FENERRRRRRRR GELİYORRRRR
Bahahahahoooooo...
yaa öyle... galatasaraya en az 7 atmamız lazım. antep deki oyunu oynarlarsa hiç mesele değil. galatasarayın fark yemesi beni bu kez hiç şaşırtmayacak. herhalde bi kere daha böyle yenilirlerse iptal olacaklar. bizi niye böyle ikinci lig takımları ile muhattap ediyorlar ona canım sıkılıyor. eğer galatasaraya yenilirsek, pendik e yanilmiş kadar, hatta daha fazla üzülürüm. ne de olsa durumları pendikten daha iyi değil. o bakımdan...

konuşsalar ne diyecekler sanki abicim... şaibe var, teşfik primi var diye ortalığı inletecekler. tabi kamuoyu artık beşiktaşın neler düşündüğünü anladı ondan bunu eskisi gibi bağıra bağıra söylemiyorlar.
açıkçası ben fenerbahçe nin bu sene şampiyon olacağından emin değildim. ancak şimdi adım gibi eminim. bu sene ŞAMPİYON FENERBAHÇE. beşiktaşlıların kendilerine güveni değil de aslında pilleri bitti. kastırdılar ancak buraya kadar yetti enerjileri. son olarak şunu söylemeliyim ki LUCESCU GÖREVDE KALDIĞI MÜDDETÇE FENER BARİZ PUAN FARKI İLE ŞAMPİYON OLUR...
açıkçası ben fenerbahçe nin bu sene şampiyon olacağından emin değildim. ancak şimdi adım gibi eminim. bu sene ŞAMPİYON FENERBAHÇE. beşiktaşlıların kendilerine güveni değil de aslında pilleri bitti. kastırdılar ancak buraya kadar yetti enerjileri. son olarak şunu söylemeliyim ki LUCESCU GÖREVDE KALDIĞI MÜDDETÇE FENER BARİZ PUAN FARKI İLE ŞAMPİYON OLUR...
-
HakanMirzabey
- Teknik Uygulamalar Koordinatörü

- Mesajlar: 615
- Kayıt: 08.11.2002 - 19:38
- Konum: Ce-World
- İletişim:
Sevgili mops, AhmedTurani ve barbaros nezdinde tüm fenerbahceliler;
Entel Amele demiş ki ;
AhmedTurani demiş ki;
Yeniden Amele kardeşime ;
demiş ki
Yeniden AhmedTurani demiş ki ;
kaç sene olduğundan emin değilim zaten ilgilenmediğimi de söylemiştim. Bizim olmadığımız yerde sizin olmamanız normal!. Önemliş olan bizim olduğumuz yerde adınızın anılmasını sağlamak. Bunu da ancak bizler öldükten sonra torunlarımız zamanında yaptırabilirsiniz herhalde.. Meçhul o da.!.
Medyayı kullanarak biryerlere gelmek size birşey kazandırmaz. Bileğinizin hakkıyla, mücadele ederek bir yerlere gelmek önemlidir. Propagandalarla hiçbir zaman birşey elde edemezsiniz. Hüsn-ü kuruntudan başka bir işe yaramaz.!
Bizimkisi Fırtına öncesi sessizlik sevgili Barbaros..!..
Konuşunca neler diyeceklerimi sanırım öğrenmişsindir sevgili AhmedTurani kardeşim (: öğrenmek istediğin şeyler olursa çekinme söylemen yeterli.
Son olarak;
Futbol Federasyonu ve değerli spor medyamızın istediği oldu. Puanlar eşitlendi.
Beşiktaş'ın hakemler sayesinde dengesi bozuldu, medya ortalığı bulandırdı, Lucescu gerildi. Rize maçıyla Fenerbahçe'ye +2 puan yazıldı. Beşiktaş ard arda kötü sonuçlar alarak liderliği bıraktı.
Artık bu kadar avans yeter. Beşiktaş yönetimi, futbolcuları ve taraftarı derhal bu krizden çıkmalı.
