2. sayfa (Toplam 5 sayfa)

Gerçekleri görmek için yarın çok geç olabilir!

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:49
gönderen Halil
Merhabalar..

İlk önce uzlaşmacı bir tavır sergilediğinden ve bana kardeş diye hitap etmenden dolayı şükranlarımı sunarım. Vermek istediğim mesajı anlamış ve “yazında benimde vermeye çalıştığım yanıtları buldum” diyerek desteğini dile getirmişsin. Yani daha öncede söylediğim gibi insanlar arası uzlaşma konuşarak ortaya çıkar. Nihayetinde bizler insanız ve varlıkların en üstünü (insan) olduğuna göre fikirlerine ve düşüncelerine saygı duymak zorundayım. Bu benim hem insanlık vazifem hem de dinimin bana verdiği inanç gereğidir.

Farklı görüşler güzellik ve yenilik getirebilir fakat bunların ne derece doğru olduğu önemlidir. (zaten ben kutsal kitapların öyle gök yüzünden indiğine değil, o donemin kanun kitabi olarak görev gördüğüne inanıyorum. Buda bir görüş değil mi?) tabi ki buda bir görüş tabi ki saygı duyarım bu görüşüne fakat ne derece doğru olduğu önemli!

İnsan önce kendini tanımalı ve kendisini bir kitap gibi okumalıdır. Kendisini okuyamayan insan kainatın en ince sırlarını bilse de cahil kalır.
Çevresinin ve kainatın en ince ayrıntılarıyla ilgilenen insan acaba kendi ayrıntısı ve sırlarıyla ne kadar ilgilenmektedir?
Göklerin keşfi denizlerin derinlikleri için bir ömür harcayan insan, kendisini keşfetmede, kendisini tanımada ve kendi dünyasının derinliklerine inmede ne kadar çaba harcamaktadır?
Bir başka ifadeyle; önemli işler başarmak,, büyük hedeflere koşmak, bir çok keşif ve sırlara ulaşmak için çırpınan insan; kendisini ne kadar tanımakta, taşıdığı değerlerin, sırların ve emanetin ne kadar farkına varmaktadır?

İnsanın öncelikle kendisini tanıması, kendisini sorgulaması ve kendisiyle ilgili bilinmezlerin peşinde olması kadar doğal bir şey var mı? bu insan olmanın ilk şartıdır.
İnsanın mahiyeti, sırları, vazifesi, neci ve kim olduğu şeklindeki sorular düşünen beyinleri sürekli meşgul etmiştir. Ancak yalnızca kendi akıl ölçüleriyle bu sırları çözmek isteyen bir çok insanda yanlış ve isabetsiz tespitlerde bulunmuşlardır.
Bunların bazıları insanı “ekonomik bir varlık” ve “madde yığınından ibaret” zannetmişlerdir. Bazıları da “insan düşünen bir hayvan”

demişlerdir. Bazı bilim adamları insanı “tapılacak varlık” olarak vasıflandırırken, bazıları ise insanın “bir hiç olduğu” yorumunu yapmışlardır.

Bunlar arasında insanın “meçhul” olduğuna karar verenlerde yer almıştır.

Gördüğün gibi kaynağını sadece şahsi değerlendirmeden alan yorumlar ve tespitler; insanı gerçek anlamda ortaya koymakta çok yetersiz kalmıştır. Yetersiz kalmalarının en büyük nedeni ise, insanı bir veya birkaç boyutta ele almış olmalarıdır. Halbuki insan tam anlamı ile ifade edilebilmesi için, maddi ve manevi bütün yönleri ile ele alınıp değerlendirilmesi lazımdır.

Bu konuyu şöyle ele alıp değerlendirelim;
Fen bilimleri açısından insan canlıların en mükemmelidir. Hayret verici bir düzen, uyum ve planlama içindedir.
insan bir tek hücreden meydana gelmiştir. ZİGOT denilen gözle görülmeyen, ancak yüzlerce defa büyütülerek görülen bu hücre, kendinden binlerce ve trilyonlarca büyük bir konuma gelerek hayat içinde gerekli olan her türlü cihazla donatılıp dünyaya bir insan olarak gelmektedir.
insan çok zaman kıymetini takdir edemediği bir harika bir vücudu, eşsiz bir sanat eserini ve antika bir şah eser taşımaktadır. Öyle ki bir tek hücreyi bile yapmaktan aciz olan insan, akılları hayrette bırakan sayısız hücrelerin mükemmel işbirliği ve uyumu ile hayatını sürdürebilmektedir. Bu hücrenin yani ceninin zamanla insan vücuduna dönüşmesi, her hücrenin belirlenen hedefe ulaşması ve hiçbir hücrenin görevini aksatmadan yüz binlerce görevi bir anda yapması, insan aklını tam anlamıyla şaşırtmaktadır.
Hepsi aynı hücreden meydana gelen dokular, gittikleri yerlerde gören, duyan, tat alan, hisseden hücreler haline gelmekte mide, bağırsak ve karaciğerde modern bir laboratuar gibi çalışmaktadır. İnsanın iç ve dış organları; birbirini koruyan, kollayan, yardımcı olan harika bir alış veriş sistemi üzerine kurulmuşlardır. İnsan vücuduna baktığımızda hiçbir organın fazlalığı görülmediği gibi eksiğine de rastlanmaz. Öyle ki insan en seri en çabuk ve en verimli sonuç alacak bir planlamaya göre düzenlenmiştir. Dışarıdan alınan besinlerin yenilmesi, sindirilmesi ve artıkların dışarı atılması harika bir çalışmayla yürütülür ve sonuçlanır. Bu konuyu gözleyen bilim adamları şaşırmaktan kendilerini alamamışlardır.
Evet Nisan kardeş; bunlar muazzam bir varlık olan insanın (kendi iradesi dışında) vücudunda cereyan eden olaylardan sadece bir kaçı... Bilinen bir mantıktır; insan sahilde kumdan yapılmış bir kale görse mutlaka bunu yapan birinin olduğunu düşünür. Bu kalenin, dalgaların ve rüzgarların etkisiyle rastlantılar sonucu oluştuğunu ise ancak akli yetersizlik içinde olan biri savunabilir. Evrende var olan her şeyde de açıkça görülebilen bir tasarım vardır.

