Slm,
Eşin sen orda tek olduğun için, ailen sanırım orda değil anladığıma göre , bundan dolayı birazda bu kadar sana yüklenmesi. Senin orada bir desteğin yok, sen neden böyle yapıyorsun diye hesap soracak biri yok. Eşinde bunu rahatlığıyla nasıl olsa birşey yapamaz bırakıp gitse nereye gidecek bana mecbur diye düşünüyor. Boşanılacaksada sen boşama. Bilmiyorum
Avrupada nasıl ama burada boşanma davasına açan tazminat ödemek zorunda kalabiliyor. Eşin sadece kendini düşünen sorumsuz bir insan. Sen ne yaparsan yap bu böyle gider. Asla düzelmez. Huylu huyundan vaz geçmez. Bunun sonu boşanmak veya çocukların için eğerki babalarını seviyorlarsa dayanmak. Ama nereye kadar bunu bilemem. Çok zor sorumluluklarını bilmeyen bir insanı idare etmek. Sözde var elinden gelen birşey yok. Allah senin yardımcın olsun.
Sevgiyle kal
Evliyim ama yalnızım
melal arkadasima bir cevap yazmadan edemiyecegim
ben degilde biz diye dusunun demisin inanki benim kadar fedakarlik yapan bir kadin yoktur
diye dusunuyorum. Her seyi yaptim aklina ne gelebilecekse utu yemek kahvalti ev isi kendime
bakmam cocuklara bakmam cocuklarin okuluydu disar isleri ne aklina geliyorsa herseyi
sorun bunlar degil galiba bizim sevgimiz bitmis gerci o bastan beri sorumsuz ilgisiz baska
yonlerde istekleri olan bir tip
Bir aile ona gore degil bir kadini sevmek ve onunla yasamak insan olarak
deger vermek mutlu etmek boyle seylerden haberi yok
Tek tarafli bir evlilik ne kadar surdurulurse o sekilde devam ediyor.
Ve onun bu kayitsiz kalmasi hic bir sorumlulugunun olmamasi yuzunden
tartismalar kavgalar cikiyor dayaniyorsun dayaniyorsun sonra birden patlak veriyor keske o
da biraz olsun sorumlu ve saygili olsaydi ona omrumu verdim canimi da verirdim halen
beklemedeyim neler olur bilmiyorum
ben degilde biz diye dusunun demisin inanki benim kadar fedakarlik yapan bir kadin yoktur
diye dusunuyorum. Her seyi yaptim aklina ne gelebilecekse utu yemek kahvalti ev isi kendime
bakmam cocuklara bakmam cocuklarin okuluydu disar isleri ne aklina geliyorsa herseyi
sorun bunlar degil galiba bizim sevgimiz bitmis gerci o bastan beri sorumsuz ilgisiz baska
yonlerde istekleri olan bir tip
Bir aile ona gore degil bir kadini sevmek ve onunla yasamak insan olarak
deger vermek mutlu etmek boyle seylerden haberi yok
Tek tarafli bir evlilik ne kadar surdurulurse o sekilde devam ediyor.
Ve onun bu kayitsiz kalmasi hic bir sorumlulugunun olmamasi yuzunden
tartismalar kavgalar cikiyor dayaniyorsun dayaniyorsun sonra birden patlak veriyor keske o
da biraz olsun sorumlu ve saygili olsaydi ona omrumu verdim canimi da verirdim halen
beklemedeyim neler olur bilmiyorum
Bencil Olmak Gerek
Sayın Sibel Hanım
Yaşadıklarınızı bir film karesi gibi gözden geçiridm. Hatta yaşamış kadar oldum (her ne kadar erkek olsam da )
Anlaşılan bahsekonu olan, bitiş noktasına yaklaşmış olan bir evlilik. Anlatımlarınızdan bu sonuca varılıyor. Keşke olmasaydı demeden yapamıyorum. Ama şu bir gerçek. ARTIK GÜNÜMÜZDE
KAPTAN BATAN GEMİYİ TERK EDEMEZ şartı yoktur. Şimdilerde en gerçekci felsefe CANINI KURTARAN
KAPTANDIR felsefesidir.
Bakın Sibel Hanım . Artık bazı değil çoğu şey bitmişse sürdürüp daha fazla acı çekmenin hiç bir mantıklı açıklaması olamaz. Biraz bencil olmayı öğrenmeniz gerek. Sizin de belirttiğiniz gibi neden siz de başkaları gibi mutlu olmayasınız ki ! Doğup dünyada yaşayan ve mutlu olan insanlardan ne eksiğiniz var ? Ayrıca bencilliği sadece kendiniz için değil çocuklarınız içinde öğrenmelisiniz. Onları dünyaya getirmekle bitmiyor. Almış olduğunuz sorumluluklar var çocuklarınız adına. Tek başınıza da yapmadınız bu çocukları. Madem ki eşiniz onların tüm sorumluluğunu size bırakmış, karar verme yetkisi de sizde.
