2. sayfa (Toplam 4 sayfa)
Merhaba Arkadaşlar
Gönderilme zamanı: 23.01.2003 - 12:16
gönderen ahmet
TERCİH
DÜNYADA NE İKBAL NE SERVET DİLERİZ,
HATTA NE DE UKBADA SAADET DİLERİZ.
AŞKIN GÜL AÇAN BÜLBÜL ÖTEN VAKTİNDE
YARANLA TARAP YAR İLE SOHPET DİLERİZ
Gönderilme zamanı: 06.02.2003 - 13:24
gönderen TOSYAGULU
Bence siirler aski, inani ve duygulari en iyi bicimde anlatiyor...
Sevmek...
Gönderilme zamanı: 20.02.2003 - 23:37
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ
Gönderilme zamanı: 21.02.2003 - 9:45
gönderen HakanMirzabey
gene yoksun..
saat ayrılığa vuruyor
ve ben yakılası resminle avunuyorum,
bıraktığın hasretinle..
odama sinen kokunla devam ediyorum yaşama,
serseri bakışlarının ardına gizlediğim öfkemle..
gene yoksun..
gidişine döktüğüm gözyaşlarım,
yavaşça süzülüyor târumar olmuş bedenimde
her damlası yakıyor,
her damlası saplanıyor yüreğime..
hasretini eritiyorum gözyaşlarımla
çaresiz yakarışlarıyla,
bir yiğidi bıraktın ardında..
gene yoksun..
sana yazılmış mısralar kaldı, okunmamış,
sana adanmış yıllar,
sönüp giden duygular kaldı, yaşanmamış
bitip tükenmeyen soylu isyanlar,
söylenmemiş sözcükler kaldı dudaklarımda..
çaresiz yakarışlarıyla,
bir yiğidi bıraktın ardında..
gene yoksun..
mermisi namluda bir silahı dayadım şakağıma
bekliyorum..
ya gel söndür yanan ateşimi,
ya sök al kendini yüreğimden..
elim tetikte,
titriyorum..
haber sal ötelerin ötesinden,
elini çabuk tut,
ölüyorum..
Kasım 2001
Gönderilme zamanı: 24.02.2003 - 1:30
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ
Gönderilme zamanı: 24.02.2003 - 1:59
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ
Gönderilme zamanı: 24.02.2003 - 2:08
gönderen Silinmiş kullanıcı
SİLİNDİ
Gönderilme zamanı: 24.02.2003 - 23:21
gönderen ensar
Güzel olup olmadigina ben karar veremem. Ona okuyanlar karar versin, ama kendi yazdigim bir siiri sizinle paylasmak istiyorum.
Senin Kollarında Öleyim
Er geç bende ölüp gideceğim
Bırakta şimdi kollarında öleyim
Şu bembeyaz karların üzerinde
Son kez kucağına uzanayım
Ruhum aşkınla yanıp kavrulsun
Ben gözlerine bakarak donayım
Gözlerime bak, birşey söyleme
Sessiz sedasız dalıp gideyim
Herkes cennete gitmek istiyor
Ama hiç kimse ölmek istemiyor
Ben cehenneme de severek giderim
Yeterki senin kollarında öleyim
Rotterdam, 07.01.2003
Ensar Aktaş
Gönderilme zamanı: 27.02.2003 - 20:15
gönderen WhiteEagle
SIRAGOLLER
Hashas tarlalari arasindan gececeksin,
Beyaz ve mor hashaslari havaya savurarak
Yeni bir afyon bulacaksin kendine.
ISte o zaman beni unutma,
Sairini, onun siir yazan ellerini,
Icine dizilen siragolleri,
Kendi kendine konustugun seni,
Her seyi, hicbir seyi unutma.
Zakkumlarin arasindan bir sehre gireceksin,
Ask siirleri, tabiat siirleri, tarih siirleri dusunerek
Bir dinamit yapacaksin kendine.
Korkma, atesle onu.
