o şehri stanbulunki değdi her sengi serime olsebeb serserime

Şiir yazmak her yiğidin harcı değildir...
Cevapla
panturk
Popüler Üye
Popüler Üye
Mesajlar: 186
Kayıt: 15.11.2004 - 14:01
Konum: anGara

o şehri stanbulunki değdi her sengi serime olsebeb serserime

Mesaj gönderen panturk »

edebiyat bağrımızda şahlanmış bir at

yol alır sevdalara çırparız kanat

gün gelirde eğer dolarsa miat

bak o zaman mezartaşımda

son kullanma tarihime

fatiha okumadan geçme

ruh-u sarihime

rahmet okuma birde tedrisat maarifime

imkan şerait mevcut bu

gerek varmı tarifime....

.........................................................



on yıl kadar oldu sanırım hadise olalı

takım giyerdim o yıllarda kolları kolalı

pantolonum olurdu duble paça ütülü

beyazı severdim kendimi bildim bileli



akşam üstü bitirmiştik işkurda işlemleri

üç kuruşta avans vermişti firmam arslanları

demiştiler yarın sabah sekiz burda hazır ol

serbestsin şimdi dolaş gez git otel bul kayıt ol



ey köprü başı.. bağlarsın avrupayı asyaya

gittim vardım sultanahmetine.. ayasofyaya

çoktandır özlemiştim belki yine göremezdim

yarın gider olmasaydım çalışmaya rusyaya



ey istanbul.. ermiş erenler.. evliyalar şehri

sevdamın gürül gürül akar suyu .. coşkun nehri

ne gam kalır serde.. ne kahır kalır nede keder

dökecek yer sende olur.. içte birikmiş zehri



dolaştım gezdim her karışın köşeni hülasa

sonra döndüm geceyarısı bir bitli palasa

alıp anahtarım çekilip odama soyundum

uzandım üstüne yatak serili bir kalasa



yastığa baş koyalı üç beş dakika olmuştu

dinlenmek ister gözlerim artık örtülmüştü

sabahın olmasına bir kaç saat vakit kalmış

çalmıştı cep telefonum ...acı ile ötmüştü



hayırdır inşallah deyip hemen yerimden kalktım

içimde ürperti merakla ekranına baktım

ilk aboneyiz o devirde kimse mesaj bilmez

yazıyı görünce nerdeyse donakalacaktım



en ilkin nasıl okunacağını bile bilmedim

karıştırıp oynarken onu iyiki silmedim

her nasıl başardımsa mesaj okuya girmeyi

okudum yazıyı sevinçten ağlayıp inledim



yumurtaya can veren rab ver herkese hidayet

sevildiğini bil ey kul .. erdin sırra nihayet

istanbula varmışken yazıyordu mesajımda

karacaahmet mezarlığınıda.. et .. ziyaret



ey sefil sarhoş mevla bilmezmi o saf kalbini

tut gönlünü hoş işte indirdi gökten celbini

gayrı dünyevi ihtiras sana yasak bunu bil

aldın işareti.. git.. getir yerine emrini



soyunduğumdan çabuk hemen üstümü giyindim

koşar adımlarla seyirtip merdivenden indim

otelin karşısında vardı bir taksi durağı

orda bir kaç taksici görünce hayli sevindim



tutuştum biri ile bir ücret pazarlığına

karşıydım o gece tarifesi muzurluğuna

niçindir özellikle orası seçildi bilmem

götürecekti karacaahmet mezarlığına



adeta padişah gibi o makam-ı alime

kuruldum şah gibi ön taraf şoför mahalline

bir hayli kafa dengi çıktı taksici arkadaş

girişti hemen hal gidiş memleket ahvaline



hayat güçlüğünden dem vurdu geçim zorluğundan

anlattı haberdar oldum beş çocuk varlığından

aslında emekliymiş karakol komserliğinden

biraz borçtan bahsetti şu an eli darlığından



sonra sordu hayırdır ordamı oturuyorsun

yoksa bir borcunmu var onumu yatırıyorsun

borcundan kastım şuki gün akşamlı dünya fani