Bu evliliğin düzelebilmesi için yaptıklarınızın yetersiz kaldığı anlaşılıyor. Anlaşılan bir diğer hususda fedakarlığın ötesinde bir gayret göstermiş olmanız. Yolunda gitmeyen olaylara nokta koymakla hem kendi yaşamınızı bir düzene sokmuş , hem de ( ! bakın burası çok daha önemli ! ) çocuklarınızın olası gözyaşlarını engellemiş olacaksınız. Evlatlarınız her aile içi tartışmanız ve hatta kavgalarınızda o kadar çok şeylerini yitirecekler ki, bunların asla telafisi mümkün olmayacak. Zamanla olaylardan etkilenerek kavgacı ve hırçın karakterlere sahip olmaya başlayacaklar. Veya tam tersine kendi hayatlarına çekilerek her konudan ve ortamdan çekimser kalacaklar. Buda onların mutsuz ve başarısız olmalarına neden olabilecek.
Vermiş olduğunuz yanlış kararların acılarını ve cezalarını o masum iki cana çektirmeye ikinizin de hakkı yok.
En kötü ihtimalleri düşünelim. Bakın bunlar tamamen benim düşüncelerim. Kesinlikle bu şekilde davranın diye size yönlendirme yapmıyorum. Buna hakkım da yok zaten. Diyelim eşinizden ayrıldınız. Mahkeme büyük olasılıkla çocukları size verir. Çalışıyorsunuz. Orada 7 senelik de bir tecrübeniz var. Geliriniz belli ve harcamalarınızı da ona göre ayarlayabiliyorsunuz. Çocuklarınıza yeterli ilgiyi göstereceğinizden zaten eminim. Artık kavga ve gürültü yok. Bir nebze çocukllarınızın yaşayacağı babasızlık acısı olabilir. Bunu da kapatmak size düşer. Aklınız dışarıdaki eşinizde olmayacak. Olmadığı gibi aklınızı tamamen evinize ve yaşamınıza yönelterek daha verimli bir ortamda yaşayacaksınız. Zorluklar elbette olacak. Dayak yok, aldatılma fikri yok, hakarete uğramayacaksınız. En önemlisi bu ruhsal bunalım nedenleri olabilcek durumları yaşamayacak evlatlarınız. Ne siz nede çocuklarınız ezilmeyecek.
Bence bir an önce gözünüzü açmalısınız. Bu hayatı tekrar yaşama imkanı sunulmayacak size.
Çocuklarınız çocukluk yıllarını tekrar yaşayamayacaklar. Bu durumda en doğru kararı verecek olan yine sizsiniz. Rahat bir akıl yapısı ve yaşam sizin olabilir.
Son olarak hala evli olduğunuza göre herşeyi yeniden göze alarak eşinizi karşınıza oturtup , tüm olayları, tüm çıplaklığı ile ortaya dökerek konuşmayı deneyin. Varılacak ortak kararla yaşamınıza bir yön verebilirisniz. Devam mı , tamam mı ? Kendinize de boş bir vakit ayırıp eşinizle birlikte yaşadığınız seneleri, onun olmayacağı dönemlerle bir karşılaştırmayı deneyin. Her iki durumuda en iyi ve en kötü şekli ile tüm olasılıklara dayanarak kendi açınızdan bir nalık da olsa yaşamaya çalışın. Eminim bir anne olarak doğruyu bulabileceksiniz....
Tüm içtenliğimle diliyorum ki herşey tamamen huzurlu olabilmeniz doğrultusunda gerçekleşsin.

Yaşadıklarınızı bir film karesi gibi gözden geçiridm. Hatta yaşamış kadar oldum (her ne kadar erkek olsam da )
Anlaşılan bahsekonu olan, bitiş noktasına yaklaşmış olan bir evlilik. Anlatımlarınızdan bu sonuca varılıyor. Keşke olmasaydı demeden yapamıyorum. Ama şu bir gerçek. ARTIK GÜNÜMÜZDE
KAPTAN BATAN GEMİYİ TERK EDEMEZ şartı yoktur. Şimdilerde en gerçekci felsefe CANINI KURTARAN
KAPTANDIR felsefesidir.