Üstelik bu tasarım sahildeki kumdan yapılmış kale ile karşılaştırılamayacak kadar mükemmel, üstün ve detaylıdır. O halde karşımıza çıkan gerçek apaçıktır: Evrenin üstün bir Yaratıcısı vardır. Bu Yaratıcı, Alemlerin Rabbi olan Allah’tır.
Bu durumda eğer ki senin söylediklerin doğruysa; benim kaybım en çerçeve (geniş) tabirle hayatın, yaşamın tadını alamamak olacaktır. Eğer benim söylediklerim doğruysa (ki daha önce söylediğim gibi doğruluğundan bir şüphemiz yoktur)(yukarıdaki gerçekleri bunun için yazdım)senin kaybın benimkiyle ölçülemeyecek kadar büyük olacaktır.
Amacım seni kelimeler ile de olsa, rencide edip kırmak gibi bir hadbilmezlik değil, sadece sana haddim olmayarak gerçekleri göstermek.

Gerçekleri görmek için yarın çok geç olabilir..
SAYGILARIMLA...

Art niyetlisiniz

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:50
gönderen Anonim
Nisan hanim,

Benim kanaatimce siz ortaligi dagitmak amacindasiniz. Sizin gibi insanlar dunya'yi ne yazikki bugunki durumuna getirdiler. Her yonden insanimiz manevi degerlerini, inanclarini kaybetmis durumda. Icler acizi.... Sizin yazinizi okurken inanin ben utanc duydum. Insanlar hakikaten boyle birsey yapicak boyuttamilar, diye dusuncelere daldim, sanirim cevabi evet.

Sizin gibi korkunc zihniyetli insanlar oldugu muddetce, hic bir basari veyahut zafer elde edilemiyecektir. Utanmadan, agziniza yuce kitabimizin ismini alabildiginizi gore, durum dahada vahim anlasilan. Allah sizi ve sizin gibileri tez bir zamanda hidayete erdirsin.

Teşhis

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:51
gönderen Doktor
Yazdiginiz tum yazilar dogrultusunda sizin bu yaptiginiza "burn over effect" teshisi koyabilirim. Yani Turkcesi en sonunda "patlamisiniz". Kocaniz hakkinda ogrendikleriniz ve hayal kirikliginiz, psikolojik bosluk ve zaten kalbinizin attigi bir kisinin karsiniza cikmasi... Boyle ortamda olupta ayni seyleri yapan bircok bayan var.

Yani sizin yaptiginiz taninmadik birsye degil. Bunlari soylerkende yaptiginizi dogruladigimi sanmayin, yani ahlak anlaminda elbette. Anladigim kadariyla kocanizla psikolojikman zaten ayrilmisiniz. Ustelik digerinede abayi yakmisiniz. Aslinda toplumsal degerleri bir kenara birakacak olursaniz ne yapmaniz gerektigi apacik ortada. Ama elbette hayatiniz sadece ikinizden ibaret olmadigi icin boyle birseyi yapmaniz cok zor olacaktir. Peki kocanizin

"marifetlerini" aile fertlerinizden bilenler var mi? Bu konuyu bilenlerin bulundugu takdirde yaptiginiz bazi seylere daha fazla anlayis gosterilebilir diye dusunuyorum. Bana soracak olursaniz daha fazla birbirnizi aldatmayarak bu isi cozumleyiniz. Ya kocaniz adam olur ailesiyle adam akilli ilgilenir, siz de kocanizi koca bilip zihninizden diger genci cikarip yuvanizi tekrar kurarsiniz. Ya da ikinizde buraya kadarmis deyip durustce ayrilirsiniz. Baska bir seceneginiz var mi, size soruyorum?

