FB hezimeti sonrası eve kapanıp toplum içine cıkamayan cimbomlulardan Arif'in canı cok sıkılmış ve kılık kiyafet değiştirip bir cafe ye gitmiş. Yanına yaşlı bir teyze sokulup naber arif demiş...
Arif tanındığını anlayıp hızla uzaklaşmış ve bütün gece nasıl tanındığını merak etmiş...
Ertesi gün yine aynı kafeye kılık değiştirerek gitmiş ve aynı teyze Arif naber demiş...
Arif; ama teyze beni nereden tanıdın demiş?
Yaşlı teyze : Ne teyzesi lan ben Bülent Kaptan Bülent demiş....
Galatasaray Spor Kulübünden bir yönetici Marmara'nın durgun sularına mahzun ve düşünceli bakaraktan Kalamış sahillerinde geziniyormuş. Kim bilir hang derin düşünceler içindeymiş. Birden ilerde denize yakın kayaların arasında parlak, ışıltılı bir lamba gözüne çarpmış. Heyecanla lambayı eline almış ve tozlarını silmiş. O da ne ? Bir dudağı yerde, diğeri de gökte bir cin çıkmamış mı lambanın içinden?
- Yine mi siz insanlar, hadi hemen söyle dileğini, çok meşgulum bugün!
Sıkıntılı GS yöneticisinin yüzü aydınlanmış birden:
- Yaşasın, yaşasın, demiş .., İşte ilk dileğim!
Cin:
- Hooop, demiş, vaktim yok, uğraşamam ben senle. Bir tane iste, ne isteyeceksen!
Galatasaray yöneticisi çaresiz:
- Şirketin işleri bombok, kulüp desen yine öyle. Mali krizdeyiz. Para yok, alacaklı çok, Haciz haciz üstüne. Bir de üstüne üstlük şu kriz çıktı şimdi... Amerika'ya kaçmak için bana bir uçak ver.
Cin:
- O iş çok zor, devir değişti artık, hergün başka bir operasyon haberi çıkıyor. Böyle işlere yardım edemiyoruz. Sen daha kolay bi şey iste!
Bizim garip yönetici ne yapsın:
-Öyleyse bari bize bir güç ver ki şu Feneri yenebilelim, bıktık artık, her seferinde hüsran, her seferinde rezil olmak!
Cin bir an düşünür:
- Boşver yeni kuralları, sen söyle o zaman, uçağı kaç kişilik istersin?!
Günün geçici modasına uymakta olan bir anaokulu öğretmeni sınıfa kendisinin Galatasaray’lı olduğunu öğünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoğunluğu 4 yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiş. Taraftar kelimesinin ne olduğunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklıklar zıpkın gibi kollarını kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç.
Öğretmen Gülşah’a neden diğerlerinden farklı olmak istediğini sormuş. ‘’Ben Galatasaray’lı değilim de ondan’’, diye cevap vermiş Gülşah.
Öğretmen, biraz sinirli, ‘’Peki sen nesin o zaman?’’ diye sormuş.
‘’Fenerbahçeliyim ben’’, demiş küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Gülşah’a neden Fenerbahçe’yi tuttuğunu sormuş. ‘’Benim annem de Fenerbahçeli, babam da Fenerbahçeli’’, diye cevap vermiş Gülşah yine gururla.
Öğretmen artık epey kızmış, yanakları al al olmuş ve dayanamayarak, ‘’Böyle saçma bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?’’
Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir, ‘’Tabii ki Cimbom’lu ‘’