Bakın Sibel Hanım . Artık bazı değil çoğu şey bitmişse sürdürüp daha fazla acı çekmenin hiç bir mantıklı açıklaması olamaz. Biraz bencil olmayı öğrenmeniz gerek. Sizin de belirttiğiniz gibi neden siz de başkaları gibi mutlu olmayasınız ki ! Doğup dünyada yaşayan ve mutlu olan insanlardan ne eksiğiniz var ? Ayrıca bencilliği sadece kendiniz için değil çocuklarınız içinde öğrenmelisiniz. Onları dünyaya getirmekle bitmiyor. Almış olduğunuz sorumluluklar var çocuklarınız adına. Tek başınıza da yapmadınız bu çocukları. Madem ki eşiniz onların tüm sorumluluğunu size bırakmış, karar verme yetkisi de sizde.
Bu evliliğin düzelebilmesi için yaptıklarınızın yetersiz kaldığı anlaşılıyor. Anlaşılan bir diğer hususda fedakarlığın ötesinde bir gayret göstermiş olmanız. Yolunda gitmeyen olaylara nokta koymakla hem kendi yaşamınızı bir düzene sokmuş , hem de ( ! bakın burası çok daha önemli ! ) çocuklarınızın olası gözyaşlarını engellemiş olacaksınız. Evlatlarınız her aile içi tartışmanız ve hatta kavgalarınızda o kadar çok şeylerini yitirecekler ki, bunların asla telafisi mümkün olmayacak. Zamanla olaylardan etkilenerek kavgacı ve hırçın karakterlere sahip olmaya başlayacaklar. Veya tam tersine kendi hayatlarına çekilerek her konudan ve ortamdan çekimser kalacaklar. Buda onların mutsuz ve başarısız olmalarına neden olabilecek.
Vermiş olduğunuz yanlış kararların acılarını ve cezalarını o masum iki cana çektirmeye ikinizin de hakkı yok.
En kötü ihtimalleri düşünelim. Bakın bunlar tamamen benim düşüncelerim. Kesinlikle bu şekilde davranın diye size yönlendirme yapmıyorum. Buna hakkım da yok zaten. Diyelim eşinizden ayrıldınız. Mahkeme büyük olasılıkla çocukları size verir. Çalışıyorsunuz. Orada 7 senelik de bir tecrübeniz var. Geliriniz belli ve harcamalarınızı da ona göre ayarlayabiliyorsunuz. Çocuklarınıza yeterli ilgiyi göstereceğinizden zaten eminim. Artık kavga ve gürültü yok. Bir nebze çocukllarınızın yaşayacağı babasızlık acısı olabilir. Bunu da kapatmak size düşer. Aklınız dışarıdaki eşinizde olmayacak. Olmadığı gibi aklınızı tamamen evinize ve yaşamınıza yönelterek daha verimli bir ortamda yaşayacaksınız. Zorluklar elbette olacak. Dayak yok, aldatılma fikri yok, hakarete uğramayacaksınız. En önemlisi bu ruhsal bunalım nedenleri olabilcek durumları yaşamayacak evlatlarınız. Ne siz nede çocuklarınız ezilmeyecek.
Bence bir an önce gözünüzü açmalısınız. Bu hayatı tekrar yaşama imkanı sunulmayacak size.
Çocuklarınız çocukluk yıllarını tekrar yaşayamayacaklar. Bu durumda en doğru kararı verecek olan yine sizsiniz. Rahat bir akıl yapısı ve yaşam sizin olabilir.
Son olarak hala evli olduğunuza göre herşeyi yeniden göze alarak eşinizi karşınıza oturtup , tüm olayları, tüm çıplaklığı ile ortaya dökerek konuşmayı deneyin. Varılacak ortak kararla yaşamınıza bir yön verebilirisniz. Devam mı , tamam mı ? Kendinize de boş bir vakit ayırıp eşinizle birlikte yaşadığınız seneleri, onun olmayacağı dönemlerle bir karşılaştırmayı deneyin. Her iki durumuda en iyi ve en kötü şekli ile tüm olasılıklara dayanarak kendi açınızdan bir nalık da olsa yaşamaya çalışın. Eminim bir anne olarak doğruyu bulabileceksiniz....
Tüm içtenliğimle diliyorum ki herşey tamamen huzurlu olabilmeniz doğrultusunda gerçekleşsin.
-
Yonca
Evliyken yalnizligin ne oldugunu cok iyi bilirim.
Sabrin birgun bitecek. Baskalarinin tavsiyesiyle birsey yapabilecek birsey degil bosanmak.
Duygularin sana nezaman bosanacagini belirtir. Bir an gelir ve hic birseye artik katlanamazsin. Bence sonradan pismanlik duymamak icin sen o ani bekle. Cunki bu senin hayatinin karari.
Sabrin birgun bitecek. Baskalarinin tavsiyesiyle birsey yapabilecek birsey degil bosanmak.
Duygularin sana nezaman bosanacagini belirtir. Bir an gelir ve hic birseye artik katlanamazsin. Bence sonradan pismanlik duymamak icin sen o ani bekle. Cunki bu senin hayatinin karari.