Herkesin günahı kendine

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:52
gönderen Başak Sevgi
arkadaslar buraya bir arkadasimiz bir sirrini veriyor olayi sadece dini olarak dusunmeyin sanki ayni durumda siz kalsaniz durum farkli olacakti bu ve bunun gibi bir cok olaylar hepimiszin basindan geciyor daha evliligi bilmeyn arkadaslarimiz gunahi sevabi ogrenmisler iyi guzelde bir evlilikte neyin farz neyin sunnet oldugunu biliyormusunuz mutsuz bir birliktelige evlilik diyebilirmisiniz? sevginin olmadigi yerde evli olsasnda bugun olmasa yarin aladatma olur psikoliji acisindan cunki doymayan insan hep daha fazlasiniz ister alamayinca ne yapsin sanki herkes namuslu ihanet edenler namussuz ihanet edeni o duruma getiren hakli nisan hanim haksiz demi kusura bakmayin ama bu kafayla da giderseniz sor gelisiris nisan hanim inanin yasadiginiz olay beni cok etkiledi bence insan evliykende sevebilir ama bu herkes icin gecerli yatakta iyi olmayan esler huzursuzluk sevgi yetersizligi yada onceki sevginin nefrete dionmesi gibi durumlardan psikoloji acisindan normal bir durum tabi musluman oldugumuz icin ve toplumuzuzun hala gelisememesinden dolayi dini toplum acisindan zina dinimiz acisindanda gunahtir ama herkesin gunahi ve sevabini allah bilir allah yardimci olsun elestirilein harikaydi basarilar seninle olsun unutma senin icin iyi olani sec kim ne derse desin ok byeeeee
sevgilerimle
basak sevgi

Eşimden ayrılıyorum

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:52
gönderen Nisan Yağmuru
Sevgili basak sevgi kardes,

Yazdiklariniz icin oncelikle tesekkur. Aldigim o kadar elestiri sonrasi inanin iki haftadir bu site'ye girmiyorum ve yazinizi bu ancak bugun okuyabildim. Sizin de belirtmis oldugunuz gibi insanlar o kadar on yargili ki. Ben on yillik evliligimi ne oz verilerle korumaya calistim derken aklima annem geliyor... Annemin o laflarina o kadar kizardim ki, hemen ayrilsana ne duruyorsun diye dusunurdum. Ama olayi kendin yasayinca farkli oluyor. Simdi annemi daha da iyi anliyorum. Bu yuzden evli olmayan insan anliyamaz...evliligin sikintilarini. Insan ne kadar yanliz kalir, konusamaz , anlatamaz derdini. Kim ayrilmak ister ki? Kim ayrilmak veya aldatmak icin evlenir. Ama bak bu site'ye bu konu'nun disinda konu varmi. Demek bundan aktuel bir konu yok diye dusunuyorum. Gelelim benim sorunuma.

ESIMDEN AYRILIYORUM!!!
Sevdigim diger erkege gelince, maalesef o benim teyzemin oglu. Bu bizim aile yapisina cok aykiri. Yani bu sirrimi mezara gommekten baska bir carem yok...ama artik kendim icin yasiyacagim bir gercek!

Bana toleransli yaklasmanizdan dolayi size ayriyeten cok ca tesekkur ediyorum. Buna bir yonden cok ihtiyacim vardi. Sizin gib insanlara da ihtiyacimiz var!

Sagolun.

Nisan

Not: Sevdigim erkek'te basak burcundan, isminiz bana onuda hatirlatti.

Çok ciddiyim

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:53
gönderen Halil
Merhaba Arkadaş;

Konuna kesinlikle ciddi bakımdan yaklaşıyorum. Lakayt davranmadığıma inanmanı isterim.
Sırrını paylaştığın bu konu pekte iç açıcı diil. Biraz karamsar yaklaşıyorum kusura bakma.

Çünkü sen sevdiğini iddia ettiğin kuzenini sevmiyorsun. Şu soruyu kendine bir sor. Ben onumu? Yoksa onunla beraber yaşadığım cinsel (orgazm) anını mı? seviyorum. Cevabın büyük ihtimalle ikinci şık olacak. Nedeni; eşinizden sonra değişik bir fantezi olarak yorumlanabilir. Hepimizce malumdur ki insan doyumsuzdur. Bunu çeşitli konularda ele alabiliriz. Mesela; Ay’a gitmek için ne kadar arzuluydu. Bu arzusuna kavuşana kadar ne yollar denedi. Ama sonunda bu arzusuna kavuştu dimi? Pekiii sonuç ne? Ay’ı bıraktı şimdi Mars’a aşık ona gitmeye çalışıyor(umarım bu benzetmeden ne anlatmak istediğimi anlamışsındır?). Üstelik 10 yıldır görüşmediniz. Bu kafalarda soru işareti bırakır.

Sevdiğiniz bir insanla 10 yıldır görüşme ve ilk görüşmede (yaz tatili) cinsel ilişkiye gir.

Sence bu nedir eşinden intikam almaya çalışıyor gibisin. Herşey bir kereden bir şey olmazla başlar. Sigara tiryakileri bile bir çekimlikle başlar içmeye. Alkolikler bile bir yudumdan..
Sen bir ikilem içindesin. Bir soru daha sor kendine. Eşin seni aldatmasaydı sen kuzeninle ilişkiye girer miydin? Bu önemli bir soru! Cevabın “evet”se eşine kızmaman gerekir. Çünkü aynı durumu sen ona yapıyor olacaksın. Yok eğer “hayır” sa sen kuzenini sevmiyorsun (az öncede söylediğim gibi) madem eşim beni aldatıyor ben niye aldatmıyayım kaompleksine girmişsindir. Yoksa kendine yapılmasını istemediğin bir hareketi başkasına yapın çok zevkli oluyor diyen sadist düşüncede misin?