Oldurecek nice baliklar vardir sularinda,
Patlamayla dirilecek nice baliklar vardir.
Iste o zaman an beni, yasa beni,
Iste o zaman unutma beni.
Hatirlanacak cok huzunler bulacaksin,
Onlarin tohumunu havaya savurarak
Uzun bir yolculuk yaratacaksin kendine,
Her seyin, hicbir seyin yolculugu.
Iste o zaman an beni, yasa beni,
Kiyilarda bile bogulan seni,
Bir saz kusu olarak gezinen hayaletini,
Celiginden kemik oyan govdeni.
Icinde bir kacakci yasar senin,
Kayikla dolasir gollerinde,
Beynine tabanca ve siir satar,
O kacakcinin bakisini sakin unutma. TARLA KUSU
Oluler geciyor tarla kusundan,
gagasindan, kanatlarindan,
tarlasindan.
Dusunuyor tarla kusu:
o"lu"m acaba bir tohum muydu?
Dalgalara tukursen
bire bin verir deniz,
bu kan neleri cogaltacak? USUR OLUM BILE
Bir ormanda tutup onu
Bagladilar agaca
Yumdu sanki uyur gibi
Gozlerini usulca
Bir soguk yel eser
Usur olum bile
Anlatir akan kani
Beyaz sesiyle
Diz coktuler karsisina
Sonra ates ettiler
Parcalanan yuregine
Yuva kurdu mermiler
Bir soguk yel eser
Usur olum bile
Anlatir akan kani
Beyaz sesiyle
Gelip kondu bir guvercin
Ellerine o gece
Kirmizi bir celenk oldu
Bileginde kelepce
Bir soguk yel eser
Usur olum bile
Anlatir akan kani
Beyaz sesiyle
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 21:35
gönderen TOSYAGULU
Yanarim
Ben, kursunlarin vinladigi
Toplarin patladigi
Gökten bombalar yagdigi
Olülerin sehit,
Yaralilarin gazi sayildigi
Hiç bir savasi yasamadim
Sakin ha, aldanmayin!
Ben bu yasa kadar
Nice savaslar dinledim
Nice savaslar izledim
Her savasta yaralandim
Her savasta öldüm
Simdi yine bu yasta
Sabah kalkiyorum savas
Aksam kalkiyorum savas
Yanarim
Savassiz bir dünyada
Yasayamadim
Fehmi Ozgök 2003
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 21:36
gönderen TOSYAGULU
gidiyorum
gunun birinde
ben gidersem
arkamdan aglama
agitlar yakma
ben garip sevdali
kosar giderim
gozyaslarim sakli
muchul bir denizdeyim
yuruyorum ben bu yolda
basim dumanli
kalbim yarali
gidiyorum ben bu yerden...
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 21:37
gönderen TOSYAGULU
DONECEGIM
donecegim bekle
beni bekle usanmadan
ayirma gozlerini yoldan
sana donecegim bekle
birgun gelecegim sana
alacagim seni korkmadan
uslu olacaksin biliyorum
iyi olacaksin... seviyorum...
hazirlan donecegim
kollarini ac bana
ac yollarini gelecegim
aglama donecegim sana...
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 21:37
gönderen TOSYAGULU
SEN OLMASAN BILE
yuregim gulmuyor
sevenim gelmiyor
hayatim donmuyor
gozyasim damliyor
sen olmasan bile
bu hayat surecek
nefesler tukenecek
yollar bitmeyecek
simdi sen gittin uzaklara
donmeyeceksin biliyorum
kalbimde yasiyorsun
gonlumde yasiyorsun...
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 22:41
gönderen TOSYAGULU
KİM SUSTURABİLİR
Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?
Biz ki bu hasreti,
Semahların seyrinden alıp gelmişiz,
Biz ki onu sitemkar anaların
Kirpiğinden derlemişiz;
Süzülsün de acının derin izler bıraktığı
Gül yanaklardan,
Yere dökülsün istememişiz!