bizden öncekilere duamı götürüyorsun



maşallah leb demeden leblebiyi anlıyorsun

arif neylesin tarif benden iyi biliyorsun

gün ağarmakta kalırsak sabaha gecikirim

arkadaş bas gaza biraz daha ne duruyorsun



bastıkça gaza altımızda yol su gibi aktı

bu hızla gidersek sanmam mezar bize ıraktı

derken uzaktan göründü yeşil selvili bir yer

vardık menzile oldukça uygun yerde bıraktı



bu kadar uygun yeri bilmemki bilirdi nerden

oda seyrediyordu önümde yattığı yerden

duman tütmekteydi arabanın ön kaputundan

ısı veriyordu su gibi ıslanmıştık terden



sakin uyuyordular görmekteydiler düşleri

üstlerinde herdem kırık dökük mezartaşları

adım gibi eminim sen ben gibi diriydiler

lakin çıkarmaya pek korkuyordular başları



selviler altında yatıyordu ölmüş garipler

çıkan gürültüden rahatsız olmuş muzdaripler

inanın yukarda bizlerde çok farklı değiliz

belki geliriz birazdan şayet koparsa ipler



o şehri stanbulunki değdi her seng-i ser-ime

ol sebeb serserime yağıyordular üzerime

recm edildik adeta düşmüştük can pazarına

eşi mani olmaya çalışsada.. hemşerime



artık neden sonra o mancınık durdu bir ara

şimdi yanlız ettiği her kürfün bini bir para

atıyordu kendini yere ya ölseydik diye

soruyordu kim bakardı geride kalanlara



gardaş..bende fakirden gelmeyim iyi bilirim

gel yanıma hele bir yaklaş.. kurbanın olurum

dosdoğru yolunda giderken niçin birden durdun

eğer lütfedip açıklarsan minnettar kalırım



solumdaki komserim nasıl geçmişse sağıma

sızlıyordu her yanım kan sızmakta yanağıma

kardeş bir şey yok ya diye kulağıma seslenir

kocasını yatıştırmış bacım gelmiş yanıma



doğruldum kendimi şöyle bir güzelce yokladım

şükür kırık değildiler kollarım bacaklarım

ufak tefek zayiat yara bere var isede

işte tutuyordu nihayet elim ayaklarım



benden sonra o hemşire gitti komsere baktı

kalkmıştı o dahi gördüm cigarasını yaktı

alacakaranlıkta her nasıl bulduysa onu

aldı fırlamış saatini sol koluna taktı



ansızın ay inanamıyorum çığlığı koptu

ardından sesini tanımasam gitmiştin apti

bir anda ortalık panayır yerine döndü

aptide geldi komserimle birbirini öptü



duvarın kenarından duydum miyavlamasını

andırıyor sanki sesi çocuk ağlamasını

bacım senin yüzünden bunlar deyince anladım

tekirim okuyordu kendince fatihasını



her şey yerli yerinde madem niçin dururum ben

yolcu yolunda gerek kalmayım işim gücümden

siz buralarda tosbağa filan toplayakalın

bir ekmekle su alıp geleyim dedim içimden



içten demek yeterli değil dışa döküşmeli

ambulans polis gelmeden tez elden sıvışmalı

ya açıkça iş güc anlatıp yada bahaneyle

atmalı kapağı çarşı pazara kavuşmalı



velhasıl nitekim hasbelkader öylede oldu

durum arzedip ücret öderken güçlükle aldı

doktora görüksen iyiydi dedi boynu büktü

ayrılırken ardım sıra baktı gözleri doldu



firmaya giderken mesajın devamını buldum

muzip kuzenimden geldiğini öğrenmiş oldum

hem sevap olur hemde ruhun açılır diyordu

birde kuzen dün düşümde seni orada gördüm..



ey istanbul sende gizli böylede bir anım var

belki eleştirilmesi gerek taraf yanım var

ancak ne o günde nede şimdi peşim bırakır

serde nefis kaçmaktan gayrı ne dayanakım var
Cevapla