Konuyu birde manevi (din) açıdan ele almak isterdim ama dini düşüncelerini bilmiyorum.

Bildiğim tek şey Kur’an için “kuran'inda kesin bir erkek tarafindan yazilmis olmasidir. Her kutsal kitabin o yazildigi donemde topluma bir takim kurallar/kaideler getirme amaciyla yazilmis olduguna inaniyorum, otesine degil. “ Bunu bana ispatla

(yani biri tarafından yazılmış olduğunu ispatla)kölen almaya amadeyim (gayet ciddiyim) yok eğer ispatlayamazsan hatanı kabullenecek ve özür dileyeceksin. Unutma ki hatayı kabullenip özür dilemek bile bir erdemliktir.

Yazılarımda umarım seni kıracak veya rencide edecek bir yer yoktur. Kalp kırmasını inan hiç sevmem. Unutma; her sorunun bir cevabı vardır (bizler bilmesek bile) kendine iyi bak...

Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:54
gönderen Nisan Yağmuru
Sevgili Halil,

Sorunuma ciddi yaklastigina butun kalbimle inaniyorum. Sorunumu cok ozetli ve kisa yoldan

yazdigim icin bir takim gerceklerin goruntu disi kalmasi ve sorular dogurmasi da normal.

Aslinda bu konuda bana yazilanlarin bana birsey ilave ettigine inanmiyorum. Ve amacimin daha cok baskalariyla paylasmak oldugunu soylemek istiyorum. Senin yazdiklarina gelince.
Sen beni sorma biciminle zaten yargilamis gorunuyorsun.
Hayir, esim beni aldatmis oldugu icin yaptim desem kuzenimi sevmiyor, evet, zaten yapicaktim

desem kendim ihanetci olarak nitelendiriliyorum. Kisacasi yukari baksan biyik asagi baksan

sakal misali...Istersen buna kendi sozlerimle yanit vermeye calisayim. Insanlar elbette bazi ortamlar geregi hareket ederler. Ve ben bu ortam'dan etkilenmedim desem yalan olur. Ama duygularida hice almamak lazim bence. Yani belki esim beni aldatmasaydi bu olmayabilirdi ama uzun zamandir sevgisini icime attigim kuzenimi senelerden sonra tekrar gormek beni ne tip

bir duygulara iterdi bilemicem...Neyse, izahim biraz karisik oldu. Ama umarim biraz anlamaya

calisirsin.

Saygilarimla,

Nisan

Not: Son olarak yazmis oldugun satirlarini soyle cevaplamak istiyorum.
Ben din uzmani falan degilim ama satirlarimla butun kutsal kitaplarin
peygamber ler tarafindan yazildigini ve butun peygamberlerin ise
erkek oldugunu demeye getirmistim sadece. Ve sordugun soru ayni
bu dunya'dan sonra bir baska dunya olup olmadigin ispati gibi birsey.
Kim gitmis ve geri donup gorduklerini anlatmis da bu konuda bilimsel
bir ispat bekliyorsun benden. Bunu ne sen bilebilirsin, nede ben...
Ayriyeten ilgi duyanlara peygamberimiz Mohammed'in ozel hayatini
yazan kitabi okumalarini oneririm...Mohammed iyi bir lider olabilir ama
ozel hayati dengesizliklerle dolu gecmis. Belki ayni bizim sorunlarimiz
gibi...

Aşk şekerli sakız gibidir

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:54
gönderen Halil
Merhaba Nisan;

Zaten bu konuda bir şeylerin yazılıp ta sana bir şey katmaması gerekir. Çünkü sen ana yolda ilerliyorsun ve konaklayıp ta durduğun yerlerde herhangi bir han. yalnız “kulağına nasihat girmeyenin ayağına pranga vururlar” sözünü anlamanı isterim. Unutma ki; Aşk şekerli sakız gibidir. Önceleri çok tatlıdır (şuanki durumun gibi) sonra tadı gider, yavanlaşır ve yormaya başlar. En sonunda bir kenara atılır. Bu seferde insanın canı yeni bir tane ister. Bulamayınca kenarda sertleşen eskisine bile razı olur.

Öteki konuya gelince; din uzmanı olman gerekmez “Kuran’ında kesin bir erkek tarafından yazılmış olmasıdır.” Sadece sözünün arkasındaysan söylemiş olduğun bu sözü bana ispatlamanı istedim. Sana ufak bir ip ucu kuranı yazdığını iddia ettiğin kişi okuma yazma bilmiyor. Başarılar…

Müslümanlığı bilmeden konuşmayın!

