Bazı Nankör Kadınlar

Aşkı ve Sevgiyi burada konuşun, burada paylaşın!
MeleK

Mesaj gönderen MeleK »

Cicekle
Suyun Hikayesi

Günün birinde cicekle su karsilasirlar ve arkadas olurlar. Ilk önceleri güzel bir arkadaslik olarak devam eder birliktelikleri, tabi zaman lazimdir birbirlerini tanimak icin. Gel zaman git zaman cicek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan ici icine sigmaz artik ve anlar ki su ya asik olmustur. Ilk kez asik olan cicek etrafa kokular sacar,"Sirf senin hatirin icin ey
Su" diye.
Öyle zaman gelirki, artik suda icinde cicege karsi birseyler hissetmeye baslamistir.
Zanneder ki, cicege asiktir ama su da ilk defa asik oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve cicek acaba "Su beni seviyormu?" diye düsünmeye baslar.
Cünkü, su pek ilgilenmez cicekle...Halbuki cicek, aliskin degildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Cicek suya seni seviyorum der. Su bende seni seviyorum der. Aradan zaman gecer ve cicek yine seni seviyorum der. Su yine "Ben de" der. Cicek, sabirlidir. Bekler, bekler, bekler...
Artik öyle bir duruma gelir ki, cicek koku sacamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum"
der.
Su da ona söyledim ya "Ben de seni seviyorum" der ve gün gelir cicek yataklara düser.
Hastalanmistir cicek artik. Rengi solmus. cehresi kararmistir cicegin.
Yataklardadir artik cicek. Suda basinda bekler cicegin, yardimci olmak icin sevdigine...
Bellidir ki artik cicek ölecektir ve son kez zorlukla basini döndürerek cicek, suya der ki,
"Seni ben gercekten seviyorum." Cok hüzünlenir su bu durum karsisinda ve son care olarak bir doktor cagirir nedir sorun diye... Doktor gelir ve muayene eder cicegi.
Sonra söyle der doktor: "Hastanin durumu ümitsiz artik elimizden birsey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne neden olan hastalik nedir diye ve sorar doktora.
Doktor, söyle bir bakar su ya ve der ki: "Cicegin bir hastaligi yok dostum...Bu cicek sadece susuz kalmis, ölümü onun icin" der. Ve anlamistir artik su. sevgiliye sadece

"Seni seviyorum" demek yetmemektedir...!

ister cicek olun ister su secim sizin.. :angel:
unutgitsin
Üye
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 19.11.2002 - 21:47

Mesaj gönderen unutgitsin »

Selam,

Yonca : 4 sayfanında tamamını okumanı tavsiye ederim.

Melek : Bu konu artık kapandı.Ayrıca o hikayeyi biliyorum.
Ne yapmak lazım sen onu söyle ?


Not : Siz ikiniz beni yine dellendirmek için mi geldiniz ?


SAYGILARIMLA!!!!!
MeleK

Mesaj gönderen MeleK »

hikayeyi bilmiyorsunuz demedim ki

burayada kimseyi sinir etmek icin gelmemistim

bir de bu kadar kirici olmaniza gerek yok sanirim

arkadaslariniza Allah sabirlar versin
smiley
Üye
Üye
Mesajlar: 23
Kayıt: 28.10.2002 - 16:09

Mesaj gönderen smiley »