Bizim türkümüzü rüzgâr söyler her gece
Ay vurdukça parıldar,
Gün doğdukça hız alır.
Nevruz ateşleriyle sağaltarak
Çırpınan yarasını,
Can havliyle, kardaş,
Kan içinde bir kartal gibi,
Vadilere saldırır!
Türkülere ilişmeyin!
Türküler nehirdir, gecenin bağrına akar.
Fazla eşelemeyin kardaş,
Taşınca ne siperler kalır,
Ne dev barikatlar.
Deşmeyin diyorum... deşmeyin!..
Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?
Biz ki nice amansız badirelerde,
Serden geçmişiz.
Biz ki, ilmikler boynumuza takılıyken bile
Türkü söylemişiz.
Sonra ırmak boylarında gövertip,
Körpe otların serinliğinde,
Dağlara emanet etmişiz!
Biz ki her yangının külünden,
Diri canlar yaratmışız.
Biz ki mazlumların defterine
Kanlı resimlerle sıralanmışız.
Banaz yaylasından Kerbela'ya
Kar götürsün turnalar!
Ölürüz sanma kardaş,
Dostun attığı gülden yaralanmışız...
Türküleri dövmeyin!..
Türküler gökyüzüdür, karanlığa yıldızlar çakar..
Üstümüze gelmeyin kardaş,
Namuslu bir delikanlının
Alnında kavga ışıldar!
İncitmeyin diyorum... incitmeyin!..
Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?
Biz ki Karacaoğlan'ı aşkla,
Veysel'i toprakla yüceltmişiz...
Biz ki Köroğlu'nun narasıyla nice beyleri
Yere çökertmişiz!
Yine de masum bir bebek gibi,
Avuç-avuç sevdamızı,
Kalanlara vasiyet etmişiz...
Adam dediğin, sapına kadar yiğit olmalı,
Ne karıncayı incitmeli,
Ne de ozanları yakmalı...
Öyle sansar gibi pusu kurup
Punduna getirmek de neymiş?
Adam dediğin, kardaş,
Yüreği varsa eğer,
Getirip ortaya koymalı!..
Türküleri yakmayın!..
Türküler çiçektir, en umutsuz zamanlarda açar.
Kavgayı uzatmayın kardaş,
Yüzyıllardır tuz döke-döke
Çürüdü bu yaralar,
Kanatmayın diyorum... kanatmayın!..
Yusuf HAYALOĞLU
Ahmet Kaya güzel söyliyor bu siiri.
Gönderilme zamanı: 28.02.2003 - 22:42
gönderen TOSYAGULU
Sevmek nedir
Sevmek nedir
Bilir misin yavrum bu eski duyguyu?
Sevmek nedir
Tattin mi hic sen bu amansiz korkuyu?
Sevmek nedir
Gordun mu hic bagrinda kanayan ve hic kapanmayan yara
Sevmek, yanmaktir yuregince
Sevmek, vermektir dileyince
Sevmek, kopmaktir gunubirlik duslerden
Yeni bir tutkuyla uyanmaktir
Sevmek, gulmektir acilarla
Sevmek, olmektir anilarla
Sevmek, gelmektir yenibastan dunyaya
Yeniden dogmak, yasamaktir
Sevmek nedir?
Sevmek hayatin ta kendisidir
Sevmek nedir?
Gunah mi suc mu dert mi nedir bilinmez
Sevmek nedir?
Bir kez sevince yureginden silinmez
Sevmek nedir?
Almak midir vermek mi?
Ya da hic dusunmeden sevismek mi?
Sevmek, yanmaktir yuregince
Sevmek, vermektir dileyince
Sevmek, kopmaktir gunubirlik duslerden
Yeni bir tutkuyla uyanmaktir
Sevmek, gulmektir acilarla
Sevmek, olmektir anilarla
Sevmek, gelmektir yenibastan dunyaya
Yeniden dogmak, yasamaktir
Yalcin Tura, Sevginin Sarkisi 'sevmek nedir'