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:55
gönderen Duygusal
Merhaba Nisan sitede harika bir yer almis konun yalniz anlamadigim konu neden herks olayi dine cekmis bunu anlayamadim olayi dine ceken insanlari merak ediyorum aceba onlar bole bir duruma gelse ne yaparlardievlilik onlar icin sadece bir oyun evcilik oyunu gencler artik buyyun oyun bitti ne saniyorsunuz ya hayat ne sexdir nede sadece iman hayat her seyin butunudur bi insanla mutlu olamassan oburune bakman normal zaten bu dusunceleriniz yuzunden bitmis olan evliligimi surduruyom aci cekerek siz sevipte sevilmemeyi bilirmisiniz uzak bir yerde yapayalniz kaldinizmi caresiz parasiz ve oturumunuz evli oldugunuz insana bagli olarak dahada ileri gidiyim deli gibi sevdigim insan ihanetlerin en buyugune layikken ona ihanet etmiyoum ama sunu bilinki dinden imandan degil zavalli anneme laf soleminler diye sevdiginiz erkek karninizdan cocugunuzu aldirdimi siz istemediginiz halde hangi dinden bahsediyorsunuz ya muslumanligi bilmeden konusmayin herkes kendi gunahiyla sorgulanacakbir ask olayini dine donusturusunuz yazik evliliinde mutlu olmayan mutsuz evlilikten sevilmeyen sevgiden ne anlar namuzsuzluklarin her turlusune goz yumarlar b ir insan ihanet etse herkes horos olur artik kafalarinizi degistirin ne bu ya sizin cehaletiniz koca toplumu cahil yapiyor yok alacam kiz olmali yok evlenen aldatmamali yok kari sadik olmali yok kari kola olmali ne yaptiniz sizi seven insanlara elinizi kalbinize konuyun ve durust olarak soleyin kim neyi dogru yapti sevgili nisan kusura bakma senin konunu az saptiriyorum k3endine guvenen insanlarin benle tartismalari lazim hadi nisana karari verdiniz banada verin hayatimizi zindan etti bu erkeklerin geri kafaliligi Erkekler size soruyorum hanginiz diye bilir bir kizin bekaretine layikim diye pls durus cevap verin bekaretide sadece kisa kapsama almayin her yonuyle alin burada nisan size derdini acmis zizin yaptiginiza baska sey denir
sindi nisan namussuz dinsiz sadece siz namuslusunuz olemi helal be nisancigim sana gelince her seye ragmen hayat cok guzel bos ver sen bu yazanlari onlar daha imani bilmiyor sadece konusuyorlar hem herkesin gunahi kndine kime ne kimin gunahindan sana esinden ayrikl yada onunl birlikte kal demem seim senin ama mutlu olmani dilerim inan en ictenlikle dilerim sunu unutmaki dinle imanin kimde oldugu belli olmas mutlu ol mutlu kal elestirenlerede gul ve gec unutmaki onlar daha cocluk cocuk
sevgiylekal
duygusal

Sağol

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:56
gönderen Nisan Yağmuru
Sayin duygusal,

Icini dilegin gibi dokerek beni yurekten sevindirdigini bilmeni istiyorum.
Beni gonulden desteklemen benim yazdiklarimi anladigini gosteriyor.
Guzel dileklerinden dolayi sana tesekkurler. Sana da hayatin boyunca mutluluklar temenni

ediyorum. Tekrar sagol.

Her zaman boyle dostca kal,

Nisan

Atışalım!!!

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:56
gönderen Bilmem
Merhabalar...

Gerçektende çok duygusalmışsın olaya hep duygusal açıdan bakıp demogoji yapmışsın..neden

millet dini açıdan bakıyor söyliyeyim çünkü dini düzgün bir şekilde yaşadığın zaman böyle hallere düşmezsin. Benden söylemesi isteeeeer yaparsıın ister yapmazsııııııın bu kadar yani.

Karşındaki insan ihanetlerin en büyüğüne layık olabilir herşey insanın kendisinde biter

bizler (yani çoluk çocuk) evliliğe adım atarken bu gibi şeyleri göz önünde bulundurmak

zorundayız.
Birincisi; sevdiğin erkek karnındaki çocuğu aldırmak istedi ve sen buna (iste veya isteme)

izin verdin. Yazık hemde çok yazık eğer sende sevgi olsaydı o çocuğun canına kıymazdın eğer

sende sevgi olsaydı annelik hissin ağır basardı ve o çocuğun canına kıymazdın eğer sende

sevgi olsaydı insanlık dışı hareket ederek o masum çocuğun canına kıymazdın ve bunları yapan

sen kalmış bana dinimi öğretmeye çalışıyorsun. Senin anlın hiç secdeye deydimi. Hiç acizane

bir varlık olduğun aklına geldimi. Hiç namaz kıldın mı...
İkincisi;sevgiden sevip sevilmemekten bahsetmişsin alsana bir yazı oku bakalım ne yazıyor:

Hiçbir insanı unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak
zorunda kaldın mı hiç...?

Hani ölmüş gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında hiç gelemeyeceğini bilmek

gibi...

Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi sen hala bu kadar sevgili iken...?

Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek...
çok kötü değil mi...?
bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artık sonunda “Pi” hali değil mi...?

Biliyorsun değil mi...?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak...
Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye

düşünmek,
belki şuan arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şuan üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi...?
Ne kadar eritir insanı fark etmeden...
Sende biliyorsun değil mi bunları...?