Arkadaşım yaşadıklarını bende yaşamış biri olarak senin duygularını çok iyi anlıyorum. Bende senin gibi onun için canımı verdim, yemedim yedirdim, içmedim içirdim. Ona hiç kızmadım, her zaman yanındaydım onu gerçekten çok sevdim ama o beni bir anda silip attı. Bazı insanlara yaranamazsın bunu asla unutma. Ne yapsan onlar için önem teşkil etmez. Onun dış yüzeyindeki duran maskenin arkasında farklı istekler farklı duygular vardır. Bunu sen tespit edemezsen ve onu gerçekten tanıyamazsan bu tür sonuçlarla karşılaşmak olasıdır. Seni gerçekten seviyorum derler ama aslında sevmiyorlardır. Evlendiğin insanı tam olarak tanımamış olabilirsin. Sende benim gibi onu bırakmamak için elinden gelen herşeyi yapmışsın. Bu yüzden seni takdir ediyorum. Hiç bir erkeğinde gerçekten sevdiği bir bayanı sebepsiz biranda silip atarak bırakcağını sanmıyorum.
Eşin seni gerçekten sevmemiş olabilir. Seven insan bırakmaz derler ama bizler bunu yaşadık.
Ayrılığın sebebi maddi durumunun iyi olmaması olabilir. Biz erkekler kadınlar kadar paraya önem vermiyoruz. Üstelik geçim derdi ve para sıkıntısının kadınlardan çok bizde olmasına karşın. Bilmelisinki kadınlar için para, düzenli güzel bir hayat, gelecekte çocuklarına iyi bir hayat sağlamak, sıkıntı çekmeden yaşamak sevgiden daha önemlidir. Genç kızların çoğu belli bir yaşa geldikten sonra geliri iyi olan iyi bir koca bulmak ve ona sığınmak isterler.(ne kadarı buluyo bilmiyorum). Yeni nesil bayanların çoğu sevginin önüne parayı geçirmiş durumdalar (genelleme yapmadan söylüyorum) bu oran % 80 lerin üzerindedir. Yeni nesil aşkın ve sevginin herzaman bulunabileceğini fakat paranın asla kolay kolay bulanamayacağını düşünmektedir. İçinde yaşadığımız ekonomik durumumuz hepimizi gerçekten değiştirdi. Malesef azla yetinmez olduk. Bu durumda evliliklerimizi etkilenmesi kaçınılmaz olmaktan başka bir şey değildir. Her zaman daha fazlasını isteyen insanoğlu içerisinde gerçek aşkı bulmak ve güvenmek oldukça zorlaştı. Senin ve benim gibi ilişkilerinde bu tür sonuçlarla karşılaşan erkekler genelde güveni yitiriyorlar. Bundan sonraki ilişkilere kolay kolay başlayamıyorlar ve başlasalar bile artık hiç birşey eskisi gibi olmuyor. Senin gibi bende artık ne sevgiye ne aşka nede bir kadına güveneceğim kalmadı. Ama bu doğru değil onuda söyleyim. Belki hayal kuruyorum ama hala iyi bayanların olduğuna inanmaktayım. Toplum ve kültürümüzdeki hızlı değişimler yeni nesilin evlilik hususundaki fikirlerini malesef değiştirdi. Evlenmeyen genç nesilin çoğalması ve boşanmalardaki artışlar azımsanacak kadar değil. Ninelerimizin annelerimiz evlilikleri şimdiki evliliklere hiç benzemiyor. Onlar yoklukta kuru soğan ekmek yiyerek, her türlü koşulda kocalarını sevmeye devam ettiler.(bkz.
Eski nesil) Toplulumuzdaki bu değişimin kurbanlarından biride malesef sensin. Durumuna çok üzüldüğümü belirtmek isterim. Zaman değişiyor kimbilir gelecekteki evlilikler nasıl olacak.
Belki kimse evlenmeyecek. Her şeyin iyisi ve kötüsü olduğu gibi kadınların daha doğrusu insanların da iyisi herzaman vardır. Seninki bir talihsizlik ve şanssızlıktır. Sana tek tavsiyem şudur. Sana değer vermeyene sende değer verme. Seni unutanı sende unut gitsin.
İnsanlara olduğundan fazla değer vermenin zararını ikimizde çekmiş durumdayız. Boşver dostum hayat devam ediyor. Artık bırak bu isyankar düşünceleri ve parçaları. Yazılarını ve foruma gönderdiğin o parçaları okudukça bende karamsarlaşıyorum. Sen bence aynanın kasedini çöpe at git kendine hareketlendirici , eğlendirici bir kaset al. Yalnızlık insana zarar getirir. Git gez dolaş, gül, eğlen onu unutturacak bişeyler yap.

Unutma hala herşey yaşamaya değer. Gülmeyi asla elden bırakma. Gülmek sana mutluluk verecek ve o zaman onu unutacaksın. Bırak üstüne düşme bu işin. Hayatta mutlu olunacak başka şeylerde vardır o yüzden mutluluğu herzaman bir kadında arama. Onsuz yapabilirsin çünkü bende senin gibi çok sevdim ama onsuz yapabiliyorum.

Umarım herşey yoluna girer.

Kal sağlıcakla.
unknown
Yazar Adayı
Yazar Adayı
Mesajlar: 245
Kayıt: 24.11.2002 - 9:07
Konum: TÜRKİYE

(!)

Mesaj gönderen unknown »

Amman dikkat. Daha önce buluştuğumuz ortak noktadan sıyrılmadan bu konuyu burada kapatalım. Dilerim herkes istediği herşeyi en kısa zamanda yakalar.....