Entel Amele demiş ki ;
Herhangi bir durumda, herhangi birşey için iddiaya girmediğimi/girmeyeceğimi sen de biliyorsun değil mi Amele kardeşim. Ama sana şunu söyleyebilirim ki "top yuvarlaktır.. ne zaman kimin başına düşeceği belli olmaz"..%85 Fener şampiyon olucak, HakanMirzabey iddiaya bile girerim seninle!
AhmedTurani demiş ki;
Sevgili kardeşim, Feneri takip edemediğim değil, etmediğim doğrudur. Kaale almadığımdandır o da. Dedim ya "top yuvarlaktır. ne zaman kimin başına düşeceği belli olmaz".. yendiğiniz maçlar size hediye edildi. biz de hem avans hem de emanet verdik size.. Emaneti yeri zamanı geldiğinde alıcaz..Mirzabey ağabeyim pek takip edemiyormuş feneri, doğrudur. Zaten yakında tüm sporseverler gibi o da ister istemez fenerbahçe nin avrupa ve ligdeki başarılarını takip eder olacak.
Yeniden Amele kardeşime ;
demiş ki
Kupayı gurur ve onur kazanmak için mi almanız gerekiyor ? Yani "almamız lazım" derken alacağınızdan emin olamadığınızı söylemek istemişsiniz galiba (:bizim için gurur meselesi bu kupa kesin almamız lazım siz ne düşünüyorsunuz !!!
Yeniden AhmedTurani demiş ki ;
haklısın entel. senelerdir Türkiye kupasına hasretiz. ama artık endişelenmiyorum. galatasarayın ve beşiktaşın olmadığı yerde biz varız. o kadar...
kaç sene olduğundan emin değilim zaten ilgilenmediğimi de söylemiştim. Bizim olmadığımız yerde sizin olmamanız normal!. Önemliş olan bizim olduğumuz yerde adınızın anılmasını sağlamak. Bunu da ancak bizler öldükten sonra torunlarımız zamanında yaptırabilirsiniz herhalde.. Meçhul o da.!.
Medyayı kullanarak biryerlere gelmek size birşey kazandırmaz. Bileğinizin hakkıyla, mücadele ederek bir yerlere gelmek önemlidir. Propagandalarla hiçbir zaman birşey elde edemezsiniz. Hüsn-ü kuruntudan başka bir işe yaramaz.!
Bizimkisi Fırtına öncesi sessizlik sevgili Barbaros..!..
Konuşunca neler diyeceklerimi sanırım öğrenmişsindir sevgili AhmedTurani kardeşim (: öğrenmek istediğin şeyler olursa çekinme söylemen yeterli.
Son olarak;
Futbol Federasyonu ve değerli spor medyamızın istediği oldu. Puanlar eşitlendi.
Beşiktaş'ın hakemler sayesinde dengesi bozuldu, medya ortalığı bulandırdı, Lucescu gerildi. Rize maçıyla Fenerbahçe'ye +2 puan yazıldı. Beşiktaş ard arda kötü sonuçlar alarak liderliği bıraktı.
Artık bu kadar avans yeter. Beşiktaş yönetimi, futbolcuları ve taraftarı derhal bu krizden çıkmalı.
yani abi bu kadar kör olunur. beşiktaşın son zamanlarda nası oynadığı aşikar. neymiş hakemler yüzünden takımın güveni kalmamış. tabi zago gibi adamlar alıştılar taban girmeye kırmızı kartlar çıkmaz zannettiler. ama bir delikanlı hakem çıkıp kartları HAKLI olarak sıralayınca takımın güveni gitmiş. kardeşim ADAM GİBİ OYNAYAN TAKIM KENDİNE GÜVENİR. fenerbahçe kendine güvenerek buralara geldi. beşiktaşta neler olduğu taraftarından saklanıyor. Lucescu gitti haberiniz yok... evet lucescu seneye yok. adam Romanya milli takımı görevini seneye garantiledi. bu haberlerden hiçbir beşiktaşlının haberi yok. lucescunun gerilmesi ise giderayak beşiktaşı HAKSIZCA bir yerlerde bırakmak. yani istanbulspor maçı gibi maçlar oynayarak şampiyon olunmaz. hele de rakiplerine ÇAMUR ATARAK hiç olunmaz. şampiyon olduğunuz geçen sene hakemler hiç mi hata yapmadılar. şimdi mi hakemler birden kötü niyetli oldular. bence beşiktaş şimdi sağa sola saldıracağına işine baksın, "biz nerde hata yaptık" desin kendi iyilikleri için. yok böyle ortalığı germek isterlerse gerilen SADECE KENDİLERİ oluyor. fenerbahçeyi inönüde de durduramazsanız şampiyonluğun üstüne soğuk su için diyorum...