Bir sinema koltuğunda sende iki kişi oturdun mu hiç...?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına...
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
Güzel bir film seyrettiğinde,
Güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi paylaşamadığın için onunla...

Bir vapurun kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada...?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi...?
Baktığında aynaya sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç...?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç...?

Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne sevgi dolu bir gülümseme

ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç...?
Hayatta inandığın bütün değerlerini alt üst eden birine aşk şiirleri yazabildin mi...?
Onu içinde korumanın,
seni yok etmek olduğu zamanlara feda oldun mu hiç...?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin, özlemini, susuzluğunu, açlığını

gideremediğin zamanlar oldu mu hiç...?
Kanayan yarasını gördüğün ama merhem olamadığın zamanlar...

Gücünün hani o devasa gücünün bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar küçük olduğunu

gördüğün zamanlar oldu mu hiç...?

Hiiiiiç ...
Hiiç...
Hiç...
Bir hiç...

“kendine guvenen insanlarin benle tartismalari lazim hadi nisana karari verdiniz

banada verin hayatimizi zindan etti bu erkeklerin geri kafaliligi Erkekler size soruyorum

hanginiz diye bilir bir kizin bekaretine layikim diye pls durus cevap verin bekaretide

sadece kisa kapsama almayin her yonuyle alin”

:))) böyle bir şey yazmışsın yani hodri meydan demişsin. ben diyebilirim bir kızın

bekaretine layığım diye hemde tertemiz bir hisle ve dürüstlüğümden de şüphe etmeyin. Bir kızdan ben ne istersem bekaret konusunda onunda aynı şekliyle benden aynısını isteme hakkı

var. Umarım anlatabilmişimdir.

Evet tartışmak istiyorsan alsana meydan... göster enerjini...

Hazırım

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:57
gönderen Duygusal
Sayin bilmem tartirsmak istemene sevindim ama bana hakaret etmene gelince bu senin nekadar basit neksadar asalik biri oldugunu gosteriyor cocugumdan vazgecmeme gelince bu tamamiyla yanlislik oldu bunuda bole bil eger gelduiigfim su kahrolasi hollandada bir tanidigim yada dilim olsaydi su anda bebegime sut veriyor olacaktim yasimin genc olmasina ragmen cocugumu dogurmak istedim ama beni kandirarak hastaneye goturen ve cocugumu aldiran insan sucsuz ben suclu olemi erkek degilminizisizn hepiniz ayni dusunursunuz bekarete laytik oldugunu soyluyorsun kulloajndigin cumlelerle bekarete degil hakarete layiksin bunu bole bil gucenmekte yokbenim b9ir erkekte aradigim hic bir zaman bakir olsun yada evlenmemis kadin tanimamis olsun olmadi sadece insan olsun sen bundan yoksun olduguna gore sana sorum yoktur oyle balik gibi atlayarak beni rezil edecegini dusunuyorsan aldanirsin dinimi senden daha iyi bilirim alnimda seccadeye degdi meraklanma en iyi muslumanim diyen sizlerden cikiyor ne cikiyorsa esimde senin gibi dinini iyi bildigini soyleyen varliklardan ama malesef bilmedigini ben cocugumu aldurdugimda anl;amistim sana gelince yuzde yuz eminimki esim gibi geri zekali geri kafali dusuncesiz ve on yargili birisindir bu konuda yanildigimi sanmi9yorumnisan hanimin olayina gelince gayet normal buluyorym evinde bulamayan kadin baskadsina bakabilir erkek o0lunda karinizi evinize baglayin be burada otmek kolay ihanet silerde haksizlik sizlerde ondan kadinlar bgakiyor baskalilarinasunuda asla unutam,aki kocam senin gibi olsaydi ihaneti coktan yemisti ben herturlu yaptigiy;ala onu affettim ona sadik kaldim ama o iyi kalpli degilse bgenim sucum ne dini benimle hi tartisma derim bilgisizlikten rezil olursun LLhin adini azina almayanlar burada din tartisiyor cilginligin bukadarisana sadece bir soz insana insan gibi davranki karsilik goresin bunu bilmiyorsan dinimi taniyorum bati deme gulmek geliyor banasende allah kulusun bende ne eksigim varki bnim anne olmak istemedigimi anladin dusuncesiz yasim zorlugu bilmedigin ici9n kunusmak kolay benim yerinde olsa birde bayan olsan her seyi yapmistim aziumi acmiyorum ramazandayim diye suna bak ya co;uk cocuknan ugrasiyos burada buyude gel yavrum buyude gel ona buna bulasma
devam tartismak istiyorsan balik gibi atla kutsal olani bilmeyenlerden
sevgiler duygusal

Aklım başımda

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:57
gönderen Bilmem
Merhabalar...

Sana hakaret ettiğimi de nerden çıkardın. Kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi başkasına yapmam bunu böyle bil.sadece çocuğuna o günahsız yavrunun başına gelenlere üzüldüğümden dolayı sana böyle konuşma gereği duydum.açıklama yaptıktan sonra o sözlerimden dolayı her zaman özür dilerim.unutma ki özür dilemek bir erdemliktir.içimi bir tuhaf ettin nasıl mı?

