın süpürse noolur süpürmese...

Gönderilme zamanı: 12.02.2005 - 15:09
gönderen MithrandiR
Ya her kimsen artık... Diyim ki sen biraz masal falan okumaktan vaz geç. Allah'ını seversen kim bu destanlara uyarak yaşamış? Hem böyle şeyler evlilikle biterse rutin evliliklerden ne farkı olur ki? Yani en fazla noolabilir? Ya bi düşünsene gerçek hayatta öyle vakaların vuku bulması ihtimali ne kadar :P