98 Dünya Kupasını FRANSA Milli Takımı'nın kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla Fransa'ya Fransa'nın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca, Fransa'nın hocasına
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine Fransa Milli Takımının hocası
"Yo hayır. Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum. Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane'ı yanına çağırır ve şöyle der:
"Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der. Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve İstanbul'a geri dönüp Hakan Şükür'ü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi'ye sorayım hihi" der. Hagi'ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil, kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagi'ymiş hocam" der..
Fatih Terim'de"Saçmalama oğlum ne Hagi'si.. Zidane" der..
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine Fransa Milli Takımının hocası
"Yo hayır. Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum. Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane'ı yanına çağırır ve şöyle der:
"Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der. Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve İstanbul'a geri dönüp Hakan Şükür'ü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi'ye sorayım hihi" der. Hagi'ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil, kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagi'ymiş hocam" der..
Fatih Terim'de"Saçmalama oğlum ne Hagi'si.. Zidane" der..
FB hezimeti sonrası eve kapanıp toplum içine cıkamayan cimbomlulardan Arif'in canı cok sıkılmış ve kılık kiyafet değiştirip bir cafe ye gitmiş. Yanına yaşlı bir teyze sokulup naber arif demiş...
Arif tanındığını anlayıp hızla uzaklaşmış ve bütün gece nasıl tanındığını merak etmiş...
Ertesi gün yine aynı kafeye kılık değiştirerek gitmiş ve aynı teyze Arif naber demiş...
Arif; ama teyze beni nereden tanıdın demiş?
Yaşlı teyze : Ne teyzesi lan ben Bülent Kaptan Bülent demiş....
Galatasaray Spor Kulübünden bir yönetici Marmara'nın durgun sularına mahzun ve düşünceli bakaraktan Kalamış sahillerinde geziniyormuş. Kim bilir hang derin düşünceler içindeymiş. Birden ilerde denize yakın kayaların arasında parlak, ışıltılı bir lamba gözüne çarpmış. Heyecanla lambayı eline almış ve tozlarını silmiş. O da ne ? Bir dudağı yerde, diğeri de gökte bir cin çıkmamış mı lambanın içinden?
- Yine mi siz insanlar, hadi hemen söyle dileğini, çok meşgulum bugün!
Sıkıntılı GS yöneticisinin yüzü aydınlanmış birden:
- Yaşasın, yaşasın, demiş .., İşte ilk dileğim!
Cin:
- Hooop, demiş, vaktim yok, uğraşamam ben senle. Bir tane iste, ne isteyeceksen!
Galatasaray yöneticisi çaresiz:
- Şirketin işleri bombok, kulüp desen yine öyle. Mali krizdeyiz. Para yok, alacaklı çok, Haciz haciz üstüne. Bir de üstüne üstlük şu kriz çıktı şimdi... Amerika'ya kaçmak için bana bir uçak ver.
Cin:
- O iş çok zor, devir değişti artık, hergün başka bir operasyon haberi çıkıyor. Böyle işlere yardım edemiyoruz. Sen daha kolay bi şey iste!
Bizim garip yönetici ne yapsın:
-Öyleyse bari bize bir güç ver ki şu Feneri yenebilelim, bıktık artık, her seferinde hüsran, her seferinde rezil olmak!
Cin bir an düşünür:
- Boşver yeni kuralları, sen söyle o zaman, uçağı kaç kişilik istersin?!
Günün geçici modasına uymakta olan bir anaokulu öğretmeni sınıfa kendisinin Galatasaray’lı olduğunu öğünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoğunluğu 4 yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiş. Taraftar kelimesinin ne olduğunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklıklar zıpkın gibi kollarını kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç.