Bir tanıdığım yada dilim olsaydı şu anda bende “bebeğime süt veriyor olacaktım”

bu kelime senin ne kadar yaralı olduğunu gözler önüne serdi. Hakikatten dayanılmaz bir durum. Bu yönden üzüntünü paylaşırım.Ama sen maşallah bayağı iyisin bu konuda(yani hakaret)...çocuğundan vazgeçmene gelince ben eşin için sütten çıkmış ak kaşık demedim. Ona insan demek çok çok özür dilerim bir kelime kullanıcam bu konuda beni mazur gör hayvan bile denemez. Zira hayvanlarda yavru şefkati eğer belgesel izliyorsan mükemmel derecededir.

İstersen bu konuda ufak bir örnek vereyim. Sanırım akrep yavrusu doğarken annesini karnını parçalayarak doğar buda yavru şefkatinin muazzam bir örneği...kullandığım kelimeden dolayı tekrar özür ne de olsa o senin eşin...
Sen baya dolusun anlaşılan içini döküyorsun. Kullandığın kelimelerle bekarete değil hakarete layıksın demişsin...eğer rahatlayacaksan bu kelimelerine devam edebilirsin kesinlikle gücenmem.
“benim bir erkekte aradigim hic bir zaman bakir olsun yada evlenmemis kadin tanimamis olsun olmadi sadece insan olsun sen bundan yoksun olduguna gore sana sorum yoktur”

diye bir yazın geçmiş...eğer insanlığımdan şüphe ediyorsan sana yazmış olduğum o BİR İNSANI

UNUTMAK yazısını bir daha oku. Oku ki sana bu yazıyı gönderenin içinde ne fırtınalar esiyor oku ki içimde ne kavgalar oluyor oku ki içimde beni benden alan fakat ruhuma kast eden ne yaralar var. Sakına duygusal arkadaşım ben yeni çıktım bu duygusallık krizinden beni bir daha oralara yönlendirme hani bir dokun bin işit varya aynen öyle...evet bu yazılarımdan dolayı hala gerizekalı veya geri kafalı veya önyargılımıyım sence.. gerçi tespitlerin beni değil seni ilgilendirir.kendimi sana ıspatlamak zorunda değilim. Bu arada eğer din konusunu tartışacaksan benimle seni dinliyorum madem nisan arkadaşımızın yaptığı sence doğru ve de sen dini iyi biliyorsun dine göre hükmü nedir bana söyle de bileyim. Merak etme burada eşini de savunmuyorum. O zaten sana karşı yapmış olduğu o hareketiyle ne olduğunu gösterdi. Hep çocuk kalmak isterdim olmuyor işte. Yaşım tartışma yapacak kadar büyüktür. Büyüyüp gelmeme gerek yok yeterince aklım başımda daha fazlası zarar...:))))

Özür dilerim

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:58
gönderen Duygusal
Merhaba bay bilmem,
oncelikle sana karsi ettigim kufurlerden dolayi yurekten ozur dilerim.biraz saygisizca hareket ettim aslinda ogun esimle yaptigim kavgadan dolayi olukca uzgundum ve cocukca hareket ettimaslinda cok buyuk bir insanda degilim yasim 20belki bir abi sefkatina yada bir aile ortamina ozlem duydugumdan ve bulamadigimdan bole takiliyorum sanalda seni yada baskalarini etkilemek yada uzmek icin yazmadim icimi dokecek bir arkadasim olmadigi icin dolmustum birden patladim iste soyledigim butun sozlerimi unut kusuruma bakma inanki benim yerimde kim olsa aynisini yapardi okadar cok sorun varki hic biri hallolmuyorcocugumu aldirdim ne oldu gozum hep arkada ama olsun yikilmista olsam ne olursa olsun cocugum olmuste olsa hep benim kalbimde yasiyor ruyalarimda ic dunyamdasimdi sana soruyum beni uzun uzun dinlermisin once kendimi tanitiyim ben duygu 20 yasinda ve evliyim talihsiz bir evlilik yaptim hassa icine kapanik korkak cekingen bir insanim birazcik azim bozuldu normalde oldukca terbiyeliydim ama yasadigim olaylar beni oyle etkilediki ister istemes degistimkirsehirliyim orada dogdum orada buyudum ve orada okudum sonucta evlendim tabiki esimde her erkek gibi nasil anlatmali nasil demeli bilmiyorumsadece benimle birlikte olup zevk almayi tercih edenlerdeneh insan oglu iste hayati sevgiyi nerden bilecek karsisindakinin bayan oldugunu zayif oldugunu en azindan karisi oldugunu bilmedide oldukca mutsuz oldukca zor oldukca berbat durumdayim ayrilsam ayrilamiyorum evli kalsam kalamiyorumbukadar zor durumun icinde senin yazilarin cikti karsima sadece bir insana ihanet etti diye hakli dedim diye ne dinsizligim ne imansizligim kaldi ama olsun biliyorumki kimse kimseyi isteyerek kuirmaz nisan hanima gelince ona hak veriyorum hayati dinime gore yasadigim icin cektigim zorluklari bir ben bilirim birde allahyine soyluyorum bilmem lutfen bir daha sorma ve nisan hanimada biraz anlayisli yaklasin dusunsene ya genc bir bayan evli ve mutsuz esiyle mutlu olamiyor ne yapsin yani nisan hanimin kocasi bunu yapsaydi elinin kiri olacakti demi nisan hanim yaptigi icin hemen tepki aldi erkekler size sesleniyorum neden siz baska kadinla oplunca gunah sayilmiyor bize gunahbiz insan degilmiyis beni dinledigin icin saol seninde ramazan bayramin kutlu olsun yeni yilinda
2002 yili herkese mutluluk getirsin sevgi ve saygilarimla
duygusal

Önemli değil

Gönderilme zamanı: 25.08.2002 - 19:58
gönderen Bilmem
Merhaba dostum...