Gülen gözleriniz asla solmasın...

Saygılarımla.... 8)
unutgitsin
Üye
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 19.11.2002 - 21:47

Mesaj gönderen unutgitsin »

Selamlar,

Maxdesimus : Bu konuyu başından beri biliyorsun.Sizlerin sayesinde ben daha iyi düşünerek bir noktada buluştuk.Hatta , geçenlerde konunun başlığını "nankör kadınlar" olmaktan çıkartıp , dikkat edersen "Bazı nankör kadınlar" olarak değiştirdim.Kolay kolay o noktadan çıkmak istemiyorum.
Ama , konuyu ilk başından takip etmeden , gelip sataşan iki kişiyi görmüşsündür.Onlara cevap olarak , konuyu en başından sonuna kadar okumalarını tavsiye ettim.

Smiley : Anladığım kadarıyla sende benimle aynı duyguları ve olayları yaşamışsın.Ben nasıl üzülüyorsam , benim gibi duruma düşen arkadaşların halinden anlarım ve üzülürüm.Dostum, tavsiyelerin ve desteğin için teşekkürler.Bu konuyu başlatmamın amacı , benimle aynı duyguları paylaşacak birilerini bulabilme umuduydu.Kabul ediyorum , ilk giriş bayağı sertti.Ama bazı bayan ve erkek arkadaşların desteğiyle biraz daha mantıklı düşünmeye başladım.Dediğin gibi , bazen çevreme baktığımda,çok büyük zorluklara göğüs gerebilen ve kocasına saygısını yitirmeyen, onu yalnız bırakmayan , iyi ve kötü günde yanında bulunan eşler görüyorum.Demek ki hepsi aynı değil diyorum.Benim ki şanssızlıkmış diyorum.Şu an hayata biraz daha pozitif bakıyorum.

Ayna kasedine gelince ; seni karamsarlığa ittiğim için özür dilerim.Ama inan ki , bende hareketli ve neşeli parçalar dinlemek istiyorum fakat içimden bir istek , nerde böyle duygulu ve dertli şarkı varsa onları dinlemek istiyor ve ağır basıyor.Ben de başlıyorum dinlemeye , dinledikçe çoğu zaman hüzünleniyorum , eski günler aklıma geliyor , biraz gözlerim yaşarıyor ama en sonunda uyuyorum ve uyandığımda çok rahatlamış oluyorum.Belkide ateşe körükle gidiyorum ama aksini yapamıyorum.

Şu an çoğunlukla evli olan erkek arkadaşlarımla dertleşiyorum , hepsi bana yardımcı oluyorlar , sağolsunlar.Dediğin gibi , onlarla sohbet ettikçe gülüyoruz ve gülmek gerçekten iyi geliyor.Kafamdaki düşüncelerim dağılıyor.

Zaten son 3 haftadır ben aramıyorum , onlarda beni hiç aramıyorlar.Fakat akrabalarından olan bazı kişiler beni arayıp , sanki 3 aydır onlarla hiçbir şey konuşmamış gibi , eşimin annesinin evine gittiğini söylediğimde ilk benden duyuyormuş gibi hayret ediyorlar.Sanırım , ağzımı yokluyorlar.
Bu kişilere baldızım ve kayınbiraderim dahildir.

Artık olayın üstüne düşmüyorum.Eskisi gibi kendimi parçalamıyorum.İlk andaki acılarım azaldı.Sadece yaralarım sızlıyor.Eğer , pişmanlık duyarsa , buyursun gelsin.Ama bende açtığı yara çok çok derin.İyileşmesi ne kadar sürer bilmiyorum.Belki de iyileşmeyecek.Bunu da bilmiyorum.
Şu anda yaptığım tek şey , oturup beklemek ve her şeyi zamana bırakmak.Bir yerde okuduğum kadarıyla , "zaman en büyük katildir , her şeyi öldürür".

Saygılarımla...
unutgitsin
Üye
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 19.11.2002 - 21:47

Mesaj gönderen unutgitsin »

Selam Arkadaşlar,

19 Kasım 2002'den beri görüşemiyorduk.Bugün 9 Mart 2003 pazar.
5 gündür bekarım artık.En sonunda eşim bana dava açtı ve İstanbul'da boşandık.
İkimiz içinde hayırlısı olsun.

Saygılarımla...
Cevapla