Öğretmen Gülşah’a neden diğerlerinden farklı olmak istediğini sormuş. ‘’Ben Galatasaray’lı değilim de ondan’’, diye cevap vermiş Gülşah.
Öğretmen, biraz sinirli, ‘’Peki sen nesin o zaman?’’ diye sormuş.
‘’Fenerbahçeliyim ben’’, demiş küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Gülşah’a neden Fenerbahçe’yi tuttuğunu sormuş. ‘’Benim annem de Fenerbahçeli, babam da Fenerbahçeli’’, diye cevap vermiş Gülşah yine gururla.
Öğretmen artık epey kızmış, yanakları al al olmuş ve dayanamayarak, ‘’Böyle saçma bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?’’
Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir, ‘’Tabii ki Cimbom’lu ‘’

Arif tanındığını anlayıp hızla uzaklaşmış ve bütün gece nasıl tanındığını merak etmiş...
Ertesi gün yine aynı kafeye kılık değiştirerek gitmiş ve aynı teyze Arif naber demiş...
Arif; ama teyze beni nereden tanıdın demiş?
Yaşlı teyze : Ne teyzesi lan ben Bülent Kaptan Bülent demiş....
Galatasaray Spor Kulübünden bir yönetici Marmara'nın durgun sularına mahzun ve düşünceli bakaraktan Kalamış sahillerinde geziniyormuş. Kim bilir hang derin düşünceler içindeymiş. Birden ilerde denize yakın kayaların arasında parlak, ışıltılı bir lamba gözüne çarpmış. Heyecanla lambayı eline almış ve tozlarını silmiş. O da ne ? Bir dudağı yerde, diğeri de gökte bir cin çıkmamış mı lambanın içinden?
- Yine mi siz insanlar, hadi hemen söyle dileğini, çok meşgulum bugün!
Sıkıntılı GS yöneticisinin yüzü aydınlanmış birden:
- Yaşasın, yaşasın, demiş .., İşte ilk dileğim!
Cin:
- Hooop, demiş, vaktim yok, uğraşamam ben senle. Bir tane iste, ne isteyeceksen!
Galatasaray yöneticisi çaresiz:
- Şirketin işleri bombok, kulüp desen yine öyle. Mali krizdeyiz. Para yok, alacaklı çok, Haciz haciz üstüne. Bir de üstüne üstlük şu kriz çıktı şimdi... Amerika'ya kaçmak için bana bir uçak ver.
Cin:
- O iş çok zor, devir değişti artık, hergün başka bir operasyon haberi çıkıyor. Böyle işlere yardım edemiyoruz. Sen daha kolay bi şey iste!
Bizim garip yönetici ne yapsın:
-Öyleyse bari bize bir güç ver ki şu Feneri yenebilelim, bıktık artık, her seferinde hüsran, her seferinde rezil olmak!
Cin bir an düşünür:
- Boşver yeni kuralları, sen söyle o zaman, uçağı kaç kişilik istersin?!
Günün geçici modasına uymakta olan bir anaokulu öğretmeni sınıfa kendisinin Galatasaray’lı olduğunu öğünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoğunluğu 4 yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiş. Taraftar kelimesinin ne olduğunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklıklar zıpkın gibi kollarını kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç.
Öğretmen Gülşah’a neden diğerlerinden farklı olmak istediğini sormuş. ‘’Ben Galatasaray’lı değilim de ondan’’, diye cevap vermiş Gülşah.
Öğretmen, biraz sinirli, ‘’Peki sen nesin o zaman?’’ diye sormuş.
‘’Fenerbahçeliyim ben’’, demiş küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Gülşah’a neden Fenerbahçe’yi tuttuğunu sormuş. ‘’Benim annem de Fenerbahçeli, babam da Fenerbahçeli’’, diye cevap vermiş Gülşah yine gururla.
Öğretmen artık epey kızmış, yanakları al al olmuş ve dayanamayarak, ‘’Böyle saçma bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?’’
Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir, ‘’Tabii ki Cimbom’lu ‘’