Boşver, kendini bana söylediğin kelimelerden dolayı bu kadar üzme. Olur böyle şeyler hepsini unuttum. Çocukça falan hareket ettiğin yok (zaten her insanın içinde büyümemiş çocuk mutlaka vardır) sadece o günkü stresinden dolayı o güzel sözlerin :)) bana denk geldi. Neyse sıkma canını. Bende pek fazla büyük sayılmam eh 23 desek yeterli. Bu arada bende İstanbul’da

(Avrupa yakası) oturuyorum. Burada doğdum ve burada büyüdüm. Esas konu oralarda yalnız olman. Yani bir arkadaş desteğin bile yok. Bu kötü işte. İnsanın içini dökecek, dertleşecek birisi olması gerekiyor yanında. Hani dostlar vardır; bunaldığımızda yanımızda hissettiğimiz ve kimi zaman da bulduğumuz, hani dostlar vardır; iki eli kanda olsa bile ihtiyaç duyduğumuzda koşarak gelen, hani dostlar vardır; kederimizi keder bilen, hani dostlar vardır; üzemezsiniz, kıramazsınız, kıyamazsınız, hani dostlar vardır; fikre ihtiyaç duyduğumuzda bizi bizden fazla düşünüp akıl veren, hani dostlar vardır; beraber olduğumuzda kederimiz biti veren, hani dostlar vardır; iyi ki varmış dedirten... işte böyle biri olmalı ki yanında dertleri kederleri unutabilesin. Zira eşin anladığım kadarıyla pekte iyi davranmıyor sana. Gerçi bir kadın eşinden destek bulamadıktan sonra her zaman yalnız sayılır. İşte erkeklik bu değildir. Kadınlar yaratılış itibarı ile zayıftır. Yani anlayışa, sevgiye, korunmaya, tatlı bir tebessüme muhtaçtırlar. İşte erkeğin rolü burada önemli erkek; erkek olduğunu burada gösterebilmeli. Bir anayı yavrusundan ayırmanın ne demek olduğunu yaşamasa bile anlamalı! Ama nerdeeeeee!!!
“çocuğumu aldırdım ne oldu gözüm hep arkada ama olsun yıkılmışta olsam ne olursa olsun çocuğum ölmüşte olsa hep benim kalbimde yaşıyor rüyalarımda iç dünyam da şimdi”
duygu sömürüsünü sevmem. Yani insanların duygularıyla oynamasını sevmem. Ama başından beri hep çocuğunla ilgilendim yani o günahsızın başına gelene hep üzüldüm. Sen bana bağırıyor olduğun zaman bile ben ikinizi değil çocuğunu savundum. Çünkü o dış dünyadan habersizdi.

Çünkü o korunmaya muhtaçtı. Ama gel gör ki (özür dilerim yine eşine kızıyorum) kedini erkek sanan bir kişi eşinin durumuna müdahale edip çocuğunu aldırabiliyor. Yani bir anneyi çocuğundan ayırıyor. Eğer ki bir erkek (yani eşin)şu durumundan etkilenmiyorsa kalbinin varlığından şüphe etmek gerek. Gencecik bir anayı yavrusundan ayırmak onu en değer verdiği şeyden koparmak o insana yapılacak en büyük kötülüktür. Bundan başka büyük kötülüğü kimse yapamaz ona. Bir kadınla (afedersin) sırf zevkini tatmin etmek için evlenilmez. Kadın bir zevk aracı değildir. Sende bu duruma isyan ediyorsun. Tamamen katılıyorum. Ağzını bozmanda normal (ama sen yine de bozmamaya çalış) senin neden nisan arkadaşımıza bu denli hak verdiğinde ortaya çıkıyor. Lütfen deyip rica etmişsin bende kırmayıp şöyle bir sözle konuyu kapatayım; Nisanın durumunu şu anki insanların yaşam durumuna bakarak (dini düşünmeden) ele alırsak haklılık payı yüksek.bize de başka kadınla birlikte olmak günahtır Duygu aramızda o konuda hiçbir fark yok sen dini yaşarken karşılaştığın zorlukların mükafatını insanlardan almayacağını bilecek kadar bilgilisindir. Unutma; her yağmurdan sonra bir güneş doğar ve her karanlıktan sonra bir aydınlık vardır. Seni dinlemek güzeldi dostum. Adının duygu olduğuna güvendiğin kadar bana da güvenebilirsin... Kendine iyi bak...
Sevgi ve saygılarımla...